close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûsuf Sûresi 107. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Efeeminû en te/tiyehum ġâşiyetun min ‘ażâbi(A)llâhi ev te/tiyehumu-ssâ’atu baġteten vehum lâ yeş’urûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Yoksa onlar, herkesi gelip kaplayacak Allah azabından, yahut hiç haberleri yokken ansızın gelip çatacak kıyametten emin mi oluyorlar?
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Bunlar, kendilerini çepeçevre kuşatıp (kahrolmalarını sağlayacak) Allah’ın azabından (kapsamlı bir felaketin) gelivermesinden, veya hiç haberleri yokken kıyametin onlara apansız yetişip (kahretmesinden) kendilerini güvende mi hissetmektedirler?
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onlar, Allah'ın azabından herkesi saracak bir belanın, kendilerine gelmeyeceğinden veya hiç farkında değillerken, kıyametin gelmesinden güvende mi görüyorlar kendilerini?
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onların, Allah'ın azâbından kendilerini saracak bir felâketin gelmesinden veya farkında olmadan, ansızın kıyametin kopacağı an ile karşı karşıya kalmalarından bir endişeleri yok mu, bundan emin midirler?
bk. Kur’an-ı Kerim, 7/87; 16/45-47.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar, kendilerine Allah'ın azabından kuşatıcı bir belânın gelmeyeceğinden yahut farkında olmadıkları bir zamanda kıyametin ansızın gelip çatmayacağından güvende midirler?
Ali Bulaç
swap_vert close
Şimdi onlar, kendilerine Allah'ın azabından kapsamlı bir bürümenin gelmesinden veya onların hiç haberleri yokken kıyametin onlara apansız gelmesinden kendilerini güvende mi buldular?
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Artık onlar, Allah'ın azabından kendilerini, saracak bir musibet gelivermesinden ve yahut haberleri yokken ansızın kıyametin kendilerine gelmesinden emin mi oldular?
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Yoksa her şeyi örtecek İlahî bir azabın gelmesinden mi veya onlar farkına varmadan aniden kıyametin kopmasından mı güvem içindedirler?
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah tarafından kuşatıcı bir felaket gelmesi veya farkında olmadan kıyametin ansızın kopması karşısında kendilerini güvende mi gördüler?
Besim Atalay
swap_vert close
Allah tarafından bir azap gelerek, onları ezmesine, ya da onlar anlamadan kıyametin kopmasına karşı, emniyette midirler?
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Yoksa onlar, Allah tarafından kuşatıcı bir felaketin gelmesi ya da farkında olmadıkları bir sırada kıyametin ansızın kopması karşısında kendilerini güvende mi görüyorlar?
Bkz. 7/97-99  
Cemil Said
swap_vert close
Allâh’ın ’azâbı kendilerini bulmıyacağından ve hiç beklemedikleri bir zamânda sa’at hulûl itmeyeceğinden emîn midirler?
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah tarafından, onları kuşatacak bir azaba uğramalarından veya farkına varmadan, kıyamet saatinin ansızın gelmesinden güvende midirler?
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Yoksa Allah tarafından kendilerini kuşatacak bir azabın gelmeyeceğinden veya onlar farkında olmadan kıyametin ansızın gelip çatmayacağından emin mi oldular?
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah tarafından onlara kuşatıcı bir azabın gelmesi veya onlar farkında olmaksızın kıyametin ansızın kopması karşısında kendilerini güvende mi hissediyorlar?
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah tarafından kuşatıcı bir felâket gelmesi veya farkında olmadan kıyametin ansızın kopması karşısında kendilerini emîn mi gördüler?
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlar, ALLAH tarafından kuşatıcı bir azabın kendilerine çatmasından, yahut dünyanın sonunun (Saat) aniden kendilerine gelmesinden emin mi oldular?
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Yoksa bunlar Allah'ın azabından hepsini saracak bir felaket gelmesinden veya farkında değillerken ansızın başlarına kıyametin kopuvermesinden güven içinde midirler?
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
ya artık Allahın azâbından umumunu saracak bir beliyye gelivermesinden veya şuurları yokken kendilerine ansızın saatin gelivermesinden emandamıdırlar?
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Yoksa) onlar Allah tarafından kendilerini kuşatacak bir azabın gelmeyeceğinden veya farkında olmadan kıyametin ansızın gelip çatmayacağından emin mi oldular?
Erhan Aktaş
swap_vert close
Yoksa onlar, hiç beklemedikleri bir anda Allah'ın her şeyi kaplayan azabının gelmesinden veya o saatin¹ onlara, farkında olmadan ansızın gelmesinden güvende midirler?
1- Kıyametin.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlar (aammeyi) kaplayacak bir azâb-ı ilâhînin kendilerine gelib çatmasına, yahud kendileri farkında olmayarak onlara ansızın kıyamet kopub gelmesine (karşı) kendilerini emîn mi gördüler?
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ya (onlar,) Allah'ın azâbından kuşatıcı bir musîbetin kendilerine gelmesinden veya onlar farkında değillerken kıyâmetin ansızın kendilerine gelivermesinden emîn mi oldular?
İhsan Aktaş
swap_vert close
Allah’ın azabının birdenbire kendilerini kaplayıp kuşatacak şekilde geleceğinden veya farkına varmazlarken, o saatin (küçük kıyamet olan ölüm vaktinin) ansızın gelmesinden emin mi oldular? *
(*) Not: Kur’an’da saat ifadesi bazen küçük kıyamet olan ölüm için de kullanılır. Burada ve Enam- 31. ayette olduğu gibi. Ayrıca bu ayetin de içinde bulunduğu Yusuf sûresi Mekke döneminde inmiştir. Demek ki, Kur’an’ın tamamının inebilmesi için daha nice senelere ihtiyaç vardı. Hâlbuki yüce Allah’ın iradesi gereği Kur’an’ın tamamı inmeden büyük kıyamet de kopmayacaktı, hem de öyle oldu ve hâlâ da kopmamış. Bu nedenle, buradaki saatten maksat küçük kıyamet olan o müşriklerin ölüm anları olduğunu söylemek daha isabetlidir (الله اعلم) (أو َأْتِيَهُمُ السَّاعَةُ ) أي ساعة الموت (بَغْتَةً) أي فجأةً (وَهُمْ لاَ يَشْعُرُونَ ) بها ، يعني لا يعلمون بوقت نزول العذاب ولا بوقت مماتهم ( تفسير حقائق التأيل في الوحي والتنزيل) تأتيهم} القيامة الصغرى {بغتةً وهم لا يشعرون}( تفسير القرآن – ابن عربي) والساعة الصغرى، وهي موت الإنسان، فساعة كل إنسان موته، وهي المشار إليها بقوله: قد خسر الذين كذبوا بلقاء الله حتى إذا جاءتهم الساعة بغتة [الأنعام/31]( تفسير و معنى كلمة ساعة - فهرس القرآن الكريم )  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlar, geldiğinde her şeyi kuşatacak olan Allah’ın azabından veya kendilerinin haberi olmadığı bir vakitte kıyamet saatinin gelmesine karşı, güvencelerimi var?
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yoksa onlar Allah’ın azabının kendilerini hiç bir bilgileri yokken birden bire bastıracağından, yada kıyametin birden bire kopacağından korkmuyorlar mı?
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Farkına varmaksızın Allah/ın azabı onları kaplamasından veya birdenbire kıyamet kopmasından onlar emin mi oldular?
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar Allah’ın her tarafı kaplayan [ğaşiye] bir azabının gelmesinden veya farkında olmadıkları bir anda kıyametin [es-sâ’at] aniden kopmasından güvende midirler?
Kadri Çelik
swap_vert close
Allah tarafından, kendilerine kuşatıcı bir azabın gelmesinden veya farkına varmadan ansızın ölümün kendilerine gelmesinden güvende midirler?
Mahmut Kısa
swap_vert close
Peki bu durumda onlar, Allah’tan bir ceza olarak her şeyi sarıp kucaklayan bir felâketin tepelerine inmeyeceğinden; ya da hiç ummadıkları bir anda ansızın kıyâmetin başlarında kopmayacağından nasıl emîn olabiliyorlar?
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlara Allah’ın azabından bir “gâşiye”nin / “her şeyi saracak bir felaket”in gelmesinden veya Saat’in onlara, farkında değillerken ansızın gelmesinden güvende mi oldular?
Mehmet Çakır
swap_vert close
Acaba insan, çeşitli ilahî cezalardan, meselâ bir çökertici gelmesine karşı güvenceli mi? Meselâ durup dururken anî bir sarsıntıya karşı sigortalı mı?
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hiç düşünmüyorlar mı? Kendilerine felaketlerin gelmeyeceğinden eminler mi? Veya kıyametin üzerlerine ansızın kopmayacağını mı sanıyorlar?
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Allah tarafından kendilerine kuşatıcı bir azap gelmesinden veya farkında olmadan o (Son) Saat’in kendilerine ansızın [*] gelmesinden güvende midir!
Benzer mesajlar: En‘âm 6:31, 47; A‘râf 7:187; Enbiyâ 21:40; Hacc 22:55; Şu‘arâ 26:202; ‘Ankebût 29:53; Zümer 39:55; Zuhruf 43:66; Muhammed 47:18.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Şimdi bunlar, kendilerine Allah’ın azabından bir kuşatmanın gelmesinden veya hiç haberleri yokken kıyametin ansızın gelivermesinden, güven içerisindeler mi?
Muhammed Esed
swap_vert close
Peki, bunlar Allah’ın cezalandırıcı azabı olarak kuşatıcı bir örtünün kendilerini sarmasından ve Son Saat’in onlar [yaklaştığının] farkında değilken ansızın gelip çatmasından büsbütün güvencede mi görüyorlar kendilerini?
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Şimdi onlar hiç beklemedikleri bir anda kendilerini çepeçevre kuşatacak Allah’ın azabının gelmeyeceğinden yahut o saatin bu dünyanın bozulmasının ansızın gelip çatmayacağından emin midirler? 7/187, 43/66
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Yani şimdi onlar, Allah’ın cezasının kendilerini bularak çepeçevre kuşatmasından, ya da kendileri farkında dahi değilken son saatin ansızın gelip çatıvermesinden yana güvencede olduklarını mı düşünüyorlar?
Orhan Kuntman
swap_vert close
Yoksa onlar, Allah'ın azabının gelip çatmasından veya kıyametin ansızın kopmasından kendilerini güvence için de mi hissediyorlar?
Osman Fırat
swap_vert close
Yoksa Allah tarafından kendilerini kuşatacak bir azabın gelmeyeceğinden veya onlar farkında olmadan kıyametin ansızın gelip çatmayacağından emin mi oldular?
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ya kendilerine Allah'ın azabından hepsini saracak bir felaketin gelmesinden veya kendilerine farkında olmadıkları halde Kıyametin ansızın gelmesinden emin mi oldular?
Suat Yıldırım
swap_vert close
Acaba onlar, farkında olmadıkları bir sırada, Allah'ın cezasına uğrayıp azabın kendilerini kaplamasından, yahut ansızın kıyametin kopmasından emin midirler? [16, 45-47; 7, 87, 1; 97-99]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlar, Allah'ın azabından, sargın bir belanın, kendilerine gelmeyeceğinden veya hiç farkında değillerken ansızın O (Duruşma) sa'atin(in) kendilerine gelmeyeceğinden emin midirler?
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlar bilmedikleri halde 'azâbu'llâhın onları kaplamasından ve yâhud kıyâmetin bagteten gelmesinden 'acabâ emîn mi oldılar?
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah’ın azabının kendilerini içine almasına veya beklemedikleri bir anda kıyamet saatinin gelmesine karşı bir güvenceleri mi vardır? Farkına bile varamazlar.
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah tarafından, onları kuşatacak bir azaba uğramayacaklarından veya farkına varmadan, kıyamet saatinin ansızın gelmeyeceğinden emin midirler?
Ümit Şimşek
swap_vert close
Yoksa onlar, hiç farkında olmadıkları bir sırada hepsini kuşatacak bir azabın kendilerine gelmeyeceğinden veya kıyametin ansızın başlarında kopmayacağından emin mi oldular?
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Peki onlar, Allah'ın azabından bir sarıp sarmalayanın gelmesinden yahut hiç farkında olmadıkları bir sırada kıyametin ansızın tepelerine inmesinden emin mi bulunuyorlar?
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes imin oldılar mı kim gele anlara örtüci 'aźāb Tañrı 'aźābından yā gele anlara ķıyāmet añsuzda-y-iken anlar bilmezler iken?
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes imin mi oldı anlar ki geldi özlerine ‘uḳūbet Tañrı ‘aẕābından? Yā geleḳıyāmet añsuzın anlar bilmez iken, ġāfiller iken.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Məgər (müşriklər) Allahın əzabından onlara bir bəla gəlməyəcəyinə və ya qiyamətin, özləri də bilmədən, qəflətən başlarının üstünü almayacağına əmindirlərmi?
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Deem they themselves secure from the coming on them of a pall of Allah's punishment, or the coming of the Hour suddenly while they are unaware?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Do they then feel secure from the coming against them of the covering veil(1790) of the wrath of Allah,- or of the coming against them of the (final) Hour all of a sudden(1791) while they perceive not?
1790 Ghashiyah = covering veil, pall; used for the Judgement to come, which will be so dark and appalling as to hide up all other and petty things, and be the one great reality for the souls that were slaves to evil. 1791 The metaphor is changed, from intensity of darkness to suddenness of time. It will come before they are aware of it. Let them not feel any sense of safety in sin (Cf. 43:66).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَفَاَمِنُٓوا
yoksa emin mi oldular
اَنْ تَاْتِيَهُمْ
kendilerine gelmemesinden
غَاشِيَةٌ
kuşatıcı bir musibetin
مِنْ عَذَابِ
azabından
اللّٰهِ
Allah'
ın
اَوْ
ve- ya
تَاْتِيَهُمُ
onlara gel- memesinden
السَّاعَةُ
o saatin
بَغْتَةً
ansızın
وَهُمْ
onlar iken
لَا يَشْعُرُونَ
farkında değiller
Yoksa (onlar), Allah'ın azabından kuşatıcı bir musibetin kendilerine gelmeyeceğinden veya farkında değillerken o (kıyamet) saatin(in) ansızın gelip çatmayacağından emin mi oldular?
اَمِنَ
Fiil-I
ا م ن
Emniyette oldu, emin oldu, güvendi, emanet etti
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
غَاشِيَة
Etken fiil
غ ش و
Örtü, kuşatıcı bir musibet, Ğaşiye (dehşeti her şeyi kaplayan kıyamet)
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
سَاعَة
İsim
س و ع
Saat, zaman
بَغْتَة
İsim
ب غ ت
Ansızın
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
شَعَرَ
Fiil-I
ش ع ر
Farkında oldu, anladı, umdu, düşündü, şuurunda oldu