close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûsuf Sûresi 102. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Żâlike min enbâ-i-lġaybi nûhîhi ileyk(e)(s) vemâ kunte ledeyhim iż ecme’û emrahum vehum yemkurûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İşte bu, gaibe ait haberlerdendir ki sana vahyetmedeyiz. Düzene girişerek yapacakları işi kararlaştırdıkları zaman yanlarında değildin ya.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Resulüm!) Bu, Sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Yoksa onlar (Yusuf’un kardeşleri) o hileli-düzeni kurarlarken de, yapacakları (kötü) işe topluca karar verdikleri vakitte de Sen yanlarında değildin.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey peygamber! Bu anlatılanlar, senin önceden bilmediğin haberlerden olup, onları sana vahiyle bildiriyoruz. Çünkü Yûsuf'un kardeşleri, yapacakları işe karar verdikleri ve tuzaklarını kurdukları vakit, sen onların yanında değildin.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İşte bu, Yûsuf kıssası, insanlığa ders olsun diye anlatılan, bilmediğiniz tarihin, gayb âleminin ibret verici haberlerindendir. Onu sana vahyediyoruz. Onlar sinsice hile planları yaparak, birlikte planlarına karar verdikleri zaman, sen onların yanında değildin.
bk. Kur’an-ı Kerim, 3/44; 28/44-46; 38/69-70.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Bunlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Onlar (Yusuf'un kardeşleri) düzen kurarlarken işlerini topluca kararlaştırdıklarında sen yanlarında değildin.
Ali Bulaç
swap_vert close
Bu, sana (ey Muhammed) vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Yoksa onlar, (Yusuf'un kardeşleri) o hileli-düzeni kurarlarken, yapacakları işe birlikte karar verdikleri zaman sen yanlarında değildin.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey Rasûlüm, bu kıssa, sana vahy ile bildirmekte olduğumuz gayb haberlerindendir. Yoksa o Yûsuf'un kardeşleri, işlerine karar verip hile yaparlarken sen yanlarında değildin.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İşte bunlar, gaybi (bilinmedik) haberlerdir. Biz, onları sana vahyederek bildiriyoruz. Yusuf’un kardeşleri hile düşünürken kararlarını verdiklerinde, sen onların yanında değildin.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İşte bu kıssa, gayb haberlerindendir. Onu sana vahyediyoruz. Onlar hile yaparak işlerine karar verdikleri zaman, sen onların yanında değildin.
Besim Atalay
swap_vert close
İşte bu olay, gözünle görmediğin haberlerden senin, onu sana bildiririz, onlar toplanıp da, hile kurarken, orda değildin
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İşte (Ey Muhammed!) Sana böylece vahyettiklerimiz senin önceden bilmediğin haberlerdendir. Yapacak oldukları işe karar verdikleri ve tuzaklarını kurdukları zaman sen Yusuf'un kardeşlerinin yanında değildin.
Cemil Said
swap_vert close
İşte sana vahy iylediğimiz hikâye budur, sen Yûsuf’ın birâderleri hîle tertîb iyledikleri vakit, âna tuzak kurdukları vakit hazır değil idin
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
102,103. Sana böylece vahyettiklerimiz, gaybe ait haberlerdir. Onlar elbirliği edip düzen kurdukları zaman yanlarında değildin; sen ne kadar yürekten istersen iste, insanların çoğu inanmazlar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İşte bu (kıssa), gayb haberlerindendir. Onu sana biz vahiy yolu ile bildiriyoruz. Yoksa onlar tuzak kurarak işlerine karar verdikleri zaman sen onların yanında değildin.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İşte bu kıssa, gayb haberlerindendir. Onu sana vahyediyoruz. Onlar, tuzak kurmak üzere ittifak ettikleri zaman, sen onların yanında değildin.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İşte bu (Yusuf kıssası)  gayb haberlerindendir. Onu sana vahyediyoruz. Onlar hile yaparak işlerine karar verdikleri zaman sen onların yanında değildin (ki bunları bilesin).
Edip Yüksel
swap_vert close
Bunlar, sana vahyettiğimiz geçmişin haberleridir. Onlar topluca karar alıp düzen kurarlarken sen onların yanında değildin.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İşte bu, sana vahiyle bildirdiğimiz gayb haberlerindendir. Yoksa onlar yapacaklarına karar verip mekir (oyun) yaparlarken sen yanlarında değildin.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bu işte, gayb haberlerinden, sana onu vahy ile bildiriyoruz, yoksa onlar işlerine karar verip mekir yaparlarken sen yanlarında değildin
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm!) Bu (kıssa) sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Yoksa onlar (Yûsuf’un kardeşleri) o hileli planı kurarlarken de yapacakları (o kötü) işe topluca karar verdikleri vakitte de sen onların yanında değildin.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İşte bu sana vahiyle bildirdiğimiz; gaybi¹ haberlerdendir. Yûsuf'un kardeşleri bir araya gelip, tuzak kurmak için plan yaparlarken sen yanlarında değildin.
1- Bilmediğin.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Habîbim), bu (kıssa), sana vahy edegeldiğimiz gayb haberlerindendir. (Yoksa) onlar hıyle yaparak işleyecekleri işi kararlaşdırdıkları zaman sen yanlarında değildin.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Habîbim, yâ Muhammed!) İşte bu (anlatılanlar) gayb haberlerindendir ki, onusana vahyediyoruz. Yoksa, onlar (Yûsuf'un kardeşleri) hîle yaparak işlerine (karar vermek üzere) toplandıkları zaman, onların yanında değildin.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Ey Resul!) İşte bu (anlatılanlar) gayb haberlerindendir. Onu sana vahyediyoruz. Onlar (Yusuf’a yönelik) hile yaparak işlerine karar verdikleri zaman sen onların yanında değildin (ki bunları bilesin).
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İşte bu, sana vahyettiğimiz gayb haberlerinden olup, Yusuf’un kardeşleri kötü bir iş ve tuzak hazırlamak için bir araya geldiklerinde, sen onların yanında değildin.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İşte bunlar görünmeyenin yankılarıdır. Biz onları senin gönlüne bildiriyoruz. Onlar kendi aralarında birleşip anlaşarak tuzak kurdukları gün sen onların yanlarında değildin.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ya Muhammed ! İşte bu, gayb haberlerindendir, biz onu sana vahiy ediyoruz. Onlar mekir ve hile ederek işlerine karar verdikleri zaman sen yanlarında değildin.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) İşte bu sana vahy ettiğimiz algılanamayan [ğayb] haberlerdendir. Hani (Yûsuf’un kardeşleri) toplanıp tuzak kurarak işlerine karar verdiklerinde sen onların yanında değildin.
Kadri Çelik
swap_vert close
İşte bu, sana vahyettiğimiz gaybe ait haberlerdendir. Onlar elbirliği edip düzen kurdukları zaman da sen yanlarında değildin.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İşte ey Muhammed, bütün bu anlatılanlar, sana vahiyle bildirdiğimiz ve daha önce hiç bilmediğin gayb haberlerindendir. YoksaYûsuf’un kardeşleri, ona karşı sinsice plânlar kurarak yapacakları işe karar verirlerken, sen onların yanında değildin. Dolayısıyla, insanoğlunun bilgi ve tecrübe sınırlarını aşan bu ve benzeri olayları bizzat görmüşçesine haber vermen, senin Peygamber olduğunu gösteren delillerden biridir. Bununla beraber:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bu, sana vahyettiğimiz Gayb’ın haberlerindendir. Onlar işlerini toparlayarak tuzak kurarlarken yanlarında değildin.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm bunlar, sana vahiy yoluyla bildirdiğimiz perde arkası / gayb olaylarıdır. Çocuklar, tuzak hazırlamak üzere aralarında anlaşırlarken herhalde yanlarında değildin.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İşte bu anlatılanlar senin gerçeğini hiçbir zaman bilemeyeceğin haberlerdendir. Kardeşleri Yusuf’un aleyhine kararlar alıp tuzak kurarken yanlarında değildin.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Bu(nlar), sana vahyetmekte olduğumuz [gayb] (bilinemeyen) haberlerindendir. Onlar tuzak kurarak (kötü) bir işte fikir birliğine vardıklarında sen onların yanında değildin (ki bunları bilesin).
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!) İşte bu (kıssa,) senin yanlarında olmadığın halde sana tuzak kurarak, yapacakları işe topluca karar verdiklerinde, Bizim, sana vahiyle bildirdiğimiz ğayb’a ait haberlerdendir.
Muhammed Esed
swap_vert close
[EY PEYGAMBER!] sana böylece vahyettiklerimiz senin önceden bilmediğin haberlerdendir; çünkü yapacak oldukları işe karar verdikleri ve tuzaklarını kurdukları zaman sen Yusuf’un kardeşlerinin yanında ¹⁰³ değildin.
103 Lafzen, “onların yanında”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İşte bunlar, sana vahyettiğimiz gayba dair haberlerdendir. Zira sen, Yusuf’un kardeşleri birleşip hep birlikte tuzaklar kurarlarken yanlarında değildin. 7/101, 11/120, 20/99
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
BU OLAY, Bizim sana vahyettiğimiz gaybî haberlerden biridir; üstelik sen, onlar tuzak kurmak amacıyla plan yapmak için bir araya geldiklerinde onların yanında da değildin.[¹⁹²²]
[1922] Âyetteki ğayb’a ilişkin bir yorum ve benzer bir âyet için bkz: 28:44, not 54.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Sana vahyettiğimiz bu kıssa gayb haberlerindendir, onlar (kardeşleri Yusuf'a) tuzak kurduklarında, elbette sen yanlarında değildin.
Osman Fırat
swap_vert close
İşte bu gayb haberlerindendir. Onu sana biz vahiy yolu ile bildiriyoruz. Yoksa onlar toplanıp tuzak kurarak işlerine karar verdikleri zaman sen onların yanında değildin.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
İşte bu, gayb haberlerindendir. Onu sana vahyediyoruz. Halbuki sen onların yanlarında değildin, o zaman ki, onlar işlerini yapmaya toplanmışlar ve onlar hile yapar bulunmuşlardı.
Suat Yıldırım
swap_vert close
İşte bunlar, ey Resulüm, sana vahiy yoluyla bildirdiğimiz gaybî hadiselerdendir. Yoksa onlar, tuzak kurmak ve planlarını kararlaştırmak için toplandıklarında elbette sen onların yanında bulunmuyordun. [3, 44; 28, 44-46; 38, 69-70]
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Ey Muhammed) bu (anlatılanlar), sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Onlar kararlarnı verip tuzak kurarlarken sen yanlarında değildin.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Yâ Muhammed) Bu, sana vahy iylediğimiz gayb haberlerindendir. Evlâd-ı Ya'kûb Yûsuf'a hîle içün ittifâk iylediklerinde sen onların yanında değildin.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İşte bu, gizli kalmış bilgilerdendir; sana vahiy yoluyla bildiriyoruz. (Kardeşleri Yusuf’a) Tuzak kurarlarken ve görüş birliğine vardıkları sırada yanlarında değildin.
Şaban Piriş
swap_vert close
İşte sana vahyettiklerimiz, gaybe ait haberlerdir. Onlar bir araya gelip, düzen kurarlarken yanlarında değildin.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Bunlar gayb haberleridir ki, sana vahyediyoruz. Yoksa, onlar bir araya gelip de tuzaklarını kurarken sen onların yanında değildin.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İşte bunlar, sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Onlar birlikte karar verip tuzak kurarlarken sen yanlarında değildin.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
şol ġayb ħaberlerindendür vaḥy eylerüz anı saña ya'nį iy muḥammedi vaḥı olmaduñ ķatlarında ol vaķt kim ittifāķ eylediler işlerini anlar mekr eylerler iken.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol ġayb ḫaberleridür. Saña vaḥy eylerüz anı yā Muḥammed. Sen anlarḳatında degülsin. Danışdılar Yūsuf ḳardaşları anlar ḥīle idüp Yūsufı ḳuyu[ya]bıraḳmaḳda.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) Bu, sənə vəhy etdiyimiz (vəhylə bildirdiyimiz) qeyb xəbərlərindəndir. Onlar (Yusifin qardaşları) hiylə quraraq əlbir iş gördükləri (Yusifi quyuya atdıqları) zaman sən ki onların yanında deyildin!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
This is of the tidings of the Unseen which We inspire in thee (Muhammad). Thou waft not present with them when they bed their plan and they were scheming.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Such is one of the stories of what happened unseen,(1784) which We reveal by inspiration unto thee; nor wast thou(1785) (present) with them then when they concerted their plans together in the process of weaving their plots.
1784 The story is finished. But is it a story? It is rather a recital of forces and motives, thoughts and feelings, complications and results, ordinarily not seen by men. However much they concert their plans and unite their forces, whatever dark plots they back with all their resources—the plan of Allah works irresistibly, and sweeps away all their machinations. The good win through in the end, but not always as they planned; the evil are foiled, and often their very plots help the good. What did the brothers desire in trying to get rid of Joseph, and what actually happened? How the Courtier's wife, encouraged by the corrupt women of her acquaintance, tried and failed to seduce Joseph and how Allah listened to his prayer and saved him from her vile designs? How wrong was it of the cupbearer to forget Joseph, and yet how his very forgetfulness kept Joseph safe and undisturbed in prison until the day came when he should tackle the great problems of King's kingdom? With every character in the story there are problems, and the whole is a beautifully balanced picture of the working of Allah's Providence in man's chequered destiny. (R). 1785 The Prophet was no actor in those scenes; yet by inspiration he was able to expound them in the Divine Light, as they had never been expounded before, whether in the Pentateuch or by any Seer before him. And allegorically they figured his own story—how his own brethren sought to betray and kill him, how by Allah's Providence he was not only saved but he won through. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
ذٰلِكَ
işte bu
مِنْ اَنْبَٓاءِ
haberlerindendir
الْغَيْبِ
gayb
نُوح۪يهِ
onu vahye- diyoruz
اِلَيْكَۚ
sana
وَمَا كُنْتَ
ve değildin
لَدَيْهِمْ
onların yanında
اِذْ
o va-kit ki
اَجْمَعُٓوا
toplandılar
اَمْرَهُمْ
işlerine
وَهُمْ
onlar iken
يَمْكُرُونَ
tuzak kuruyorlar
(Resulüm!) İşte bu, sana vahyettiğimiz (Yûsuf'un kıssası) gayb haberlerindendir. Onlar (Yûsuf'a) tuzak kurarak (yapacakları kötü) işlerine (karar vermek üzere) toplandıkları zaman sen onların yanında değildin (ki bunları bilesin).
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
نَبَأ
İsim
ن ب ا
Haber
غَيْب
İsim
غ ي ب
Gayb, gizli, görünmeyen
اَوْحٰى
Fiil-IV
و ح ي
Vahyetti, işaret etti
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
لَدَي
Mekan zarfı
لَدَي
Yanında, -de, -da
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
اَجْمَعَ
Fiil-IV
ج م ع
Topladı
اَمْر
İsim
ا م ر
Emir, iş, tedbir, izni ile
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
مَكَرَ
Fiil-I
م ك ر
Tuzak kurdu, hile yaptı