close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûnus Sûresi 46. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-immâ nuriyenneke ba’da-lleżî na’iduhum ev neteveffeyenneke fe-ileynâ merci’uhum śümma(A)llâhu şehîdun ‘alâ mâ yef’alûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlara vaadettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de onların dönüp gelecekleri yer, bizim tapımızdır, seni öldürsek ve sana göstermesek de; sonra da Allah, yaptıklarına tanıktır onların.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Resulüm, ya) Onlara (Allah’a kavuşmaya inanmayanlara) va’ad ettiğimiz (azabın) bir kısmını Sana (dünyada iken) gösteririz (ve Seni zafere eriştiririz), veya Senin hayatına son veririz (de onların acı akıbetini görmen ahirete kalır.) Onların dönüşleri Bizedir, (hem) sonra (kaldı ki) Allah (onların her) işlediklerine şahittir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve bu söylediklerimiz doğrultusunda, Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenlere hazırladığımız şeylerden bazılarını, sana ya bu dünyada gösteririz, ya da ceza gerçekleşmeden önce, senin ruhunu almış oluruz. Ama bil ki, onların dönüşü er geç bizedir ve Allah onların bütün edip eylediklerine şahittir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onları tehdit ettiğimiz şeylerin bir kısmını sana göstersek de, göstermeden senin ruhunu alarak ölümünü gerçekleştirsek de neticede, hesap vermek üzere, bizim huzurumuza getirilecekler. Sonunda, onların alenî-gizli bütün davranışlarını şâhit olarak Allah ortaya getirecektir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlara vaadettiklerimizin bir kısmını sana göstersek ya da senin (bundan önce) dünya hayatını sona erdirsek sonuçta onların dönüşü bizedir. Sonra Allah onların yaptıklarına şahittir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlara vaadettiğimiz (azabın) bir kısmını sana gösteririz veya senin hayatına son veririz (de görmen ahirete kalır.) Onların dönüşleri bizedir, sonra Allah işlediklerine şahiddir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Kâfirlere vâdettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek, yahut onlara azab edişten önce seni (ahirete) alsak da, sonunda onların dönüşü bizedir. Sonra Allah, onların yapacakları şeylere de şâhiddir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Şayet onlara vaatettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek veya seni vefat ettirsek, şüphesiz onların son varacakları yer, bizim katımızdır. Ayrıca Allah, onların yaptıklarını görendir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlara vaad ettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de, göstermeden seni vefat ettirsek de, dönüşleri bizedir. Sonunda Allah, işlemiş olduklarına tanıklık edecektir.
Besim Atalay
swap_vert close
Sanki, gündüzün bir saat kalmışlar gibi, Allah onları topladığı gün, birbirini tanırlar, Allaha kavuşmayı yalanlayanlar ziyandadırlar, doğru yolu bulamazlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Ey Resul!) Onlara hazırladığımız (azap ve cezan)ın bir kısmını sana (dünyada) göstersek ya da (göstermeden) seni vefat ettirsek bile (sonuçta) onların dönüşleri ancak bize olacaktır. Muhakkak ki Allah onların yaptıklarına şahittir.
Cemil Said
swap_vert close
Ânlara ta’yîn itdiğimiz cezâların bir kısmını gerek sana gösterelim ve gerek seni daha evvel vefât itdirelim hepsi Allâh’a rücû’ idecekdir. Allâh ânların a’mâline şâhid olacakdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlara, söz verdiğimiz azabın bir kısmını ya dünyada sana gösteririz, veya senin ruhunu alırız da nasıl olsa onların dönüşü Bizedir; (ahirette görürsün) Allah onların yaptıklarına şahiddir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onları tehdit ettiğimiz şeylerin bir kısmını sana göstersek de, (göstermeden) seni vefat ettirsek de sonunda onların dönüşü bizedir. Sonra, Allah onların yapmakta olduklarına da şahittir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlara bildirdiğimiz cezanın bir kısmını ya sana gösteririz veya (görmeden) seni vefat ettiririz; ama sonuçta dönüşleri bizedir; sonra Allah onların neler yaptığına da şahittir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Eğer onları tehdit ettiğimiz (azabın) bir kısmını sana (dünyada iken) gösterirsek (ne âlâ); yok eğer (göstermeden) seni vefat ettirirsek nihayet onların dönüşü de bizedir. (O zaman onlara ne olacağını göreceksin). Sonra, Allah onların yapmakta olduklarına da şahittir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlara söz verdiklerimizin bir kısmını sana göstersek de veya canını alsak da, onların son dönüş yeri bizedir. Sonra ALLAH onların yaptıkları her şeye de tanıktır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlara vaad ettiğimizin bir kısmını sana göstersek de, göstermeden seni vefat ettirsek de, sonunda onların dönüşü bize olacak. Sonra onların ne yapacaklarına Allah şahit olacaktır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Onlara va'dettiğimizin ba'zısını sana behemehal göstersek de veya seni tamamen alsak da her iki takdirde onların nihayet dönümü bizedir, sonra Allah ne yapacaklarına da şahiddir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Eğer onları tehdit ettiğimizin (azabın) bir kısmını sana (dünyada iken) göstersek de, (göstermeden) seni vefat ettirirsek de nihâyetinde onların dönüşü (hesap vermek üzere) bizim (manevi) huzurumuzadır, (hesaptan) sonra Allah, (dünya hayatında iken) yaptıklarına karşılık onları cezalandıracaktır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlara yaptığımız uyarının¹ bir kısmını sana göstersek de göstermeden vefat ettirsek de onların dönüşü Bizedir. Allah, onların ne yaptıklarına tanıktır.
1- Görecekleri cezanın.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlara vad' (kendilerini tehdîd) etdiğimiz (akıbet) in bir kısmını eğer sana göstersek de, yahud seni (dünyâdan tamamen) alsak da nihayet onların dönüşü ancak bizedir. Yine Allah, kendilerinin ne yapacaklarına şâhiddir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Eğer onlara va'd ettiğimiz (azâb)ın bir kısmını sana (onları dünyada helâk ederek)göstersek veya seni (daha önce) vefât ettirsek de onların dönüşü bizedir; sonra Allah, onlar ne yaparlarsa hakkıyla şâhiddir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve onlara vaad ettiğimizin bir kısmını (dünyada iken) sana göstersek de göstermeden seni vefat ettirsek de dönüşleri bizedir. Ve Allah, onların ne yapacaklarına da şahittir. *
(*) Putperest Araplar’ın İslâm’ın gücü karşısında toptan yenilgiye uğrayacaklarını müjdeleyen âyette, Hz. Peygamber’e daha hayatta iken gösterileceği belirtilen inkârcılara yönelik ceza, onların müslümanlar karşısındaki yenilgileridir. Nitekim bu sûrenin gelmesinden sonra Hz. Peygamber, putperestlere karşı Mekke’nin fethedilmesine kadar varan büyük zaferler elde etmiştir. Âyet, putperestlerin yenilgilerinin Resûlullah vefat ettikten sonra da süreceğine işaret etmektedir. (Kur’an Yolu Tefsiri) İşte buradaki (ثم)’’sümme’’sadece atıf edatıdır. ( الدر المصون) ليست هنا للترتيب الزماني بل هي لترتيب الأخبار لا لترتيب القصص ثم الله شهيد ثم " بمعنى الواو ، تقديره : والله شهيد ( تفسير البغوي)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Bizim onlara vaat ettiklerimizi belki sana gösteririz veyahut da seni öldürürüz (de sen onlara verdiğimiz cezaları görmeyebilirsin). Onların dönüşleri bizedir. Sonra Allah yaptıklarının tümüne şahittir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlara sözünü ettiğimiz azabın bir kısmını sana gösteririz, ya da bundan önce senin canını alırız, ne de olsa onların dönüşleri Bize olacaktır. Sonra da Allah bütün işlediklerine tanıktır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ya onlara vaadettiğimiz azabın bazısını sana gösteririz veya senin ruhunu alırız [⁵]. Onların dönüşleri yalnız bizedir. Sonra Allah yaptıklarına hakkıyle şahit olur.
[5] Sana göstermeden evvel. Artık cezaları âhirete kalır.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) İster onlara vaat ettiğimiz azabı sana gösterelim ister seni (daha önce) vefat ettirelim (hiç fark etmez). Çünkü dönüşleri Biz’edir. Zaten [summe] Allah onların yaptıklarına da şahittir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlara söz verdiğimizin (azabın) bir kısmını sana (dünyada) göstersek de veya (göstermeden) seni vefat ettirsek de (sonuçta) onların dönüşü bizedir. Allah onların yaptıklarına şahittir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onları tehdit ettiğimiz azap ve felâketlerinbir kısmını daha dünyadayken gerçekleştirerek, özlemini çektiğin mutlu ve aydınlık günlerisana hemen göstersek de, çetin bir mücâdelenin ardından seni vefât ettirerek mükâfâtını âhirete ertelesek de,o zâlimler açısından değişen hiçbir şey olmayacak; sonuçta azaptan kurtulamayacaklar. Çünkü hepsi, dönüp dolaşıp eninde sonunda bizim huzurumuza gelecekler. Evet, siz ölüp gitseniz bile, onların yapıp ettiklerine bizzat Allah şâhitlik etmektedir. Şu da var ki, yeterli uyarı yapılmadan hiç kimseye ceza verilmez. Bunun için:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlara vaad ettiklerimizin bir kısmını sana göstersek de, seni vefat ettirsek de, onların dönüşü sadece bizedir. Yine, ne yapıyorlarsa, Allah şahiddir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm biz, onlara tattıracağımız birkaç acıyı, henüz ölmeden sana göstereceğiz. Zaten bize döndüklerinde, yaptıklarına bizzat Allah tanıklık edecektir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnkâr edenlerin başına gelecek olan azabın bir kısmını sana dünyadayken göstersek veya seni vefat ettirerek dünyadan aldıktan sonra onları cezalandırsak ne çıkar? Bu seni ilgilendirmez ki! Her insanın dünya hayatından sonraki dönüşü Allah’adır. Rabbin onların yaptıkları her şeye şahittir. Onun için onların davranışlarını kendine dert edinme! Sen kendi işine bak!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ya onları uyardığımız şeylerin bir kısmını sana gösteririz ya da seni vefat ettiririz. [*] Dönüşleri sadece bizedir. Sonra Allah onların yapmakta olduklarına da şahittir.
Benzer mesajlar: Ra‘d 13:40; Mü’min 40:77.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Onlara vâdettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek veya göstermeden senin rûhunu alsak ne fark eder. Zâten onların dönüşü Bizedir. Sonra Allah, onların yaptıklarını görüp durmaktadır.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve (bu söylediklerimiz doğrultusunda) onlara [hakkı inkar edenlere] hazırladığımız şeylerden ⁶⁶ bazılarını sana ya [bu dünyada] gösteririz ya da [ceza gerçekleşmeden önce] senin canını alırız; [ama bil ki,] onların dönüşü er geç Bizedir; ve Allah, onların bütün edip-eylediklerine tanıktır. ⁶⁷
66 Lafzen, “onlara vaad ettiklerimizden ...” ya da “onları korkuttuğumuz şeylerden ...” yani, hakkı bile bile inkara kalkışmanın tabii sonucu olarak bazan bu dünyada da kaçınılmaz biçimde başa gelen ceza...67 Yukarıdaki ayet, Kur’ânî vahyin gerçekliğini kabule yanaşmayan çağdaşlarıyla ilgili olarak ilk ağızda Hz. Peygamber’e hitab etmektedir. Bununla birlikte, en geniş anlamıyla ayet, doğru yolda yaşamanın hayat boyu darlık ve acılara mal olduğunu, beri yandan pek çok zalim ve hak tanımaz insanın görünüşte hiçbir sıkıntı çekmeden fütursuzca hayatın tadını çıkarmasına fırsat verildiğini görüp çelişik gibi görünen bu durumu anlaşılmaz bulabilecek her mümine hitab etmektedir. Kur’an, bu dünya hayatının öte dünya hayatı yanında çok kısa olduğunu, insan kaderinin (yapıp-ettiklerinin) bütün gerçeğiyle asıl öte dünyada ortaya çıkacağını bildirerek görünüşteki bu paradoksu nihaî çözüme ulaştırıyor. Karş. 3:185 -“Kıyamet Gün’ü yapıp-ettiklerinizin karşılığı size tam olarak ödenecektir... çünkü bu dünya hayatı(na düşkünlük) aldatıcı bir zevkten başka bir şey değildir.”  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlara vaat ettiğimiz azabın bir kısmını sen bu dünyadayken sana göstersek; ya da onların cezasını vermeden seni vefat ettirsek, nasıl olsa onların önünde sonunda dönüşü bizedir. Sonra da Allah, onların bütün yaptıklarına zaten şahittir. 13/40, 40/77, 6/19, 4/166, 17/96, 48/28
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve sana, onlara vaad ettiklerimizden bir kısmının gerçekleştiğini ya (bu dünyada) gösteririz, ya da (onu göstermeden) senin canını alırız.[¹⁶²³] Nasıl olsa en sonunda dönüşleri Bizedir; dahası, Allah onların yaptığı her şeye şahittir.
[1623] Her elçi dünyada Allah’ın elçisi, âhirette ilâhî mahkemenin şahididir (4:41-42). Zımnen: Allah’ın hesap vermekten kaçanlara hesap sorma zaman, mekân ve imkânı çok çeşitlidir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Ya onları tehdit ettiğimiz azabın bir kısmını sana dünyada iken gösteririz. (Sen zafere ulaşırsın, onlar da perişan olurlar.) Yok eğer (sana göstermeden) seni vefat ettirsek de, (sen onların ahiretteki feci hallerini elbette göreceksin) Çünkü sonunda onları dönüşü bizedir. Allah onların (dünyada iken) neler yapmış olduğuna elbette şahittir! (Ona göre hak ettikleri cezayı muhakkak verecektir)
Osman Fırat
swap_vert close
Onları tehdit ettiğimiz bazılarını sana göstersek veya (göstermeden) seni vefat ettirsek de sonunda onların dönüşü bizedir. Sonra da Allah onların yapmakta olduklarına da şahittir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onlara vaadettiğimiz şeyin bazısını sana göstersek de veya (henüz göstermeden) senin ruhunu kabzetsek de herhalde onların dönüşü Bizedir. Sonra Allah Teâlâ onların ne yapacakları üzerine şahittir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onlara vaad ettiğimiz şeylerin bir kısmını sana göstersek, yahut seni vefat ettirsek, nasıl olsa sonunda onlar bize döneceklerdir. Elbette Allah, kendilerinin ne yapacaklarına şahittir.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ya onları uyardığımız şeylerin bir kısmını sana gösteririz. Ya da (bundan önce) seni vefat ettiririz (farketmez). Nasıl olsa dönüşleri bizedir. Sonra Allah onların yaptıklarına da şahiddir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlara va'd iylediğimiz şeylerden ('azâbdan) ba'zılarını yâ sana gösteririz ve yâhud seni (bunı dünyâda görmezden) vefât itdiririz. Onların nihâyet gelecekleri biziz. Sonra Allâh onların yapdıkları şeylere şehâdet ider.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onları tehdit ettiğimiz şeyin bir kısmını sana göstersek de seni vefat ettirsek dedönüşleri bize olacaktır. Üstelik yaptıkları her şeyin şahidi Allah’tır.
Şaban Piriş
swap_vert close
-Onlara vaat ettiğimizin bir kısmını sana ya gösteririz; ya da seni vefat ettiririz. Nasıl olsa onların dönüşü bizedir. Sonra Allah, onların yaptıklarına zaten şahittir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlara vaad ettiğimiz şeyin bir kısmını sana göstersek de, göstermeden seni vefat ettirsek de, yine onların dönüşleri Bizedir ve Allah onların işleyip durdukları şeyin şahididir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onların vaat ettiğimizin bazısını sana göstersek de seni vefat ettirsek de dönüşleri bizedir. Sonunda Allah, işlemiş olduklarına tanıklık edecektir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eger gösterevüz saña bir nicesini anuñ kim va'de eylerüz anlara yā öldürevüz seni pes bizdin yañadur dönecek yirleri. andan Tañrı ŧanuķdur anuñ üzere kim işlerler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eger saña göstersevüz nicesini anlara ‘aẕāb eylegen nesnenüñ, yā seni ḳabżeylesevüz göstermeden burun, pes anlaruñ dönmegi bizedür. Andan ṣoñraTañrı Ta‘ālā ṭanuḳdur anlar işlegen ‘ameller üstine.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum! Kafirlərə) və’d etdiyimiz əzabın bir qismini sənə (dünyada) göstərsək də, yaxud (ondan əvvəl) səni axirətə qovuşdursaq (canını alsaq) da, bil ki, onların axır dönüşü Bizədir. Allah onların nə etdiklərinə şahiddir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Whether We let thee (O Muhammad) behold something of that which We promise them or (whether We) cause thee to die, still unto Us is their return, and Allah, moreover, is Witness over what they do.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Whether We show thee (realised in thy life-time) some part of what We promise them,- or We take thy soul (to Our Mercy) (Before that),- in any case, to Us is their return: ultimately Allah is witness,(1438) to all that they do.
1438 The Prophet is assured that the end of evil is evil, just as the end of good is good. Whether this result is made plain before his very eyes in his own lifetime or afterwards, makes no difference. The wicked should not rejoice if they are given rope and seem to have the upper hand for a time, nor should the righteous lose heart: for Allah's promise is sure and must come to pass. And in any case, the scales can only be partially, if at all, adjusted in this life. There is the final and complete adjustment on the Day of Judgement. Allah is All-Knowing, and all truth will be before Him, (Cf. 40:77).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِمَّا
ve eğer
نُرِيَنَّكَ
sana gös- terirsek
بَعْضَ
bazısını
الَّذ۪ي
o şeyin ki
نَعِدُهُمْ
onlara vaad ediyoruz
اَوْ
ve ya
نَتَوَفَّـيَنَّكَ
seni vefat ettirirsek
فَاِلَيْنَا
artık Bizedir
مَرْجِعُهُمْ
onların dönüşü
ثُمَّ
daha-sı
اللّٰهُ
Allah
شَه۪يدٌ
Şehîd'dir
عَلٰى مَا
o şeylere ki
يَفْعَلُونَ
yapıyorlar
Onlara vaad ettiğimiz (azabın) bir kısmını sana (dünyada iken onları helâk ederek) göstersek veya seni (daha önce) vefat ettirsek de onların dönüşü (yine) Bizedir. Dahası Allah Şehîd (ismiyle) onların yaptığı (her) şeye şahiddir.
اِمَّا
Edat
اِمَّا
Ya, ya da, yoksa, eğer
اَرَي
Fiil-IV
ر ا ي
Gösterdi
بَعْض
İsim
ب ع ض
Bazı, bir kısmı
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
وَعَدَ
Fiil-I
و ع د
Telkin etti, vaad etti, tehdit etti, söz verdi, uyardı
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
تَوَفّٰى
Fiil-V
و ف ي
Vefat ettirdi, canını aldı, alıp götürdü
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
مَرْجِع
İsim
ر ج ع
Dönüş
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
شَهِيد
İsim
ش ه د
Şehîd ( Allah'ın ismi, esmasıdır. Herkese ve her şeye şahid olan demektir), şahid
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
فَعَلَ
Fiil-I
ف ع ل
Yaptı, muamele etti