close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûnus Sûresi 73. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fekeżżebûhu fenecceynâhu vemen me’ahu fî-lfulki vece’alnâhum ḣalâ-ife veaġraknâ-lleżîne keżżebû bi-âyâtinâ(s) fenzur keyfe kâne ‘âkibetu-lmunżerîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Derken onu yalanladılar da onu ve onunla beraber gemide bulunanları kurtardık ve onları hükümdar ettik ve delillerimizi yalanlayanları sulara boğduk, bak da gör, korkutulanların sonları ne oldu.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Bunun üzerine, yine de onu yalanladılar; Biz de onu ve gemide onunla birlikte olanları kurtardık ve onları halifeler (yeryüzünde etkili ve yetkili kimseler) kıldık. Ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Uyarılanların nasıl bir sonuca uğratıldıklarına bir bak (ki, uyarıldığı halde laf dinlemeyen ve hatasını kabul etmeyen benlik ve kibir ehlinin sonu nasıl noktalanmıştır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bütün bu uyarılara rağmen, onu yalanlamaya kalkıştılar biz de onu gemide onunla birlikte olanların hepsini kurtarıp, bu kurtardıklarımızı o yok ettiklerimizin yerine geçirdik. Ayetlerimizi yalanlamaya kalkışanları ise suda boğduk. Artık sen bir bak, uyarılıp da yola gelmeyenlerin sonu nasıl oldu?
Ahmet Tekin
swap_vert close
Buna rağmen onu yalanladılar. Biz de Nuh'u ve onunla beraber gemilerde olanları kurtardık, dünya düzeni kurmaya, ilâhî hükümleri icraya, yeryüzünü imara yetkili halifeler haline getirdik. Âyetlerimizi yalanlayanları tûfanda boğduk. İbret nazarıyla bak, incele, sorumluluk, hesap ve ceza hatırlatılarak uyarılıp da, iman etmeyenlerin âkıbetleri nasıl oldu?
bk. Kur’an-ı Kerim, 2/30; 7/64; 39/40.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar yine de onu yalanladılar. Ancak biz onu ve gemide onunla beraber olanları kurtardık ve onları halifeler yaptık. Ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Uyarılanların sonlarının nasıl olduğuna bir bak!
Ali Bulaç
swap_vert close
Fakat onu yalanladılar; biz de onu ve gemide onunla birlikte olanları kurtardık ve onları halifeler kıldık. Ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Uyarılanların nasıl bir sonuca uğratıldıklarına bir bak.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bunun üzerine yine Nûh'u tekzîp ettiler. Biz de onu ve beraberindeki müminleri gemide selâmete çıkardık ve bunları yeryüzünün halifeleri yaptık. Âyetlerimizi tekzip edenleri ise, suda boğduk. İşte bak, azabla korkutulup yola gelmiyenlerin sonu nasıl olmuştur!...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Bunun üzerine onu yalanladılar. Biz de onu ve gemide onunla beraber olanları kurtardık. Onları yeryüzüne halifeler yaptık. Ayetlerimizi yalanlayanları da boğduk. İşte bak, uyarılanların sonunun nasıl olduğunu gör!
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Yine de onu yalanladılar; biz de hem onu hem de onunla beraber gemide bulunanları kurtardık ve onları iktidar sahibi yaptık. Âyetlerimizi yalanlayanları da boğduk. Bak ki, uyarılanların sonu nasıl oldu!
Besim Atalay
swap_vert close
Onu yalanladılar, biz kurtardık onu, gemi de onunla bile olanı, biz bunları arda kıldık, âyetlerimizi yalanlayanları suya boğdurduk, imdi bakasın ki, kocundurulanların sonu nice olmuştur
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onu yine de yalanladılar. Biz hem onu ve hem de onunla beraber gemide bulunanları kurtardık ve bunları onların yerine (yeryüzüne) hükümran kıldık. Ayetlerimizi ısrarla yalan sayan (ve zalimliklerine devam eden) kimseleri ise boğulmaya terk ettik. İşte bak, azapla korkutulduğu halde yola gelmeyenlerin sonu nasıl olmuştur?
Bu ayetlerde Hz. Nuh kıssasına temas edilmesi, bu surenin ana fikriyle olan irtibatı sebebiyledir. Hz. Nûh’un ibret ve öğüt veren hikâyesi Kur’an’ın daha pek çok yerinde anlatılmakla beraber en uzun ve detaylı biçimde Hud suresi 11/36-48 ayetlerinde anlatılmaktadır. Ayrıca 71. sure Hz. Nuh’un mücadelesini ve Nuh Tufanını anlattığı için bu sureye Nuh adı verilmiştir.  
Cemil Said
swap_vert close
Nûh’a yalancı didiler. Biz ânı ve gemide bulunan ehlini kurtardık ânları yaşatdık ve âyâtımızı tekzîb idenleri gark iyledik. İşte îmân itmeyenlerin ’âkıbeti böyle oldı.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onu yalancı saydılar; ama Biz onu ve gemide beraberinde bulunanları kurtardık. Onları ötekilerin yerine geçirdik, ayetlerimizi yalanlayanları suda boğduk. Uyarılanlardan söz dinlemeyenlerin sonlarının nasıl olduğuna bir bak.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onu yine de yalanladılar. Biz de onu ve onunla beraber gemide bulunanları kurtardık ve onları ötekilerin yerine geçirdik. Âyetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Bak, uyarılan (fakat söz anlamayan)ların sonu nasıl oldu!
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Yine de onu yalancılıkla itham ettiler. Biz de onu ve gemide onunla beraber olanları kurtardık, âyetlerimizi yalan sayanları ise suda boğduk; yerlerine bunları geçirdik. İşte gör, o uyarılanların sonu nice oldu!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Yine de onu yalanladılar, biz de hem onu hem de onunla beraber gemide bulunanları kurtardık ve onları (yeryüzünde) halifeler kıldık; âyetlerimizi yalanlayanları da (denizde) boğduk. Bak ki uyarılanların (fakat inanmayanların) sonu nasıl oldu!
Edip Yüksel
swap_vert close
Onu yalanladılar. Bunun üzerine onu ve gemide onunla beraber olanları kurtardık. Onları (yeryüzünün) yöneticileri yaptık. Ayetlerimizi yalanlayanları ise boğduk. Uyarılanların akıbetine dikkat et.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Buna rağmen yine de onu inkâr ettiler. Biz de onu ve gemide kendisiyle beraber olanları kurtardık. Ve onları yeryüzüne halifeler yaptık. Âyetlerimizi inkâr edenleri ise suda boğduk. Bak işte uyarılanların akıbeti nasıl oldu.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bunun üzerine yine onu tekzib ettiler. Biz de onu ve beraberindekileri gemide necâte çıkarıb bunları Yer yüzünün halifeleri kıldık, âyetlerimizi tekzib edenleri ise gark ettik, bak işte inzâr olunanların âkibeti nasıl oldu
Emrah Demiryent
swap_vert close
Yine de onu yalanladılar, biz onu ve onunla beraber gemide bulunanları kurtardık ve onları (yeryüzünde) halifeler yaptık. Âyetlerimizi yalanlayanları da (suda) boğduk. Bak, uyarılanların (fakat inanmayanların) sonu nasıl oldu!
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onu yalanladılar. Biz de onu ve onunla beraber gemide bulunanları kurtardık. Ve onları yeryüzünün halifeleri¹ yaptık. Ayetlerimizi yalanlayanları da boğduk. Bak! Uyarılanların sonu nice oldu!
1- Egemenleri.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Yine onlar kendisini tekzîb etdiler. Biz de hem onu, hem gemide beraberinde bulunan kimseleri selâmete erdirdik ve bunları (yer yüzünün) halîfeler (i) yapdık. Âyetlerimizi yalan sayanları ise (suda) boğduk. Bak, (Allahın azâbiyle) korkutul (ub da doğru yolu tutmay) anların sonu nice olmuşdur!.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Buna rağmen onu yalanladılar; bunun üzerine onu ve onunla berâber gemide bulunanları kurtardık; onları (yeryüzünde) halîfeler kıldık; âyetlerimizi yalanlayanları ise suda boğduk. Artık bak o korkutulanların sonu nasıl oldu!(2)
(2)“Şirk (Allah’a ortak koşmak) ve küfür cinâyeti, kâinâtın bütün kemâlâtına (yüksek kıymetlerine)ve ulvî (yüce) hukuklarına ve kudsî hakīkatlerine bir tecâvüz olduğu cihetledir ki, ehl-i şirk ve küfre karşı kâinât kızıyor, semâvât ve arz hiddet ediyor ve onların mahvı için anâsır (hava, su, toprak ve ateş unsurları) ittifâk edip, kavm-i Nûh ve Âd ve Semûd ve Fir‘avun gibi ehl-i şirki boğuyor, gark ediyor.” (Şuâ‘lar, 2. Şuâ‘, 9)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onu yine de yalanladılar. Biz de onu ve onunla beraber gemide bulunanları kurtardık ve onları ötekilerin yerine geçirdik. Ayetlerimizi yalanlamış olanları da (suda) boğduk. Bak, uyarılan (fakat söz anlamak istemeyen)lerin sonu nasıl oldu!
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Nuh’u yalanladılar. Bizde onu ve onunla beraber olanları gemi ile kurtardık ve onları yeryüzünün sahipleri yaptık ve ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Şimdi bak bakalım, uyarılanların, inkârlarının sonucu nasıl oldu.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bunun üzerine onu yalancı yerine koydular. Biz de onu, onunla birlikte gemide bulunanları kurtardık. Bunları ötekilerin yerine geçirdik. Belgelerimizi yalan sayanları da suda boğduk. O uyarılanların sonu nice oldu bir görün.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bunun üzerine kavmi onu yalancı çıkardılar. Biz de onu, onunla beraber gemide bulunanları kurtardık, bunları onların yerine getirdik. Âyetlerimizi yalan sayanları da suda boğduk. Allah/ın azabıyle korkutulanların encamı nasıl olmuştur [⁵] görüyorsunuz!
[5] Onlar, akıbet helâk oldukları gibi seni tekzip edenler de akıbet helâk olacaklardır.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Buna rağmen onu yalanladılar. Biz de onu ve gemide onunla beraber olanları kurtardık. Onları ötekilerin yerine geçirdik [halâ’if]. Ayetlerimizi yalanlayanları da boğduk. Bak işte uyarılanların (ama kulak asmayanların) [munzerîn] sonu nasılmış?
Kadri Çelik
swap_vert close
Onu yalancı saydılar; ama biz onu ve gemide beraberinde bulunanları kurtardık. Onları ötekilerin yerine geçirdik ve ayetlerimizi yalanlayanları suda boğduk. Uyarılanların sonlarının nasıl olduğuna bir bak!
Mahmut Kısa
swap_vert close
Fakat bu uyarıları dikkate almadılar, aksine iyice azgınlaşarak onu yalancılıkla suçladılar. Bunun üzerine, Biz de onu ve gemide onun yanında yer alan bütün Müslümanları tufanda helak olmaktan kurtardık ve onları o ülkede egemen kıldık. Âyetlerimizi inkâr edenleri ise, korkunç sel sularına batırarak boğduk. Bak işte, uyarılan fakat uyarılara aldırış etmeyen isyankârların sonu nice olmuş, gör!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Derken onu yalanladılar. Onu ve Gemi’de onunla birlikte bulunan kimseleri kurtardık. Onları halîfeler / geride kalanlar / hayatta kalanlar yaptık. Âyetlerimizi yalanlamış kimseleri suda boğduk. Bir bak, Uyarılmışlar’ın sonu nasıl oldu?
Mehmet Çakır
swap_vert close
Onu yalanladılar. Biz onu ve gemidekileri kurtarıp ardından yepyeni nesiller yarattık. Sözlerimizi yalanlayanları ise sulara gömdük. Uyarıya kulak asmayanların sonu n'oldu bak!
Mehmet Çoban
swap_vert close
Bu kadar açık net söylemesine rağmen kavmi O’nu yine yalanladı. Biz de O’nu ve gemide O’nunla beraber bulunanları kurtardık. Onları yeryüzünün hâkimleri yaptık. Ayetlerimizi yalanlayanları suda boğduk. Bak işte! Uyarılıp yola gelmeyenlerin sonu nice oldu!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Yine de) onu yalanlamışlardı. Biz de hem onu hem de onunla birlikte gemide bulunanları kurtarmış ve onları (yeryüzünde) halifeler (sorumlular olarak) görevlendirmiştik. Ayetlerimizi yalanlayanları da (denizde) boğmuştuk. Bak ki uyarılanların (fakat inanmayanların) sonu nasıl olmuş!
Mehmet Türk
swap_vert close
Kavmi yine Onu yalanladı. Biz de Onu ve onunla beraber gemide bulunanları, kurtardık ve onları (yeryüzüne sahip çıkacak) halîfeler¹ kıldık. Âyetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk.² Uyarıldıkları (halde îman etmeyenlerin) sonunun ne olduğuna bir bak!
1 Buradaki “halife”, sadece devlet başkanı anlamında değil, yeryüzünde “Allah’ın emir ve yasaklarına muhâtap olacak olan insan veya yeryüzüne sahip çıkacak kişi” demektir. Tıpkı Hz. Âdem (a.s) gibi. Bk. (Bakara: 30)2 O gün suda boğulan kâfirlerin yolunda gidenler bugün de küfür bataklığında boğulmaya devam etmektedirler.  
Muhammed Esed
swap_vert close
(Bütün bu uyarılara rağmen) o’nu yalanlamaya kalkıştılar! Ve Biz de o’nu ve gemide o’nunla birlikte olanların hepsini kurtarıp (yeryüzüne) mirasçı kıldık; ⁹⁴ ayetlerimizi yalanlamaya kalkışanları ise suda boğduk: ⁹⁵ İmdi, bir bak, uyarıldıkları halde uymayan insanların sonu nasıl olurmuş!
94 Yani, “onları [diğerlerinden] fazla yaşattık” (Zemahşerî). Halâif (tekili halîf ya da halîfe) terimi için tercih ettiğimiz karşılık hakkında bkz. 2. sure, 22. not.95 Bkz. 7. sure, 47. not.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Buna rağmen onu yalancılıkla suçladılar. Biz de onu ve onunla birlikte gemide olanları kurtardık ve onları o memleketlere yerleştirdik. Ayetlerimiz karşısında yalana sarılanları ise suda boğduk. Uyarıldıkları halde Allah’ın ayetlerini yalanlayanların sonu nasılmış bir bak! 11/25... 49
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Derken, onu yalanladılar; bunun üzerine Biz de onu ve onunla birlikte gemide bulunanları kurtardık ve onları (yeryüzünün) vârisleri kıldık.[¹⁶⁵³] Âyetlerimizi ısrarla yalan sayan kimseleri ise boğulmaya terk ettik. Dön de bir bak: uyarılan (ama uyanmayan) kimselerin akıbeti nice olurmuş?
[1653] Yapılan araştırmalar, Avustralya Aborijinlerinden Guatamala yerlilerine, Seylan halkından Eskimolara kadar, kapalı havza toplumları da dahil tüm dünya halklarının ortak hafızasında bir “tufan” kıssası olduğunu ortaya koymuştur. Bu iki ihtimale de delâlet edebilir: 1) Ya tufanın dünya çapında olduğuna. 2) Ya da o dönemde insan neslinin bugünkü gibi dağınık bir hâlde olmayıp tufan bölgesinde yaşadığına.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Nuh’un bu son uyarıları da yarar sağlamadı, kavmi) Yine onu yalancı saydı. (Hak davetini kabul etmediler, şirk ve küfürde devam ettiler) Biz de hem onu hem de onunla beraber gemide bulunanları kurtardık ve onları yeryüzünün halifeleri yaptık. (Yeryüzüne yerleştirdik) Ayetlerimizi yalan sayanları ise suda boğduk. (Ey Muhammed, mana aleminde seyret de) Bak, azap ile uyarılanların sonu ne kadar feci oldu!
Osman Fırat
swap_vert close
Onu yine de yalanladılar. Biz de onu ve onunla beraber gemide bulunanları kurtardık ve onları yalanlayanların yerine geçenler kıldık. Ve ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Bak, uyarılan (fakat söz anlamayan)ların sonu nasıl oldu!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Yine o'nu tekzîp ettiler. Biz de O'nu ve O'nunla beraber gemide bulunanları necâta erdirdik ve onları halifeler kıldık. Bizim âyetlerimizi tekzîp edenleri de gark ettik. Artık bak! Korkutulmuş olanların akıbetleri nasıl oldu?
Suat Yıldırım
swap_vert close
Yine de halkı kendisini dinlemeyip onu yalancı saydılar. Biz de hem onu, hem de gemide beraberinde olanları kurtardık ve bunları, o ülkeye hükmedenlerin yerine geçirdik. Âyetlerimizi yalan sayanları ise suda boğduk. İşte bak, uyarıldığı halde doğru yolu tutmayanların âkıbetlerinin nasıl olduğunu gör! [2, 30; 39, 40; 7, 64]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Yine de onu yalanladılar. Biz de onu ve gemide onunla beraber bulunanları kurtardık, onları egemen yaptık ve ayetlerimizi yalanlayanları da boğduk. Bak işte uyarıl(ıp da yola gelmey)enlerin sonu nice oldu!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Kavmi onı tekzîb itdiler. Biz de, îmân idenlerle berâber onı sefînede kurtardık ve o kavme halef itdik. Âyetlerimizi inkâr ve tekzîb idenleri de gark iyledik. İnzâr olundukları halde îmân itmeyenlerin 'âkıbeti nasıl oldığına bak.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Buna rağmen onu yalanladılar. Biz de onu ve onunla birlikte gemide olanları kurtardık ve diğerlerinin yerine geçirdik. Ayetlerimiz karşısında yalan yanlış şeylere sarılanları da suda boğduk. Uyarılan o kimselerin sonunun ne olduğunu bir düşün.
Şaban Piriş
swap_vert close
O'nu yalanlamışlardı. Biz de O'nu ve O'nunla birlikte gemide olanları kurtarmış, ayetlerimizi yalanlayanları ise suda boğmuştuk. uyarılanların sonunun nasıl olduğuna bak!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar onu yalanladılar. Biz de onu ve gemide onunla beraber bulunanları kurtararak onların yerine geçirdik; âyetlerimizi yalanlayanları ise boğduk. Şimdi bak, uyarılanların sonu ne oldu!
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Bunun üzerine, onu yalanladılar. Biz de onu ve gemide onunla beraber bulunanları kurtardık, onları yöneticiler yaptık; ayetlerimizi yalanlayanları da batırıp boğduk. Bak da gör, önceden uyarılanların sonu nice oluyor!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes yalan duttılar anı pes ķurtarduķ anı daħı ol kim anuñ-iledür gemi içinde. daħı eyledük anları daħı birinüñ yirine durıcılar. daħı ġarķ eyledük anları yalan duttılar āyetlerümüzi. pes baķ nite oldı sonı ķorķıdu ħaber virinilmişlerüñ!
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes yalanladılar Nūḥı, biz ḳurtarduḳ anı bilesince olanları daḫı gemi içinde. Daḫı anları ḫalīfeler eyledük yirde, daḫı ġarḳ eyledük ol kişileri ki yalanladılarbizüm āyetlerümüzi. Pes gör nice oldı ṣoñ işi ẓālimlerüñ.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar yenə də Nuhu yalançı hesab etdilər. Biz Nuha və onunla birlikdə gəmidə olanlara nicat verdik, onları (yer üzünə) varislər (xələflər) etdik. Ayələrimizi yalan hesab edənləri isə suda batırıb boğduq. Bir gör (əzabla) qorxudulanların (lakin yola gəlməyənlərin) axırı necə oldu!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
But they denied him, so We saved him and those with him in the ship, and made them viceroys (in the earth), while We drowned those who denied Our revelations. See then the nature of the consequence for those who had been warned.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
They rejected Him, but We delivered him, and those with him, in the Ark, and We made them inherit (the earth), while We overwhelmed in the flood those who rejected Our Signs.(1459) Then see what was the end of those who were warned (but heeded not)!
1459 Cf. 7:62-64.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَكَذَّبُوهُ
buna rağmen onu yalanladılar
فَنَجَّيْنَاهُ
bunun üzerine onu kurtardık
وَمَنْ
ve o kim- seleri ki
مَعَهُ
berabe-rindedir
فِي الْفُلْكِ
gemide
وَجَعَلْنَاهُمْ
ve onları kıldık
خَلَٓائِفَ
halifeler
وَاَغْرَقْنَا
ve boğduk
الَّذ۪ينَ
o kimse- leri ki
كَذَّبُوا
yalanladılar
بِاٰيَاتِنَاۚ
âyetlerimizi
فَانْظُرْ
ama bak
كَيْفَ
nasıl
كَانَ
oldu
عَاقِبَةُ
âkıbeti
الْمُنْذَر۪ينَ
uyarılanların
Buna rağmen onu yalanladılar, Biz de hem onu hem de onunla beraber gemide bulunanları kurtardık ve onları (yeryüzünde) halifeler kıldık, âyetlerimizi yalanlayanları da (suda) boğduk. Ama bak, uyarılanların (fakat iman etmeyenlerin) âkıbeti nasıl oldu!
كَذَّبَ
Fiil-II
ك ذ ب
Yalanladı, yalan saydı
نَجّٰي
Fiil-II
ن ج و
Kurtardı
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
مَع
Edat
مَع
Beraberlik ifade eden edat, ile
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
فُلْك
İsim
ف ل ك
Gemi, gemiler
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
خَلِيفَة
İsim
خ ل ف
Halife
اَغْرَقَ
Fiil-IV
غ ر ق
Boğdu
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَذَّبَ
Fiil-II
ك ذ ب
Yalanladı, yalan saydı
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
نَظَرَ
Fiil-I
ن ظ ر
Baktı, gözledi, gördü, bakınıp durdu, nazar etti, seyretti
كَيْف
İsim
ك ي ف
Nasıl
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَاقِبَة
İsim
ع ق ب
Âkıbet, son
مُنْذَرِين
Edilgen fiil-IV
ن ذ ر
Uyarılanlar