close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûsuf Sûresi 106. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vemâ yu/minu ekśeruhum bi(A)llâhi illâ vehum muşrikûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Çoğu inanmaz da ona şirk koşar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Gafil ve cahil insanların) Onların çoğu ancak ortak koşarak (ve bir yönden mutlaka şirk katarak) Allah’a iman etmektedirler.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve insanların çoğu başka varlıklara da tanrısal nitelikler yakıştırmaksızın Allah'a inanmazlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İnsanların çoğu, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak koşarak gizli şirke düşüp başkalarını da otorite kabul ettikleri bir düzen içinde Allah'a sözde iman ediyorlar.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onların çoğu ortak koşmadan Allah'a iman etmezler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onların çoğu Allah'a iman etmezler de ancak şirk katıp-dururlar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onların çoğu, ancak Allah'a ortak koştukları halde, Allah'a iman etmezler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve onların çoğu da, Allah’a ortak koşmadan inanmazlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onların çoğu, Allah'a iman etmiyorlar, sadece şirk koşuyorlar.
Besim Atalay
swap_vert close
Pek çokları onların Allaha inanmazlar, ancak, onlar eş koşarlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ve onların çoğu, başka varlıklara da tanrısal nitelikler yükleyerek Allah'a inanırlar (imanlarına şirk karıştırırlar). 
Bkz.2/165Allah’ın varlığını sezme, algılama yatkınlığı insanda yaratılıştan var olan fıtrî bir hususiyettir. Sonradan, şer dürtülerin itmesiyle oluşan arızî duygular Allah’la insanın arasını açar ve insan araya bir takım canlı cansız varlıklar sokar. Ve bunları da Allah’a ulaşmak adına yapar. Allah’a katıksız iman, tevhid inancının temelini oluşturmaktadır. Allah’ın bir ve her şeye egemen olduğuna inanmak yetmiyor. O’na şirksiz ve katıksız iman gerekiyor. O’nun birliğine ve büyüklüğüne gölge düşürecek başka varlıkları araya sokmak ve onlara tanrısal nitelikler yakıştırmak da şirkin farklı bir versiyonudur. Bir kısım Mekkeli müşrikler de Allah’ın birliğine inanıyorlardı ama melekler Allah’ın kızlarıdır diyerek O’na şirk koşuyorlardı. Allah’a ulaşmak için putları aracı kılarak Tevhid inancıyla çelişen tavırlar sergiliyorlardı. Bir insan Allah’la kendi arasına birisini ya da herhangi bir şeyi koyuyorsa ve buna da Allah’a nispet edilebilecek nitelikler yüklüyorsa o kişi, imanına şirk bulaştırıyor demektir. Kur’an imanlarına şirki bulaştırarak kendilerine zulmedenleri şiddetle uyarıyor.    
Cemil Said
swap_vert close
Ekserîsi Allâh’a şirk koşarlar îmân itmezler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onların çoğu, ortak koşmadan Allah'a inanmazlar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onların çoğu Allah’a ancak ortak koşarak inanırlar.[286]
Müşrikler, Allah’ın varlığına inanmakla birlikte, ilâh edindikleri kimseleri veya şeyleri Allah ile aralarında aracı ilâhlar olarak kabul ederler veya ancak Allah’a nisbet edilebilecek nitelikleri ilâh edindikleri bu şeylere verirler. (Konu ile ilgili olarak bakınız: Zümer sûresi, âyet, 3)  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onların çoğu ortak koşmadan Allah’a iman etmezler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İnsanların çoğu, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak koşarak, Allah'ın dışında başkalarını da otorite kabul edip şirke bulaşarak Allah'a iman ediyorlar.
 Arabistan halkında tek tanrı inancı vardı; ancak çeşitli şekillerde Allah’a ortak koşuyorlardı. Mekkeliler, «Melekler Allah’ın kızlarıdır»; bir kısım müşrikler de, «Tanrı’ya yaklaşmak için putlara tapıyoruz» derlerdi. Hıristiyanlar, «İsa Allah’ın oğludur» derken, yahudiler de «Uzeyr Allah’ın oğludur» diyorlardı. Böylece insanların çoğu Allah’a ortak koşuyorlardı. Âyette bunlara işaret edilmektedir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Onların da çoğu, ortak koşmadan ALLAH'a inanmaz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onların çoğu şirk koşmadan Allah'a iman etmezler (imanlarına az çok bir şirk karıştırırlar).
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Onların ekserisi Allaha şirk koşmaksızın iyman etmez
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onların (insanların) çoğu, Allah’a, şirk koşarak inanırlar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onların çoğu, şirk koşmadan¹ Allah'a inanmazlar.
1- Allah'a ait kimi nitelikleri başka varlıklarda da görürler.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onların çoğu Allaha îman etmez, ille Allaha ortak katanlardır onlar.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hâlbuki onların çoğu, ancak müşrik kimseler olarak Allah'a îmân ederler. (Hem inanırlar, hem de şirk koşarlar).
İhsan Aktaş
swap_vert close
Hâlbuki onların çoğu (araya bir aracı koyup), ancak başka varlıklara tanrısal nitelikler yükleyerek Allah’a inanırlar.*
(*) Halis tevhit ile îman etmez, Allah’tan başkasına da ilâhlık payesi verir ve onlara da taparlar. Allah’a ait sıfatların bir kısmını, başka varlık ve insanlara da verirler. Artık o varlık ve insanlar, onların Allah’la beraber taptıkları, fayda ve zarar verebileceklerine inandıkları ek ilâhları olur da müşrik olduklarının farkına bile varmazlar. Bir de Müslümanız diye dolaşırlar. Allah’ın kendilerine verdiği nîmetleri başkalarına izafe ederler. Yani dinlerinin geneline inanır, tafsilatında şirk koşarlar. (Elmalılı) (M. Türk Meali 106. Ayet Açıklaması) Özetle, müşrikler, Allah’ın varlığına inanmakla birlikte, ilâh edindikleri kimseleri veya tanrısal nitelikleri yakıştırdıkları şeyleri Allah ile aralarında aracı yaparlar. Ayrıca aziz, veli ve manevi şahsiyetlerden veya ölmüş kimselerin ruhaniyetlerinden, türbelerden, yatırlardan yardım istemek, medet beklemek ya da pirlere, efendilere, mürşitlere, tarikat liderlerine vs. kendilerine bağlı insanlarının günahlarını sildirici roller vermek veya bunların olağan üstü niteliklere sahip olduğuna inanmak ya da bunları Allah ile aralarında aracı yapmak vs. şirktir. (وَمَا يُؤْمِنُ أَكْثَرُهُمْ بِاللّهِ إِلاَّ وَهُم مُّشْرِكُونَ ) يعني أكثرهم يؤمنون بأنّ اللهَ خالقهم ورازقهم وهو الّذي أحياهم وبيدهِ مماتهم ولكن يُشركون المخلوقين في العبادة مع الخالق فينذرون للملائكة ويسألون حوائجهم منها ويُقدّسونها . ومِثلها في المعنى قوله تعالى في سورة العنكبوت {وَلَئِن سَأَلْتَهُم مَّنْ خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ وَسَخَّرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَ لَيَقُولُنَّ اللَّهُ فَأَنَّى يُؤْفَكُونَ} أي فكيف يُصرَفون عن عبادة الله الخالق إلى عبادة المخلوقين ؟ فكذلك اليوم أصبحت أكثر الناس يؤمنون بأنّ الله خالقهم ولكن يُشركون المشايخ والأئمّة في العبادة مع الله فيعبدون قبور الأئمّة والمشايخ ويُقبّلونها ويتبرّكون بتربتها وجدرانها وينذرون لهم ويستعينون بهم عندَ قيامهم وقعودهم ويسألون حوائجهم منها ويقولون هؤلاء شُفعاؤنا عند الله . فترى بعض المسلمين يبني مسجداً ثمّ يكتب على بابهِ "مسجد وحسينيّة" فيُشرك الحسين مع الله في عملهِ هذا ، أو ينذر نذراً لله فيشرك الحسين في نذرهِ مع الله فيقول أنذر لله والثواب للحُسين ، أو ينذر للحُسين فيشرك الله بنذرهِ ، أو يُشرك بسؤالهِ فيقول يا ألله يا محمّد يا علي ، وبهذا السؤال أشرك اثنين من البشر مع الله ، وهكذا تجد أكثر الناس يُشركون بأعمالهم مع الله . أما المسيحيّون فقد أشركوا المسيح واُمّهُ مع الله في العبادة ، وهكذا باقي المِلَل والكلّ يعترفون بأنّ الله خالقهم (حقائق التأويل في الوحي والتنزيل - بقلم محمد علي حسن الحلي)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İşte (bu körlüklerinden dolayı) onların çoğu, Allah’a eş koşarak inanırlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onların pek çoğu Allah’a, başkalarını eş koşmadıkça inanmazlar.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onların pek çoğu ancak şerik koşarak Allah/a inanırlar [²].
[2] Hâlik olduğuna inanırlar, fakat esnama taparlar.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onların çoğu Allah’a ancak şirk koşarak inanırlar.
Kadri Çelik
swap_vert close
Onların çoğu, ortak koşmadan Allah'a iman etmezler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve onların çoğu, Allah’a inanmazlar. İçlerinden inananları varsa, onlar da arzu ve heveslerini yâhut uydurdukları birtakım düzmece ilâhları Allah’a ortak koşarlar.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onların çoğu, onlar müşrik olmadan Allah’a inanmıyor.
Mehmet Çakır
swap_vert close
İnsanların çoğu Allah'a inanır ama, hep araya aracılar koyup şirke girerler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onların çoğu uydurdukları ilahlarıyla beraber Allah’a inanmak isterler. Saf temiz olarak sadece Allah’ı birleyerek, yücelterek Allah’a inanmak istemezler. Uydurdukları ilahlardan asla vazgeçmezler! Böylece sapkın yaşamlarını kendilerine yol edinirler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onların çoğu ancak ortak koşarak Allah’a iman ederler. [*]
Bu cümle şirkin imanın içinde gizlenmiş hâlini ortaya koymakta, müminlerin şirke düşmeme noktasında son derece dikkatli davranması gerektiğini içermektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Onların pek çoğu, Allah’a şirk koşmadan¹ îman etmezler.
1 Halis tevhit ile îman etmez, Allah’tan başkasına da ilâhlık payesi verir ve onlara da taparlar. Allah’a ait sıfatların bir kısmını, başka varlık ve insanlara da verirler. Artık o varlık ve insanlar, onların Allah’la beraber taptıkları, fayda ve zarar verebileceklerine inandıkları ek ilâhları olur da müşrik olduklarının farkına bile varmazlar. Bir de Müslümanız diye dolaşırlar. Allah’ın kendilerine verdiği nîmetleri başkalarına izafe ederler. Yani dinlerinin geneline inanır, tafsilatında şirk koşarlar. (Elmalılı)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve onların çoğu başka varlıklara da tanrısal nitelikler yakıştırmaksızın Allah’a inanmazlar.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Nitekim onların çoğu, inançlarına şirk bulaştırmadan Allah’a iman etmezler. 5/49, 6/82, 16/83
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Nitekim onların çoğu, Allah’a, O’na ait nitelikleri başkalarına yakıştırmaksızın iman etmiyorlar.[¹⁹²⁴]
[1924] İmanda çelişki nedir? İçine şirk karıştırılmış bir imandır. İşte burada bu tür bir çelişkili imandan söz edilmektedir (Krş: 29:61-63 vd.) es-Sîra sahibi İbn İshak aynen şöyle der: “Müşrikler kendilerini İbrahim’in dininden biliyorlardı” (M. Hamidullah tahkiki, s. 178). Müşrikler telbiyelerinde önce Allah’ı birliyorlardı, sonra da putlarını işe dahil ediyorlardı. “Onların çoğu Allah’a şirk koşmaksızın iman etmiyorlar” âyetinin tarihi bir karşılığı olduğu gibi, güncel bir karşılığı da vardır. Nasıl ki Mekke’nin şirk koşanları bu hallerine bakmadan kendilerini Hz. İbrahim’in dinine nisbet ediyorlarsa, günümüzün şirk koşanları içinden de kendini Hz. Muhammed’in dinine nisbet edenler çıkabilmektedir. Bu ve buna benzer âyetlerin tarihsel olduğu ve bizlere hitap etmediği gibi sakat bir düşünceye saplanmamışsak, bu âyetlerde dile gelen hakikatin tarihte kalmış ‘isimler’ değil, her zaman ve zeminde varlığını sürdürecek olan ‘vasıflar/nitelikler’ olduğunu aklımızdan çıkarmamamız gerek.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onların çoğu şirk koşmadan Allah'a iman etmezler (putlarına ilah payesi verirler)
Osman Fırat
swap_vert close
Onların çoğu Allah’a ancak ortak koşarak iman ederler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve ekserisi Allah Teâlâ'ya imân etmez ve onlar ancak müşriklerdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onların ekserisi, şirk koşmaksızın Allah'a iman etmezler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onların çoğu, Allah'a ortak koşmadan inanmazlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onların ekserîsi Allâh'a îmân itmezler. Ancak onlar müşriklerdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onların çoğu (araya bir aracı koyup)müşrik olmadan Allah’a güven duymazlar.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onların çoğu, şirk katmadan Allah'a iman etmezler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onların çoğu, ortak koşmaksızın Allah'a inanmaz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onların çoğu şirke bulaşmış olmadan Allah'a iman etmez.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı inanmaz eyregi anlaruñ Tañrı’ya anlar ortaķ eyleyicilerken.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı īmān getürmez anlaruñ çoġı Tañrıya, illā anlar ki müşrikler‐iken.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onların əksəriyyəti ancaq şərik qoşaraq Allaha inanarlar. (Allah təklikdə deyil, Ona qoşduqları şəriklər-bütlər və tanrılarla birlikdə ibadət edərlər).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And most of them believe not in Allah except that they attribute partners (unto Him).
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And most of them believe not in Allah without associating (other as partners) with Him!(1789)
1789 Even if people profess a nominal faith in Allah, they corrupt it by believing in other things as if they were Allah's partners, or had some share in the shaping of the world's destinies! In some circles, it is idolatry, the worship of stocks and stones. In others, it is Christolatry and Mariolatry, or the deification of heroes and men of renown. In others it is the powers of Nature or of Life, or of the human intellect personified in Science or Art or invention, and this is the more common form of modern idolatry. Others again worship mystery, or imaginary powers of good or even evil: greed and fear are mixed up with these forms of worship. Islam calls us to worship Allah, the One True God, and Him only. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمَا يُؤْمِنُ
ve iman etmez
اَكْثَرُهُمْ
onların çoğu
بِاللّٰهِ
Allah'a
اِلَّا
an- cak
وَهُمْ
onlar iken
مُشْرِكُونَ
şirk koşanlar
Onların çoğu ancak Allah'a şirk koşarak iman ederler.
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
اَكْثَر
İsim
ك ث ر
Çoğu, daha çok, daha fazlası
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
مُشْرِك
Etken fiil-IV
ش ر ك
Müşrik, müşrik erkek, Allah'a şirk koşan