close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûnus Sûresi 97. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velev câet-hum kullu âyetin hattâ yeravû-l’ażâbe-l-elîm(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kendilerine her çeşit deliller, mucizeler gösterilse de elemli azabı görmedikçe.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onlara her (türlü) ayet (ve mucize) getirilse bile, acı azabı görünceye kadar (inkâr ve isyan içinde bocalayacaklardır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Kendilerine her türlü kanıtlayıcı belge gelse bile, çok can yakıcı azabı gözleriyle görünceye kadar iman etmezler. Azabı görünce iman ettik derler, ama imanları onlara bir fayda sağlamaz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlara Allah'ın varlığına, birliğine, kudretine, kulluğa, İslâm'a giden yolu gösteren bütün mûcizeler birden gelse, can yakıp inleten müthiş azâbı görünceye kadar iman etmeyecekler.
bk. Kur’an-ı Kerim, 10/88.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Kendilerine bütün ayetler gelse bile! Acıklı azabı görmedikleri sürece (iman etmezler).
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlara her ayet getirilse bile.. Acı azabı görünceye kadar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlara bütün mûcizeler gelse bile; tâ acıklı azabı görecekleri ana kadar...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlar elem verici azabı görmedikçe, bütün ayet (ve belgeler) onlara gelse de (inanmayacaklardır. Onun için sen bunların inad ve temerrüdlerine bakıp şüpheye düşme.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlara bütün âyetler gelmiş olsa bile, elem verici azabı görünceye kadar inanmazlar.
Besim Atalay
swap_vert close
Yunus'un ulusundan başka, hiçbir ulus yoktur ki, horlatıcı azabı görünce, inan getirip, inanları fayda vere, bunlar inan ettiğinde, dünya dirliğinde üzerlerinden horluk azabını kaldırmış idik, bir zaman onları da dünya dirliğinde faydalandırdık
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Bütün âyetler/mucizeler önlerine gelse bile elem verici azabı görünceye kadar (inanmazlar).
Bkz. 10/88  
Cemil Said
swap_vert close
Ânlara istedikleri tekmîl mu’cizeler dahî gelse ’azâb-ı elîme dûçâr olmadıkca îmân itmeyeceklerdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
96,97. Doğrusu Rabbinin söz verdiği azabı hak edenler, can yakıcı azabı görene kadar kendilerine her türlü belge gelse bile inanmazlar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
96,97. Şüphesiz, haklarında Rabbinin sözü (hükmü) gerçekleşmiş olanlar, kendilerine bütün mucizeler gelse bile, elem dolu azabı görünceye kadar inanmazlar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
96-97. Şu bir gerçek ki, haklarında rabbinin hükmü kesinleşmiş olanlar kendilerine her türlü kanıt gelse bile, elem veren azabı görmedikçe iman etmezler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
96, 97. Gerçekten haklarında Rabbinin sözü (hükmü) sabit olanlar, kendilerine (istedikleri) bütün mucizeler gelmiş olsa bile, elem verici azabı görünceye kadar inanmayacaklardır.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlara her çeşit mucize gelse bile, acı azabı görünceye kadar (inanmazlar).
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlara bütün mucizeler hep birden gelse, yine de o acıklı azabı görünceye kadar inanmazlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Velevse kendilerine her âyet gelmiş olsun, tâ o elîm azâbı görecekleri âna kadar
Emrah Demiryent
swap_vert close
96-97. Şüphesiz ki (küfür ve isyanlarındaki ısrar sebebiyle) haklarında Rabbinin (ebedî azap) hükmü kesinleşmiş olanlar, kendilerine bütün mu‘cizeler gelse bile, elem dolu azabı görünceye kadar îmân etmezler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlara, her türlü ayet¹ gelse bile yine de can yakıcı azabı görmedikçe inanmazlar.
1- Mucize, kanıt, gösterge.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
96,97. Üzerlerine Rabbinin kesilmesi hak olmuş bulunanlar (yok mu?) onlar, velev kendilerine her (hangi bir) âyet gelmiş olsun, acıklı bir azâb görecekleri (zamâ) na kadar îman etmezler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
96,97. Muhakkak ki üzerlerine Rabbinin (azab) sözü (hükmü) hak olanlar, kendilerine bütün âyetler gelmiş olsa bile, o (pek) elemli azâbı görünceye kadar (isyanları sebebiyle) îmân etmezler.(3)
(3)“Küfür üzerine ölen bir kâfir, ebedî bir ömür ile yaşayacak olursa, o gayr-ı mütenâhî (sonsuz)ömrünü behemehâl (her hâl ü kârda) küfür ile geçireceği şübhesizdir. Çünki kâfirin cevher-i rûhu bozulmuştur.” (İşârâtü’l-İ‘câz, 74)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve eğer onlara (inkârda ısrar edip hidayet olma gayretinde olmayanlara) bütün ayetler gelse bile! Acıklı azabı görmedikleri sürece (iman etmezler).
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlara her türlü mucizeler gelse de, acıklı azabı görünceye kadar iman etmezler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Allah’ın bütün belgeleri gelmiş olsa bile, acıklı azabı görünceye kadar.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlara herhangi bir âyet gelse yine acıklı bir azap görmeyince iman getirmezler. Bu iman da işe yaramaz.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Velev ki kendilerine bütün ayetler/mucizeler gelse bile can yakıcı azabı görene kadar (inanmazlar).
Kadri Çelik
swap_vert close
Kendilerine (istedikleri) bütün mucizeler gelmiş olsa bile, elem verici azabı görünceye kadar (iman etmezler).
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hakikati tüm berraklığıyla gösteren her türlü mûcize önlerine konulsa bile, yine de inkârda diretecekler; ta ki,son nefeslerini verirken o can yakıcı azâbı kendi gözleriyle görünceye kadar! Fakat böyle bir imanın da faydası olmayacaktır.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Acıveren Azab’ı görmeleri için onlara her bir âyet geldiyse de!
Mehmet Çakır
swap_vert close
96,97. Resulüm! Allah'ın inkarcılar hakkında söylediği söz, artık gerçek olmuştur: Yani sen onların önüne mucizeler de yığsan, Fıravun gibi kıvrandıran acıları görmeden // inanmayacaklardır…
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnkâr edenlerin önyargıları o kadar güçlüdür ki; bütün gerçeklerimiz açıkça önlerine konsa, azap hükmü verilse, bizzat azap edilinceye kadar inanmazlar. Ayetlerimizin gerçeğini anlamaya karşı bu kadar katı, bu kadar önyargılıdırlar. Akıllarını da hiç kullanmazlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kendilerine her bir delil gelmiş olsa bile elem verici azabı görünceye kadar (inanmayacaklardır). [*]
Yûnus 10:33, 96 ve 97 gibi ayetler, Yüce Allah’ın gelecekte kimlerin inanmayacağını bildiğinin apaçık delillerindendir. Benzer mesajlar: En‘âm 6:25, 109, 111; A‘râf 7:146; Yûnus 10:33, 96; Hicr 15:13-15; İsrâ 17:93; Şu‘arâ 26:199; Sebe’ 34:31.  
Mehmet Türk
swap_vert close
İşte onlara; acıklı azapla karşılaşacakları zamana kadar, ne tür mûcize getirirsen getir, (onlar asla îman etmezler.)
Muhammed Esed
swap_vert close
Kendilerine her türlü kanıtlayıcı belge gelse bile, tâ ki [öte dünyada kendilerini bekleyen] o çok can yakıcı azabı gözleriyle görünceye kadar... ¹¹⁸
118 Zımnen, “kendilerine, inanmanın artık hiçbir yararının olmayacağı Gün’e kadar”: Bununla, tam boğulma anında Firavun’un “imana gelmesi”nden söz eden 90-91. ayetlere atıf yapılıyor olmalı. Karş. keza 4:17-18.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Zira onlar hakikatin her türlü belgesi kendilerine gelse bile can yakıcı azabı görene kadar iman etmezler. 32/12
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İsterse hakikatin her tür delili (ayaklarına kadar) gelmiş olsun: ta ki o elem verici azabı görünceye kadar…
Orhan Kuntman
swap_vert close
96,97. Gerçek şu ki, üzerlerine Rabbinin hükmü (küfür üzere ölecekleri) kesinleşmiş olanlar, kendilerine -istedikleri- bütün mucizeler gelse bile, o çetin azabı görünceye kadar inanmayacaklardır!
Osman Fırat
swap_vert close
Onlara bütün âyetler gelmiş olsa bile, Ta ki O azabı görünceye kadar (iman etmezler).
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Velev ki, onlara her âyet gelsin. Pek acıklı azabı görünceye kadar (küfürlerinde devam ederler).
Suat Yıldırım
swap_vert close
96, 97. (Kâfir olarak ölüp cehenneme gideceklerine dair) haklarında Rabbinin hükmü kesinleşmiş olanlar, her türlü mûcize de önlerine gelse, gayet acı azabı görmedikçe iman etmezler. [10, 88]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlara bütün ayetler gelmiş olsa bile, acı azabı görünceye kadar (inanmazlar).
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Eğer onlara bütün mu'cizât gelse ve gösterilse îmân itmezler, hattâ elemli 'azâb görirler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bütün mucizeler(ayetler) önlerine gelse bile acıklı azabı görünceye kadar böyle gider.
Şaban Piriş
swap_vert close
Can yakıcı azabı görene kadar, Kendilerine her türlü belge gelse bile…
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlara her türlü âyet gelecek olsa bile, o acı azabı görmedikçe sana inanmazlar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Tüm ayetler onlara gelse bile. Ta, o korkunç azabı görünceye kadar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
96-97. bayıķ anlar kim vācib oldı anlara çalabuñ sözi inanmazlar eger geldi-y- ise daħı anlara her nişān tā göreler 'aźābı aġrıdıcı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eger anlara her āyet gelmese daḫı anlar görmeyince ulu ‘aẕābı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlara hər hansı bir ayə gəlsə, şiddətli əzabı görməyincə (inanmazlar).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Though every token come unto them, till they see the painful doom.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Even if every Sign was brought unto them,- until they see (for themselves) the penalty grievous.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَوْ
velev ki
جَٓاءَتْهُمْ
kendilerine gelse
كُلُّ اٰيَةٍ
bütün âyetler
حَتّٰى يَرَوُا
görünceye kadar
الْعَذَابَ
azabı
الْاَل۪يمَ
elem verici
(96-97) Muhakkak ki üzerlerine Rabbinin (azap) kelimesi (hükmü) hak olanlar, kendilerine bütün âyetler gelmiş olsa dahi o elem verici (iç yakan) azabı görünceye kadar iman etmezler.
لَو
Masdar harfi
لَو
Olsa, şayet, keşke
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
حَتّٰى
Edat
حَتّٰى
Nihayet, -e kadar, hatta, ta ki, sonuçta
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
اَلِيم
Sıfat
ا ل م
Elem verici