"Şimdi bizimle sizin aranızda Allah’ın şahit olması yeter. Doğrusu biz sizin bize ibadet etmenizden habersizdik." diyerek kendilerine Allah’tan başka ilah edinenleri yalanlarlar. Gerçekten de kendisine İlah diye tapınılan ayın, güneşin, yıldızın, ateşin veya herhangi bir insanın, cahil insanların yaptıklarından haberleri yoktur. Cahil insanlar uydurdukları kendi fantezileriyle, bir takım kuruntularla onları ilahlaştırıp dünyadaki çıkarlarını korumak istemişler. İnanmaktan çok kendi konumlarını, kendi makamlarını, kendi mevkilerini düşünerek böyle yapmışlardır. İlahlaştırılıp tapılan Allah’ın Resullerinin ne günahı vardır? Kendisine tapınılan ayın, güneşin, yıldızların, ateşin veya tahtadan, taştan, tunçtan yaptıkları heykellerin ne günahı vardır? İnsanların içinde yaşamış, doğru, temiz, akıllı ve bilgin insanların, sonraki yıllarda kendilerinin ilahlaştırılıp tapınılmasında ne günahları vardır? Yeryüzünde şeytanlaşarak tağutlaşmamış, insanlara kendi yasalarıyla hükmederek yaşarken ilahlığını dikte ettirmemiş insanların ne günahı vardır? Elbette; suçlular ile suçsuzlar ahirette birbirlerinden ayrılacak, gerçekler bütün çıplaklığıyla ortaya çıkacaktır.