close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûnus Sûresi 62. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Elâ inne evliyâa(A)llâhi lâ ḣavfun ‘aleyhim velâ hum yahzenûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Bilin, haberdar olun ki şüphe yok Allah dostlarına ne korku vardır, ne de mahzun olur onlar.
Allah dostları, metinde "evliyâ-ullâh= Allah velileri" diye geçer. Veli, dost, tedbîr ve tasarruf sahibi, sahip ve malik; yardımcı anlamlarına gelir (al-Müfredât, 555-557).  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
İyi bilin ki; Evliyaullah’a (Allah’ın dinine ve düzenine sahip çıkan ve Allah tarafından sevilen veli kullara) asla korku (kuşku, stres ve bunalım) yoktur; onlar mahzun (ve mahrum) da olmayacaklardır! (Çünkü iman tevhidi, tevhid teslimi, teslimiyet tevekkülü ve Rabbine güveni, bu ise dünya ve ahiret saadetini gerektirmekte ve getirmektedir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Unutmayın ki, Allah'a dost ve yakın olanların korkmaları için bir sebep yoktur. Onlar acı ve üzüntü de çekmeyecekler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Aklınızdan çıkarmayın, Allah dostlarına, Allah'ın emirlerine itaat ederek, otoritesini kabul edenlere, kamu yönetimi ve göreviyle sorumlu, Allah'ın tasarruf sahibi kullarına, her iki dünyada da korku yok. Geride bıraktıkları yakınları ve yapamadıkları şeylerden dolayı mahzun da olmayacaklar.
bk. et-Tefsîru’l-Kebir, 17/125-126.  
Ahmet Varol
swap_vert close
İyi bilin ki, Allah'ın dostları için korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir de!
Ali Bulaç
swap_vert close
Haberiniz olsun; Allah'ın velileri, onlar için korku yoktur, mahzun da olmayacaklardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Biliniz ki, Allah'ın velileri (şeriata tam olarak bağlı kulları) için hiç bir korku yoktur ve onlar mahzunda olmıyacaklardır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
62, 63. İşte Allah’ın dostlarına ne (gelecek) korkusu, ne de (geçmişin) üzüntüsü vardır. Onlar ki (Allah’a ve ahirete) inanırlar ve sakınarak kendilerini korurlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Bilesiniz ki, Allah'ın dostlarına korku yoktur; onlar üzülmeyeceklerdir. [198]
[198] Velî/dost hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, IX, 12-17.  
Besim Atalay
swap_vert close
İyi bakın, dostlarına Allahın, onlara ne horluk var, ne de kaygılanırlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Haberiniz olsun ki, Allah dostlarına korku yoktur ve onlar üzülecek de değillerdir.
Yani sadece Allah’a güvenenler, O’nunla aralarına başka birilerini ya da bir şeyleri koymayanlar, O’nun yolunu takip edenler, O’nun desteğini arkasına alanlar, O’na karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar gelecekten dolayı endişe etmeyecekler, geçmişten dolayı da keder duymayacak ve kaygılanmayacaklardır.  
Cemil Said
swap_vert close
Allâh’ın sevgilileri her havfden vârestedirler ve mahzûn olmıyacaklardır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İyi bilin ki, Allah'ın dostlarına korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Bilesiniz ki, Allah’ın dostlarına hiçbir korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bilesiniz ki Allah dostlarına asla korku yoktur; onlar üzüntü de çekmeyecekler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Bilesiniz ki, Allah’ın dostlarına korku yoktur; onlar üzülmeyecekler de.
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH'ın dostları için ne bir korku vardır, ne de üzülürler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Açın gözünüzü! Allah'ın dostları üzerine ne korku vardır, ne de onlar mahzun olurlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Uyan! ki Allahın evliyası ne üzerlerine korku vardır ne de onlar mahzun olurlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
İyi bilin ki, Allah’ın dostları için (âhirette) hiçbir korku yoktur ve onlar üzülmeyecekler de.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İyi bilin ki, Allah'ın velileri¹ için bir korku yoktur, onlar asla üzülmeyeceklerdir.
1- Koruyucu, yardımcı, gözeten, destekleyici, yandaş. Çevirilerde “Veli” ve velinin çoğulu olan “evliya” sözcüğüne “dost” olarak anlam verilmektedir. Oysaki bu sözcük, etik anlamıyla dostluğu değil; siyasi bağlamda yönetme, koruma, gözetilme anlamına gelmektedir. Kur'an, “dost” deyimi için halil sözcüğünü kullanmaktadır. (Örneğin, 2:254; 4:125; 17:73; 25:28)  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Haberiniz olsun ki Allahın velî (kul) lan için hiç bir korku yokdur. Onlar mahzun da olacak değillerdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Dikkat edin! Şübhesiz, Allah'ın velî (kul)larına hiçbir korku yoktur ve onlar mahzun (da) olmayacaklardır.(1)
(1)Bir Hadîs-i Şerîfte Peygamber Efendimiz (asm), Allah’ın velî kullarının kim oldukları hakkında şöyle buyurmuşlardır: “Onlar öyle kimselerdir ki, görüldükleri zaman Allah hatırlanır.” (Râzî, c. 9/17, 132) “İnsan, müstakbelin ehvâli (geleceğin korkuları) ve mâzînin ahzânı (geçmişin hüzünleri) ile giriftâr olmuştur (tutulmuştur). Bu ikisi onu pek ciddî düşündürür. Başını mütemâdiyen (devamlı) döverler. İnsanı bu havf ve hüzünden (korku ve üzüntüden) kurtarıcı tek bir mededkâr (yardım edici) var. O da Kur’ân-ı Azîmü’ş-şândır. Eğer bütün hayvanâttan daha şakī (tâlihsiz), daha zelîl (aşağı), daha ahmak kalmamak istersen sükût et (sus)! Îmânın kulağıyla Kur’ân’ın beşâretini (müjdelerini) ve şu i‘lânlarını dinle! (Bakınız; 62, 63, 64. âyetler)” (Nûrun İlk Kapısı, 29)Ayrıca velâyet yolu olan tarîkat hakkında, bakınız; (Mektûbât, 29. Mektûb, 294-308)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
İyi bilin ki, gerçekten (iman etmiş olup Allah’la aralarına başka birilerini koymadıkları, samimiyetle O’na kulluk ettikleri, her an O’nun gözetimi altında olduğunun bilinciyle yaşadıkları, her konuda O’na mutlak teslimiyeti gösterenleri ve kötü işlerden sakınıp erdemli bir hayat sürdürmüş olmaları sebebiyle ahirette) Allah’ın velilerine (koruması altına alıp sahipleneceği kimselere) asla korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir. *
(*) Velî: Sözlükte genel anlamda yardımcı, birinin işini üstlenen, yönetici, koruyucu, gözetici ve sahip gibi anlamlara gelir ve çoğulu evliya’dır. Velî kelimesi, Kur’an’da hem Allah hem de diğer varlıklar için de kullanılmıştır. Evliyaullah’’ (أولياء الله) ise, iman edip, kütü işlerden sakındıkları için hesap gününde Allah’ın koruması altına alıp, sahipleneceği iman ve takva sahibi kimselerdir. İşte yüce Allah’ın bu kullarına Hasap Gününde korku olmayacak ve bunlar üzülmeyeceklerdir. Veli ifadesinin tasavvuf literatüründeki kerametle de bir alakası yoktur. Çünkü 63. ayette bunun tanımı, sadece iman ve takva ile yapılmıştır, keramet ve türevleriyle değil. Ayrıca tasavvufun sahip olduğu fikirlerin İslam’a ait olmadığı apaçık ortadadır. Örneğin bir sürü tasavvufa ait fikirler vardır. Başta vahdet-i vücut olmak üzere bunlar, ilm-i ledün, rabıta, kutuplar, gavslar, şeyhlerin kerameti vb. gibi. Oysa bütün bunlar İslam akide ve fikirlerine aykırı konular olup şirkten başka bir şey değildir. İslam; arı ve duru, pak bir tevhid inancına, her şeyi ile samimyetle kulluk ve kâmil ibadet hükümlerine sahip, hükümleri açık seçik ve her insana hitap eder. Onda avam ve havas ayrımı yoktur, zahir batın ayrımı yoktur. Birilerine olağanüstü durumları veya gayba dair bilgi ve kerametleri vermek yoktur. Kur’an her şeyi beyan eden apaçık Arapça bir kitap olarak indirilmiştir. Resulullah (sav) de bizatihi tatbiki ile göstermiştir. Ve her insana düşen de her konuda Kur’an’ı tek rehber edinmek, ölçü almak, onun hüküm ve mesajlarını yegâne kaynak olarak kabul etmek, Kur’an’a uygun olan Resulullahın yaşam tarzını örnek almak ve onun dışında asla bir yol tutmamaktır. Yine birilerinin masum (günahsız ve hatasız) olduğunu veya gaybı bildiğini söylemek, Kur’an’a olan imanı zedelediği için böyle bir iddia naslarla bağdaşmayan ve itikadî açıdan da tehlikeli sonuçlar doğurabilecek bir durumdur. Çünkü gaybı bilen sadece Allah’tır (el-En ‘âm, 6/59; en-Neml, 27/65; el-Cin, 72/26-27). Ayrıca Yunus- 62. ayet ile İsra- 111.ayet arasında bir tutarsızlık ve çelişki söz konusu değildir. Çünkü İsra -111. ayette (ولي) ‘’veli’’ yani ‘’Allah’ın yardımcısı, koruyucusu, sahibi, yöneticisi, destekcisi vs. yoktur, deniliyor. Yunus-62. ayette ise (أولياء الله) yani, ‘’İman edip kötü işleri yapmaktan sakındıkları için hesap gününde Allah’ın koruması altına alıp, sahipleneceği kimseler’’ demektir. ونقول المؤمن ولي الله، أي: المعان بنصر الله عزوجل؛ كما يراد به أحيانا: أنه ناصر لأولياء الله ودينه نقول: الله ولي المؤمنين، أي: معينه - والولي بمعنى مفعول أي والاه الله أي حفظه من كل مكروه، تابعته أنت بالطاعة والحب، وتابعك هو بالحفظ من كل مكروه، منك الطاعة ومنه الحفظ، منك الاستقامة ومنه التكريم، منك موالاة طاعته ومنه موالاة حفظه وتأيده ونصره وتوفيقه، هذا معنى الولي(موسوعة النابلوسي) المراد بأولياء الله هم العالِمين بالله المواظبين على طاعته المخلصين في عبادته ، فهم أهل الإيمان والتقوى ، الذين يراقبون الله تعالى في جميع شؤونهم ، فيلتزمون أوامره ، ويجتنبون نواهيه  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Dikkat edin! Allah’ın koruması altına alıp, sahiplendiği kimseler (Allah’ı veli edinenler) için, hiçbir korku yoktur ve aynı zamanda onlar mahzun da olmayacaklardır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bilesiniz ki Allah’ın sevgili kulları için hiç bir korku yoktur. Onlar kaygılanmazlar da.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Haberiniz olsun ki Allah/ın velileri için asla korku yoktur. Onlar mahzun da olmazlar. [¹]
[1] Ne kendilerine zarar erişir de korkarlar, ne de memulleri husul bulmaz da mahzun olurlar.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
İyi biliniz ki Allah’ın dostlarına/sevdiklerine korku yoktur ve onlar asla üzülmezler.
Kadri Çelik
swap_vert close
İyi bilin ki, Allah'ın dostlarına korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Çünkü iyi bilin ki, Hesap Gününde Allah’ın dostlarına korku yoktur ve onlar, o Gün asla üzülmeyecekler! Peki, kimdir Allah’ın dostları?
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Dikkat edin! Allah’ın veliyylerine gelince; onlara korku yoktur; onlar üzülür de değildir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Unutmayın. Allah'a gönül verenler, korku ve keder yüzü görmeyecekler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Bilin ki Allah’ın dostlarına korku yoktur! Onlar üzülmeyecekler!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Dikkat edin! Allah’ın dostlarına [*] korku yoktur; onlar üzülmeyecek de.
Yüce Allah’ın dostu olabilmek için önce Tevbe 9:71’de ifade edildiği gibi müminlerin birbirlerinin dostu olması gerekir. Bunun sonrasında Yüce Allah müminlerin dostu olduğunu Bakara 2:257’de ifade etmektedir. Fussilet 41:31’de belirtildiği gibi melekler de müminlerin dostudurlar. Mâide 5:55’te ise gerçek dostların Yüce Allah, Elçisi ve namaz kılan, zekâtı veren ve (Allah’ın emirlerine) boyun eğen müminler olduğu belirtilmektedir. Bu üç ayet Yüce Allah’ın dostlarının kimler olduğunu içermekte, bu kavramı belli bazı isimlere indirgemenin doğru olmadığı anlaşılmaktadır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Şunu iyi bilin ki, Allah’ın dostları¹ için bir korku yoktur ve onlar mahzun da olmayacaklardır.
1 Velî: sözlükte dost, arkadaş, yardımcı, birinin işini üstlenen, yönetici, anlamlarına gelir ve çoğulu evliya’dır. Velî kelimesi, Kur’ân’da hem Allah hem de diğer varlıklar için genelde, “dost” anlamında kullanılmıştır. Allah’ın dostlarını yani velîlerini, yalnız Allah bilir. Onlar, Allah’ın dışında hiçbir şeyden korkmazlar ve dünya sıkıntılarına aldırmazlar. Mutasavvıf toplum mühendislerinin yaptığı velî tanımının, Kur’ân’daki tanımlamalarla bir alakası olmayıp tamamen keyfi ve dayanaksızdır. Onlara göre velîler kısaca; “Allah’ı dost edinen ve Onun tarafından dost edinilerek korunan ve neredeyse masumiyetine inanılan kişi” olarak tanımlanır. Onlara göre Allah, velîleri bütün kötülüklerden korur, bütün duâlarını kabul eder, onlara “kerâmet” gibi olağanüstü güçler verir. Velîler, Allah adına evrenin düzenini sağlar ve yönetir, yağmurun yağması bile onlar sebebiyle olur. Âhirette müritlerini sırattan geçirirler, isterlerse cehenneme girmelerine engel bile olurlar. Eğer gerek görürlerse, dünya işlerine de karışarak, Amerika’dan, Avustralya’ya kadar her tarafta düzenlemeler yaparlar. Fakat İslâm âlemine yapılan saldırılara, Müslümanlara yapılan zulümlere bir türlü el atmazlar. İbnu Arabî’ye göre velîler; Ricâl’ullah, Ebrar, Evtad, Kutub ve Gavs diye de adlandırılırlar. Ayrıca mutasavvıfların büyük bir bölümü ve halk arasında, velîlerin öldükten sonra “yatır” makamına ulaşıp, kerametlerini devam ettirdiklerine de inanılmaktadır. Bu söylenen sözlerin tamamı, İslâm’ın temel iki kaynağı olan Kitap ve Sünnetle bir ilgisi olmayan asılsız keyfi yorumlardır. Unutulmamalıdır ki Müslümanların velîleri, Allah ve Onun Elçisi Hz. Muhammed (s.a.v) ve Müslümanlardır. Allah’ın velî kulları ise baştan sona Kur’an’da tanımlamaları yapılan gerçek takva sahibi Müslümanlardır. En doğrusunu Allah bilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Unutmayın ki, Allah’a yakın olanların ⁸⁴ korkmaları için bir sebep yoktur; onlar acı ve üzüntü çekmeyecekler.
84 Veliye fiili (velî ismi ve bu ismin çoğulu olan evliyâ’ sözcüğü de bu fiilden türetilmiştir) öncelikle bir şeyin bir başka şeye yakın olmasını ifade eder; bu anlamda Kur’an’da (örn. 2:257 ve 3:68’de), Allah’ın “inananlara yakın” (velî) olduğundan söz edilmektedir. Velî terimi münhasıran Allah için kullanıldığında, ya da münhasıran insanlar arası ilişkiyi belirtmek üzere insan için kullanıldığında her ne kadar Kur’an’da “yardımcı”, “dost”, “koruyucu” vb. anlamlar yükleniyor olsa da, sözcüğün bu ikincil anlamlarından hiçbiri -Allah’a karşı gözetilmesi gereken saygıyı zedeler gibi olduklarından- insanın Allah’a karşı tutumunu ya da O’nunla olan ilişkisini tanımlamak için uygun gözükmemektedirler. Sonuç olarak, yukarıda, müminleri Allah’ın evliyası olarak tanımlayan ifadenin, onların Allah’a karşı hep bilinçli ve duyarlı kimseler olması anlamında, “Allah’a yakın olanlar” ifadesiyle aktarılması yerinde olacaktır. Bu aktarım klasik müfessirlerin hemen hepsi tarafından da desteklenmiştir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– İyi bilin ki, Allah’ı evliya edinenlere korku yoktur ve onlar üzüntü duymazlar. 2/62, 6/48, 7/35, 43/68
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Unutmayın ki sadece Allah’ı veli edinenler,[¹⁶⁴³] gelecekten dolayı kaygı geçmişten dolayı keder duymayacaklar.[¹⁶⁴⁴]
[1643] Evliyaullaha ilâhî aşkınlığı göz ardı etmeden verilebilecek en uygun karşılık “Sadece Allah’ı veli edinenler”dir. Birinin Allah’ın velisi olması için, öncelikle onun Allah’ı veli edinmesi şarttır. Kaldı ki velilik, cahillerin sevdiklerine Allah’ın kesesinden bol kepçe dağıtacakları bir paye değildir. Batıni akımların peygamberlere ‘ortak’ ilan ettiği kerameti kendinden menkul meczup ve cerbezeli tipler de değildir. İmam Ebu Hanife’nin dediği gibi, samimi her mü’min Allah’ın velisidir. Sözün özü: Birinin Allah’ın velisi olduğu, başkalarının değil Allah’ın şahitliğiyle sabit olur. [1644] Zımnen: Yaratana haşyet duyan, yaratılandan havf etmez. Havf korkanın güçsüzlüğünden, haşyet korkulanın yüceliğinden kaynaklanır. Birincisi geçmiş zamana, ikincisi gelecek zamana delâlet eder (2:38, not 2). Haşyet tazim, hürmet, sevgi ve yüceltme içerirken; emnin zıddı olan havf bunları içermez. Kur’an’da İnsan 10 gibi bir iki istisna dışında ekseriyetle haşyet övülürken havf övülmez. Haşyetin kaynağı bilgi, havfin kaynağı cehalettir (Bkz: 35:28). Çünkü havfin insan psikolojisini olumsuz etkileyip onun ruhsal dinamizmini yok eden ve mânevî gücünü soğuran bir tarafı vardır. (Korkuya dair ayrıntılı br tahlil için bkz: 4:77, not 97.)  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Haberiniz olsun ki, Allah’ın veli kulları için (ahirette) hiçbir korku yoktur, onlar mahzun da olacak değillerdir.
Osman Fırat
swap_vert close
Bilesiniz ki, Allah’ın dostlarına hiçbir korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Haberiniz olsun ki, muhakkak Allah Teâlâ'nın velîleri için bir korku yoktur ve onlar mahzun da olmayacaklardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
İyi bilesiniz ki Allah'ın velîlerine korku yoktur, onlar üzüntüye de uğramazlar.
Süleyman Ateş
swap_vert close
İyi bil ki, Allah'ın velilerine (sevdiklerine) korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Âgâh olun ki: Evliyâullah içün (Allâh'ın dostları içün) korku yokdur ve bir şeye de mahzûn olmazlar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bilesiniz ki Allah’ın evliyasının [*] üstünde ne bir korku olur ne de üzülürler.
[*] Evliya, veli'nin çoğuludur. Veli, aralarında kendileri dışında bir şey olmayan iki veya daha çok şeye denir. (Müfredat) Allah ile arasına, başka birini koymayan herkes Allah'ın velisidir. Araya başkasını koyanın Allah ile ilişiği kesilir. Allah Teâlâ şöyle demiştir: "Bilin ki Allah'ın velilerinin üstünde ne korku olur ne de üzülürler. Onlar inanmış olan ve takva sahibi olan (kendini yanlışlardan koruyan) kimselerdir." (Yunus 10/62-63) Takva sahibi olanlar da "İşte Kitap budur, içinde şüpheye yer yoktur. Takvâ sahipleri için rehberdir. Onlar, Allah'a içten inanan, namazı düzgün ve sürekli kılan ve verdiğimiz rızıkları yerli yerince harcayanlardır. Sana indirilene de senden önce indirilenlere de inanıp güvenenler onlardır. Onların ahirete olan inançları kesindir." (Bakara 2/2-4)  
Şaban Piriş
swap_vert close
-İyi bilin ki, Allah'ın velilerine korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Bilin ki Allah dostlarına hiçbir korku yoktur; onlar üzülmeyecekler de.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Gözünüzü açın! Allah'ın velîleri için hiçbir korku yoktur. Tasaya da düşmezler onlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
iy bayıķ Tañrı dostları ķorķu yoķdur anlaruñ üzere ne daħı anlar ķayuralar ya'nį āħiretde .
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Bilmiş oluñuz ki Tañrı Ta‘ālā dostları üstine ḳorḳu yoḳdur, daḫı anlarḳayġurmazlar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Bilin ki, Allahın dostlarının heç bir qorxusu yoxdur və onlar qəm-qüssə görməzlər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! verily the friends of Allah are (those) on whom fear (cometh) not, nor do they grieve.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Behold! verily on the friends of Allah there is no fear,(1451) nor shall they grieve;
1451 Allah's all-embracing knowledge and constant watchful care over all His creatures, maybe a source of fear to sinners, but there is no fear for those whom He honours with His love and friendship - neither in this world nor in the world to come.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَلَٓا
dikkat edin
اِنَّ
şüp-hesiz
اَوْلِيَٓاءَ
dostlarına
اللّٰهِ
Allah'
ın
لَا خَوْفٌ
bir korku
yoktur
عَلَيْهِمْ
kendilerine
وَلَا هُمْ
ve onlar değildir
يَحْزَنُونَۚ
mahzun oluyorlar
Dikkat edin! Şüphesiz Allah'ın dostlarına hiçbir korku yoktur ve onlar mahzun da olmazlar.
اَلَٓا
Edat
اَلَٓا
Dikkat edin
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
وَلِىّ
İsim
و ل ي
Veliyy (Allah'ın ismi, esmasıdır. Gerçek ve hakiki dost olan demektir), dost, veli
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
خَوْف
İsim
خ و ف
Korku
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
حَزِنَ
Fiil-I
ح ز ن
Mahzun oldu, üzüntüye kapıldı, üzüldü, hüzünlendi