Onların çoğu, ancak zanna¹ uyarlar. Kuşkusuz zan hakikatin yerini tutamaz. Allah, onların ne yaptıklarını çok iyi bilendir.
1- Vahiy dışı bilgi. Zann sözcüğü, Cahiliye'de kesin bilgi, doğru sonuç anlamında kullanılmaktadır. Kur'an, bu sözcüğü: Bilgisizlikten kaynaklanan şekk, kuşku, sanı anlamı ile ve “yakin”e dayanan kesin bilgi anlamı ile olmak üzere olumlu ve olumsuz iki anlamda da kullanmaktadır. Ayet, övgüden söz ediyorsa zann; “kesin bilgi/yakin” anlamında, yergiden söz ediyorsa “sanı” anlamındadır. Ancak Kur'an, kendi hakikati ile kıyasladığında, kendi dışındaki bilgilerin tamamını, bilgi değeri yönünden kendi bilgisi yanında zann olarak görmektedir.