close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûnus Sûresi 29. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fekefâ bi(A)llâhi şehîden beynenâ vebeynekum in kunnâ ‘an ‘ibâdetikum leġâfilîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphe yok, bizimle sizin aranızda Allah tanıktır ki sizin kulluğunuzdan haberimiz bile yoktu.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Bizim ile sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Gerçekten biz, sizin ibadetinizden habersizdik" (deyip kendi başlarının çaresine bakacaklardır.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bizimle sizin aranızda hiç kimse, Allah'ın yaptığı gibi şahitlik yapamaz. Gerçek şu ki, bize tapındığınızın farkında bile değildik.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Bizimle sizin aranızdaki konularda şâhit olarak Allah yeter, sizin bize taptığınızdan kesinlikle bizim haberimiz yok.”
bk. Kur’an-ı Kerim, 18/47; 19/82; 30/14-43; 46/5-6.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Şimdi sizinle bizim aramızda şahit olarak Allah yeter. Şüphesiz biz sizin tapınmanızdan habersizdik."
Ali Bulaç
swap_vert close
'Bizim ile sizin aranızda şahid olarak Allah yeter. Gerçekten biz, sizin ibadetinizden habersizdik.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Şimdi sizinle bizim aramızda şâhid olarak Allah yeter. Doğrusu, ey müşrikler, sizin ibadetinizden, bizim aslâ haberimiz yoktu (çünkü işitmez, görmez ve duymazdık.)”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
“Bizimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Gerçekten biz, sizin bize ibadet ettiğinizden habersizdik” derler.(*)
(*) Ahirette dağ, taş her şey canlı olacaktır.  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Bu yüzden bizimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Şüphesiz ki biz sizin bize tapmanızdan tamamen habersizdik.”
Besim Atalay
swap_vert close
Sizinle aramızda Allah yeter tanıklığa; biz sizin, bize tapmanızdan habersizdik
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
28-29. O gün onları bir araya topladıktan sonra, şirk koşanlara, “Haydi siz ve ortak koştuklarınız, yerlerinize!” deriz. Sonra onları birbirinden ayırırız. O zaman bize ortak koşulan varlıklar, ortak koşanlara şöyle derler: “Sizinle bizim aramızda Allah şahittir ki; (dünyada iken) sizin tapınıp durduklarınız biz değildik, sizin tapmanızdan haberimiz bile yoktu.” 
Bkz. 19/82, 28/63  
Cemil Said
swap_vert close
28, 29. Bir gün hepsini cem’ ideriz. Ve Allâh’a şirk koşanlara : "Siz ve putlarınız yerinize geçiniz" diriz ba’dehû biri birilerinden ayırırız. O vakit putlar: "Siz bize tapmadınız. Kendi hevâ ve hevesinize tapdınız, sizin ile bizim beynimizde Allâh şâhid ve ’âdildir. Biz sizin ’ibâdetinizden haberdâr bile olmadık." dirler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
28,29. Onların hepsini bir gün toplarız, sonra, puta tapanlara, "Siz ve putlarınız yerlerinize! deyip onları birbirlerinden ayırırız. Putları ise: "Bize tapmıyordunuz ki. Allah, sizinle bizim aramızda şahit olarak yeter. Sizin tapınmanızdan bizim haberimiz yoktu" derler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Şimdi ise sizin bize tapınmanızdan habersiz olduğumuza dair sizinle bizim aramızda şâhit olarak Allah yeter.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
28-29. Bir gün ki, onların hepsini bir araya getireceğiz sonra bize ortak olarak yakıştırdıklarına, “Siz ve ortaklarınız yerlerinizde durup bekleyin!” diyeceğiz, böylece aralarını böleceğiz ve yakıştırdıkları ortaklar onlara, “Siz bize tapmıyordunuz, sizin bize ibadet ettiğinizin farkında bile olmadığımıza Allah şahittir” diyecekler...
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Bu yüzden bizimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Şüphesiz ki biz sizin (bize) tapmanızdan tamamen habersizdik.»
Edip Yüksel
swap_vert close
"Bizimle sizin aranızda ALLAH tanıktır ki, biz sizin kulluk etmenizden habersizdik."
28-29 Peygamberleri ve erdemli kişileri Allah'a ortak koşanlar ve onların şefaatını umanlar aslında onlara kulluk etmiyorlar. Zira onlar böyle bir şeyi onaylamadıkları gibi haberleri bile olmaz. Müşrikler, şeytanın arzusunu yerine getirdikleri için nihayette şeytana kulluk etmiş olurlar. 16:60; 40:74; 36:60.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Şimdi sizinle bizim aramızda şahit olarak Allah yeter. Sizin bize ibadet ettiğinizden bizim haberimiz yoktur" (diyecekler).
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Şimdi sizinle bizim aramızda şahid olarak, Allah yeter doğrusu «sizin ibadetinizden bizim asla haberimiz yoktu»
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Yine o putlar,) “Bizimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Gerçek şu ki, bizler, (cansız varlıklar olmamız hasebiyle), sizin (bize) ibadet ettiğinizden haberimiz (bile) yoktu” derler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sizinle bizim aramızda tanık olarak Allah yeter. Doğrusu, sizin bize kulluğunuzdan haberimiz yoktu.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Bizimle sizin aranızda şâhid olarak Allah yeter. Biz sizin tapmanızdan şübhesiz ki gaafildik (habersizdik)».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Şimdi bizimle sizin aranızda şâhid olarak Allah yeter; doğrusu (biz) sizin (bize)tapmanızdan tamâmen habersiz olanlardık!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
“Şimdi ise sizin bize tapınmanızdan habersiz olduğumuza dair sizinle bizim aramızda şahit olarak Allah yeter.” *
(*) Böylece Kur’an, ölümlerinden sonra, ortada bunu gerektirecek hiçbir sebep olmadığı hâlde, sempatizanları tarafından tanrılaştırılan velîlerin, peygamberlerin, kendilerine yöneltilen bu sapık tapınma eyleminden sorumlu tutulmayacaklarını açıklamış oluyor (karş. 5: 116-117); ayrıca, put, ikon, tasvir gibi cansız tapınma nesnelerinin de kendileriyle onlara tapınan kimseler arasında herhangi bir ilgi ya da bağın bulunduğunu sembolik olarak reddedeceklerdir. (M. Esed Meali Yunus-29. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Sizin bize ibadet ettiğinizden bizim kesinlikle haberimiz yoktu. Zaten bunun böyle olduğuna, bizimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter” derler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bizimle sizin aranızda Allah’ın tanık olması yeter. Doğrusu sizin bize tapmanızdan biz bilgili değildik."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bizim ile sizin aranızda cereyan eden hâle Allah/ın hakkıyle şahit olması elverir. Hakikatte biz sizin tapmanızdan bihaber idik [⁶].
[6] Tapmanızı bilmiyorduk veya ona razı değildik.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Şimdi bizimle sizin aranızda Allah’ın şahit olması yeter. Doğrusu biz sizin bize ibadetinizden habersizdik!”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Allah, sizinle bizim aramızda şahit olarak yeter. Gerçekten sizin tapınmanızdan bizim haberimiz yoktu (derler).”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Artık bizimle sizin aranızda şâhit olarak, Allah yeter. Doğrusu biz, sizin bize tapındığınızın farkında bile değildik. Ve asla ilâhlık iddiasında da bulunmamıştık. O hâlde bunun sorumluluğu, yalnızca size aittir.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Sizin bize kulluğunuzdan elbette gâfildik; bizim ve sizin aramızda şahid olarak Allah yeter”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Buyurun Allah söylesin, sizin bize ibadet ettiğinizden, bizim haberimiz var mıydı yok muydu. " derler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Şimdi bizimle sizin aranızda Allah’ın şahit olması yeter. Doğrusu biz sizin bize ibadet etmenizden habersizdik." diyerek kendilerine Allah’tan başka ilah edinenleri yalanlarlar. Gerçekten de kendisine İlah diye tapınılan ayın, güneşin, yıldızın, ateşin veya herhangi bir insanın, cahil insanların yaptıklarından haberleri yoktur. Cahil insanlar uydurdukları kendi fantezileriyle, bir takım kuruntularla onları ilahlaştırıp dünyadaki çıkarlarını korumak istemişler. İnanmaktan çok kendi konumlarını, kendi makamlarını, kendi mevkilerini düşünerek böyle yapmışlardır. İlahlaştırılıp tapılan Allah’ın Resullerinin ne günahı vardır? Kendisine tapınılan ayın, güneşin, yıldızların, ateşin veya tahtadan, taştan, tunçtan yaptıkları heykellerin ne günahı vardır? İnsanların içinde yaşamış, doğru, temiz, akıllı ve bilgin insanların, sonraki yıllarda kendilerinin ilahlaştırılıp tapınılmasında ne günahları vardır? Yeryüzünde şeytanlaşarak tağutlaşmamış, insanlara kendi yasalarıyla hükmederek yaşarken ilahlığını dikte ettirmemiş insanların ne günahı vardır? Elbette; suçlular ile suçsuzlar ahirette birbirlerinden ayrılacak, gerçekler bütün çıplaklığıyla ortaya çıkacaktır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Bu yüzden bizimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Şüphesiz ki biz sizin (bize) tapmanızdan tamamen habersizdik.”
Mehmet Türk
swap_vert close
…şimdi Allah bizimle sizin aranızda şâhit olsun ki, kesinlikle biz sizin bize tapınmanızdan habersizdik” derler.
Muhammed Esed
swap_vert close
bizimle sizin aranızda hiç kimse Allah’ın yaptığı gibi şahitlik yapamaz: gerçek şu ki, [bize] tapındığınızın farkında bile değildik”. ⁴⁷
47 Böylece Kur’an, ölümlerinden sonra, ortada bunu gerektirecek hiçbir sebep olmadığı halde, sempatizanları tarafından tanrılaştırılan velîlerin, peygamberlerin, kendilerine yöneltilen bu sapık tapınma eyleminden sorumlu tutulmayacaklarını açıklamış oluyor (karş. 5:116-117); ayrıca, put, ikon, tasvir gibi cansız tapınma nesnelerinin de kendileriyle onlara tapınan kimseler arasında herhangi bir ilgi ya da bağın bulunduğunu sembolik olarak reddedeceklerdir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Sizinle bizim aramızda Allah’ın şahitliği yeter. Sizin bize kulluk ettiğinizden haberimiz bile yoktu, derler. 2/165...167, 46/4..6
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ve artık bizimle sizin aranızda şahid olarak Allah’ın yeterli olduğu (bir hakikat var) ki, o da şu: Sizin (bize) kulluk ettiğinizden bizim hiç haberimiz olmadı bile.”
Orhan Kuntman
swap_vert close
Şimdi sizinle bizim aramızda şahit olarak (elbette) Allah yeter. Şüphe yok ki sizin bize ibadet ettiğinizden bizim haberimiz yoktu” diyeceklerdir.
Osman Fırat
swap_vert close
Eğer sizin bize kulluk etmenizden habersiz isek de sizinle bizim aramızda Allah’ın şahit olması yeterlidir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«İmdi Allah Teâlâ, bizim aramızla sizin aranızda şahit olmak için yeter. Muhakkak ki, biz sizin tapınmanızdan elbette habersiz idik.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
28, 29. Gün gelir, onların hepsini bir araya toplayıp sonra Allah'a şirk koşanlara: “Siz de, taptığınız şerikleriniz de yerlerinize! ” deriz. Artık onları putlarından tamamen ayırmışızdır. Şerikleri: “Siz dünyada bize tapmıyordunuz. Allah da üzerimizde şahittir ki sizin bize taptığınızdan hiç mi hiç haberimiz yoktu! ” derler. [18, 47; 30, 14-43; 19, 82; 46, 5-6]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Şimdi bizimle sizin aranızda Allah'ın şahid olması yeter; doğrusu biz sizin (bize) tapmanızdan tamamen habersizdik!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Sizin ile bizim aramızda şâhid olarak Allâh kâfîdir ki, biz sizin bize 'ibâdetinizden gâfiller idik" dirler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Aramızda şahit olarak Allah yeter. Bize kulluk ettiğinizi, gerçekten fark edememiştik.”
Şaban Piriş
swap_vert close
28,29. -O gün onların hepsini bir araya toplarız. Sonra şirk koşanlara:-Siz ve ortaklarınız (şirk koştuklarınız) yerlerinize!deriz. Ve aralarını ayırırız. Ortak koştukları :-Siz bize kulluk etmiyordunuz. Allah, sizinle bizim aramızda şahit olarak yeter. Sizin bize kulluk ettiğinizden haberimiz yoktu, derler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Sizinle bizim aramızda şahit olarak Allah kâfidir. Sizin ibadetinizden bizim haberimiz bile yoktu!”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Sizinle bizim aramızda tanık olarak Allah yeter. Doğrusu, biz sizin ibadetinizden tamamen habersizdik."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“pes ŧap oldı Tañrı ŧanuķ aramuzda daħı arañuzda bayıķ olduķ biz ŧapmaġuñuzdan ġāfiller.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Yitişür Tañrı Ta‘ālā ṭanuḳ bizümle sizüñ ortañuzda. Biz sizüñ ‘ibādetüñüzden ġāfiller‐idük.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Sizinlə bizə aramızda təkcə Allahın şahid olması yetər. Biz (eşitməz, görməz və duymaz olduğumuz üçün) sizin bizə ibadət etməyinizdən xəbərsiz idik!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Allah sufficeth as a witness between us and you, that we were unaware of your worship.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"Enough is Allah for a witness between us and you: we certainly knew nothing of your worship of us!"(1419)
1419 See last note. They did not even know that they were being falsely worshipped in that way.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَكَفٰى
şimdi yeter
بِاللّٰهِ
Allah
شَه۪يداً
şahid olarak
بَيْنَنَا
aramızda
وَبَيْنَكُمْ
ve aranızda
اِنْ
muhak-kak
كُنَّا
biz idik
عَنْ عِبَادَتِكُمْ
sizin tapmanızdan
لَغَافِل۪ينَ
elbette habersizler
"Şimdi bizimle sizin aranızda şahid olarak Allah yeter. Muhakkak ki biz, sizin (bize) tapmanızdan habersizdik."
كَفٰى
Fiil-I
ك ف ي
Yetti, kâfi oldu
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
شَهِيد
İsim
ش ه د
Şehîd ( Allah'ın ismi, esmasıdır. Herkese ve her şeye şahid olan demektir), şahid
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
عِبَادَة
İsim
ع ب د
Âbd olma, ibadet etme, tapma
غَافِل
Etken fiil
غ ف ل
Gâfil, habersiz