close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûnus Sûresi 30. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Hunâlike teblû kullu nefsin mâ eslefet(c) veruddû ila(A)llâhi mevlâhumu alhakk(i)(s) vedalle ‘anhum mâ kânû yefterûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Herkes, evvelce yaptığını bulur, cezasını çeker orada ve hepsi de gerçek mevlalarının tapısına döndürülmüştür ve iftira ettikleri şeyler de gözlerinden kaybolmuş, helak olup gitmiştir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
İşte orada, her nefis (iyi veya kötü herkes) önceden yaptıklarının karşılığını bulacaktır ve onlar Hakk (asıl-gerçek) Mevlâ’ları olan Allah’a döndürülmüş olacaklardır. Yalan yere uydurdukları (tağutları, canlı ve cansız tabuları) da, kendilerinden kaybolup uzaklaşacaktır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O an ve işte orada herkes, geçmişte yapıp ettiğiyle sorgulanacak, herkes Allah'a, O yüceler yücesi gerçek sahibine döndürülecek, onların boş hayalleri, uydurmakta oldukları şeyler, ortadan kaybolup kendilerini, yüzüstü bırakacaktır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Orada herkes, geçmişte yaptıklarını karşısında bulur, amel defterinde teker teker okur. Gerçek Mevlâları, koruyucuları, emrinde oldukları otorite olan Allah'ın huzuruna götürülürler. Uydurmaya devam ettikleri bütün evham ve hayaller, yanlarından kaybolup gitmiştir.
bk. Kur’an-ı Kerim, 17/13-14; 75/13; 86/9.  
Ahmet Varol
swap_vert close
İşte orada her can önceden işlemiş olduğunun hesabını verir. Hepsi gerçek mevlaları olan Allah'a döndürülmüş, uydurdukları şeyler ise yanlarından kaybolmuştur.
Ali Bulaç
swap_vert close
İşte orada, her nefis önceden yaptıklarıyla imtihana çekilmiş olacak ve onlar asıl-gerçek mevlaları olan Allah'a döndürülecekler. Yalan yere uydurdukları da, kendilerinden kaybolup uzaklaşacaklar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Orada herkes, geçmişte yaptığı iyi ve kötü şeylerin imtihanını verecektir. Artık hepsi hak mevlâları Allah'a döndürülmüşlerdir ve müşriklerin Allah'a eş uydurdukları putlar da kendilerinden kaybolmuş gitmiş bulunacaktır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İşte orada herkes, dünyada daha önce yaptıklarını ortaya döker. Gerçek sahipleri olan Allah’ın huzuruna vardırılırlar. Ve iftira ettikleri şeyler, onlardan kaybolup gider.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İşte orada herkes, geçmişte yaptıklarını karşısında bulur. Artık onlar gerçek sahipleri olan Allah'a döndürülürler ve uydurdukları şeyler, kendilerinden kaybolup gider.
Besim Atalay
swap_vert close
Önce neler yaptığını, herkes bilir orada, gerçekten onların, mevlaları bulunan Allah'a döndürülürler, iftiraları onlardan uzaklaşmıştır»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İşte orada herkes önceden yapmış olduklarını karşısında bulur. (Bütün insanlar ve cinler) gerçek sahipleri olan Allah'a döndürülür ve yakıştırdıkları düzmece ilahlar yanlarından kayboluverir. 
Bkz. 17/13-14, 75/13, 86/9İnsan, dünyada yaşadıklarının filmini önünde hazır bulur ve bu filmi en ince ayrıntısına kadar seyredecektir. Günümüzde insanın yaşadıklarının Allah’ın koyduğu sistemde filme alınması konusunda insanları ikna etmeye çalışmanın bir anlamı kalmadı, çünkü insanlar bunun örneğini daha dünyada iken zaten yaşıyor. Gün geçmiyor ki yeni bir teknolojik gelişme ile karşılaşmayalım. Geçmişte sadece bilim kurgu filmlerinde görülebilen sahnelerin çoğu günümüzde gerçekleşiyor. Bu gelişmelerden bir tanesi de sınırsız bilginin, görüntünün, videonun en ince ayrıntısına kadar Hard disklerde kayıt altına alınabilmesidir.Bu ayetler, mahşeri bütün gerçekliğiyle özet olarak ortaya koyuyor. Olacak olanları bütün etkileriyle, realiteleriyle daha şimdiden gözle önüne seriyor. Kur’an’da daha pek çok ayet, insanın dirilmesinden mahşerde hesap vermesine ve oradan da ikamet edeceği yere kadar diyalektik etkileri olacak çok çarpıcı örnekler sunuyor.  
Cemil Said
swap_vert close
Her nefis yapdığının mukâbilini görir, hepsi Allâh’a rücû’ idecekdir hakikî rableri odur. Diğer îcâd itdikleri ma’bûdlar hep gâib olacakdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İşte orada herkes dünyada yapmış olduğuyla imtihan verir ve gerçek Mevlaları olan Allah'a döndürülür. Uydurdukları putlar da ortadan kaybolmuştur.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Orada herkes daha önce yaptığı şeyleri yoklayacak (ve kendi akıbetini öğrenecek), hepsi de gerçek sahipleri olan Allah’a döndürülecekler ve (ilâh diye) uydurdukları şeyler (onları yüzüstü bırakıp) kendilerinden kaybolup gidecektir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İşte o gün her şahıs, dünyada yaptığının karşılığını görecek, gerçek mevlâları olan Allah’ın huzuruna götürülecekler ve uydurup yakıştırdıkları putlar da onları yüzüstü bırakıp kaybolacaklardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Orada herkes geçmişte yaptıklarının ne olduğunu anlar. Artık onlar gerçek sahipleri olan Allah’a döndürülmüşlerdir. Uydurmakta oldukları şeyler (bâtıl tanrıları) da onları terkedip kaybolmuştur.
Edip Yüksel
swap_vert close
İşte orada her can, geçmişte yapmış olduğunu bulur. Gerçek Mevlaları olan ALLAH'a döndürülürler. Uydurdukları (ortaklar) ise kendilerinden uzaklaşıp kaybolur.
Müminler sadece Tanrı'yı mevla (efendi/koruyucu) edinir. Bak 2:286.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İşte burada herkes geçmişte yaptığını bulacak. Ve gerçek mevlaları olan Allah'a döndürülecekler. İftira edip uydurdukları şeyler de kendilerinden büsbütün uzaklaşıp gidecek.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
İşte burada her nefis, geçmişte yaptığını deneyecek, hepsi hak mevlâları Allaha reddolunmuş ve uydurdukları şeyler kendilerinden gaib olmuş gitmiş bulunacaktır.
Emrah Demiryent
swap_vert close
İşte orada her nefis önceden (dünya hayatında iken) işlemiş olduğunun hesabını verir. Hepsi gerçek mevlâları olan Allah’ (ın manevi huzurun) a döndürülmüş, (ilâh diye) uydurdukları şeyler (putlar) ise yanlarından kaybolmuştur.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İşte orada, herkes ne yapmışsa onu bulur. Gerçek mevlaları¹ olan Allah'a döndürülmüş olarak. Uydurdukları şeyler ise kendilerinden uzaklaşıp kaybolurlar.
1- Yakın olan, yardım eden, koruyan, yol gösteren. Mevla yalnızca Allah'tır. Allah'tan başkasına Mevla, Mevlâna demek şirktir. Veli sözcüğünün eş anlamlısıdır.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Orada herkes evvelden ne gönderdiyse onun imtihaanını verecek. (Artık) hepsi hakıykî mevlâları olan Allaha (Allahın cezasına) döndürülmüşlerdir. (Kendi hayâllerinden) Uydurmakda oldukları şeyler (baatıl Tanrılar) da onlardan ayrılıb ve gaaib olub gitmişdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
İşte orada herkes geçmişte yaptıklarını deneye(rek, neticenin ne olduğunu iyice anlaya)cak! Artık hak Mevlâları olan Allah'a döndürülmüşlerdir ve uydurmakta oldukları şeyler kendilerinden kaybolup gitmiştir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
İşte orada (o an) herkes, geçmişte yapıp ettiğiyle sorgulanacak, hepsi de (yaptklarından dolayı hesaba çekilmek üzere) gerçek sahipleri olan Allah’a döndürülecekler. Oysa (onların boş hayalleri), uydurmakta oldukları şeyler kendilerinden kaybolup gider. *
(*) İnsan, dünyada yaşadıklarının filmini önünde hazır bulur ve bu filmi en ince ayrıntısına kadar seyredecektir. Günümüzde insanın yaşadıklarının Allah’ın koyduğu sistemde filme alınması konusunda insanları ikna etmeye çalışmanın bir anlamı kalmadı, çünkü insanlar bunun örneğini daha dünyada iken zaten yaşıyor. Gün geçmiyor ki yeni bir teknolojik gelişme ile karşılaşmayalım. Geçmişte sadece bilim kurgu filmlerinde görülebilen sahnelerin çoğu günümüzde gerçekleşiyor. Bu gelişmelerden bir tanesi de sınırsız bilginin, görüntünün, videonun en ince ayrıntısına kadar Hard disklerde kayıt altına alınabilmesidir. Bu ayetler, mahşeri bütün gerçekliğiyle özet olarak ortaya koyuyor. Olacak olanları bütün etkileriyle, realiteleriyle daha şimdiden gözle önüne seriyor. Kur’an’ı kerimde daha pek çok ayet, insanın dirilmesinden mahşerde hesap vermesine ve oradan da ikamet edeceği yere kadar diyalektik etkileri olacak çok çarpıcı örnekler sunuyor. (C. Külünkoğlu Meal Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Her nefis geçmişte yaptıkları ile imtihan olmuştur. Sonra gerçekte sığınıp döndürülecekleri yer Allah’ın huzurudur. O’nun huzurunda (hesap günü), uydurdukları ortaklar onlardan uzaklaşıp kayboldular.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Orada herkes daha önce ne işlemişse onunla sınanacaktır. Herkes gerçek gözeticisi olan Allah’a döndürülecektir. Uydurdukları tapacaklar da onlardan uzaklaşmışlardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bundan sonra orada herkes önceden gönderdiği ameli bulur. Hak olan mevlâları Allah canibine götürülür, İftira ettikleri mâbutları ise onlardan kaybolup giderler.
İsmail Yakıt
swap_vert close
İşte orada her can geçmişte/dünyada yaptıklarını göz önüne getirir [teblû] ve gerçek sahipleri [Mevlâhum] olan Allah’a döndürülürler. Uydurdukları şeyler de kendilerini terk edip gider.
Kadri Çelik
swap_vert close
İşte orada herkes dünyada yapmış olduğuyla imtihan verir ve gerçek mevlaları olan Allah'a döndürülür. Uydurdukları (putlar) da ortadan kaybolmuş olur.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İşte o zaman, herkes geçmişte yaptıklarının hesabını verecek ve bütün insanlar ve cinler, gerçek sahipleri ve efendileri olan Allah’ın huzuruna getirilecekler; gerek “Bunlar bize Allah katında şefaat edecek!” diye uydurdukları sahte ilâhları, gerekse din adına uydurdukları bâtıl inançları, onları yüzüstü bırakarak ortadan kaybolup gitmiş olacak ve acı gerçekle baş başa kalacaklar.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İşte orada her bir nefis, geçmişte yaptığı şeylerden başı belâya girer. Gerçek mevlâları Allah’a bırakıldılar. Uyduruyor oldukları şeyler onlardan saptı gitti.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Tam bu sırada herkes geçmişini süzer. Daha sonra hepsi gerçek sahipleri Allah'a sevk edilirler. Artık ortada uyduruk tanrı falan kalmamıştır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hesap günü herkes geçmişte yaptıklarının ne olduğunu anlar. Artık onlar gerçek sahipleri olan Allah’a döndürülmüşlerdir. Uydurmakta oldukları şeyler de onları terk edip kaybolmuştur.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Orada herkes geçmişte yaptıklarını karşısında bulacaktır. (Artık) onlar gerçek sahipleri [*] olan Allah’a döndürülmüş (olacaklar)dır. Uydurmakta oldukları şeyler (putlar) da onlardan kaybolup gitmiş (olacak)tır.
Benzer mesajlar: En‘âm 6:62; Yûnus 10:32; Kehf 18:44; Hacc 22:6, 62; Mü’minûn 23:116; Nûr 24:25; Lokmân 31:30.  
Mehmet Türk
swap_vert close
İşte (âhirette) herkes, dünyada yapmış olduğuyla hesaba çekilir ve gerçek sahipleri olan Allah’a döndürülür. (Dünyada) uydurdukları şeyler¹ de kendilerini terk eder.
1 Şefâatçilerimiz diye uydurdukları ilâhlar, uyduruk fikirler, sistem ve kurumlar…  
Muhammed Esed
swap_vert close
O an ve işte orada herkes geçmişte yapıp-ettiğiyle sorgulanacak; herkes Allah’a, O yüceler yücesi gerçek sahibine döndürülecek; ⁴⁸ onların boş hayalleri kendilerini yüzüstü bırakacaktır.
48 Yani, Allah’ın birliğini, biricikliğini ve sınırsız kudret ve yüceliğini kavrayıp tasdik etmek idrakine; yani, bu gerçeği fark edip anlayabilecek bir yatkınlık içinde yaratılmış olan gerçek insan tabiatına geri döndürülecek (bkz. 7:172).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ve işte orada ve o anda herkes dünyadayken yaptıklarının muhasebesini yapacak ve gerçek Mevlaları/koruyucuları olan Allah’ın huzuruna çıkarılmış olacaklar ve uydurdukları o sahte mevlaları kendilerini yüzüstü bırakacaklar. 6/62, 12/40, 22/78
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İşte o an ve orada herkes geride bıraktıklarından sınav verir, (yaptıklarının sonucunu görür);[¹⁶¹⁰] en nihayet Allah’a, o yüceler yücesi gerçek sahiplerine döndürülürler[¹⁶¹¹] ve (çarpık tasavvurlarının) ürettiği sahte ilâhlar kendilerini yüzüstü bırakır.[¹⁶¹²]
[1610] “Sınav” anlamı verdiğimiz teblû, “karnesini okur” anlamına gelen tetlû olarak da okunmuştur. [1611] İnsanların kendi amellerinin sonuçları hakkında bilgi sahibi olmalarının belâ (sınav) ile ifade edilmesi bir mecazdır. İbtilâ bilgiyi hâsıl eden sebeptir. Sebebe ait ismin sonuç hakkında kullanılması mecazdır (Râzî). Ruddû ilallah (Allah’a döndürülürler), bu ve buna benzer bağlamda geçtiği yerlerde insanın bozulan istikametinin âhirette düzeltileceğine ilişkin olarak anlaşılabilir. İnsan dünya hayatında neye ya da nereye yönelmiş olursa olsun, sonunda yalnızca Allah’a yönelmek durumundadır. Bu, aynı zamanda insanın yönelişini bozan bilinç ve tasavvur sapmalarından kurtularak Allah’ın birliği, mutlaklığı ve hakikatin kaynağı oluşu hakkında doğru bir idrake kavuşması anlamını taşır. Zaten insan, buna yatkın bir altyapıya (fıtrat) sahiptir. Fakat o kendisine karşı yabancılaştığı (esrafû ‘alâ enfusihim) için, Rabbine karşı da yabancılaşmış (dalâl), kendi aslî gerçeğinin hatırlatılıp kaybettiği gerçek tabiatına dönme çağrısına ise kulak tıkamıştır. Fakat en sonunda görmezden geldiği gerçeği; yani varlığın ilk sebebinin ve son gayesinin Allah olduğu gerçeğini kabullenmek zorunda kalacaktır. [1612] İbareye bu bağlamda verebileceğimiz en uygun mâna.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
İşte o gün toplanma yerinde herkes dünyada yapmış olduğu (iyi kötü) her amelini karşısında bulur. Artık o müşrikler, gerçek mevlâları olan Allah’ın huzuruna döndürülmüş olacak ve uydurdukları nesneler (batıl ilahlar) da, kendilerini terk edip gitmiş olacaktır. (Ve onlar o zaman acı gerçek ile başbaşa kalacaklardır.. onların bu uyarılardan ibret alıp imana gelmeleri gerekmez mi?)
Osman Fırat
swap_vert close
Her nefis orada geçenle denendi ve (işlemiş oldukları her şey) gerçek mevlaları olan Allah’a döndürüldü ve o (Allah’a atfen) uydurdukları şeyler de kendilerinden sapıp kayboldu.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Orada her nefis, evvelce yapmış olduğundan haberdar olacaktır. Ve hak mevlâları olan Teâlâ'ya reddedilmiş bulunacaklardır. İftira eder oldukları şeyler de kendilerinden kaybolup gitmiş bulunacaktır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
İşte orada her kişi, dünyada iken yaptıklarının kaç para ettiğini görür. Hepsi, gerçek efendileri olan Allah'ın huzuruna götürülür ve uydurdukları putlar ortalıkta görünmez olur. [86, 9; 75, 13; 17, 13-14]
Süleyman Ateş
swap_vert close
İşte orada her can, geçmişte yaptıklarını dener (yaptıklarının yararını ve zararını görür). Gerçek sahipleri olan Allah'a döndürülürler ve uydurdukları şeyler, kendilerinden kaybolup gider.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Orada (yevm-i kıyâmetde) herkes kendinden evvel gönderdiği şeyi bulur. Doğrı ve hak olanlar mevlâlarına red ve sevk olunurlar ve onlardan (müşriklerden) iftirâ iyledikleri şeyler (putlar) gâib olurlar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Kim ne yapmışsa orada ortaya çıkacaktır. Hepsi de kendilerine gerçek anlamda yakın olan Allah’ın huzuruna getirilmiş olur ve uydurdukları bütün ortaklar onlardan uzaklaşır.
Şaban Piriş
swap_vert close
İşte orada herkes dünyada yaptığı şeyin gerçek mahiyetini kavrar. Ve gerçek mevlaları olan Allah'a döndürülürler. Ve uydurdukları düzmeceler onlardan kaybolup gider.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Orada her nefis, daha önce yapmış olduğu şeyin sınavını verir. Hepsi de gerçek mevlâları olan Allah'ın huzuruna çıkarılırlar. Uydurdukları şeyler ise onları bırakıp gitmiştir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İşte orada, her benlik önceden gönderdiği şeyi kendisi deneyecektir. Hepsi gerçek Mevlâ'ları olan Allah'a döndürülmüş, iftira aracı yaptıkları şeyler kendilerini koyup gitmiştir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
şunda śınaya her nefs anı kim ilerü viribidi. daħı döndürinildiler Tañrı yaña çalabı’ları girçek. daħı azdı anlardan ol kim oldılar. yalan baġlarlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol vaḳtda her nefs ‘ameli cezāsın görür ki dünyāda işlemiş‐idi. Daḫı döne‐ler Tañrı Ta‘ālā ḥażretine ki ḥaḳ ḥvāceleridür. Daḫı azdı özlerinden yalan söy‐ledükleri nesneler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Orada hər kəs əvvəlcə gördüyü iş barəsində xəbər (hesabat) verəcək və həqiqi ixtiyar sahibi olan Allahın hüzuruna qaytarılacaqdır. (Müşriklərin) uydurub düzəltdikləri bütlər isə onlardan (uzaqlaşıb) qeyb olacaqlar.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
There doth every soul experience that which it did aforetime, and they are returned unto Allah, their rightful Lord, and that which they used to invent hath failed them.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
There will every soul prove (the fruits of) the deeds it sent before(1420): they will be brought back to Allah their rightful Lord, and their invented falsehoods will leave them in the lurch.(1421)
1420 Cf. 2:95, where the verb used is qaddama. The verb aslafa, used here, is nearly synonymous. 1421 Instead of their false ideas helping them, they will desert them and leave them in the lurch. Cf. 6:24 .  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
هُنَالِكَ
işte orada
تَبْلُوا
imtihan edilir
كُلُّ
her
نَفْسٍ
bir nefis
مَٓا
o şey-leri ki
اَسْلَفَتْ
geçmişte yaptı
وَرُدُّٓوا
ve döndürül- müşlerdir
اِلَى اللّٰهِ
Allah'a
مَوْلٰيهُمُ
Mevlâ'ları olan
الْحَقِّ
hak
وَضَلَّ
ve sap-mıştır
عَنْهُمْ
onlardan
مَا
o şey- ler ki
كَانُوا
idiler
يَفْتَرُونَ۟
iftira ediyorlar
İşte orada herkes geçmişiyle imtihan edilir. Artık onlar hak Mevlâ'ları olan Allah'a döndürülmüşlerdir ve (Allah'a şirk koşarak) iftira ettikleri şeyler de kendilerinden sapmış (kaybolup gitmiş)tir.
هُنَالِك
Zaman zarfı
هُنَالِك
Orada, şurada, işte orada, işte o durumda
بَلٰى
Fiil-I
ب ل و
İmtihan etti, denedi, test etti, bela verdi
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَسْلَفَ
Fiil-IV
س ل ف
Geçmişte yaptı, işledi
رَدَّ
Fiil-I
ر د د
Reddetti, döndürdü, geri çevirdi
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مَوْلٰى
İsim
و ل ي
Mevlâ (Allah'ın ismi, esmasıdır. İman edenlerin sahibi, dostu ve yardımcısı demektir), efendi, yardımcı, mevlâ, dost
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
ضَلَّ
Fiil-I
ض ل ل
Saptı, şaşırdı, dalâlete düştü, kayboldu, boşa gitti, yanıldı
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
اِفْتَرٰى
Fiil-VIII
ف ر ي
Uydurdu, iftira etti