close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûnus Sûresi 78. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâlû eci/tenâ litelfitenâ ‘ammâ vecednâ ‘aleyhi âbâenâ vetekûne lekumâ-lkibriyâu fî-l-ardi vemâ nahnu lekumâ bimu/minîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Bizi atalarımızdan bulup gördüğümüz şeylerden çevirip yeryüzünde bize hakim olmak için mi geldiniz ve biz, ikinize de inanmıyoruz dediler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Onlar ise Hz. Musa ve Harun’a:) "Siz bizi, babalarımızı üzerinde bulduğumuz şeyden (sistemden) çeviresiniz de, bu memlekette (kuracağınız yeni düzenle) büyüklük (ve üstünlük) siz ikinize kalsın diye mi bize geldiniz? Biz sizin ikinize de inanacak (getirdiğiniz dine ve düzene uyacak) değiliz" demiş (zulüm ve zillet üzerinde inat etmiş)lerdi.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Firavun ve çevresindeki seçkinler: “Bizi, atalarımızı inanç ve uygulama olarak izler bulduğumuz yoldan çevirmeye ve böylece ikinizin bu ülkede söz sahibi kimseler olmanızı sağlamaya mı geldiniz? Her ne hal ise, ikinize de inanmıyoruz” dediler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlar: “Bizi, gördüğümüz, bildiğimiz atalarımızın yolundan, hayat tarzından çevirip, ülkede devlet ve saltanat, seninle kardeşine, ikinize ait olsun diye mi yanımıza gelerek bizimle bu kadar mücadele ediyorsun? Biz ikinize de itimat etmiyoruz.” dediler.
bk. Kur’an-ı Kerim, 7/70.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar da: "Sen bizi atalarımızı üzerinde bulduğumuz yoldan çevirmek ve yeryüzünde büyüklüğün (hakimiyetin) ikinizin olması için mi geldin? Biz size iman edecek değiliz" dediler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlar: 'Siz ikiniz, bizi atalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol)dan çevirmek ve yeryüzünde büyüklük sizin olsun diye mi bize geldiniz? Biz, sizin ikinize inanacak değiliz' dediler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlar, Mûsa ile Harûn'a! “Sen, bizi babalarımızdan bulduğumuz yol üzerinden çevirmek için mi geldin? Yeryüzünde saltanat ikinize ait mi olacak? Biz, ikinize de iman etmeyiz” dediler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlar: “Sen bizi, babalarımızı üzerinde bulduğumuz düzenden çevirip yeryüzünde büyüklüğün ikinize geçmesi için mi geldin? Biz size asla inanacak değiliz.” dediler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Bunun üzerine onlar şöyle dediler: “Babalarımızı üzerinde bulduğumuzdan bizi döndüresin ve yeryüzünde ululuk sizin ikinizin olsun diye mi bize geldin? Biz size inanacak değiliz.”
Besim Atalay
swap_vert close
Dediler ki: «Siz ikiniz, atalardan bulduğumuz şeylerden bizi döndürmek, yeryüzünde büyük olmak üzere mi geldiniz? Bizler size inanıcı değiliz»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlar dediler ki: “Babalarımızı üzerinde bulduğumuz (dinden ve yoldan) çevirmek ve ikiniz için yeryüzünde büyüklük (liderlik ve önderlik) sağlamak için mi bize geldin? Biz ikinize de asla inanacak değiliz.”
“Babalarımızı üzerinde bulduğumuz” ifadesi Kur’an’da en çok karşılaştığımız cümlelerdendir. Mekkeli müşriklerin de Hz. Peygambere karşı çıkmasının en büyük gerekçesi ve bahanesi buydu. Bugün de aynı durumla karşılaşmıyor muyuz? Ne zaman Kur’an’dan bahsedilse ve ne zaman hurafeleri ortadan kaldıracak bir faaliyet gösterilse hemen birileri çıkıp; “doğruyu siz mi biliyorsunuz, bugüne kadar yaşananlar yanlış mıydı, şimdiye kadar herkes yanlış anladı da bir tek siz mi doğru anladınız? atalarımız bunları bilmiyor muydu?” şeklinde tepkilerle Kur’an’ın getirdiği hakikati boğmaya kalkıyor. Üstelik bunu da Hz. Muhammed’in peygamberliğini istismar ederek uydurma hadislerle yapmaya çalışıyor. Kur’an’ı saf dışı etmeye çalışanların söylemlerinden sadece bir örnek: “Herhangi bir konuda yüzlerce ayet olsa, eğer o konuda bir hadis bulunuyorsa ve bu hadis zayıf da olsa, âyetlere değil, Hadis’e itibar edilir.” Bu söylemleri görünce insan düşünmeden edemiyor; “Hz. Peygamber galiba Kur’an’ı tebliğ için değil de onu ortadan kaldırmak için görevlendirilmiş.” İşte dalaletin zirveleşmesi buna derler.  
Cemil Said
swap_vert close
Didiler ki: "Sen ecdâdımızın ta’kîb itdiği yoldan bizi ayırmak ve arz üzerinde yalnız hâkim olmak içün mi geldin? Sana inanmayız."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Siz ikiniz, bizi babalarımızı üzerinde bulduğumuz yoldan çevirmek ve yeryüzünün büyükleri olasınız diye mi geldiniz? Biz size inanmıyoruz" dediler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Dediler ki: “Bizi atalarımızı üzerinde bulduğumuz yoldan döndüresin de yeryüzünde hâkimiyet (devlet) ikinizin eline geçsin diye mi bize geldin? Biz ikinize de inanmıyoruz.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
“Sen” dediler, “Bizi atalarımızı üzerinde bulduğumuz yoldan çeviresin de bu yerde nüfuz ve egemenlik ikinizin olsun diye mi aramıza geldin? Biz ikinize de inanacak değiliz!”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlar dediler ki: Babalarımızı üzerinde bulduğumuz (dinden) bizi döndüresin ve yeryüzünde ululuk sizin ikinizin olsun diye mi bize geldin? Halbuki biz size inanacak değiliz.
Edip Yüksel
swap_vert close
Dediler: "Sen, yeryüzünde büyüklük ikinize kalsın diye, atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeyden bizi çevirmek için mi bize geldin? Biz size asla inanmayız."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Dediler ki: "Sen bizi, atalarımızdan kalan yoldan çeviresin de yeryüzünde saltanat ikinizin olsun diye mi geldin? Biz ikinize de inanmayız".
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Sen, dediler: bizi, atalarımızı üzerinde bulduğumuz yoldan çeviresin de bu yerde Devlet ikinizin olsun diye mi geldin? Biz ikinize de inanamayız
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onlar da, “(Siz ikiniz,) bizi, atalarımızı üzerinde bulduğumuz yoldan (inançtan) çevirmek ve yeryüzünde büyüklüğün (hâkimiyetin) ikinizin olması (nı sağlamak) için mi bize geldiniz? Biz size inanacak değiliz!” dediler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Dediler ki: “Sen; bizi, atalarımızı üzerinde bulduğumuz yoldan çevirmek ve yeryüzünde gücün ikinizin eline geçmesini sağlamak için mi geldin? Biz, size mü'min¹ olacak değiliz.
1- İman etmek, inanmak.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Dediler: «Sen atalarımızı üzerinde bulduğumuz (yoldan) bizi döndüresin de bu yerde devlet ikinizin (elinde) olsun diye mi bize geldiniz? Biz ikinize de inanıcılar değiliz».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Onlar) dediler ki: “(Sen) bize, atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeyden bizi döndüresin de yeryüzünde saltanat sâdece ikinizin (kardeşin Hârûn ile senin) olsun diye mi geldin? Biz, ikinize de inanacak kimseler değiliz.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlar (Musa’ya) dediler ki: “Babalarımızı üzerinde bulduğumuz (hayat tarzın)dan çevirmek ve ikiniz için yeryüzünde büyüklük (liderlik ve önderlik) sağlamak için mi bize geldin? Biz ikinize de asla inanacak değiliz. *
(*) “Babalarımızı üzerinde bulduğumuz” ifadesi Kur’an’da en çok karşılaştığımız cümlelerdendir. Mekkeli müşriklerin de Hz. Peygambere karşı çıkmasının en büyük gerekçesi ve bahanesi buydu. Bugün de aynı durumla karşılaşmıyor muyuz? Ne zaman Kur’an’dan bahsedilse ve ne zaman hurafeleri ortadan kaldıracak bir faaliyet gösterilse hemen birileri çıkıp; “doğruyu siz mi biliyorsunuz, bugüne kadar yaşananlar yanlış mıydı, şimdiye kadar herkes yanlış anladı da bir tek siz mi doğru anladınız, atalarımız bunları bilmiyor muydu?” şeklinde tepkilerle Kur’an’ın getirdiği hakikati boğmaya kalkıyor. Üstelik bunu da Hz. Muhammed’in peygamberliğini istismar ederek uydurma hadislerle yapmaya çalışıyor. Kur’an’ı saf dışı etmeye çalışanların söylemlerinden sadece bir örnek: “Herhangi bir konuda yüzlerce ayet olsa, eğer o konuda bir hadis bulunuyorsa ve bu hadis zayıf da olsa, âyetlere değil, Hadis’e itibar edilir.” Bu söylemleri görünce insan düşünmeden edemiyor; “Hz. Peygamber galiba Kur’an’ı tebliğ için değil de onu ortadan kaldırmak için görevlendirilmiş.” İşte dalaletin zirveleşmesi buna derler. (C. Külünkoğlu Meal Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Firavun ve çevresindekiler “Siz ikiniz bizi, atalarımızı üzerinde bulduğumuz yolundan ayırmak için mi geldiniz? Siz de yeryüzünün büyükleri olun, Öyle mi? Hayır hayır biz sizin ikinize de inananlardan değiliz” dediler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Dediler: "Sen bizi atalarımızın tuttukları yoldan ayırmak, ikiniz bu ülkenin başına geçmek için mi bize geldiniz? Biz ikinize de inanmıyoruz."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar dediler ki: Bizi babamızdan bulduğumuz dinden döndürmek, kendiniz için de yeryüzünde büyüklük elde etmek [⁷] için mi bize geldiniz? Biz size inanacak değiliz.
[7] Mısır'da padişahlığı yakalamak için.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar dediler ki: “Sen bizi babalarımızın/atalarımızın üzerinde bulunduğu şeyden/yoldan döndüresin de ikiniz yeryüzünün büyükleri/liderleri olasınız diye mi geldin? Biz ikinize de inanacak değiliz!”
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar, “Siz ikiniz, bizi babalarımızı üzerinde bulduğumuz şeylerden çevirmek ve yeryüzünde büyüklük sizin olsun diye mi bize geldiniz? Biz, sizin ikinize iman edecekler değiliz” dediler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Firavun ve kurmayları, Mûsâ’ya dediler ki: “Şimdi anlaşıldı! Demek sen ve kardeşin Hârûn, atalarımızdan bize miras kalan töre, gelenek, inanç ve ideolojilerin şekillendirdiği din ve hayat anlayışından bizi vazgeçirmek ve böylelikle, vicdanlarda kalması gereken kutsal din duygularını siyasete alet ederek bu ülkede egemenliği ele geçirmek ve bizi sıradan insanlar gibi yaşamaya mahkûm etmek için buralara geldiniz, öyle mi? Yoo, elimizdeki saltanatı kimseye kaptırmaya niyetimiz yok! Dolayısıyla, size asla inanmayacağız!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Bize, Yeryüzü’nde Büyüklükler sadece ikinizin olması ve babalarımızı üzerinde bulduğumuz şeyden alıkoyman için mi geldin? Biz de ikinize inanacak (mümin) değiliz” dediler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Musa’ya çıkıştılar: " Siz bizi geleneklerimizden koparmaya mı geldiniz ? Yoksa ülke yöneticilerini yanınıza almak mı istiyorsunuz? Açıkçası size güvenemeyiz. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Firavun ve adamları dediler ki; "Sen bizi babalarımızın eskiden beri uydukları düzenden döndürmek, düzenimizi başımıza yıkmak, sonra kendi düzeninizi kurup yeryüzüne hâkim kılmak, böylece ikiniz yeryüzünün hâkimi olmak için mi geldiniz? Bizler size inanacak değiliz!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar “Babalarımızı üzerinde bulduğumuz (dinden) bizi döndüresin [*] ve yeryüzünde yücelik sizin ikinizin olsun diye mi bize geldin? Biz size asla inanacak değiliz.” demişlerdi.
Firavun ve adamları taklide battıkları için, atalarını neyin üzerinde bulmuşlarsa o yolu, yani o dini, hayat tarzını takip edeceklerini ifade etmiş, o yoldan vazgeçirme gerekçesi nedeniyle Hz. Musa’ya ve Hz. Harun’a itibar etmeyeceklerini belirtmişlerdi. “Atalarımızı üzerinde bulmuştuk” sözü taklitçiliğin göstergesidir ve bu ümmet içerisinde öncelikle Mekkeli müşrikler bu hatalı yolu izleyenler olmuştur. Ancak mesaj elbette onlarla sınırlı değildir. Şeytanın izini takip eden herkesin bu noktada muhatap olduğu unutulmamalıdır. Taklitle ilgili benzer mesajlar: Bakara 2:170; Mâide 5:104; A‘râf 7:28; Hûd 11:53-54, 62, 87; Enbiyâ 21:52-53; Şu‘arâ 26:70-74; Lokmân 31:21; Sebe’ 34:43; Sâffât 37:69-74; Zuhruf 43:22, 23.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Onlar (Mûsa’ya): “Sen babalarımızı üzerinde bulduğumuz şeyden, (atalarımızın inanç ve geleneklerinden) bizi uzaklaştırmak ve ikiniz birden (Mûsa ve Hârûn olarak) yeryüzünün uluları olmak için mi bize geldin?¹ Biz, sizin ikinize de kesinlikle inanmayacağız.” dediler.
1 Ellerindeki saltanatı kaçırmamak ve müstekbirliklerini sürdürmek için böyle derler.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[Seçkinler:] “Bizi atalarımızı inanç ve uygulama olarak izler bulduğumuz yoldan çevirmeye ve böylece ikinizin bu ülkede söz sahibi kimseler olmanızı sağlamaya mı geldin? Her ne hal ise, size, ikinize ¹⁰¹ inanmıyoruz!” dediler.
101 “Siz ikiniz” şeklindeki ikili hitap Hz. Musa ve Harun’la ilgilidir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlar ise: – Sen bize, atalarımızdan görüp öğrendiğimiz dinden bizi döndürmek, kardeşinle beraber bu ülkede iktidarı ele geçirip bize üstünlük sağlamak için mi geldin? Biz ikinize de asla inanacak değiliz. 23/24- 47, 40/26
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Yönetici seçkinler) dediler ki: “Sen, bizi atalarımızı üzerinde bulup izlerini takip ettiğimiz yoldan çevirmeye ve bu şekilde kendinize ülkede iktidar yolunu açmaya mı geldin?[¹⁶⁵⁹] Fakat biz, her ikinize de asla inanacak değiliz.”
[1659] Ezilenlerin iktidardan pay istemelerini, ezenler affedilmez bir cürüm olarak takdim etmişlerdir. Eğer durum böyleyse, kendileri suçüstü yakalanmışlardır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlar ise (Musa'nın hak peygamber olduğuna inanmadılar ve) "Ey Musa sen babalarımızı üzerinde bulduğumuz dinden bizi döndürmeğe ve bu ülkede mülk ve saltanatın ikinizin (seninle kardeşinin) olmasını temin etmeğe mi geldin? Biz elbette size inanacak değiliz” dediler.
Osman Fırat
swap_vert close
Dediler ki: "Sen bizi, babalarımızı üzerinde bulduğumuzdan çeviresin de yeryüzünde büyüklük ikinize olsun diye mi geldin? Biz ikinize de iman edecek değiliz!"
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Dediler ki: «Babalarımızı üzerinde bulduğumuz şeyden bizi çeviresin de yerde ululuk ikinize olsun diye mi bize geldin? Biz ikinize de inanıcılar değiliz.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
“Sen”, dediler, “bizi atalarımızı üzerinde bulduğumuz dinden döndüresin de ülkede önderlik ikinize kalsın diye mi geldin? Biz, mümkün değil, size inanmayız. ” [7, 70]
Dine inanmayanların bütün düşündükleri dünya menfaati olduğundan, peygamberlere bile bakışları o açıdan oluyor. Âyet dine hizmet edenlerin bu hususa dikkat etmelerini, en ufak bir açık verilmemesi yani müminlerin şahsî ve dünyevî menfaatlere yönelmemeleri gerektiğini ima ediyor.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Dediler ki: "Sen bizi, babalarımızı üzerinde bulduğumuz şeyden çeviresin de yeryüzünde büyüklük yalnız ikinize kalsın diye mi geldin? Biz size inanacak değiliz!"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlar Mûsâ ve Hârûn'a: "Yeryüzünde kendinize büyüklük hâsıl olması içün siz, bizi, babalarımızı üzerinde buldığımız yoldan ve dînden döndürmeğe mi geldiniz? Ve biz size îmân idicilerden değiliz" didiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Dediler ki “Atalarımızdan görüp bildiğimiz yoldan bizi çevirmek için mi geldin? Bu yerin büyüğü ikiniz olacaksınız öyle mi? Biz ikinize de inanmıyoruz.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlar ise:-Sen bize, babalarımızı bulduğumuz yoldan bizi ayırmak ve yeryüzünde büyüklük sadece ikinizin olsun diye mi geldin? Biz ikinize de inanmıyoruz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar dediler ki: “Atalarımızdan gördüğümüz şeyden bizi çeviresin de ülkede iktidar ikinizin elinde kalsın diye bize geldin, değil mi? Biz ikinize de inanmıyoruz.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Dediler ki: "Sen bize, atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeyden bizi çeviresin de bu toprakta devlet ve ululuk ikinizin olsun diye mi geldin? Biz, ikinize de inanmıyoruz."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyittiler: “geldüñüz mi bize tā döndüresiz bizi andan kim bulduķ anuñ üzere atalarumuzı daħı ola siz ikinüñ ululıķ yirde ya'nį mıśr yirinde? daħı degülüz biz siz ikiye inanıcılar.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyitdiler: Sen geldi mi‐sen bize bizi ḳaytarmaġ‐ıçun andan kim ṭapduḳ bizatalarumuzı anuñ üstine, daḫı olmaġ‐ıçun sizüñ ikiñüze yirde ululuḳ? Daḫıbiz size inanmazuz, didiler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar (Musaya və Haruna): “Bizi atalarımızın tapındığı dindən döndərmək, özünüz də yer üzündə böyüklük etmək üçünmü gəldiniz? Biz sizə iman gətirən deyilik!” – dedilər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
They said: Hast thou come unto us to pervert us from that (faith) in which we found our fathers, and that you two may own the place of greatness in the land? We will not believe you two.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
They said: "Hast thou come to us to turn us away from the ways we found our fathers following,- in order that thou and thy brother may have greatness in the land?(1463) But not we shall believe in you!"
1463 Notice how they attribute evil motives to the men of Allah, motives of ambition and lust for power, which the men of Allah had been sent expressly to put down. The same device was used against Al Mustafa.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالُٓوا
dediler ki
اَجِئْتَنَا
bize mi geldin
لِتَلْفِتَنَا
döndüre- sin diye
عَمَّا
o şey-den ki
وَجَدْنَا
bulduk
عَلَيْهِ
üzerinde
اٰبَٓاءَنَا
babaları- mızı
وَتَكُونَ
ve olsun diye
لَكُمَا
ikinizin
الْكِبْرِيَٓاءُ
büyüklük
فِي الْاَرْضِۜ
yeryüzünde
وَمَا نَحْنُ
ve biz değiliz
لَكُمَا
ikinize
بِمُؤْمِن۪ينَ
iman edecekler
Onlar ise şöyle dediler: "(Sen) Bize, babalarımızı üzerinde bulduğumuz şeyden bizi döndüresin de yeryüzünde büyüklük (ve hüküm) ikinizin olsun diye mi geldin? Biz size iman edecek değiliz."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
لَفَتَ
Fiil-I
ل ف ت
Döndürdü, çevirdi
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
وَجَدَ
Fiil-I
و ج د
Buldu
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اٰبَاء
İsim
ا ب و
Ataları, babaları
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
لَكُمَا
Zamir
لَكُمَا
İkiniz için, sizin için, size
كِبْرِيَٓاء
İsim
ك ب ر
Büyüklük
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
نَحْنُ
Zamir
نَحْنُ
Biz
لَكُمَا
Zamir
لَكُمَا
İkiniz için, sizin için, size
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan