close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûnus Sûresi 63. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Elleżîne âmenû vekânû yettekûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlar öyle kişilerdir ki inanmışlardır ve çekinir onlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Evliya-Allah’ın has kulları) Onlar, (hakkıyla) iman edenler ve (Allah’tan) korkup (kötülükten sakınan, takva sahibi) olan kimselerdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onlar iman edip, sonra yollarını Allah ve kitabıyla bulmaya çalışanlardır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlar iman edip Allah'a sığınıp, emirlerine yapışmaya, günahlardan arınıp, azaptan korunmaya, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranmaya, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olmaya devam edenlerdir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar iman edip de Allah'a karşı gelmekten sakınanlardır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlar iman edenler ve (Allah'tan) sakınanlardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Veliler, o kimselerdir ki, Allah'a iman edip emirlerine aykırı hareket etmekten sakınırlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
62, 63. İşte Allah’ın dostlarına ne (gelecek) korkusu, ne de (geçmişin) üzüntüsü vardır. Onlar ki (Allah’a ve ahirete) inanırlar ve sakınarak kendilerini korurlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlar iman edip takvâya erişmişlerdir.
Besim Atalay
swap_vert close
Onlar inananlardır, sakınçlı da olanlardır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlar Allah'a iman eden ve O'na karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlardır.
Bir önceki ayette Allah’ın inananlara dostluğundan söz edilmektedir. Bu ayette ise, Allah dostlarının, Allah’a iman edenler ve O’na karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar olduğu anlatılmaktadır. Eğer inanan insan, Hayatını Allah’ın koyduğu kurallara göre inşa eder, O’na karşı hep sorumlu ve duyarlı olursa dostluğu kurmuş demektir. Dostluk, iki birey arasında kopması mümkün olmayan bir bağın oluşmasıdır, fedakârlıktır, paylaşmaktır, aynı safta olmaktır. Bu demektir ki; insan Allah’a dost olmak ve bu dostluğu kalıcı hale getirmek istiyorsa Allah’tan bağımsız bir hayat düşünmemelidir, Onun istediği şekilde hayatını tanzim etmelidir, O’nunla aynı frekansta buluşmalıdır.   
Cemil Said
swap_vert close
63, 64. Îmân idüb korkanlara dünyâda ve âhiretde güzel tebşîrât vardır. Allâh’ın kelimâtı tebeddül itmez. Ânlara ’azîm bir sa’âdet müyesser olacakdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlar Allah'a inanmış ve O'na karşı gelmekten sakınmışlardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlar iman etmiş ve Allah’a karşı gelmekten sakınmış olanlardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
63-64. Onlar ki, iman etmişler ve takvâya ermişlerdir, işte onlara hem bu dünya hayatında hem de âhirette müjdeler olsun! Allah’ın sözlerinde değişme olmaz; (öyleyse) en büyük kazanç budur.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlar, iman edip de takvâya ermiş olanlardır.
 Bu âyet, bir 62. âyette geçen «Allah dostları»nın (evliyâullahın), Allah’ın kendilerine böylesine mukaddes bir unvan vermesini sağlayan özelliklerini iki kelimede özetlemiştir: İman ve takvâ. Çünkü iman, bütün bâtıl ve yanlış inançlardan sıyrılarak gerçeğe, hakka ulaşmış olmanın, takvâ ise her türlü sapık ve kötü yollardan, başıboş ve hayvanî yaşama tarzından arınarak, kalbi Allah’a teslim etmenin, hayatı O’nun kanunlarına göre düzenlemenin ve böylece bir ahlâk disiplinine girmenin ifadesidir. İşte Allah dostları, iman ile ma’rifetullaha ve takvâ ile de üstün ahlâka ulaşmış olduklarından, 62. âyette de buyurulduğu gibi, her türlü korkudan, kederden ve yeisten kurtulmuşlardır. Çünkü onlar, en üstün kudret olan Allah’ın dostluğunu ve himayesini kazanmışlardır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlar ki, inandılar ve erdemli davrandılar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlar ki, iman etmişler ve Allah'a karşı gelmekten sakınmışlardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Onlar ki Allaha iyman etmişlerdir ve hep takvâ ile korunur dururlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onlar îmân eden ve takva sahibi olan kimselerdir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlar, iman eden ve takva sahibi olan kimselerdir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlar îman edib takvaaya ermiş olanlardır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Onlar, îmân edip (günahlardan) sakınmakta olan kimselerdir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlar (veliler) o kimselerdir ki, gerçekten iman edip (Allah’ın emirlerine aykırı hareket etmekten ve kötü işleri yapmaktan) sakınırlar. *
(*) … Mutasavvıf toplum mühendislerinin yaptığı velî tanımının, Kur’an’daki tanımlamalarla bir alakası olmayıp tamamen keyfi ve dayanaksızdır. Onlara göre veliler kısaca; “Allah’ı dost edinen ve Onun tarafından dost edinilerek korunan ve neredeyse masumiyetine inanılan kişi” olarak tanımlanır. Onlara göre Allah, velileri bütün kötülüklerden korur, bütün duâlarını kabul eder, onlara “kerâmet” gibi olağanüstü güçler verir. Veliler, Allah adına evrenin düzenini sağlar ve yönetir, yağmurun yağması bile onlar sebebiyle olur. Âhirette müritlerini sırattan geçirirler, isterlerse cehenneme girmelerine engel bile olurlar. Eğer gerek görürlerse, dünya işlerine de karışarak, Amerika’dan, Avustralya’ya kadar her tarafta düzenlemeler yaparlar. Fakat İslâm âlemine yapılan saldırılara, Müslümanlara yapılan zulümlere bir türlü el atmazlar. İbnu Arabî’ye göre veliler; Ricâlullah, Ebrar, Evtad, Kutub ve Gavs diye de adlandırılırlar. (Hâlbuki böyle bir şey islam inancında asla yoktur, bu tamamen batıl bir inanıştır ve bu tür şeylere inanmamak gerekir) Ayrıca mutasavvıfların büyük bir bölümü ve halk arasında, velilerin öldükten sonra “yatır” makamına ulaşıp, kerametlerini devam ettirdiklerine de inanılmaktadır. Bu söylenen sözlerin tamamı, Kur’an ve sahih Sünnetle bir ilgisi olmayan asılsız keyfi yorumlar olup şirk inancıdır. Unutulmamalıdır ki Müslümanların velîleri, Allah ve Onun Elçisi Hz. Muhammed (s.a.v) ve Müslümanlardır. Allah’ın velî kulları ise baştan sona Kur’an’da tanımlamaları yapılan gerçek takva sahibi Müslümanlardır. En doğrusunu Allah bilir. (M. Türk Meali Yunus- 63. Ayet Açıklaması) İşte iman edip, her türlü kötü işlerden sakınan, Allah’ın emirlerini yerine getirip yasak ettiklerinden kaçınan her Müslüman Allah’ın veli kuludur, yani ahirette onun himayesi altında olur, yüce Allah’ın sahipleneceği kimselerden olur. Bunun keramet vs. ile hiçbir alakası yoktur. İman edip takvalı davranan her insan buna layıktır. İmam Ebu Hanife’nin dediği gibi, samimi her mü’min Allah’ın velisidir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
(Çünkü onlar) İman etmişler ve gereği gibi Rablerinin azabından korunmuşlardır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlar ki inanan sakınan kimselerdir,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar, iman getirip sakınmış kimselerdir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar inanmış ve sorumluluk bilincine sahip olmuşlardır.
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar, iman etmiş ve takvaya ermiş kimselerdir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlar, Allah’ın ayetlerine yürekten iman eden ve bu imanın gereğini yerine getiren, yani dürüst ve erdemlice bir hayatı tercih ederek kötülüğün her çeşidinden titizlikle sakınan kimselerdir. İşte bunun içindir ki:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlar ki iman ettiler. Sakınıp korunuyorlardı.
Mehmet Çakır
swap_vert close
İmanıyla kendisini sağlama alan herkese
Mehmet Çoban
swap_vert close
Çünkü onlar inandılar! Yasalarımıza uyarak cezamızdan korundular. Şımarık, kibirliler gibi Rabbimiz bize her şeyi versin ama dünya yaşantımıza karışmasın demediler. Dünyalarını yalan yanlış yasa çıkaranların yasalarına göre yaşamadılar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar, iman edip [takvâ]lı olanlardır.
Mehmet Türk
swap_vert close
Onlar, (Allah’a gerçekten) inanan ve Ondan (hakkıyla) sakınan kimselerdir.
Muhammed Esed
swap_vert close
Onlar, imana erişip Allah’a karşı hep bilinçli ve duyarlı kalmaya çalışan kimselerdir.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlar Allah’a inanıp güvenen ve sorumluluğunu yerine getirenlerdir. 6/15, 29/7 39/10
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Onlar imanda sebat gösteren ve sorumluluk bilincine sahip olan kimselerdir.[¹⁶⁴⁵]
[1645] Önceki âyet ışığında; Allah’ın velisi olmanın iki şartı var: İman ve takvâ.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlar ki, iman etmişlerdir ve takvaya da ermişlerdir.
Osman Fırat
swap_vert close
Onlar (O dostlar ki) iman etmiş ve Allah’a karşı gelmekten sakınmış olanlardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onlar ki, imân etmişlerdir ve ittika eder olmuşlardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Velîler o kimselerdir ki O'na iman edip, emirlerine aykırı hareketlerden sakınırlar.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlar ki, inandılar ve korunurlardı.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve o evliyâullah ki îmân ider ve Allâh'dan korkub me'âsîden sakınırlar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlar inanıp güvenen ve çekinerek korunan kimselerdir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlar Allah'a inanmış ve O'na karşı gelmekten sakınmışlardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar iman etmiş ve takvâya(11) sarılmışlardır.
(11) 2:2’nin açıklamasına bakınız.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onlar inanmış, takvaya sarılmışlardır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
anlar kim įmān getürdiler daħı oldılar śaķınurlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol kişiler ki īmān getürdiler, daḫı taḳvā üstine oldılar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O kəslər ki, iman gətirmiş və pis əməllərdən çəkinmişlər -
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Those who believe and keep their duty (to Allah),
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Those who believe and (constantly) guard against evil;-
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَلَّذ۪ينَ
o kimse- lerdir ki
اٰمَنُوا
iman ettiler
وَكَانُوا
ve idiler
يَتَّقُونَۜ
takvâlı oluyorlar
Onlar, iman edenler ve takvâlı olanlar (Allah'a karşı kulluk sorumluluğunu bilip yerine getirmeye çalışanlar)dır.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
اِتَّقٰى
Fiil-VIII
و ق ي
Takvâ sahibi oldu, sakındı, korundu, korktu