close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûsuf Sûresi 100. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Verafe’a ebeveyhi ‘alâ-l’arşi veḣarrû lehu succedâ(en)(s) vekâle yâ ebeti hâżâ te/vîlu ru/yâye min kablu kad ce’alehâ rabbî hakkâ(an)(s) vekad ahsene bî iż aḣracenî mine-ssicni vecâe bikum mine-lbedvi min ba’di en nezeġa-şşeytânu beynî vebeyne iḣvetî(c) inne rabbî latîfun limâ yeşâ(u)(c) innehu huve-l’alîmu-lhakîm(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Anasıyla babasını tahta çıkartıp oturttu ve hepsi de ona karşı secdeye kapandılar. Babacığım dedi, evvelce gördüğüm rüya, bu işte, Rabbim onu gerçekleştirdi ve beni zindandan çıkararak lutfetti bana; Şeytan, benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra da sizi çölden getirdi. Şüphe yok ki Rabbim, dilediği şeyi tedbir edip lütfüyle meydana getirir; şüphe yok ki o her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Hz. Yusuf) Babasını ve annesini taht (gibi görkemli koltuklara) çıkarıp oturttu; (bunun üzerine hepsi) ona (Hz. Yusuf’a hürmet için) secdeye kapandılar. Dedi ki: "Ey babacığım! İşte, bu durum daha önceki rüyamın yorumudur. Doğrusu Rabbim onu (aynen) gerçek kıldı. Bana nice ihsan ve ikramlar yaptı, o vakit (iftira yüzünden atıldığım) zindandan beni çıkardı. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını açtıktan sonra, (Allah) çölden (alıp, zor vadileri aşırtıp işte) sizi (buraya) getirdi. Şüphesiz benim Rabbim, dilediğini (en ince detaylarıyla düzenleyip tedbir eden) Latif’tir. Gerçekten O (her şeyi hakkıyla) Bilendir, Hüküm ve Hikmet sahibidir."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve ana babasını tutup tahtın üzerine çıkarıp oturttu ve onların hepsi onun önünde hürmet ve saygı için Allah'a şükür secdesinde bulundular. Bunun üzerine Yûsuf: “Ey babacığım! Yıllar önce gördüğüm rüyanın gerçek anlamı buydu demek, Rabbim bunu gerçekleştirdi, bana iyilik etti” dedi. “Beni zindandan çıkardı. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra da, O sizi çölden buraya getirdi. Gerçek şu ki, benim Rabbim ne isterse onu lutfeder. Çünkü O, herşeyi bilendir ve yapıp ettiği herşeyi yerli yerince yapandır.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Anasını, babasını yüksek bir taht üzerine oturttu. Hepsi birden, sübhânallah diyerek Yûsuf'u bulduklarından dolayı secdeye kapandılar. Yûsuf: “Babacığım, bu daha önceki rüyamın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Bana ihsanda bulundu. Beni zindandan çıkardı. Şeytan, şeytanî güçler benimle kardeşlerimin arasına fitne sokarak bozduktan sonra sizi, sıkıntılı zor bir hayattan, çöllerden geçirerek Bedâ'dan getirtti. Rabbimin kulları için, sünnetinin, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olan şeyleri yapmasına akıl sır ermez. İlim, hikmet sahibi ve hükümran olan yalnızca O'dur.
bk. Kur’an-ı Kerim, 12/6.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Anne ve babasını tahtın üzerine çıkardı ve hep birlikte onun için secdeye kapandılar. [5] Dedi ki: "Ey babacığım! İşte bu, daha önceki rüyamın yorumudur. Gerçekten Rabbim onu doğru çıkardı. Allah, beni zindandan çıkarmakla ve şeytanın benimle kardeşlerimin arasına fitne sokmasından sonra sizi çölden getirmekle bana iyilik etti. Şüphesiz Rabbim dilediği şeyi çok ince düzenleyendir. Muhakkak O alimdir, hakimdir.
5.Yani selâm için önünde eğildiler.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Babasını ve annesini tahta çıkarıp oturttu; onun için secdeye kapandılar. Dedi ki: 'Ey Babam, bu, daha önceki rüyamın yorumudur. Doğrusu Rabbim onu gerçek kıldı. Bana iyilik etti, çünkü beni zindandan çıkardı. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını açtıktan sonra, (O,) çölden sizi getirdi. Şüphesiz benim Rabbim, dilediğini pek ince düzenleyip tedbir edendi. Gerçekten bilen, hüküm ve hikmet sahibi O'dur.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ebeveynini taht üzerine çıkardı, onlar da (ebeveyn ve on bir kardeş) kendisine hürmet için eğildiler (veya kendisine kavuştuklarından şükür secdesine kapandılar). Yûsuf dedi ki: “-Ey babacığım! işte bu, önceden gördüğüm rüyanın tâbiridir. Doğrusu Rabbim onu tahakkuk ettirdi, hakikaten bana ihsan buyurdu. Çünkü beni zindandan çıkardı, şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra sizi, çölden (bana) getirdi. Muhakkak ki Rabbim, dilediğine lütfedicidir; çünkü O Alîm'dir, Hakîm'dir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Hep beraber Mısır’a girdiler. Yusuf, anne babasını makama oturttu. Hep beraber ona secde ettiler. Yusuf: “Ey babacığım! İşte daha önce gördüğüm rüyanın tevili budur. Rabbim, o rüyayı gerçekleştirdi. Doğrusu Rabbim, bana çok güzel şeyler ikram etti: Şeytan, benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra, Rabbim beni hapisten çıkarttı, sizi de çölden bu şehre getirdi. Şüphesiz benim Rabbim, istediği şeyi çok inceden düzenler. Çünkü O, sonsuz ilim ve hikmet sahibidir.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ana babasını tahtın üstüne çıkardı. Hepsi, Yûsuf'un önünde secde eder gibi eğildiler. Yûsuf dedi ki: “Babacığım, işte bu, benim önceden gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. O, bana çok güzel lütuflarda bulundu. Çünkü şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra, O, beni zindandan çıkardı. Sizi de çölden getirdi. Şüphesiz ki Rabbim dilediğine lütfedicidir. Şüphesiz O, her şeyi bilendir; hikmet sahibidir.”[225]
[225] Arş/kürsü hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, IX, 497.  
Besim Atalay
swap_vert close
Taht üzere oturttu anasını, babasını, kapandılar ona secde etmeye, Yusuf dedi: «Baba! İşte önce gördüğüm düşümün yorumu bu, Tanrım onu gerçekledi, beni çıkarmakla zindandan, bana iyilik eyledi, şeytan kardeşlerimle aramızı açtıktan sonra, Allah sizi çölden getirtti, evet Tanrım kayırır istediği kimseyi, o bilici, o bilge»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Babasını ve annesini makamına çıkarıp oturttu. Hepsi onun için (kendilerini ona kavuşturan Allah'a şükür için) secdeye kapandılar. (Yusuf) dedi ki: “Ey babam, işte bu, evvelce gördüğüm rüyanın gerçekleşmesidir. Doğrusu, Rabbim onu doğru çıkardı. Bana iyilik etti. Çünkü beni zindandan çıkardı. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra da O, sizi çölden getirdi. Gerçek şu ki, benim Rabbim, olmasını istediği şeyi aklın ermediği yollarla gerçekleştirir. Çünkü O (her şeyi) hakkıyla bilen, mutlak hüküm sahibidir.
Hz. Yusuf rüyasında; “on bir yıldızın, güneşin ve ayın kendisi önünde hürmetle eğildiklerini görmüştü” (Yusuf 12/4) bunu babası Hz. Yakup’a hatırlatarak rüyanın gerçekleştiğini söylüyor.  
Cemil Said
swap_vert close
Peder ve vâlidesini yüksek bir taht’a oturtdı ânlar da hemân secdeye kapandılar Yûsuf didi ki: "Ey pederim işte gördiğim ru’yânın ta’bîri budur, Allâh ânı husûle getürdi, şeytân beni ve birâderlerimi sizden ayırdıkdan sonra Allâh lütuf itdi beni mahbesden kurtardı ve sizi çöli geçerek benim yanıma getirdi, Allâh istediği vakit lütuf ider ’âlim ve hakîmdir."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ana babasını tahtın üzerine oturttu, hepsi onun önünde (Allah'a secde edip) eğildiler. O zaman Yusuf: "Babacığım! İşte bu, vaktiyle gördüğüm rüyanın çıkışıdır; Rabbim onu gerçekleştirdi. Şeytan, benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra, beni hapisten çıkaran, sizi çölden getiren Rabbim bana pek çok iyilikte bulundu. Doğrusu Rabbim dilediğine lütufkardır, O şüphesiz bilendir, Hakim'dir" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ana babasını tahtın üzerine çıkardı. Hepsi ona (Yûsuf’a) saygı ile eğildiler. Yûsuf dedi ki: “Babacığım! İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra; Rabbim beni zindandan çıkararak ve sizi çölden getirerek bana çok iyilikte bulundu. Şüphesiz Rabbim, dilediği şeyde nice incelikler sergileyendir. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Anne babasını makamına çıkardı. Hepsi onun huzurunda yere kapandılar; Yûsuf dedi ki: “Babacığım! İşte daha önce gördüğüm rüyanın mânası buymuş; rabbim onu gerçekleştirdi. Doğrusu rabbim bana lutuflarda bulundu: Beni zindandan çıkardı, sizi çölden (çıkarıp buraya) getirdi, üstelik şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra! Şüphesiz rabbim dilediğine çok lütufkârdır. Kuşkusuz O çok iyi bilendir, hikmet sahibidir.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ana ve babasını tahtının üstüne çıkartıp oturttu ve hepsi onun için (ona kavuştukları için)  secdeye kapandılar. (Yusuf)  dedi ki: «Ey babacığım! İşte bu, daha önce (gördüğüm)  rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Doğrusu Rabbim bana (çok şey) lütfetti. Çünkü beni zindandan çıkardı ve şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra sizi çölden getirdi. Şüphesiz ki Rabbim dilediğine lütfedicidir. Kuşkusuz O çok iyi bilendir, hikmet sahibidir.»
Edip Yüksel
swap_vert close
Ana ve babasını tahtın üzerine kaldırdı. Hepsi onun için secdeye kapandılar. Dedi ki: "Babacığım, bu, önceden görmüş bulunduğum rüyanın gerçekleşmesidir. Rabbim onu gerçekleştirdi. şeytan, benimle kardeşlerimin arasını açtıktan sonra O beni hapishaneden çıkararak ve sizi çölden getirerek bana iyilikte bulundu. Gerçekten Rabbim dilediğine karşı çok şefkatlidir. O, Bilendir, Bilgedir."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Anasıyla babasını yüksek bir taht üzerine oturttu ve hepsi birden Yusuf için secdeye kapandılar. Bunun üzerine Yusuf dedi ki: "İşte bu durum, o rüyamın çıkmasıdır. Gerçekten Rabbim onu hak rüya kıldı. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra, beni zindandan çıkarmakla ve sizi çölden getirmekle Rabbim bana hakikaten ihsan buyurdu. Doğrusu Rabbim dilediğine lutfunu ihsan eder. Şüphesiz O, her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve ebeveynini taht üzerine çıkardı, hepsi onun için secdeye kapandılar, ve ey babacığım, dedi: işte bundan evvelki ru'yamın te'vili bu, hakikatten rabbım, onu hak kıldı, hakikaten bana ihsan buyurdu çünkü beni zındandan çıkardı ve size badiyeden getirdi, Şeytan benimle biraderlerimin arasını dürtüşdürdükten sonra, hakikat rabbım meşiyyetinde lâtif, hakikat bu, o, öyle alîm, öyle hakîm
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Yûsuf) anne ve babasını tahtın üzerine çıkardı ve (derken) hep birlikte (annesi babası ve on bir kardeşi) onun için (hürmet kastı ile) secdeye kapandılar. (Yûsuf) dedi ki: “Ey babacığım! İşte bu, daha önceki (çocukken gördüğüm ve sana anlattığım) rüyamın yorumudur. Gerçekten Rabbim onu doğru çıkardı. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını açtıktan sonra; Rabbim beni zindandan çıkararak ve sizi çölden getirerek bana ihsanda bulundu. Şüphesiz Rabbim, dilediği işi pek ince (yerli yerince) düzenler. (O, dilediği şeyleri, insanların hissedemeyeceği ve anlayamayacağı gizli bir incelik içinde gerçekleştirir.) Şüphesiz O her şeyi hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Yûsuf, anne ve babasını makamına çıkardı. Hepsi onun makamına saygı ile eğildiler.¹ Yûsuf: “Ey babacığım! Bu durum, daha önceki rüyamın gerçekleşmesidir.² Rabb'im onu gerçek kıldı. Ve gerçekten bana ihsanda bulundu. Çünkü beni zindandan çıkardı, şeytan benimle kardeşlerimin arasını açtıktan sonra sizi çölden getirdi. Benim Rabb'im dilediğine lütuf sahibidir. Gerçek şu ki: O, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.
1- Secde ederek. 2- Yorumudur.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Babasını ve anasını tahtının üstüne çıkarıb oturtdu. Hepsi onun için (ona kavuşdukları için) secdeye kapandılar. (Yuusuf) dedi ki: Ey babam, işte bu, evvelce gördüğüm rü'yânın tehakkukudur. Gerçek, Rabbim onu doğru çıkardı. Bana iyilik etdi. Çünkü beni zindandan çıkardı. Şeytan benimle kardeşlerimizin arasını bozduktan sonra da O, sizi çölden getirdi. Şübhesiz ki Rabbim, dileyeceği şeyleri çok güzel, çok ince tedbîr edendir. Hakkıyle bilen, tam hikmet saahibi olan Odur».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Böylece (sarayına geldiklerinde) ana-babasını (kendi) tahtın(ın) üstüne çıkardı ve (derken hepsi) onun (Yûsuf) için secde ediciler olarak, secdeye kapandılar.(1) (Yûsuf) dedi ki: “Ey Babacığım! İşte bu, evvelki rüyâmın ta'bîridir. Doğrusu Rabbim onu gerçek kıldı. Hem şübhesiz bana ihsanda bulundu; çünki beni zindandan çıkardı ve şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra sizi çölden getirdi. Muhakkak ki Rabbim, ne dilerse çok hoş tedbîr edendir. Şübhesiz ki, Alîm (hakkıyla bilen), Hakîm (her işi hikmetli olan)ancak O'dur.”
(1)Yûsuf (as)’ın ebeveyninin ve kardeşlerinin kendisine secde etmeleri, meleklerin Âdem (as)’a olan secdeleri gibi olup, ona selâm ve hürmet içindir. Bu tarz, hürmet için yapılan secde onların şeriatında câiz olmakla berâber İslâmiyet bunu kaldırmıştır. İbn-i Abbâs (ra)’dan gelen bir rivâyete göre de onlar Yûsuf için, yani ona kavuştukları için Allah’a şükür secdesine kapandılar. (İbn-i Kesîr, c. 2, 262; Râzî, c. 9/18, 216)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Annesi ile babasını tahtına çıkartıp oturtmuş ve hepsi onun için (Yusuf’a kavuştukları için şükür amacıyla Allah’a) secde etmişlerdi. Ve (bu arada Yusuf): "Babacığım, dedi, işte daha önce (küçükken) gördüğüm rüyanın tabiri! Gerçekten Rabbim onu (o görmüş olduğum rüyayı) gerçekleştirdi. (İftira yüzünden atıldığım) zindandan da beni çıkardığında ve (daha önce) şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra sizi çölden (Mısır’ın dışından şehire) getirip bana kavuşturmakla da gerçekten bana (lütufta bulunup çok) iyilik etmiştir. Hiç kuşkusuz Rabbim dilediklerine karşı lütufkâr davranır. O her şeyi bilen ve (doğru) hüküm verendir. *
(*) Yani anne, baba ve kardeşleri, Yûsuf için Allah’a şükür etmek üzere secdeye kapandılar. Onlar haşa Hz. Yusuf’a secde etmediler. Bazı rivâyetlerde; “o zamanın âdeti olduğu üzere Yûsuf’a karşı resmi karşılamayı yerine getirmek üzere, secde vaziyetinde yerlere kapandılar” deniliyorsa da bir Peygamberin bunu asla yaptırtmayacağından dolayı, bu doğru değildir. Gerçi bu mana ilk bakışta Hz. Yûsuf’un ilk rüyasına uygun gibi görülebilir, ama o rüyadaki (Yusuf-4) secde de Hz. Yusuf’a değil, onun ilerdeki konumu için yüce Allah’a yapılmış bir secdedir. İşte meleklerin Hz. Âdem’e secdesi de Yusuf- 100.ayetteki secde gibidir. Yani Âdem için yapılan secde Âdem’in şahsına değil, onun konumu için Allah’a yapılan bir secdedir. Yine buradaki secdenin, Allah’a şükür secdesi olduğuna dair er-Razi tefsirine ait aşağıdaki metne bakılabilir. الوجه الأول: وهو قول ابن عباس في رواية عطاء أن المراد بهذه الآية أنهم خروا له أي لأجل وجدانه سجداً لله تعالى، وحاصل الكلام: أن ذلك السجود كان سجوداً للشكر فالمسجود له هو الله، إلا أن ذلك السجود إنما كان لأجله والدليل على صحة هذا التأويل أن قوله: {وَرَفَعَ أَبَوَيْهِ عَلَى ٱلْعَرْشِ وَخَرُّواْ لَهُ سُجَّدَا } مشعر بأنهم صعدوا ذلك السرير، ثم سجدوا له، ولو أنهم سجدوا ليوسف لسجدوا له قبل الصعود على السرير لأن ذلك أدخل في التواضع. (مفاتيح الغيب ، التفسير الكبير  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yusuf ana babasını kaldırıp tahtına oturtunca, hemen Allah için secdeye kapandılar. Yusuf “Babacığım daha önceden gördüğüm rüyamın sonucu işte bu. Rabbim bu rüyayı gerçekleştirdi. Beni zindandan çıkardığında, çöllerden sizleri bana getirdiğinde ve benimle kardeşlerimin arasını şeytan bozduğunda, Rabbim bana iyilikler ve güzellikler lütfetti. Benim Rabbim, olmasını istediği bir şeyi, en ince bir şekilde planlayarak gerçekleştirir. Elbette ki O her şeyi bilen ve her şeyin hükmünü verendir” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Anasını, babasını tahtın üzerine de oturttu. Onlar da kendisi için secdeye kapandılar. Yusuf dedi ki: "Ey babacığım! İşte bu, vaktiyle gördüğüm düşün gerçekleşmesidir. İşte çalabım benim o düşümü çıkardı. İşte Allah bana iyilik etti. Çünkü beni zındandan çıkarıdı. Şeyten benimle kardeşlerimin arasını açtıktan sonra da O sizi çölden buraya getirtti. Benim çalabım dilediğine karşı yumuşak davranıcıdır. Çünkü O bilicidir, doğruyu bildiricidir."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Evebeynini taht üzerine oturttu, hepsi ona secdeye kapandılar [³]. Yusuf dedi ki «— Babacığım! İşte evvelce gördüğüm rüyanın tâbiri budur, Rabbim o rüyayı doğru çıkardı, bana lütuf ve ihsan etti; çünkü beni zindandan çıkardı, şeytan benim ile kardeşlerimin arasını bozduktan sonra sizi çölden getirtti, bana kavuşturdu. Rabbin dilediği kimse hakkında lûtufkârdır, hakkıyle alim O/dur, hakim de O/dur».
[3] Yusuf'u kıble yaparak Allah'a secde-i şükür ettiler. O vakitler tâzim öyle olurdu.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ana babasını taht’a [arş] çıkarttı ve hepsi onun huzurunda/secdeye vardılar/saygı ile eğildiler²⁰. (Yûsuf) dedi ki: “Ey babacığım! İşte bu daha önce gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçek yaptı ve şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra, Rabbim beni zindandan çıkararak ve sizi de çölden [bedv] getirerek bana çok iyilikte bulundu. Şüphesiz Rabbim dilediğine çok lütfedendir [Latîf]. Muhakkak ki O, Alîm’dir, Hakîm’dir.”
20 Yûsuf’a secde edilmesi, tıpkı Âdem’de olduğu gibidir. Gerçek secde Allah’a yapılmıştır. Yûsuf ise kıble hükmündedir. Bu durumda ayette geçen “onun huzurunda/onun için” anlamında gelen “lehu” zamiri Allah’a râci olmuş olur. Buradaki secdeyi önünde saygıyla eğildiler olarak anlamak gerekir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Ana babasını tahtın üzerine çıkartıp oturttu, hepsi onun için (Allah'a şükür ifadesi olarak) secdeye kapandılar. (Yusuf,) “Babacığım! İşte bu, önceden gördüğüm rüyanın yorumudur. Doğrusu Rabbim onu gerçek kıldı. Bana iyilik etti; çünkü beni zindandan çıkardı ve de şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra, (Allah) sizi çölden (şehire) getirdi. Şüphesiz benim Rabbim, dilediğine pek ince tedbir sahibidir. Gerçekten bilen ve hikmet sahibi olan O'dur” dedi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hep birlikte şehre girdiler. Yûsuf, ana - babasını ellerinden tutarak kendi tahtına oturttu. Daha sonra, herkes onun huzurunda sevgi ve saygıyla eğildiler. İşte o anda Yûsuf, “Ey babacığım!” dedi, “Bir zamanlar yıldızların bana secde etmesiyle ilgili gördüğüm rüyanın yorumu buymuş demek! İşte Rabb’im onu aynen gerçekleştirdi. Doğrusu Rabb’im, bana büyük lütufta bulunmuştur. Çünkü beni zindandan kurtarmakla kalmadı, sizi tâ çöllerden geçirip buralara kadar getirdi; hem de şeytan, benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra! Şüphesiz ki Rabb’im, dilediğine dilediğiölçüde güzellikler bahşeder. Hiç kuşkusuz O, her şeyi en mükemmel şekilde bilen sonsuz hikmet sahibidir!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ana-babasını Taht’ın üzerine çıkardı. Onun için secdeye kapandılar. Dedi ki: “Babacığım! İşte bu, önceden (gördüğüm) rüyamın yorumudur. Rabbim onu gerçek kıldı. Şeytan benim kardeşlerimle aramızı bozmaya çalıştıktan sonra, rabbim bana kesinlikle iyilik etti. Şöyle ki; beni Hapis’ten çıkardı, sizi Çöl’den getirdi. Benim rabbim, dileyeceği şeyler için elbette latîftir. Gerçekten O, Hakîm Alîm’dir”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Her iki atasını, yerine buyur etti. Hep birden karşılarına geçip saygı durdular. Yusuf: " Babacığım! yıllar önceki rüyalarımın yorumu bu imiş demek ki. Rabb’im hepsini gerçekleştirdi. Beni hapishaneden çıkarırken bu yerimi bile ne güzel hazırlamış. Şeytan yıllarca benimle kardeşlerim arasına girdikten sonra bile bakın güzel Allah'ım sizleri çölden toplayıp getirdi. Benim Tanrım, beylediği kullarına karşı çok naziktir. Çünkü o, bilgi ile her şeye hakimdir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ana babasını tahtın üstüne çıkardı. Hepsi Yusuf’a kavuşmuş oldukları için Allah’a şükranlarını belirterek secdeye kapandılar. Sonra Yusuf’un huzurunda, O’nun hükümranlığına boyun eğeceklerini belirterek önünde saygıyla eğildiler. Bunun üzerine Yusuf; "Babacığım! İşte bu önceden gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçek yaptı. Bana iyilik etti. Zira şeytan benimle kardeşlerimin arasına fitne soktuktan sonra Rabbim beni zindandan çıkardı. Benim şanımı, mevkiimi, makamımı yükseltti. Sizi çölden buraya getirdi. Gerçekten Rabbim dilediği şeyi çok ince düzenler. Rabbim tuzaklara karşı alınacak tedbirleri bilen, her şeyi yerli yerince yapandır."
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ana babasını tahtın(ın) üstüne çıkartıp oturtmuş ve hepsi onun için (ona kavuştukları için Allah’a) secde etmişlerdi. (Yusuf) şöyle demişti: “Ey babacığım! İşte bu, daha önce (gördüğüm) rüyanın yorumudur. Elbette Rabbim onu gerçekleştirdi. Doğrusu şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra, Rabbim beni hapisten çıkararak ve sizi çölden getirerek bana (çok şey) lütfetti. Şüphesiz ki Rabbim dilediği şeyi çok ince düzenleyendir. [*] Şüphesiz ki yalnızca O bilendir, doğru hüküm verendir.
Buradaki [latîf] sıfatı, “lütufkâr” anlamına alınarak tercüme “Şüphesiz ki Rabbim dilediğine lütfeder” şeklinde de yapılabilir. Ancak bizim tercihimiz Hz. Yusuf’un hayatı boyunca yaşadığı sıra dışılıkları Yüce Allah’ın takdirine dayalıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Babasını ve annesini tahta çıkartıp oturtunca: (hepsi) onun için (şükür) secdesine kapandılar.¹ (Yûsuf babasına): “Ey Babacığım! İşte bu, daha önceki gördüğüm rüyamın yorumudur. Doğrusu Rabbim, o (rüyayı) gerçekleştirdi. Şeytan, benimle kardeşlerimin arasını açtıktan sonra (O Allah,) çölden sizi getirip, beni zindandan çıkararak, Bana ihsanda bulundu. Şüphesiz benim Rabbim, dilediği işi pek ince düzenler. Çünkü O hakkıyla bilen, hüküm ve hikmet sahibidir.” dedi.
1 Yani anne, baba ve kardeşleri, Yûsuf için Allah’a şükür etmek üzere, secdeye kapandılar. Bazı rivâyetlerde; “o zamanın âdeti olduğu üzere Yûsuf’a karşı resmi karşılamayı yerine getirmek üzere, secde vaziyetinde yerlere kapandılar” deniliyorsa da bir Peygamberin bunu asla yaptırtmayacağından dolayı, bu doğru değildir. Gerçi bu mana ilk bakışta Hz. Yûsuf’un ilk rüyasına uygun gibi görülebilir, ama o rüyadaki secdede de kulluk değil, onun üstünlüğünü kabullenme, vardır. Meleklerin, Hz. Âdem’e secdesi gibi...  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve ana-babasını en yüksek onur katına ⁹⁷ çıkardı; ve onlar[ın hepsi] O’nun önünde hürmet ve tazimle yere kapandılar. ⁹⁸ Bunun üzerine [Yusuf:] “Ey babacığım!” dedi, “Vaktiyle gördüğüm rüyanın gerçek anlamı buydu demek; ve Rabbim onu gerçekleştirdi. ⁹⁹ O beni hapisten çıkarmakla ve Şeytan benimle kardeşlerimin arasını açtıktan sonra sizi[n hepinizi] çölden çıkar[arak bana ulaştır]makla bana lütfetti. Gerçek şu ki, benim Rabbim, olmasını istediği şeyi akıl-sır yetmez ¹⁰⁰ yollarla gerçekleştirir. Çünkü O doğru hüküm ve hikmetle edip-eyleyen mutlak ve sınırsız bilgi sahibidir.
97 Lafzen, “Tahtın (‘arş) üzerine”, sözcüğün onur ve itibar ifade eden mecazî anlamıyla.98 Râzî’nin kaydettiği üzere Abdullah İbni ‘Abbâs’a göre, “O’nun önünde” ibaresindeki “O” kişi zamiri Allah’a râcidir; çünkü Hz. Yusuf’un, ana-babasının kendi önünde yere kapanmalarına izin vermiş olması Peygamberî mizac açısından pek düşünülebilecek bir davranış değildir.99 Hz. Yusuf’un çocukluk rüyasının gerçekleşmesi, kendisine Mısır’da sağlanan yüksek onur ve itibardan ve o’nun sayesinde ana-babasının ve kardeşlerinin Kenan’dan göçerek Mısır’a yerleşmelerinden ibarettir: “çünkü sağduyu sahibi hiç kimse, sembolik anlamı dışında, bir rüyanın bütün içeriğiyle olduğu gibi gerçekleşmesini bekleyemez” (Râzî; surenin 4. ayetinde sözü edilen onbir yıldızın, güneşin ve ayın Hz. Yusuf’un önünde sembolik olarak yere kapanmalarını işaret ederek).100 Latîf terimi için “akıl-sır yetmez/kavranılmaz” şeklindeki aktarımımız konusunda bkz. 6. sure, 89. not. Yukarıdaki ayette sözkonusu terim, “olacak olan hakkındaki hüküm yalnızca Allah’a aittir” (67. ayet) ifadesine ilişkin yeni bir boyut taşımaktadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yusuf anne ve babasını makamına çıkartıp, yanına oturttu. Hepsi de Rabblerine şükür secdesi yaptılar. O zaman Yusuf: “Babacığım! İşte önceden gördüğüm rüyanın yorumu bu! Rabbim onu şimdi gerçekleştirmiş oldu ve Rabbim bana çok iyilikte bulundu. Beni zindandan çıkardı ve şeytan, benimle kardeşlerimin arasını açıp bozduktan sonra da, sizi çölden buraya getirerek bizi kavuşturdu! Gerçekten benim Rabbim, çok lütufkârdır. O, dilediğini akıl sır ermez bir şekilde gerçekleştirir. Şüphesiz ki O’ dur her şeyi bilen, O’dur her şeyi yerli yerince yapan.” dedi. 77/44
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ebeveynini[¹⁹¹⁷] makamına çıkarttı[¹⁹¹⁸] ve onu yerlere kapanarak saygıyla selamladılar.[¹⁹¹⁹] Ardından “Ey babacığım!” dedi, “Bir zamanlar gördüğüm rüyanın altında yatan anlam buymuş meğer. İşte, Rabbim onu gerçeğe dönüştürmüştür. Yine O, beni hapisten çıkararak, dahası şeytan benimle kardeşlerimin arasını açtıktan sonra bile sizin çölü aşıp gelmenizi sağlayarak bana lütufta bulunmuştur. Çünkü benim Rabbim, dilediği şeyi cömertçe lutfedendir:[¹⁹²⁰] zira O her şeyi bilen, her hükmünde tam isabet kaydedendir.
[1917] Eski Ahid anne Raşel’in Bünyamin’in doğumunda öldüğünü nakleder. Bu anne Hz. Yusuf’u büyüten üvey anne (veya hala) olmalıdır. Bu hemen devamında ikisine birden değil yalnızca babasına hitap edişinden de anlaşılmaktadır. [1918] Buradaki ‘arşın hakiki karşılığı “taht”tır. Fakat Hz. Yusuf’un konumu göz önüne alındığında “makam” diye çevirmek daha uygundur. ‘Arş, rafa‘a ‘alâ ile birlikte “makama çıkarttı, aldı” mânasına gelir. [1919] Harra bu bağlamda “durmak, geçmek” mânasındadır. Harrû succeden ibaresinin anlamı “yere kapanarak selama durmak” olmalıdır. Hasan Basri bu ibareyi şöyle açıklar: “Bu secde değildir, o toplumda yaygın olan bir selam ve hürmet şeklidir. Birini selamlarken başlarını öne eğerlerdi” (Kurtubî). Secde ile ilgili dilsel bir açıklama için 4. âyetin notuna bkz. Yine 4. âyette dile gelen rüya bu şekilde gerçekleşmiş olmaktadır. [1920] Latif ismi bağlamına göre lütuf ya da letafete nisbet edilebilir. Burada lütuftan mübalağa ile ism-i fail anlamı daha uygundur (Diğeri için bkz: 31:16, not 20). Taberî’ye göre de buradaki Latîf ismi, zu lutf (lütuf sahibi) anlamınadır (Krş: Râğıb). Ne ki Râzî bu isme daha farklı bir mâna yükler: “Olmasını dilediği şeyin sebeplerini kolaylaştırıp onu gerçekleştirendir”.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Sonra sarayına götürdü) Anasıyla babasını yüksek bir taht üzerine oturttu ve hepsi birden onun için secdeye kapandılar. (Anası, babası ve kardeşleri Yusuf’a kavuştukları için, Rablerine şükür ifadesi olarak secde ettiler.) O zaman Yusuf "Ey babacığım, işte bu durum evvelce gördüğüm rüyanın yorumudur, Rabbim o rüyamı gerçek kıldı, şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra, beni zindandan çıkarmakla ve sizi çölden getirmekle bana gerçekten ihsanda bulundu, şüphe yok ki Rabbim dilediğine lütuf ve kerem ihsan eder, herşeyi hakkıyle bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir O" dedi.
Osman Fırat
swap_vert close
Ana babasını tahtın üstüne çıkardı ve hepsi onun için secdeye kapandılar . Yûsuf): " Ey babacığım!.., İşte bu, önceden (gördüğüm) rü’yânın yorumudur. Rabbim onu gerçek yaptı, bana iyilik etti; zira şeytân, benimle kardeşlerim arasına fitne soktuktan sonra O, beni zindandan çıkardı, sizi de çölden getirdi. Gerçekten Rabbim dilediği şeyi çok ince düzenler. O, (her tedbiri) bilen, her şeyi yerli yerince yapandır."
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve babası ile anasını yüksek bir taht üzerine kaldırdı ve onun için hepsi secdeye kapandılar ve dedi ki: «Ey pederim! İşte bu, evvelce görmüş olduğum rüyamın te'vilidir. Onu Rabbim vakıa mutabık kıldı ve muhakkak ki, bana ihsanda bulundu. Çünkü beni zindandan çıkardı ve sizi çölden getirdi, benim ile kardeşlerimin arasını şeytan bozduktan sonra. Şüphe yok ki, Rabbim dilediği şey için pek latîf tedbir sahibidir. Muhakkak ki alîm, hakîm olan O'dur O.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Annesi ile babasını tahtına oturttu. Hepsi onun önünde saygı ile eğildiler. Yusuf: “Babacığım! dedi, işte küçükken gördüğüm rüyanın tabiri! Rabbim o rüyayı gerçekleştirdi. O, bana nice ihsanlarda bulundu: Beni zindandan kurtardı ve nihayet, Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra sizi çölden getirip bana kavuşturmakla da beni ihsanına mazhar etti. Gerçekten Rabbim dilediği kimse hakkında latifdir (dilediği hususları çok güzel, pek ince bir tarzda gerçekleştirir). Şüphesiz O alîmdir, hakîmdir (her şeyi hakkıyla bilen, tam hikmet sahibidir)” [7, 53] {KM, Tekvin 47, 11}
Bu âyetlere dikkat edilirse Yusuf (a.s.)’ın, bütün müminlere örnek olacak nice davranışlarını ihtiva ettiği görülür: Kendisini ölüme mahkûm eden yakınları üzerinde tam yetki sahibi iken gösterdiği olgunluk ve müsamaha, kendisinin zirveye yükselişini hep Allah’ın lütfuna bağlayıp nefsine en küçük pay çıkarmama, müminler tarafından şahsına karşı yapılan en kötü bir hareketi bile te’vile gayret etme ve şeytanın kardeşlerine yaptırdıklarında “hikmet-i ilahiyyeye göre benim için bazı faydalar vardı,” deme; hep ibadet ve âhiret iştiyakı ile dolu olma gibi. Bu çok önemli ders ve hitâbe de Tekvin ve Talmud’da yer almamıştır. Gereksiz bir yığın ayrıntıyı anlatıp, uzun kıssanın en önemli dersini yazmama çok gariptir. Kur’ân, Tekvin ve Talmud birlikte incelendiğinde görülür ki Kur’ân, bazı yerleri ilaveli anlatıyor, birçoğunu daha az anlatıyor, bazılarını ise düzeltiyor ve reddediyor. Dolayısıyla Hz. Muhammed’in bu kıssaları Yahudilerden öğrendiğini iddia etmenin hiçbir gerekçesi olamaz.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ana-babasını tahtın üstüne çıkardı ve hepsi onun için secdeye kapandılar (önünde saygı ile eğildiler. Yusuf): "Babacığım, dedi, işte bu, önceden (gördüğüm) rü'yanın yorumudur. Rabbim onu gerçek yaptı, bana iyilik etti; zira şeytan, benimle kardeşlerim arasına fitne soktuktan sonra O, beni zindandan çıkardı, sizi de çölden getirdi. Gerçekten Rabbim dilediği şeyi çok ince düzenler. O, (her tedbiri) bilen, her şeyi yerli yerince yapandır."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve ebeveynini tahtı üzerine çıkardı. Onlar (ebeveyni ve kardaşları) Yûsuf'un önünde secde ider gibi eğildiler. Bunun üzerine Yûsuf: "Ey Pederim! İşte evvelce gördüğüm ru'yânın ta'bîri. Rabbim onı hak ve doğrı kıldı. Ve beni zindândan çıkarmağla, benimle kardaşlarımın arasını şeytân bozdukdan sonra ıslâh idüb sizi sahrâdan buraya getirmekle bana ihsân itdi. Tahkîk rabbim istediği içün latîfdir. O, her şeyi bilici ve hikmeti icrâ idicidir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yusuf, anasını, babasını tahtının üstüne çıkardı. Kardeşleriyle birlikte karşısında eğildiler.[1] Yusuf dedi ki “Babacığım! İşte bu, vaktiyle gördüğüm rüyanın çıkmasıdır. Rabbim onu gerçeğe çevirdi[2]. Hapisten çıkardığı zaman da bana iyilikte bulunmuştu. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını açtıktan sonra Rabbim sizi çölden buraya getirdi. Benim Rabbim, tercih ettiği şeyi en ince ayrıntısına kadar yapar[3]. Çünkü her şeyi bilen ve kararları doğru olan O’dur.”
[*] Rüyasında Güneşin, Ayın ve 11 gezegenin kendine secde ettiğini görmüştü. Onların secdesi dünya ile yaptıkları eğim (declination) kadar olur. O eğim de 23 derece civarında olduğu için babası ve kardeşleri onun karşısında en fazla bu kadar eğilmiş olabilirler. (Ayrıntı için bkz. Yusuf 12/4 dipnotu) Bu, Yusuf aleyhisselama yapılan saygısızlığın cezasıydı. Kardeşlerinin saygısızlığı, onu kuyuya atıp daha sonra bir köle gibi satmaları, babaları Yakub aleyhisselamın saygısızlığı da oğullarının yalan söylediklerini anladığı halde olayın üzerine gidip gerçeği ortaya çıkarmamasıydı. (Bkz. Yusuf 12/18-20) [3] Latif'i tarif eden ayet.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Ana babasını tahtın üzerine oturttu, hepsi onun önünde (Allah'a secde edip) eğildiler. O zaman Yusuf: -Babacığım! İşte bu, önceden gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Şeytan, benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra, beni hapisten çıkaran, sizi çölden getiren Rabbim bana çok iyilikte bulundu. Gerçekten Rabbim dilediğine lütfeder, O şüphesiz bilir (ve en iyi) hükmü verir, dedi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Anne ve babasını tahtına çıkardı. Hepsi birden onun önünde secdeye kapandılar.(9) Yusuf, “İşte, baba,” dedi, “daha önce gördüğüm rüyanın tabiri budur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Beni zindandan çıkarmakla ve şeytan kardeşlerimle aramı açtıktan sonra sizi çölden getirip bana kavuşturmakla da Rabbim bana lütufta bulundu. Şüphesiz ki Rabbim dilediğini pek ince tedbirleriyle gerçekleştirir. O herşeyi bilen, herşeyi hikmetle yapandır.
(9) Bazı yorumcular bu secdenin ibadet secdesi değil, saygı secdesi olduğu görüşündedirler. Bu anlam, meleklerin Hz. Âdem’e secdesiyle ve bu sûrenin başındaki “Rüyamda onları bana secde ederken gördüm” ifadesiyle irtibatlandırılmaktadır. Diğer bir yorum ise, “Onun için Allah’a secde ettiler” veya “Onu kıble yaparak Allah’a secde ettiler” şeklindedir ki, burada da, tahta çıktıktan sonra secde etmiş olmalarına dikkat çekilmektedir. “Onun önünde secdeye kapandılar” ifadesindeki zamirin Yusuf’a değil, Allah’a işaret ettiği ve “Allah’ın huzurunda secdeye kapandılar” anlamını ifade ettiği görüşünde olanlar da vardır.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ana-babasını tahtın üstüne çıkardı. Hepsi, Yûsuf'un önünde secde eder gibi eğildiler. Yûsuf dedi: "Babacığım, işte bu, benim önceden gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. O, bana çok güzel lütuflarda bulundu, şeytan, benimle kardeşlerim arasına yamukluk soktuktan sonra, O beni zındandan çıkardı. Sizi de çölden getirdi. Rabbim, dilediği şeyde çok ince lütuflar sergiliyor. Alîm olan O'dur, Hakîm olan O'dur."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı götürdi atasını anasını taħt üzere daħı yüzin düşdiler aña aña secde eyleyicilerken daħı eyitti “iy atam! uşbu tefsįridür düşümüñ ilerüden. bayıķ ķıldı anı çalabum girtü. daħı bayıķ eylük eyledi baña ol vaķt kim çıķardı beni zindāndan daħı getürdi sizi yazıdan andan śoñra kim azġunlıķ eyledi şeyŧān aramda daħı ķarındaşlarum arasında. bayıķ çalabum lutf issidür aña kim diler bayıķ ol oldur bilici dürüst işlü sözlü.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı çıḳardı atası‐y‐la ḥālasını taḥt üstine. Daḫı düşdiler, secde eylediler.Yūsuf eyitdi: Atam bu ta‘bīri oġlanlıḳ zamānında gördügüm düşüñ. Taḥḳīḳbeni yaradan Tañrı anı girçek eyledi, daḫı baña iḥsān eyledi. Ol vaḳt ki beniḥabsden çıḳardı, daḫı sizi beriyyelikden getürdi fesād eyledüginden şeyṭānbenüm ile ḳardaşlarum ortasında. Taḥḳīḳ benüm Çalabum luṭf iderkime dilese. Taḥḳīḳ her nesneyi bilicidür, ḥikmetler issidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Yusif) ata-anasını taxt (öz taxtının) üstünə qaldırdı. Onlar (ata-ana və on bir qardaş) hamısı (hörmət əlaməti olaraq) onun qarşısında səcdəyə qapandılar. (Allah onları bir-birinə qovuşdurduğu üçün şükür səcdəsi etdilər). (Yusif) dedi: “Atacan! Bu əvvəl gördüyüm yuxunun yozumudur. Rəbbim onu (yuxunu) həqiqətə çevirdi. O mənə yaxşılıq etdi, çünki məni zindandan qurtardı, Şeytan mənimlə qardaşlarımın arasını vurduqdan sonra sizi çöldən (yanıma) gətirdi (bizi bir-birimizə qovuşdurdu). Həqiqətən, Rəbbim istədiyinə qarşı lütfkardır (istədiyi şəxs və ya iş barəsində incə tədbir sahibidir). O, doğrudan da, (hər şeyi) biləndir, hikmət sahibidir!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And he placed his parents on the dais and they fell down before him prostrate, and he said: O my father! This is the interpretation of my dream of old. My Lord hath made it true, and He hath shown me kindness, since He took me out of the prison and hath brought you from the desert after Satan had made strife between me and my brethren. Lo! my Lord is tender unto whom He will. He is the Knower, the Wise.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And he raised his parents high on the throne (of dignity),(1779) and they fell down in prostration, (all) before him.(1779-A) He said: "O my father! this is the fulfilment of my vision of old! Allah hath made it come true! He was indeed good to me when He took me out of prison and brought you (all here)(1780) out of the desert, (even) after Satan had sown enmity between me and my brothers. Verily my Lord understandeth best the mysteries of all that He planneth to do, for verily He is full of knowledge and wisdom.
1779 Certainly metaphorically: probably also literally. By Eastern custom the place of honour at a ceremonial reception is on a seat on a dais, with a special cushion of honour, such as is assigned to a bridegroom at his reception. To show his high respect for his parents, Joseph made them sit on a throne of dignity. On the other hand, his parents and his brothers—all performed the ceremony of prostration before Joseph in recognition of his supreme rank in Egypt under the Pharaoh, And thus was fulfilled the dream or vision of his youth (12:4 above, and n. 1633). 1779-A The ceremony of prostration for paying respect might have been allowed at the time of previous prophets, but with the advent of the complete and final revelation prostration before anyone other than Allah is a grave sin strictly prohibited. (Eds.). 1780 1780  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَرَفَعَ
ve yük- seltti
اَبَوَيْهِ
ana ba- basını
عَلَى
üstüne
الْعَرْشِ
tahtın
وَخَرُّوا
ve kapan- dılar
لَهُ
onun için
سُجَّداًۚ
secde edi- ciler olarak
وَقَالَ
ve dedi
يَٓا
ey
اَبَتِ
baba- cığım
هٰذَا
bu
تَاْو۪يلُ
yorumudur
رُءْيَايَ
rüyamın
مِنْ قَبْلُۘ
bundan
önceki
قَدْ
muhak-kak
جَعَلَهَا
onu kıldı
رَبّ۪ي
Rabb- im
حَقاًّۜ
gerçek
وَقَدْ
ve doğ-rusu
اَحْسَنَ
ihsanda bulundu
ب۪ٓي
ba- na
اِذْ
o va-kit ki
اَخْرَجَن۪ي
beni çıkardı
مِنَ السِّجْنِ
zindandan
وَجَٓاءَ
ve getirdi
بِكُمْ
sizi
مِنَ الْبَدْوِ
çölden
مِنْ بَعْدِ
ardından
اَنْ نَزَغَ
bozmasının
الشَّيْطَانُ
şeytanın
بَيْن۪ي
aramı
وَبَيْنَ
ve ara- sını
اِخْوَت۪يۜ
kardeş- lerimin
اِنَّ
şüp-hesiz
رَبّ۪ي
Rabb- im
لَط۪يفٌ
lütfunu ihsan edendir
لِمَا
o şe-yi ki
يَشَٓاءُۜ
diler
اِنَّهُ
muhak-kak O
هُوَ
O
الْعَل۪يمُ
Alîm'dir
الْحَك۪يمُ
Hakîm'dir
(Saraya geldiklerinde) Ana, babasını tahtın(ın) üstüne çıkartıp oturttu ve hepsi onun için secdeye kapandılar. (Yûsuf) dedi ki: "Ey babacığım! İşte bu, daha önce (gördüğüm) rüyanın yorumudur. Muhakkak Rabbim onu gerçekleştirdi ve doğrusu bana ihsanda bulundu; çünkü beni zindandan çıkardı ve şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra sizi çölden getirdi. Şüphesiz ki Rabbim dilediğine lütfunu ihsan eder. Muhakkak ki O, Alîm'dir, Hakîm'dir (her şeyi, herkesi bilen ve her işinde hikmet ve hayır olandır)."
رَفَعَ
Fiil-I
ر ف ع
Kaldırdı, yükseltti, yüceltti
اَبَوَان
İsim
ا ب و
Ana baba
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
عَرْش
İsim
ع ر ش
Çatı, Arş, taht, çardak
خَرَّ
Fiil-I
خ ر ر
Düştü, kapandı, çöktü, yerle bir oldu, yıkıldı
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
سَاجِد
Etken fiil
س ج د
Secde eden
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
اَبٌ
İsim
ا ب و
Baba
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
تَاْوِيل
Fiilimsi-II
ا و ل
Tevil, netice, yorum
رُءْيَا
İsim
ر ا ي
Rüya
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
اَحْسَنَ
Fiil-IV
ح س ن
Güzellik yaptı, güzel davrandı, ihsanda bulundu
ب۪ي
Zamir
ب۪ي
Benle, bana
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
اَخْرَجَ
Fiil-IV
خ ر ج
Çıkardı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
سِجْن
İsim
س ج ن
Zindan
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
بِكُمْ
Zamir
بِكُمْ
Sizin için, kendinize, size karşı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَدْو
İsim
ب د و
Çöl
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَعْد
İsim
ب ع د
Sonra, ard, öte
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
نَزَغَ
Fiil-I
ن ز غ
Dürttü, bozmak istedi
شَيْطَان
İsim
ش ط ن
Şeytan
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
اِخْوَة
İsim
ا خ و
Kardeşler, erkek kardeşler. (Not: Kız kardeş çoğulu ise اَخَوَاتٌ )
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
لَطِيف
İsim
ل ط ف
Latîf (Allah'ın ismi, esmasıdır. Her şeye nûruyla tecelli eden, lütufta bulunan demektir), lütfunu ihsan eden, lütufkâr
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
عَلِيم
İsim
ع ل م
Alîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. İlmiyle her şeyi ve herkesi bilen demektir), çok bilgili, en iyi bilen, bilgin, âlim
حَكِيم
İsim
ح ك م
Hakîm (Allah'ın esması, ismidir. Her işinde hikmet ve hayr olan demektir), hikmet dolu, hikmetli