Göklerde ve yeryüzünde (Allah’ın varlığını, birliğini ve harika sanatını gösteren) nice deliller vardır ki, onlar üzerlerinden (dünyanın bir uzay gemisi gibi uzay boşluğunda sürekli hareket ederken, üzerinde yaşayan insanlar da adeta dünya ile birlikte Allah’ın belgeleri olan uzaydaki nice gök cisimlerinin yanından ve üzerinden) geçtikleri hâlde (ibret gözü ile bakıp düşünmeden) onlardan yine yüz çevirirler. *
(*) Burada «âyet» kelimesi alâmet, delil, belge, kanıt ve ibret veren şey manalarında kullanılmıştır. Yani Allah’ın varlığına, birliğine, ilmine, kudretine ve hikmetinin kemâline delâlet eden gerek insanın kendinde, gerekse dış dünyada, göklerde ve yerde nice delil vardır ki bunlar insanların nazar-ı dikkatlerine sunulmuştur. İnsanoğlunun ilmî, fikrî, felsefî ve teknik hayatı bu olaylarla her zaman karşı karşıyadır. Buna rağmen bu varlıkları yaratanı düşünmeden, ibret almadan yüz çevirir geçer. Hâlbuki insanoğlu, bu tabiat olayları üzerinde düşünse, bunlardaki incelikleri ve bunlara hâkim olan ilâhî kanunları bulup keşfedecektir, dolayısıyla hem dünyada terakki edecek hem de ahirette mutlu olacaktır. (Diy. Vakfı Meali 105. Ayet Açıklaması) Ayrıca hem aşağıda metni bulunan (الميزان في تفسير القران) ’’el-Mizan fi tefsiri-l Kur’an‘’ adlı tefsirde hem de (( حركة الأرض بينة على التوحيد - الاعجاز العلمي في القرآن adlı makalede belirtildiği gibi, 105. ayette geçen (يَمُرُّونَ عَلَيْهَا)’’ yemurrune aleyha’’cümlesini, ‘’dünyanın bir uzay gemisi gibi uzay boşluğunda güneş etrafında sürekli hareket ederken, üzerinde yaşayan insanlar da adeta dünya ile birlikte Allah’ın belgeleri olan uzaydaki nice gök cisimlerinin yanından ve üzerinden geçiyor ve bu sayede onları görebiliyorlar.’’ şeklinde anlamak mümkündür. Yani dünya gezegeni bir uzay gemisi gibi uzay boşluğunda sürekli hareket ederken, üzerinde bulunan insanlar da adeta sürekli uzay yolculuğunu yapmaktadır. Böylece insan uzayda bulunan gök cisimlerinin üzerinden ve yanından sürekli geçmektedir. Bu sayede de uzaydaki ayetleri/gök cisimlerini izleyebilmektedir. Yani ayette geçen (يَمُرُّونَ عَلَيْهَا)’’ İnsanlar uzaydaki gök cisimleri olan ayetler/belgeler/ üzerinden geçerler’’ şeklindeki cümle ile insanları uzay boşluğunda taşıyan dünya gezegeninin hareketine zımnen işaret edilmektedir. (الله اعلم) Ama en doğrusunu yüce Allah bilir. Konuyla ilgili aşağıdaki tefsir ve bilimsel makaleye bkz:
و لو حمل قوله:( يَمُرُّونَ عَلَيْها ) على التصريح دون الكناية كان من الدليل على ما يبتني عليه الهيئة الحديثة من حركة الأرض وضعا وانتقالا فإنّا نحن المارون على الأجرام السماويّة بحركة الأرض الانتقاليّة والوضعيّة لا بالعكس على ما يخيّل إلينا في ظاهر الحسّ : المصدر (الميزان في تفسير القران) فهم الذين يمرون على المعالم السماوية وهم على ظهر الأرض بيانا لحركتها اليومية والسنوية كما يمرون على معالم الأرض وهم على ظهر المركوبات ولا يعتبرون ببديع الصنع ووحدة التصميم والتقدير, ووصف الحركة الفعلية مجرد من النسبة للبشر؛ وجاء التعبير عن حركة الأرض بمرور من على سطحها كشهود على دلائل القدرة ووحدة التقدير, قال الألوسي: “الآية في السماوات.. أي.. من الأجرام الفلكية” : المصدر( حركة الأرض بينة على التوحيد - الاعجاز العلمي في القرآن)