Musa: “Size hak geldiğinde hakkında böyle mi konuşursunuz?” dedi, hiç büyü olabilir mi, bu? Hem de, büyücülerin mutlu sona asla ulaşamayacakları ortadayken!” ¹⁰⁰
100 Bu son cümlenin vurguladığı husus, “büyü” ya da “sihir” olarak nitelendirilen şeyin, herhangi bir gerçek ve manevî muhtevadan yoksun, geçici bir görüntüden başka bir şey ortaya koyamayacağı, küllî çerçevesi itibariyle Kur’an’da Allah’ın yolu olarak tanımlanan tabiat ilke ve kanunlarının üstüne çıkamayacağı hakikatidir. Hz. Musa ile sihirbazların ve sonrakilerin ihtidasına dair kıssa, her ikisi de bu sureden önce vahyedilmiş olan A‘râf ve Tâ-Hâ surelerinde oldukça ayrıntılı olarak anlatılmaktadır.