close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûsuf Sûresi 101. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Rabbi kad âteytenî mine-lmulki ve’allemtenî min te/vîli-l-ehâdîś(i)(c) fâtira-ssemâvâti vel-ardi ente veliyyî fî-ddunyâ vel-âḣira(ti)(s) teveffenî muslimen veelhiknî bi-ssâlihîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Rabbim, sen bana saltanat ihsan ettin ve rüya yormasını bellettin. Ey gökleri ve yeryüzünü yaratan, sensin benim dostum, yardımcım dünyada da, ahirette de, beni Müslüman olarak öldür ve düzgün, iyi kullarına kat beni.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ve Hz. Yusuf:) "Rabbim, Sen bana mülkten (Mısır’da Devlet ve Hükümet yetkisinden bir pay ve onu yönetme imkânını) verdin, sözlerin (ve düşlerin) yorumundan (bir bilgi) öğrettin ("ehadis"in = konuşulanların, rüyaların ve olayların yorumunu ilham ettin). Ey (hiç yoktan) göklerin ve yerin kusursuz Yaratıcısı, dünyada ve ahirette benim (tek ve gerçek) Velim Sensin. Müslüman olarak benim hayatıma son ver ve beni salihlerin arasına kat" (duasını etmişti).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
“Ey Rabbim! Bana mülk ve saltanat verdin, olayların altında yatan gerçekleri kavrayıp, açıklama bilgisi de verdin. Ey göklerin ve yerin yaratıcısı! Dünyada ve ahirette benim yanımda ve yakınımda olan, beni koruyup destekleyen sensin. Benim canımı müslüman olarak al ve beni dürüst, erdemli insanlar arasına kat.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Rabbim, bana devletten saltanattan payımı verdin. Bana, meselelerin, olayların tahlilini, ilmî esaslara dayalı yorumunu, doğacak sonuçları hesap edebilmeyi, akıl yürütmeyi, rüyaların tâbirini öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Sen dünyada da âhirette, ebedi yurtta da benim velimsin, işlerimi havale ettiğim hâmimsin, emrinde olduğum otoritesin. İslâm'ı yaşayan müslüman olarak benim ruhumu alıp ölümümü gerçekleştir. Beni dindar, ahlâklı, hayır-hasenât sahibi mü'minler, sâlihler, peygamberler zümresine kat.”
bk. Kur’an-ı Kerim, 6/14, 84; 7/126; 40/34.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Rabbim! Sen bana mülkten bir pay verdin ve bana rüyaların yorumunu öğrettin. Ey göklerin ve yerin yaratıcısı! Dünyada da ahirette de benim velim sensin. Benim canımı Müslüman olarak al ve beni salihlerin arasına kat."
Ali Bulaç
swap_vert close
'Rabbim, Sen bana mülkten (bir pay ve onu yönetme imkanını) verdin, sözlerin yorumundan (bir bilgi) öğrettin. Göklerin ve yerin yaratıcısı, dünyada ve ahirette benim velim Sensin. Müslüman olarak benim hayatıma son ver ve beni salihlerin arasına kat.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey Rabbim! Sen, bana mülkten bir nasip verdin ve bana rüyaların tâbirinden bir ilim öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Sen dünyada ve ahirette benim yardımcımsın; beni müslim olarak vefat ettir ve beni sâlihlere kat.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
“Ey Rabbim! Şüphesiz Sen, bana saltanat ve imkân verdin. Rüya ve olayların yorumunu öğrettin. Ey gökleri ve yeri açıp yaratan, dünyada ve ahirette sahibim Sen’sin. Beni Müslüman olarak vefat ettir. Ve salihlere kavuştur.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Ey Rabbim! Bana hükümranlık verdin ve bana sosyal olguların yorumunu da öğrettin. Ey gökleri ve yeri yoktan yaratan! Sen dünyada da âhirette de benim sahibimsin. Beni Müslüman olarak öldür ve beni iyiler arasına kat!”[226]
[226] Fâtır kelimesi hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, IX, 503-505.  
Besim Atalay
swap_vert close
«Tanrım bana mülk verdin, bana sözün yorumunu öğrettin, ey gökler ile yeri yaratan; dünyada, ahrette her işim sana, İslâmlıkla al canımı, onat kişilere kavuştur beni»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“Rabbim! Gerçekten bana mülk verdin ve bana sözlerin (rüyaların, olayların) yorumunu öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Dünyada ve ahirette benim yegâne dostum, yardımcım sensin. Benim canımı Müslüman olarak al ve beni dürüst ve erdemli insanların arasına kat!”
Cemil Said
swap_vert close
"Yâ Rabbî sen bana iktidâr virdin vekâyi’i keşf itmeği öğretdin arzı ve semâvâtı yaratdın bu dünyâda ve âhiretde benim velîmsin beni müslim olarak âhirete gönder ve fâzıllar meyânına dâhil it!"
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Rabbim! Bana hükümranlık verdin, rüyaların yorumunu öğrettin. Ey göklerin ve yerin yaradanı! Dünya ve ahirette işlerimi yoluna koyan sensin; benim canımı müslüman olarak al ve beni iyilere kat."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Rabbim! Gerçekten bana mülk verdin ve bana sözlerin yorumunu öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Dünyada ve ahirette sen benim velimsin. Benim canımı müslüman olarak al ve beni iyilere kat.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
“Ey rabbim! Bana iktidar verdin ve bana rüyaların yorumunu da öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Dünyada da âhirette de beni yönetip himaye eden sensin. Müslüman olarak canımı al ve beni iyi kulların arasına kat!”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
«Ey Rabbim! Mülkten bana (nasibimi)  verdin ve bana (rüyada görülen)  olayların yorumunu da öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Sen dünyada da ahirette de benim sahibimsin. Beni müslüman olarak öldür ve beni sâlihler arasına kat!»  
 Rivayet olunduğuna göre Hz. Ya’kub Mısır’da oğlunun yanında 24 sene yaşadıktan sonra vefat etti. Önceden yaptığı vasiyet üzerine nâşı, Şam’da defnedilmiş bulunan babası İshak’ın yanına gömüldü. Hz. Yusuf da babasından sonra 23 yıl daha yaşadı. Onun nâşını da Mısırlılar mermer bir sandık içine koyarak Nil’e gömdüler. Mısırlılar onu çok sevdikleri için onun kendi memleketlerinde kalmasını istemişlerdi. Daha sonra Hz. Musa onun nâşını bularak babası Ya’kub’un yanına götürüp defnetti.  
Edip Yüksel
swap_vert close
"Rabbim, sen bana hükümranlık verdin ve rüyaların yorumunu öğrettin. Yeri ve göğü ayırarak yaratansın. Dünya ve ahirette sensin benim Velim (sahibim). Canımı Müslüman olarak al ve beni iyilere kat."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Ey Rabbim! Sen bana dünya mülkünden nasip verdin ve bana rüyaların tabirinden bir ilim öğrettin. Ey gökleri ve yeri yoktan var eden Rabbim! Benim velim sensin, benim canımı müslüman olarak al ve beni salih kulların arasına kat!"
Hasılı, ne zamanki, Yusuf'a vardılar, yani Yusuf'un daha önce kardeşlerine tenbih edip istediği gibi, başta babaları olmak üzere bütün aile bireyleri topluca Mısır'a gelip Yusuf'un yanına vardılar. Rivayet olunur ki, Yusuf ve Melik, yanlarında dört bin asker, birtakım devlet adamları ve Mısır halkından çok sayıda insan, gelen kafileyi karşılamaya çıkmışlardı. Yakub Aleyhisselam, oğlu Yahuda'ya dayanarak yürüyordu, karşıdan gelen kafileye ve atlılara bakıp, "Ey Yahuda, şu karşıdaki adam Mısır'ın Firavun'u mu?" diye sordu. O da "Hayır, Firavun değil, oğlun" dedi. Yaklaştıkları zaman Yusuf'dan önce Yakup selam verdi ve "Selam sana ey hüzünleri gideren" dedi.  
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Yarab, sen bana mülkten bir nasıb verdin ve bana elhadisin te'vilinden bir ılim öğretdin, Gökleri, yeri yaradan rabbim!: Benim Dünya ve Âhırette veliym sensin beni müslim olarak al ve beni salihîne ilhak buyur
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Yine Yûsuf şöyle dedi:) “Rabbim! Sen bana (Mısır’da vezirlik gibi) mülkten bir pay verdin ve bana rüyaların yorumunu öğrettin. Ey göklerin ve yerin yaratıcısı! Dünyada da âhirette de benim velim sensin. Benim canımı müslüman olarak al ve beni sâlihlerin arasına dâhil et.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Rabbim! Bana yöneticilik verdin ve bana hadislerin¹ yorumunu öğrettin. Ey göklere ve yere yasalarını koyan!² Sen, dünyada da ahirette de velimsin; canımı müslüman³ olarak al ve beni sâlihlerin⁴ arasına kat.”
1- Hadislerin, olayların. 2- Fıtratını belirleyen. 3- Teslim olan. 4- Arı, saf, temiz, iyi, erdemli, dürüst.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Ya Rab, Sen bana mülk (-ü saltanat) verdin ve sözlerin te'vîlini öğretdin. Ey gökleri ve yeri yaratan, sen, dünyâda da, âhiretde de benim yârimsin. Benim canımı müslüman olarak al. Beni saalihler (zümresin) e kat».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Rabbim! Bana mülkden (bir nasib) verdin ve bana rüyâların ta'bîrinden (bir ilim) öğrettin. Ey gökleri ve yeri hakkıyla yaratan! Sen, dünyada da âhirette de benim velîmsin (gerçek dostumsun). Canımı Müslüman olarak al ve beni sâlih kimseler arasına kat!”(2)
(2)“Şu âyet, kıssa-i Yûsuf’un (as) (Yûsuf Aleyhisselâm’ın hikâyesinin) en parlak kısmı ki, Azîz-i Mısır olması (Mısır’da yüksek bir makāma gelmesi), peder ve vâlidesiyle görüşmesi, kardeşleriyle sevişip tanışması olan, dünyada en büyük saâdetli ve ferahlı bir hengâmda (anda), Hazret-i Yûsuf’un (as)mevtini (ölümünü) şöyle bir sûrette haber veriyor ve diyor ki: ‘Şu ferahlı ve saâdetli vaziyetten daha saâdetli, daha parlak bir vaziyete mazhar olmak için, Hazret-i Yûsuf kendisi Cenâb-ı Hakk’tan vefâtını istedi ve vefât etti, o saâdete mazhar oldu. Demek o dünyevî lezzetli saâdetten daha câzibedar (çekici)bir saâdet ve ferahlı bir vaziyet kabrin arkasında vardır ki, Hazret-i Yûsuf Aleyhisselâm gibi hakīkat-bîn(hakīkati gören) bir zât, o gāyet lezzetli dünyevî vaziyet içinde gāyet acı olan mevti istedi, tâ öteki saâdete mazhar olsun.’ ” (Mektûbât, 23. Mektûb, 108)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
“Ey Rabbim! Bana mülk (hükümdarlık) verdin, olayların altında yatan gerçekleri kavrayıp açıklama bilgisi de verdin. Ey (evrenin ilk maddesini) yarıp bölerek gökleri ve yeri (bütün evreni) yaratan! Dünyada ve ahirette benim velim olan (beni koruyup destekleyen) Sensin. Benim canımı müslüman olarak al ve beni (dürüst,) erdemli insanlar arasına kat.”*
(*) ‘’(Evrenin İlk maddesini) yarıp bölerek yer ve gökleri yaratan Allah.’’ Bu şekildeki âyetler 7 ayrı sûrede geçmektedir ki bu da zerre (atom) lerin bölünüp maddelerin çoğalması ve çeşitlenmesi yoluyla 7 semanın oluştuğuna bir işaret sayılmalıdır. Kur’an da (فاطر) ‘’fatır’’ kelimesinin (خالق)’’halık’’ kelimesinden ayrı olarak‘’yarıp bölerek yaratan’’anlamındadır. Yani sadece yaratmak anlamında değil. ما هو الفرق بين فاطر وخالق السماوات والأرض؟ ان فاطر السماوات والأرض تشير إلى عملية الانشقاق المصاحبة للخلق ولعل لفظة "ففتقناهما" الواردة في قوله أو لم ير الذين كفروا أن السماوات والأرض كانتا رتقا ففتقناهما" تشير إلى ذلك المعنى  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Rabbim, bana mülk verdin, bana sözleri yorumlamayı öğrettin. Gökleri ve yeri yaratan, dünya ve ahirette benim velîm (koruyup gözetenim) yalnızca sensin. Canımı müslüman olarak al ve beni senin razı olduğun doğru işleri yapanların arasına kat” diye dua etti.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
"Çabım! Sen bana hakanlık verdin, bana olayları yorumlamayı öğrettin. Ey yerlerin, göklerin yaratıcısı! Sen benim bu dünyada da, öbür dünyada da koruyucumsun. Sen Sana bağınmış olarak benim canımı al. Beni iyiler arasına kat.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Münacat tariki ile «— Yâ Rab! Bana Mısır/ın mülkünü verdin, rüya tâbirini de öğrettin, ey gökleri, yeri yaratan! Dünyada ve âhirette benim işlerimi gören sensin. Müslüman olarak ruhumu al, beni salihlere [⁴] ilhak et».
[4] Babalarım olan enbiyaya.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Yûsuf şöyle dua etti) “Rabbim bana hükümranlık verdin, olayların/rüyaların yorumunu bana öğrettin. Ey göklerin ve yerin yaratıcısı! Dünyada ve ahirette (yegâne) dostum Sensin! Benim canımı (Sana) teslim olan/ Müslüman olarak al ve beni iyi ve yararlı işler yapanların [sâlihîn] arasına kat!”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Rabbim! Bana hükümranlık verdin ve bana (rüyada görülen) olayların yorumundan öğrettin. Ey göklerin ve yerin yaratanı! Dünya ve ahirette velim sensin; benim canımı Müslüman olarak al ve beni salihlere kat.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Ey Rabb’im; buhükümranlığı bana sen bahşettin ve rüyada görülen olayları yorumlama ve meselelerin hakikatine nüfuz etme bilgisini bana sen öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan yüce Rabb’im; bu dünyada da, âhirette de benim yegâne dostum, yardımcım sensin! Senden ne makam istiyorum, ne şöhret, ne de servet! Bunlardan daha kalıcı ve hayırlı bir şey istiyorum: Beni son nefesime kadar, buyruklarına yürekten boyun eğen bir Müslüman olarak yaşat, bir Müslüman olarak canımı al ve mahşerde beni, salih kullarının arasına kat ya Rab!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Rabbim! Bana Mülk’den / İktidar Gücü’nden verdin. Bana Olaylar’ın yorumunu öğrettin. Yer’i ve Gökler’i yoktan ilk yaratan olarak sen, Dünya ve Âhiret’te benim velîyy’imsin. Beni müslüman olarak vefat ettir! Beni Salihler’e (İyiler’e) kat!”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Hey Rabb'im! Bana güç verdin. Bana olayları yorumlama yeteneği verdin. Yeri ve gökleri yaratan Allah'ım! Dünya - ahiret tek yârim sensin. Müslüman olarak canımı al benim. İyi kulların arasına sal beni n'olur! ..."
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Rabbim! Bana güç verdin! İktidardan nasip verdin! Bana rüyaların yorumunu öğrettin! Ey göklerin ve yerin yaratıcısı! Dünyada da, ahirette de benim dostum sensin! Beni daima yasalarına uyan bir Müslüman olarak öldür. Beni katındaki iyilere kat!" dedi.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Rabbim! Elbette otoriteden bana (bir pay) verdin ve bana (rüyada görülen) olayların yorumundan da bir kısmını öğrettin. Göklerin ve yerin yoktan yaratanı! [*] Sen dünyada da ahirette de benim dostumsun. Beni müslüman olarak vefat ettir ve beni iyilere kat!”
Benzer mesajlar: En‘âm 6:14; İbrâhîm 14:10; Fâtır 35:1; Zümer 39:46; Şûrâ 42:11.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ve devamla): “Ey Rabbim! Sen bana hükümranlık nasip ettin, olayların açıklanmasına¹ dâir (ilimler) öğrettin. Ey göklerin ve yerin yaratıcısı! Dünyada da âhirette de benim sahibim, Sensin. Beni, Müslüman olarak vefat ettir ve beni, iyi (kullarının) arasına kat.” (diye, duâ etti.)
1 Te’vil için bk. (A’raf: 53)  
Muhammed Esed
swap_vert close
“Ey Rabbim! Bana nüfûz ve iktidar bahşettin; ¹⁰¹ olayların altında yatan gerçekleri kavrayıp açıklama bilgisi verdin. ¹⁰² (Ey) göklerin ve yerin yaratıcısı! Dünyada ve ahirette benim yanımda yakınımda olan/beni koruyup destekleyen Sensin: canımı, bütün varlığıyla kendini Sana adamış biri olarak al ve beni dürüst ve erdemli insanların arasına kat!”
101 Lafzen, “hükümranlıktan (mülkten) bahşettin”. Hz. Yusuf’a “mülk”ten (bir cüz) bahşedilmiş olduğu ifade edilirken mutlak iktidar ve hakimiyetin yalnızca Allah’a ait olduğu îma edilmiş oluyor.102 Bkz. bu surenin 6. ayeti hk. 10. not.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
“Rabbim! Bana güç ve iktidarı sen verdin, rüyaların/olayların altında yatan gerçeği sen öğrettin. Ey gökleri ve yeri eşsiz bir şekilde yaratan! Dünyada ve ahirette benim velim sensin;1 varlığımı sana adamış biri olarak benim canımı Müslüman olarak al2 ve beni iyilerin arasına dâhil et!”3 12/257, 7/196, 22/132, 3/102-193, 34/69
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
“Rabbim! Doğrusu, bana iktidarı sen bahşettin! Yine Sen öğrettin bana olayların doğru yorumunu![¹⁹²¹] (Ey) gökleri ve yeri yoktan var eden: Hem bu dünyada hem öte dünyada yârim, yardımcım Sensin! Canımı, varlığını Sana adamış biri olarak al ve beni iyiler arasına kat!”
[1921] Bir önceki âyetteki ‘Alîm ve Hakîm esması ışığında: İnsanın öğrenmesi ‘Alîm isminin, iktidar Hakîm isminin tecellisi. Bu ikisi birleşince dünya ve âhiret saadeti gerçekleşir (Benzer bir mesaj için bkz: 18: 83-98).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Sonra da Rabbine yöneldi ve) 'Ey Rabbim, sen bana dünya mülkünden nasip verdin ve bana bazı olayların yorumunu öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan, sen dünyada da, ahirette de benim yardımcımsın, canımı müslüman olarak al ve beni salihler zümresine kat" diye dua ve niyazda bulundu.
Osman Fırat
swap_vert close
Rabbim, bana bir mülkden verdin ve bana hadiselerin yorumunu öğrettin. Göklerin ve yerin yaratıcısı (olan rabbim)!.. Dünyâda da, âhirette de benim velim sensin! Beni müslüman olarak öldür ve beni iyilere kat!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Yarabbi! Muhakkak ki, Sen bana mülkten verdin ve hadiselerin bir kısım te'vilini bana öğrettin. Ey göklerin ve yerin Hâlıkı! Benim dünyada da ahirette de velîyy-i nîmetim Sen'sin. Beni müslüman olarak öldür ve beni sâlihlere kavuştur.!»
Suat Yıldırım
swap_vert close
“Ya Rabbî! Sen bana iktidar ve hakimiyet verdin. Kutsal metinleri ve rüyaları yorumlama ilmini öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Dünya'da da, âhirette de mevla'm, yardımcım Sen'sin. Sana tam itaat içinde bir kul olarak canımı al ve beni hayırlı ve dürüst insanlar arasına dahil eyle! ” [6, 14. 84; 7, 126; 40, 34]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Rabbim, bana bir parça mülk verdin ve bana düşlerin yorumunu öğrettin. Ey göklerin ve yerin yaratıcısı! dünyada da, ahirette de benim yarim sensin! Beni müslüman olarak öldür ve beni iyilere kat!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Münâcât iderek) "Yâ Rabbî! Bana mülk-i Mısır'ı virdin, ru'yânın ta'bîri ilmini öğretdin. Gökleri ve yeri yaradan sensin. Dünyâ ve âhiretde benim dostum ve velîm sensin. Beni müslümân olarak vefât itdir ve sâlihlere ilhâk buyur" didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Rabbim (Sahibim)! Bana yönetimden bir pay verdin, olayları yorumlamayı(tevil) öğrettin. Ey göklerin ve yerin yaratıcısı! Bu dünyada da öbür dünyada da benim en yakınım(velim) sensin. Canımı teslim olmuş (Müslüman) olarak al. Beni iyilerin arasına kat.”
Şaban Piriş
swap_vert close
-Rabbim! Bana güç verdin, rüyaların yorumunu öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaradan! Dünya ve ahirette velîm sensin; benim canımı müslüman olarak al ve beni salihler arasına kat!
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Yâ Rabbi, Sen bana saltanat verdin, rüya tabirini öğrettin. Dünyada da, âhirette de benim dostum ve yardımcım Sensin, ey gökleri ve yeri yoktan yaratan! Sana teslim olmuş bir kul olarak canımı al ve beni iyiler arasına kat.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Rabbim, sen bana mülk ve saltanattan bir nasip verdin. Olayların ve düşlerin yorumundan bana bir ilim öğrettin/olayların ve düşlerin yorumu konusunda beni eğittin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Benim dünyada da âhirette de Velî'm sensin! Beni müslüman/sana teslim olmuş olarak öldür ve beni barışsever hayırlı kullar arasına kat!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“iy çalabum ya'nį yūsuf eyitti bayıķ virdüñ baña pādişāhlıķdan daħı ögretdüñ baña sözler tefsirin ya'nį ta'bįri yaradıcı gökleri daħı yiri! sensin arķa viricüm dünyede daħı āħiretde . cānum al benüm müsülmān iken daħı ķarışdur beni śāliḥlere.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İy Çalabum, didi. Yūsufı baña sen virüpdürsin Mıṣr pādişāhlıġını daḫı.Ögretdüñ sen baña düşler ta‘bīrini tā gökleri yaradan Allāh yirleri daḫı ya‐radan Allāh. Sen yine emrüme mütevellīsin dünyāda ve āḫiretde. Yine cānumı al Müselmān‐iken. Daḫı beni ṣāliḥlerden yitişdür, didi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Yusif atası ilə bir müddət gözəl dövran sürdükdən sonra Yə’qub vəfat etdi. Yusif atasını aparıb öz vətənində dəfn etdi və dünyanın heç bir e’tibarı olmadığını gördükdə Allaha dua edərək Ondan ölüm diləyib dedi: ) “Ey Rəbbim! Sən mənə səltənətdən (istədiyimdən də artıq) bir pay verdin. Mənə yuxu yozmağı öyrətdin. Ey göyləri və yeri yaradan! Sən dünyada da, axirətdə də mənim ixtiyar sahibimsən. Mənim canımı müsəlman olaraq al və məni əməlisalehlərə qovuşdur!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
O my Lord! Thou hast given me (something) of sovereignty and hast taught me (something) of the interpretation of events, Creator of the heavens and the earth! Thou art my Protecting Friend in the world and the Hereafter. Make me to die submissive (unto Thee), and join me to the righteous.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"O my Lord! Thou hast indeed bestowed on me some power, and taught me something of the interpretation(1781) of dreams and events,- O Thou Creator of the heavens(1782) and the earth! Thou art my Protector in this world and in the Hereafter. Take Thou my soul (at death) as one submitting to Thy will (as a Muslim), and unite me with the righteous."(1783)
1781 Then he turns to Allah in prayer, and again his modesty is predominant. He held supreme power under the king, but he calls it "some power" or authority. His reading of events and dreams had saved millions of lives in the great Eygptian famine; yet he refers to it as "something of the interpretation of dreams and events". And he takes no credit to himself. "All this;" he says, "was Thy gift, O Allah! For such things can only come from the Creator of the heavens and the earth." 1782 Power in the doing of things as well as power in intelligent forecasts and plans—both must look to Allah: otherwise the deed and the plan would be futile. 1783 Joseph's prayer may be analysed thus: (1)I am nothing; all power and knowledge are Thine; (2) such things can only come from Thee, for Thou art the Creator of all; (3) none can protect me from danger and wrong, but only Thou; (4) Thy protection I need both in this world and the next; (5) may I till death remain constant to Thee; (6) may I yield up my soul to Thee in cheerful submission to Thy will; (7) in this moment of union with my family after many partings let me think of the final union with the great spiritual family of the righteous. How marvellously apt to the occasion! (Cf. 13:23 ).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
رَبِّ
Rabb- im
قَدْ
doğru-su
اٰتَيْتَن۪ي
bana verdin
مِنَ الْمُلْكِ
mülkten
وَعَلَّمْتَن۪ي
ve bana öğrettin
مِنْ تَاْو۪يلِ
yorumundan
الْاَحَاد۪يثِۚ
olayların
فَاطِرَ
Fâtır'ı
السَّمٰوَاتِ
göklerin
وَالْاَرْضِ
ve yerin
اَنْتَ
sen
وَلِيّ۪
benim Veliyy'm
فِي الدُّنْيَا
dünyada
وَالْاٰخِرَةِۚ
ve âhirette
تَوَفَّن۪ي
beni vefat ettir
مُسْلِماً
Müslüman olarak
وَاَلْحِقْن۪ي
ve beni kat
بِالصَّالِح۪ينَ
sâlih kimseler arasına
"Rabbim! Doğrusu bana mülkten (nasibimi) verdin ve bana (rüyada görülen) olayların yorumunu öğrettin. (Ey) Göklerin ve yerin Fâtır'ı (yoktan yaratanı)! Sen dünyada da âhirette de benim Veliyy'm (gerçek ve hakiki dostumsun). Beni Müslüman olarak vefat ettir ve beni sâlihler arasına kat!"
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مُلْك
İsim
م ل ك
Hükümranlık, mülk, hükümdarlık, hakimiyet, saltanat
عَلَّمَ
Fiil-II
ع ل م
Öğretti, talim etti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
تَاْوِيل
Fiilimsi-II
ا و ل
Tevil, netice, yorum
حَدِيث
İsim
ح د ث
Söz, haber, hikâye, laf, kıssa
فَاطِر
Etken fiil
ف ط ر
Fâtır (Allah'ın ismi, esmasıdır. Yoktan yaratan demektir)
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
اَنْتَ
Zamir
اَنْتَ
Sen
وَلِىّ
İsim
و ل ي
Veliyy (Allah'ın ismi, esmasıdır. Gerçek ve hakiki dost olan demektir), dost, veli
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
دُنْيَا
İsim
د ن و
Dünya, yakın
اٰخِر
İsim
ا خ ر
Âhiret, son, ard (ardından gelenler vb.)
تَوَفّٰى
Fiil-V
و ف ي
Vefat ettirdi, canını aldı, alıp götürdü
مُسْلِم
Etken fiil-IV
س ل م
Teslim olan, Müslüman, teslimiyet gösteren
اَلْحَقَ
Fiil-IV
ل ح ق
Kattı, dâhil etti
صَالِح
Etken fiil
ص ل ح
Sâlih kimse, sâlih olan