close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûnus Sûresi 33. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Keżâlike hakkat kelimetu rabbike ‘alâ-lleżîne fesekû ennehum lâ yu/minûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Buyruktan çıkanlar, Rabbinin şu sözünü haketmişlerdir: Onlar, inanmazlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
İşte böylece Rabbinin o fasık (ve münafık) kimseler üzerindeki "Onlar asla iman etmezler" sözü de gerçekleşmiş olacaktır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İşte böylece Rabbinin yoldan çıkanlar hakkında, “Onlar inanmayanlardır” diye söylemiş olduğu sözü, gerçekleşmiş oldu.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlar, imandan vazgeçirilip hak yoldan bâtıla döndürüldükleri gibi, hür iradeye, özgürce seçme hakkına sahipken, peygamberlere ve kutsal kitaplara itibar etmedikleri için, Rabbinin doğru ve mantıklı düşünmenin, hak dinin dışına çıkan fâsıklar, âsiler, bozguncular hakkındaki: “Onlar artık iman etmeyecekler” gerekçeli hükmü gerçekleşir.
bk. Kur’an-ı Kerim, 39/71.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Böylece Rabbinin o yoldan çıkmışlar hakkındaki: "Onlar iman etmezler" sözü gerçekleşmiş oldu.
Ali Bulaç
swap_vert close
Böylece Rabbinin sözü o fasık kimseler üzerinde (şöyle) gerçekleşmiştir ki: 'Onlar şüphesiz iman etmezler.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Öyle büsbütün haktan çıkmış inatçı fâsıklara Rabbinin hükmü şöyle vâcib oldu: “- onlar, artık imana gelmezler.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Böylece, “o fasıklar (Allah’ın emrinden çıkanlar) inanmayacaklardır” diye Allah’ın söylediği söz gerçekleşmiş oldu.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İşte böylece Rabbinin, yoldan çıkanlar hakkındaki “Onlar inanmazlar” sözü gerçekleşmiş oldu.
Besim Atalay
swap_vert close
İşte böyle, buyrum tutmaz kimselere, Tanrının sözü hak oldu artık, onlar inan etmezler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İşte böylece, Yoldan çıkmış (yaratılış safiyetinden uzaklaşmış) kimselerin, “iman etmeyeceklerine dair” Rabbinin sözü gerçekleşmiş oldu.
Rabbinin sözü; “İnkârcıları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir, çünkü (inanmamaya kararlı oldukları için) onlar iman etmezler.” (Bakara 2/6)Onlar hakikatin bütün işaretlerini görseler yine de inanmazlar.” (En’am 6/25, A’râf 7/146)  
Cemil Said
swap_vert close
Bu vecihle rabbin fâsıkların hiç bir vakit îmân itmeyecekleri hakkındaki sözü tahakkuk itdi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Böylece, fasık olanların inanmayacaklarına dair Rabbinin söylediği söz gerçekleşti.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Rabbinin yoldan çıkanlar hakkındaki, “Onlar artık imana gelmezler” sözü, işte böylece gerçekleşmiştir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Böylece günahkârlık batağına saplananlarla ilgili olarak rabbinin verdiği, “Onlar artık iman etmeyecekler!” şeklindeki hüküm gerçekleşti.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İşte böylece Rabbinin yoldan çıkanlar hakkındaki «Onlar inanmazlar» sözü gerçekleşmiş oldu.
Edip Yüksel
swap_vert close
Yoldan çıkmış olanların inanmıyacağına dair Rabbinin sözü işte böyle gerçekleşir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Hak dinden çıkmış fasıklara Rabbinin kelimesi şöyle gerçekleşti: Onlar artık imana gelmezler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Öyle büsbütün haktan çıkmış fasıklara rabbının kelimesi şöyle hakk oldu: onlar artık iymana gelmezler
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Ezelî ve ebedî ilmi ile her şeyi hakkıyla bilen) Rabbinin, yoldan çıkanlar hakkındaki, “Onlar artık îmân etmezler!” buyruğu, işte böylece gerçekleşmiştir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Böylece, Rabb'inin fasıklar¹ hakkındaki kelimesi² gerçekleşmiş oldu. Onlar iman etmezler.
1- Günaha sapan. Vahyin belirlediği sınırların dışına çıkan; iyi, doğru, güzel ve temiz şeylerden uzak kalan. 2- Takdir edilen hükmü.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Onlar îmandan nice döndürüldülerse hakdan) çık (ıb sap) mış olanlara karşı Rabbinin (ezeldeki) şu sözü de öylece sabit olmuşdur: «Hakıykat onlar îman etmezler».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
İşte böylece, Rabbinin isyân edenler hakkındaki, “Şübhesiz ki onlar îmân etmezler!” sözü gerçekleşmiş oldu.
İhsan Aktaş
swap_vert close
İşte böylece; Rabbinin kelimesi (ikazı ve azapla ilgili kararı) yoldan çıkmış olanlar üzerinde hak olmuştur. Çünkü onlar (o sapkınlığa ve isyana ısrar edenler) iman etmezler. *
(*) Kendi özgür iradeleriyle hak yoldan sapıp, isyan ve günahkârlıkta ısrar edenler, fasıklığı artık kesinlik kazanmış olanlar, inkârda inatla direnenler, yalnız amelî mânada değil, itikâdî mânada da doğru yoldan çıkmış olanlar, bu durumlarını devam ettirdikleri ve bundan vazgeçmedikleri takdirde iman ve hidayetten mahrum kalacakları için onlara yüce Allah’ın hak ve adalet üzere değişmez olan kanunu /ikaz ve azap sözü/ hak olmuştur. ((كذلك حقّت كلمة ربك} أي كلمة العذاب، وقيل: كلمة الوعيد، (تفسير الأعقم) وجائز أن تكون الكلمة حقت عليهم لأنهم لا يؤمنون  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Böylece Rabbinin doğru ve gerçek sözleri, yoldan çıkmış suçluların üzerine hak olmuştur. Artık onlar kesinlikle iman etmezler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Böylece senin çalabının karıştırıcılar için söylediği söz doğru çıktı: "Gerçekten onlar inanmazlar."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bunun gibi [¹⁰] fasık olanlar hakkında Rabbinin sözü sabit olmuştur: Onlar iman, etmezler [¹¹].
[10] Rübubiyyet Allah'a sabit olduğu gibi haktan sonra sapıklık bulunduğu gibi, doğrudan döndükleri gibi.[11] Yahut fasık olanlar hakkında Rabbinin sözü yani Cehennemi cin ile, insanlar ile dolduracağım sözü sabit olmuştur. Çünkü onla iman etmezler.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Böylece yoldan çıkmışlarla ilgili olarak Allah’ın “onlar kesinlikle inanmazlar” sözü gerçekleşir.¹⁴”
14 Krş. Zümer, 39/19, 71  
Kadri Çelik
swap_vert close
Böylece, fâsık olanların inanmayacaklarına dair Rabbinin söylediği söz gerçekleşmiş oldu.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İşte böylece, günaha batmış ahlâk ve şeref yoksunu kimselerin, hakîkati idrâk etseler bile, ona asla iman etmeyeceklerine dâir Rabb’inin bir yasa olarak verdiği hükmü gerçekleşmiş oldu.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İşte böyle, yoldan çıkıp sapmış kimselere dair senin rabbinin “onlar inanmazlar” sözü gerçekleşti.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm görüyor musun bak! Rabb’inin asiler hakkında söylediği: " inanmayacaklar " sözü nasıl da gerçek oldu.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Böylece Rabbinin yoldan çıkanlar için söylediği: "Onlar inanmazlar." sözü, inkârda inatlaşmalarından dolayı gerçek olur.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İşte böylece Rabbinin “Onlar inanmazlar” [*] şeklinde yoldan çıkanlar hakkındaki sözü gerçekleşmiş oldu. [*]
Benzer mesajlar: En‘âm 6:25, 109, 111; A‘râf 7:146; Yûnus 10:96; Hicr 15:13-15; İsrâ 17:93; Şu‘arâ 26:199; Sebe’ 34:31 Benzer mesajlar: Yûnus 10:96; Yâsîn 36:7; Mü’min 40:6.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Böylece Rabbinin (ezeli ve ebedî ilmiyle bildiği) fasıklar hakkındaki: “Onlar, asla inanmayacaklar.” sözü gerçekleşmiş oldu.¹
1 Çünkü onlar, Allah’ın bu sözünden dolayı değil kendi cüz’i iradeleriyle inanmamışlardır. Allah burada bize; sadece kendi ezelî ve ebedî ilmiyle onların îman etmeyeceklerini bildiğini, haber vermektedir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Böylece günahkarca davranmaya eğilimli olanlar hakkında Rabbinin sözünün hak olduğu ortaya çıkmış oldu: “Onlar inanmayacaklar”. ⁵³
53 Bkz. 2. sure, 7. not, keza 8:55 ve ilgili 58. not. Bu özel anlam örgüsü içinde “Rabbin sözü” terimi, Allah’ın, bilerek günahı seçenler ve hakkı inkar edenlerle ilgili tutumuyla, sünnetiyle (sünnetullâh) eş anlamlı görünüyor (Menâr XI, 359). Ennehum’daki enne edatı (lafzen, “ki onlar”), ilahî “kelime”nin bildirdiği gerçeği işaret ettiğine göre bu edatla başlayan cümleyi üstüste iki noktadan sonra vermeyi daha uygun bulduk.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İşte böylece, iman etmeyerek yoldan çıkanların üzerine Allah’ın azap sözü hak oldu. 32/18...20
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İşte böylece, yoldan iyice sapmış olanlara dair Rabbinin sözü gerçekleşmiş oldu: “Onlar asla inanmayacaklar!”
Orhan Kuntman
swap_vert close
İşte böylece Rabbinin yoldan çıkanlar hakkındaki "Onlar inanmazlar" hükmü gerçekleşmiş oldu. Onlar artık iman etmezler!
Osman Fırat
swap_vert close
Böylece Rabbinin Fasıklar hakkındaki sözü hak oldu. Şüphesiz onlar iman etmezler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
İşte fıska düşmüş olanların aleyhine Rabbinin kelimesi şöylece tahakkuk etmiştir ki, şüphe yok onlar imân etmezler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Öyle büsbütün doğru yoldan çıkmış, isyanda ısrar eden o fâsıklara, imana gelmedikleri için, Rabbinin azap kararı kesinleşmiştir. [39, 71]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Böylece Rabbinin, yoldan çıkanlar için söylediği: "Onlar inanmazlar." sözü, gerçekleşti.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Îmân itmemekle berâber hadlerini tecâvüz iden ve fısk ve fücûr ile meşgûl olanlar üzerine rabbinin hüküm ve kazâsı hak oldı. ('Azâba müstehak oldılar).
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yoldan çıkanlarla ilgili olarak Rabbinin söylediği şu söz böylece gerçekleşmiş oldu: “Onlar inanıp güvenmezler.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Böylece, fasık olanların inanmayacaklarına dair Rabbinin sözü gerçekleşti.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Yoldan çıkmış olanların artık iman etmeyeceklerine dair Rabbinin sözü böylece gerçekleşmiştir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Bu, budur! Rabbinin yoldan çıkanlar hakkındaki, "Onlar iman etmezler!" sözü gerçekleşmiştir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ancılayın vācib oldı çalabuñ sözi anlaruñ üzere kim ŧā'atdan çıķdılar kim bayıķ anlar inanmazlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anuñ gibi vācib oldı Tañrı Ta‘ālānuñ kelimesi fāsıḳlar üstine ki anlar īmāngetürmezler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Allahın itaətindən çıxmış) fasiqlərin iman gətirməyəcəkləri barədə Rəbbinin sözü (hökmü) belə kerçək oldu. (Və ya: fasiqlər iman gətirməyəcəkləri üçün Rəbbinin hökmü-cəzası onlara belə vacib oldu).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Thus is the Word of thy Lord justified concerning those who do wrong : that they believe not.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Thus is the word of thy Lord proved true(1427) against those who rebel: Verily they will not believe.
1427 Disobedience to Allah brings its own terrible consequences on ourselves. The Law, the Word, the Decree, of Allah must be fulfilled. If we go to false gods, our Faith will be dimmed, and then extinguished. Our spiritual faculties will be dead.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
كَذٰلِكَ
işte böylece
حَقَّتْ
hakikat oldu
كَلِمَتُ
sözü
رَبِّكَ
Rabbinin
عَلَى
üzerine
الَّذ۪ينَ
o kimse-lerin ki
فَسَقُٓوا
fâsıklık ettiler
اَنَّهُمْ
muhak-kak onlar
لَا يُؤْمِنُونَ
iman etmezler
İşte böylece Rabbinin fâsıklar hakkındaki, "muhakkak ki onlar iman etmezler" sözü hakikat oldu.
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
حَقَّ
Fiil-I
ح ق ق
Hak oldu, hakikat oldu, hakkını verdi
كَلِمَة
İsim
ك ل م
Kelime, söz
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
فَسَقَ
Fiil-I
ف س ق
Fâsıklık etti, fâsıklık yaptı
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı