close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûsuf Sûresi 104. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vemâ tes-eluhum ‘aleyhi min ecr(in)(c) in huve illâ żikrun lil’âlemîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Buna karşılık bir ücret de istemiyorsun, bu, alemlere öğütten başka bir şey değil.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Halbuki Sen buna karşı onlardan bir ücret de istemiyorsun. Ancak O (Kur’an), âlemler için yalnızca bir "öğüt ve hatırlatmadır." (En güzel ahlâkı ve en adil ahkâmı içermektedir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Oysa, sen onlardan peygamberlik görevine karşı, hiçbir ücret de istemiyorsun. Bu Kur'ân Allah'ın bütün insanlığa bir hatırlatması ve nasihatıdır sadece.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Halbuki sen, onlardan bunun için bir ücret de istemiyorsun. Okunması ibadet olan Kur'an, âlemler, insanlar ve cinlerin haklarının korunması için ancak bir öğüttür, bir ikazdır. Bir şereftir, bir övünç kaynağıdır.
bk. Kur’an-ı Kerim, 3/7.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Oysa buna karşılık sen onlardan bir ücret de istemiyorsun. Bu ancak alemler için bir hatırlatmadır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Oysa ki sen buna karşı onlardan bir ücret de istemiyorsun. O, alemler için yalnızca bir 'öğüt ve hatırlatmadır.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Buna karşı (yaptığın tebliğ ve imana davetten dolayı) onlardan bir mükâfat da istemiyorsun. O Kur'ân, bütün âlemlere ancak bir nasihattır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Sen onlardan bir ücret de istemiyorsun. Bu Kur’an, o âlemler için bir zikir ve mesajdan başka bir şey değildir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Halbuki sen bunun karşılığında onlardan bir ücret istemiyorsun. Kur'ân, âlemler için ancak bir öğüttür.
Besim Atalay
swap_vert close
Bununçün, sen bir nesne istemezsin onlardan, o yalnız âlemlere öğüttür
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Hâlbuki sen buna (tebliğ vazifesini yapmaya) karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun. Bu (Kur'an) âlemler için ancak bir öğüttür.
Bkz. 3/7Kur’an bütün insanlık için bir öğüttür.“Bu (Kur'an) senin ve halkın için bir öğüttür.” (Zuhruf 43/44) Bir şeyin öğüt/nasihat olması için anlaşılması lazım. Anlaşılmayan bir şeyin öğüt olması düşünülemez. Müslümanlar her şeyden önce Kur’an’ı anlamalı, kendi dillerine çevirerek toplumlarına mesajın içeriğini ulaştırmalı. Tarihi eser gibi onun metinlerini, yapraklarını, hattını ve estetiğini koruma altına almakla yetinmemeli; öğretilerini, hükümlerini bozmadan ve asıl amacından saptırmadan muhafaza etmeli ve hayata geçirmelidir. Günümüzde Kur’an, Müslümanların elinde dokunulmazlığı olan kutsal tarihi bir esere dönüştürülmüştür. Müslümanlar Kur’an’ı hayata geçirmeleri gerekirken, onu ilahi bir muska, Kâbe gibi mukaddes bir değer, abdestsiz sayfalarına dahi tutulamayan, mesajlarından faydalanılamayan mucize bir kitap, yaşayanlar için değil de ölenler için bir rahmet kaynağı, kıraat edenler ve hat sanatını geliştirenler için sanat ve bilim yapıtı olarak görüyorlar. Bu da onu gerçek amacının dışına taşıyor. Kur’an’a yapılabilecek en büyük saygısızlık onun amacının dışında kullanmaktır.  
Cemil Said
swap_vert close
Sen bu hikâye içün ânlardan ücret istemiyeceksin bu bütün insânlara bir ihtârdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Oysa sen buna karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun. Kuran, alemler için sadece bir öğüttür.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hâlbuki sen buna karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun. O (Kur’an) âlemler içinde ancak bir öğüttür.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Halbuki sen bunun karşılığında onlardan bir ücret de istemiyorsun. Kur’an herkes için ancak bir hatırlatma ve öğüttür.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Halbuki sen bunun için (peygamberlik görevini îfa için)  onlardan bir ücret istemiyorsun. Kur'an, âlemler için ancak bir öğüttür.
Edip Yüksel
swap_vert close
Halbuki sen onlardan herhangi bir ücret te istemiyorsun. Bu, sadece halka bir uyarıdır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Buna karşılık onlardan herhangi bir ücret de istemiyorsun. O Kur'ân, âlemlere ancak bir öğüttür.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Buna karşı onlardan bir ecir de istemiyorsun, o ancak bütün âlemîne ilâhî bir tezkirdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Oysa sen buna karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun. O (Kur’ân), âlemlere sadece bir öğüttür.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve sen buna karşılık¹ onlardan bir ücret istemiyorsun. O, bütün bir insanlık için ancak bir zikirdir.²
1- Vahiyle öğüt verme, anımsatma ve uyarıda bulunmaya karşılık. 2- Öğüt, anımsatma, uyarı.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Halbuki sen buna (bu tebliğaata) karşı onlardan hiç bir ücret de istemiyorsun. O (Kur'an) âlemlere nasıyhatden başka bir şey değildir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hâlbuki (sen) buna (bu Kur'ân'ı tebliğ vazîfene) karşı onlardan bir ücret istemiyorsun. O (Kur'ân), (bütün) âlemlere ancak bir nasîhattir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Hâlbuki sen buna karşı (yaptığın tebliğ ve imana davetten dolayı) onlardan bir mükâfat da (makam, mevki, menfaat vs.) istemiyorsun. O (Kur’an) ise, bütün âlemlere (insanlara) ancak bir öğüttür. *
(*) Kur’an bütün insanlık için bir öğüttür… Bir şeyin öğüt olması için anlaşılması lazım. Anlaşılmayan bir şeyin öğüt olması düşünülemez. Müslümanlar her şeyden önce Kur’an’ı anlamalı, kendi dillerine çevirerek toplumlarına mesajın içeriğini ulaştırmalı. Tarihi eser gibi onun metinlerini, yapraklarını, hattını ve estetiğini koruma altına almakla yetinmemeli; öğretilerini, hükümlerini bozmadan ve asıl amacından saptırmadan muhafaza etmeli ve hayata geçirmelidir. Günümüzde Kur’an, Müslümanların elinde dokunulmazlığı olan kutsal tarihi bir esere dönüştürülmüştür. Müslümanlar Kur’an’ı hayata geçirmeleri gerekirken, onu ilahi bir muska, Kâbe gibi mukaddes bir değer, abdestsiz sayfalarına dahi tutulamayan, mesajlarından faydalanılamayan mucize bir kitap, yaşayanlar için değil de ölenler için bir rahmet kaynağı, kıraat edenler ve hat sanatını geliştirenler için sanat ve bilim yapıtı olarak görüyorlar. Bu da onu gerçek amacının dışına taşıyor. Kur’an’a yapılabilecek en büyük saygısızlık onun amacının dışında kullanmaktır. (C. Külünkoğlu Meali Yusuf-104. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sen yaptığın bu uyarılar karşılığında onlardan bir ücret istemiyorsun. O (senin tebliğ ettiğin vahy) ancak âlemler için bir öğüttür.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Oysaki sen bunu için onlardan hiç bir karşılık da istemiyorsun. Kur’an herkes için yalnız öğüttür.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Sen bu tebligat için onlardan ücret istemiyorsun. Bu Kur/an âlemler için öğütten ibarettir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Üstelik sen onlardan bir ücret de istemiyorsun. Oysa O/ Kur’an, âlemler için (yol gösteren) bir öğütten/bir bilgi kaynağından başka bir şey değildir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Oysa sen buna karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun. O (Kur'an), âlemler için sadece bir hatırlatmadır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Oysa sen, bu çağrına karşılık onlardan herhangi bir menfaat beklemiyorsun ki, samîmiyetinle ilgili bir şüpheye kapılsınlar. Bu mesaj, bütün insanlığa sunulan bir uyarı, bir öğüttür ancak. Üstelik bu uyarılar, sadece Kur’an’dan ibaret de değildir:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Buna karşı onlardan hiçbir ücret de istemiyorsun. O, Âlemler için ancak bir hatırlatmadır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sen ki, bu hizmetine mukabil onlardan bir ücret istemiyorsun. Artık Kuran, herkesin dilindedir...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Sen gönderdiğimiz ayetleri onlara duyurmak için ücret istemiyorsun. Ayetlerim sadece bütün âlemler için Rabbinden bir öğüttür. Onlar biraz düşünse; Yusuf’un hayatı gibi daha nice olaylar vardır. Allah’a karşı olanlarla, Allah’ın yanında olanların başlarına gelenleri anlatır. İnkâr edenler; inananları, yasalarımıza uyanları, eninde sonunda mükâfatlandırdığımızı görmek istemezler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sen bunun için onlardan herhangi bir ücret istemiyorsun. [*] O (Kur’an), âlemler için sadece (gerçeği) hatırla(t)madır.
Tebliğden ücret almamayla ilgili benzer mesajlar: En‘âm 6:90; Yûnus 10:72; Hûd 11:29, 51; Furkân 25:57; Şu‘arâ 26:109, 127, 145, 164, 180; Sebe’ 34:47; Yâsîn 36:21; Sâd 38:86; Şûrâ 42:23; Tûr 52:40; Kalem 68:46.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Hâlbuki sen, (akıllılar) âlemine¹ sadece bir öğüt ve hatırlatmadan başka bir şey olmayan bu (Kur’an’a) karşılık, onlardan bir ücret de istemiyorsun.
1 Buna göre aklı olanların, bu Kur’an’ı sürekli hatırlarında tutarak, gerektiği şekilde îman etmesi gerekir. Aklı olmayan mahlûkatın uyarıdan anlamadığı gibi, akılları nefsanî arzularına mağlup olup, düşünme kabiliyetini kaybetmiş olanlar da bu uyarılara önem vermediklerinden, insanların çoğu, îman etmezler.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Oysa sen onlardan herhangi bir karşılık da beklemiyorsun; bu, [Allah’ın] bütün insanlığa bir hatırlatmasıdır sadece.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Oysa sen buna karşılık, onlardan herhangi bir ücret de istemiyorsun.1 Hâlbuki bu Kuran, bütün toplumlar için bir öğüt ve şeref kaynağıdır.2, 123/72, 25/57, 34/47, 38/86, 26/90, 10/57, 68/52
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Oysa ki sen onlardan (davetine) bir karşılık da beklemiyorsun; elbet bu (vahiy) tüm insanlığı muhatap alan bir uyarıdır.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Oysa sen bunun (peygamberlik görevin) için onlardan herhangi bir ücret istemiyorsun; Kur'an ise, alemler için ancak bir öğüttür.
Osman Fırat
swap_vert close
Hâlbuki sen buna karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun. O (Kur’an) insanlık alemi için ancak bir öğüttür.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Halbuki sen bunun üzerine onlardan bir ücret istemiyorsun. Bu ise âlemler için bir mev'izeden başka değildir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Halbuki sen bu tebliğ karşılığında onlardan herhangi bir ücret de istemiyorsun. Kur'ân, sadece bütün insanlar için bir derstir, evrensel bir mesajdır. [3, 7]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sen bu(okudukları)na karşılık onlardan bir ücret istemiyorsun. O, sadece bütün alemler için bir öğüttür.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Sen teblîğ-i Kur'ân ve ahkâmda onlardan ücret istemezsin. O Kur'ân 'âlemler içün ancak va'az ve nasîhatdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Oysa bunun için onlardan bir karşılık istemiyorsun. O, herkese yararlı doğru bilgi (zikir) dışında bir şey de değildir .
Şaban Piriş
swap_vert close
Oysa sen buna karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun. O, âlemler için sadece bir öğüttür.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Oysa tebliğin için sen onlardan bir ücret istemiyorsun. Bu Kur'ân ise bütün milletlere ve bütün çağlara bir öğüttür.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sen, bu tebliğin için onlardan bir ücret istemiyorsun. O, bütün âlemler için bir hatırlatmadan başka şey değildir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı dilemezsin anlardan anuñ üzere kirį degül ol illā ögüt 'ālemlere.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı sen anlardan anuñ üstine ücret istemezsin. Bu degüldür ögüt Tañrı‐dan ‘ālemlere.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Halbuki sən bundan (islamın təbliğı və imana də’vətdən) ötrü onlardan heç bir mükafat istəmirsən. Bu (Qur’an) isə aləmlərə yalnız bir öyüd-nəsihətdir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Thou askest them no fee for it. It is naught else than a reminder unto the peoples.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And no reward dost thou ask of them for this: it is no less than a message for all creatures.(1787)
1787 The Divine Message was priceless; it was not for the Messenger's personal profit, nor did he ask of men any reward for bringing it for their benefit. It was for all creatures—literally, for all the worlds, as explained in 1:2. n. 20 (see also 34:47 and 36:21).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمَا تَسْـَٔلُهُمْ
hâlbuki onlardan istemiyorsun
عَلَيْهِ
buna karşı
مِنْ اَجْرٍۜ
bir ücret
اِنْ هُوَ
O değildir
اِلَّا
an- cak
ذِكْرٌ
bir zikir
لِلْعَالَم۪ينَ۟
âlemler için
Hâlbuki sen bunun için onlardan bir ücret de istemiyorsun. O (Kur'ân), âlemler için ancak bir zikir (öğüt ve hatırlatma)dır.
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
سَاَلَ
Fiil-I
س ا ل
İstedi, sorguya çekti, sordu
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَجْر
İsim
ا ج ر
Ecir, mükâfat, ücret, (yaptıklarına) karşılık
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
ذِكْر
İsim fiil
ذ ك ر
Zikir, anma, söz, hatıra, hatırlama, zikr (Kur'ân)
عَالَم۪ين
İsim
ع ل م
Âlemler