close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûnus Sûresi 77. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâle mûsâ etekûlûne lilhakki lemmâ câekum(s) esihrun hâżâ velâ yuflihu-ssâhirûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Musa, size gerçek, gelince böyle mi dersiniz dedi, büyü mü bu? Ve büyücüler, kurtulmazlar, muratlarına erişmez onlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Musa (onlara): "Size Hakk geldiğinde (hep böyle) mi söylersiniz? Bu (benim tebliğim ve mucizelerim) bir büyü müdür? (Hiç akıl erdirmez misiniz?) Oysa büyücüler, kurtuluşa ermezler" deyip (uyarıvermişti.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Musa dedi ki: “Size gerçekler geldiğinde, onun hakkında böyle mi konuşursunuz, hiç büyü olabilir mi bu? Hem de büyücülerin hiçbir şekilde, umduklarına eremedikleri ortada iken.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Mûsâ: “Size hak bir mûcize, doğru bilgiler gelince böyle mi söylüyorsunuz? Bu sihir mi? Sihirbazlar iflâh olmaz, kurtuluşa, ebedî nimetlerle mutluluğa eremez” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Musa onlara: "Gerçek size gelince ona böyle mi diyorsunuz? Bu sihir midir? Oysa sihirbazlar kurtuluşa ermezler" dedi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Musa: 'Size hak geldiğinde (böyle) mi söylersiniz? Bu bir büyü müdür? Oysa büyücüler, kurtuluşa ermezler' dedi.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Mûsa, onlara şöyle dedi: “- Size mûcize gelince böyle mi diyorsunuz? Bu sihir mi? Sihirbazlar dünya ve âhirette felâh bulamazlar.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Musa dedi ki: “Hak size geldiği zaman, bu sihirdir mi dersiniz? Hâlbuki sihirbazlar felah bulmaz.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Mûsâ, “Size hak geldiğinde onun için hep böyle mi dersiniz? Bu bir sihir midir? Halbuki sihirbazlar iflah olmazlar” dedi.
Besim Atalay
swap_vert close
Musa dedi onlara: «Sizlere hak geldiğinde, buna büyü mü diyordunuz? Büyücüler kurtulmazlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Musa (onlara): “Size hakikat gelince, onun hakkında böyle mi diyorsunuz? Bu bir sihir midir? Oysa sihirbazlar, iflah olmazlar!” dedi.
Cemil Said
swap_vert close
O vakit Mûsâ ânlara didi ki: " Size hak ve mu’cize ile gelene sihirbaz mı diyorsunuz? Sihirbazlar felâh bulmazlar."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Musa: "Size gelen gerçeğe dil mi uzatırsınız? Bu sihir midir? Sihirbazlar zaten başarı kazanamazlar" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Mûsâ: “Size hak gelince, onun hakkında böyle mi diyorsunuz? Bu bir sihir midir? Oysa sihirbazlar, iflah olmazlar!” dedi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Mûsâ şöyle dedi: “Size gerçek ulaştığında böyle mi söylersiniz? Bu sihir mi! Oysa sihirbazlar gerçek bir başarıya ulaşamaz.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Musa: «Size hak geldiğinde onun için (hep böyle) mi dersiniz? Bu bir sihir midir? Halbuki sihirbazlar iflâh olmazlar» dedi.
Edip Yüksel
swap_vert close
Musa, "Size gelen gerçeği böyle mi nitelendiriyorsunuz? Bu bir büyü müdür? Oysa büyücüler başarıya ulaşamaz."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Musa dedi ki, "Size hak gelince, ona böyle mi diyorsunuz? Bu sihir midir?" Halbuki sihirbazlar iflah olmazlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Musâ, ya! dedi: size hak gelince böyle mi diyorsunuz? Bu sihir mi? Halbuki sihirbazlar felâh bulmazlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Mûsâ (onlara), “Size hakikat gelince, onun hakkında böyle mi diyorsunuz? Bu bir sihir midir? Oysa sihirbazlar iflah olmazlar!” dedi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Musa: “ Size gelen Hakikat için, “bu sihirdir” mi diyorsunuz? Oysa sihirbazlar iflah olmazlar.” dedi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Musa: «Siz, hak için, o size gelince (böyle) mi söylersiniz? Bu, bir sihir midir? Halbuki sihirbazlar umduklarına eremezler» dedi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Mûsâ: “Size hak gelince, onun için böyle mi diyorsunuz? Bu bir sihir midir? Hâlbuki sihirbazlar kurtuluşa ermez!” dedi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Musa dedi ki: “Size gerçekler geldiğinde, onun hakkında böyle mi konuşursunuz, hiç büyü olabilir mi bu? Hâlbuki sihirbazlar iflâh olmazlar"(sahtekârlıkları ortaya çıkar) dedi. *
(*) Bu son cümlenin vurguladığı husus, “büyü” ya da “sihir” olarak nitelendirilen şeyin, herhangi bir gerçek ve manevî muhtevadan yoksun, geçici bir görüntüden başka bir şey ortaya koyamayacağı, küllî çerçevesi itibariyle Kur’an’da Allah’ın yolu olarak tanımlanan tabiat ilke ve kanunlarının üstüne çıkamayacağı hakikatidir. Hz. Musa ile sihirbazların ve sonrakilerin ihtidasına dair kıssa, her ikisi de bu sureden önce vahyedilmiş olan A‘râf ve Tâ-Hâ surelerinde oldukça ayrıntılı olarak anlatılmaktadır. (M. Esed Meali Yunus-76. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Musa onlara “Size hak (gerçekler) geldiğinde, gerçeklere mi bu sihirdir diyorsunuz? Sihirle uğraşanlar asla kurtuluşa eremezler” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Musa onlara dedi: "Size bir gerçek gelince ona büyü mü dersiniz? Oysaki büyücüler onmazlar."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Musa onlara: «— Size hak mucize gelince onun hakkında büyücülüktür mü dersiniz. Bu büyücülük müdür? Halbuki büyücüler umduklarına ermezler» dedi.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Musa, “Size gelen gerçek hakkında böyle mi konuşuyorsunuz? Bu bir sihir mi? Hâlbuki sihirbazlar/büyücüler mutlu sona ulaşamazlar” (dedi).
Kadri Çelik
swap_vert close
Musa, “Size gerçek gelince, “Sihir” mi dersiniz? Oysa sihirbazlar asla kurtuluşa ermezler” dedi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Mûsâ, “Size gelen gerçek hakkında bunu mu söyleyecektiniz? Bu apaçık mûcizeler hiç büyü olabilir mi? Oysa büyücülerle Peygamberler arasında ne kadar muazzam fark var! Zira büyücüler, yüce bir ideal uğruna her şeylerini fedâ edebilecek kişiler değillerdir. Siz hiç bir büyücünün, zâlim bir diktatörün karşısına çıkıp dâvâsını korkusuzca haykırdığını, onu Allah’ın dinine dâvet ettiğini gördünüz mü? Tam tersine, büyücü para kazanmak için müşterilerinin önünde numarasını gösterir ve mükâfâtını almak için avucunu açar. Onun hak, hukuk, adâlet diye bir tasası yoktur; olsa zaten büyücülük yapmaz. Kaldı ki, bunlar kazara Peygamberlik iddiasında bulunsalar bile, çok geçmeden foyaları meydana çıkar. Kısacası, sihirbazlar asla iflah olmazlar!” dedi.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Musa: “Size geldiğinde Hakk için: “-‘Bu bir sihir mi?’ diyorsunuz, öyle mi? Sihirbazlar başarılı olmaz” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Musa cevap verdi: " şimdi siz bu gerçeğe göz göre göre büyü mü diyorsunuz? Büyücüler iflah olmaz ki. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Musa Firavun ve kavmine: "Size gelen gerçekler için böyle mi diyorsunuz? Size okunan gerçekler büyü müdür? Andolsun ki insanları kandırmak için büyülü sözler söyleyen, büyüye başvuranlar asla iflah olmazlar!" dedi.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Musa “Size gerçek (bilgi) geldiğinde onun için ‘Bu bir büyü müdür? (Hep böyle mi) dersiniz? (Oysa) büyücüler başarılı olamazlar!” diye sormuştu.
Mehmet Türk
swap_vert close
Mûsa da onlara: “size hakk geldiği zaman siz hep böyle mi dersiniz? Bunun hiç büyüye (benzer bir yanı) var mı? Hem büyücüler asla kurtuluşa eremezler.” dedi.
Muhammed Esed
swap_vert close
Musa: “Size hak geldiğinde hakkında böyle mi konuşursunuz?” dedi, hiç büyü olabilir mi, bu? Hem de, büyücülerin mutlu sona asla ulaşamayacakları ortadayken!” ¹⁰⁰
100 Bu son cümlenin vurguladığı husus, “büyü” ya da “sihir” olarak nitelendirilen şeyin, herhangi bir gerçek ve manevî muhtevadan yoksun, geçici bir görüntüden başka bir şey ortaya koyamayacağı, küllî çerçevesi itibariyle Kur’an’da Allah’ın yolu olarak tanımlanan tabiat ilke ve kanunlarının üstüne çıkamayacağı hakikatidir. Hz. Musa ile sihirbazların ve sonrakilerin ihtidasına dair kıssa, her ikisi de bu sureden önce vahyedilmiş olan A‘râf ve Tâ-Hâ surelerinde oldukça ayrıntılı olarak anlatılmaktadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Musa: – Size gelen hakikat için hep böyle mi söylersiniz ve bu bir sihir midir? Oysa sihirbazlar asla başarıya ulaşamazlar, demişti. 20/69
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Musa dedi ki: “Siz (ayağınıza) gelen hakikat hakkında (hep) bu tarz mı düşünürsünüz?[¹⁶⁵⁷] Ne yani, şimdi sihir bu mu? İyi ama, sihirbazlar (bunu) başaramaz ki!”[¹⁶⁵⁸]
[1657] Kâle fiili yalnızca “konuşmak” anlamına gelmez, “düşünmek” anlamını da içerir (Bkz: Âyet 65, not 86). [1658] Buradaki lâ yuflihu, ceza hukukunun konusu olan müeyyideye değil, teknik anlamda “başarısızlığa” delâlet etse gerektir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Bunun üzerine) Musa onlara: "Size (Rabbinizin katından) gerçek bir mucize geldiği halde nasıl olur da onun hakkında bu bir sihirdir, diyebilirsiniz? Bu bir sihir midir? (Yoksa bir mucize midir? Aradaki farkı ancak bu mucize ile sihiri karşılaştırmak suretiyle anlayabiliriz ki, Rabbim beni muhakkak üstün getirecektir) Sihirbazlar ise asla iflah olmazlar" diyerek onları uyardı.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve Mûsâ: "Size gelen gerçek için böyle mi diyorsunuz? Bu bir sihir midir? Halbuki sihir yapanlar iflah olmazlar!" dedi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Mûsa dedi ki: «Size geldiği zaman hak için bu sihirdir, der misiniz? Bu bir sihir midir? Halbuki, sahirler felâh bulamazlar.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Mûsâ dedi ki: “Size gelen gerçeği böyle mi nitelendiriyorsunuz? İnsaf edin, sihir midir bu? Şu bir gerçektir ki büyücüler iflah olmazlar. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Musa: "Size gelen gerçek için böyle mi diyorsunuz? Büyü müdür bu? Halbuki büyücüler, iflah olmazlar!" dedi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Mûsâ: "Size gelen hakka ve doğrıya sihir mi diyorsunuz? Bu sihir midir? Sâhirler felâh bulmazlar" didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Musa şöyle dedi: “Gerçekle yüzleşince mi bunu söylüyorsunuz? Bu şimdi sihir mi? Eğer öyleyse sihirbazlar umduklarına kavuşamazlar.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Musa:-Size gelen gerçek için mi böyle söylüyorsunuz? Bu sihir midir? Sihirbazlar asla kurtuluşa eremezler, demişti.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Musa “Size hak geldiğinde böyle mi söylüyorsunuz?” dedi. “Bu mu büyü dediğiniz? Oysa büyücüler asla iflâh olmazlar.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Mûsa dedi ki: "Gerçek size ulaştığında böyle mi konuşuyorsunuz? Büyü müdür bu? Büyücülerin kurtuluşu yoktur."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyitti mūsā’dir [109b] misiz ḥaķ içün ol vaķt kim geldi size? cādūlıķ mıdur uşbu? daħı ķurtılmaz cādūlar.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyitdi Mūsā: Siz eydür misiz ḥaḳḳa size geldükde? Bu siḥr midür? Daḫıiflāḥ olmaz sāḥirler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Musa onlara belə dedi: “Məgər sizə haqq gəldiyi zaman onun barəsində beləmi deyirsiniz? Bu sehrdirmi? Sehrbazlar (dünyada və axirətdə) nicat tapmazlar!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Moses said: Speak ye (so) of the Truth when it hath come unto you? Is this magic? Now magicians thrive not.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Said Moses: "Say ye (this) about the truth when it hath (actually) reached you? Is sorcery (like) this? But sorcerers will not prosper."(1462)
1462 Sorcery is the very opposite of Truth—being deception of plausible shows by the powers of evil. But these cannot succeed or last permanently, and Truth must ultimately prevail.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالَ
dedi
مُوسٰٓى
Mûsâ
اَتَقُولُونَ
diyor musunuz
لِلْحَقِّ
hak için
لَمَّا
ne za-man ki
جَٓاءَكُمْۜ
size geldi
اَسِحْرٌ
bir sihir midir
هٰذَاۜ
bu
وَلَا يُفْلِحُ
hâlbuki iflah olmaz
السَّاحِرُونَ
sihirbazlar
Mûsâ, "size hak geldiğinde onun için (hep) böyle mi diyorsunuz, bu bir sihir midir? Hâlbuki sihirbazlar iflah olmazlar" dedi.
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
مُوسٰى
Özel isim
مُوسٰى
Hz. Musa (a.s.)
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
لَمَّا
Zaman zarfı
لَمَّا
Ne zaman ki, zaman, vakit
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
سِحْر
İsim
س ح ر
Sihir
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَفْلَحَ
Fiil-IV
ف ل ح
Felaha erdi, iflah oldu, kurtuluşa erdi, felah buldu
سَاحِرٌ
Etken fiil
س ح ر
Sihirbaz, büyücü