close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûnus Sûresi 28. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veyevme nahşuruhum cemî’an śümme nekûlu lilleżîne eşrakû mekânekum entum veşurakâukum(c) fezeyyelnâ beynehum(s) vekâle şurakâuhum mâ kuntum iyyânâ ta’budûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
O gün hepsini toplayacağız, sonra da şirk koşanlara siz de diyeceğiz, yerinizde durun, şirk koştuğunuz şeyler de yerlerinde dursun; aralarını tamamıyla ayırmışızdır ve şirk koştukları şeyler, siz zaten bize tapmıyordunuz ki demişlerdir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
O gün, onların (insanların) tümünü bir arada toplayacağız, sonra (imanlarına) şirk katanlara: "Siz de, şirk koştuklarınız da yerlerinizden ayrılmayınız!" deyip (durduracağız). Artık onların (müşriklerle sahte şefaatçilerin, mü’minlerle münafıkların) arasını açmışızdır. Şirk koştukları (kimseler ve nesneler ise): "Siz bize ibadet ediyor değildiniz (kendi çıkarlarınızı gözetmekteydiniz)" diyerek (onları suçlayacaklardır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Çünkü bir gün, onların hepsini bir araya toplayacağız ve dünyadayken Allah'tan başkalarına ilahlık yakıştıranlara: “Siz ve Allah'a ortak koştuğunuz o şeyler, durun yerinizde” diyecek ve böylece onları birbirinden ayıracağız ve o zaman Allah'a ortak koştukları kimseler, vaktiyle kendilerine kulköle olmuş olanlara, sizin tapınıp durduğunuz biz değildik.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onların hepsini bir araya, mahşere toplayıp, ilâhlığında, otoritesinde, mülkün de, tasarruflarında Allah'a ortak koşanlara: “Haydi yerlerinize, siz de, ortak koştuğunuz varlıklar da” diyeceğimiz gün, artık onların putlarıyla aralarını tamamen ayırmış oluruz. Ortak koştukları putlar: “Zaten siz bize tapmıyordunuz” derler.
Ahmet Varol
swap_vert close
O gün onların tümünü biraraya toplarız. Sonra Allah'a ortak koşanlara: "Siz ve ortak koştuklarınız yerlerinize!" deriz. Böylece onları birbirlerinden ayırırız. Koştukları ortaklar şöyle derler: "Siz bize tapmıyordunuz.
Ali Bulaç
swap_vert close
O gün, onların tümünü bir arada toplayacağız, sonra şirk katanlara: 'Yerinizden ayrılmayınız; siz de, şirk koştuklarınız da' diyeceğiz. Artık onların arasını açmışızdır. Şirk koştukları derler ki: 'Siz bize ibadet ediyor değildiniz.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O gün, mahşerde, insanların hepsini bir araya toplayacağız. Sonra müşriklere şöyle diyeceğiz: “- Siz ve Allah'a eş yaptığınız ortaklarınız (putlarınız) durun yerinizde... “Artık müminlerle aralarını tamamen açmışızdır. Ortakları olan putlar Allah tarafından dile gelip kendilerine şöyle diyeceklerdir: “- Siz, dünyada bize tapmıyordunuz (Şeytanın ardı sıra gidiyordunuz).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onların hepsini topladığımız gün, o müşriklere: “Haydi, siz ve putlarınız yerlerinize!” deriz. Onlarla putlarının arasını ayırırız. Allah’a eş koştukları o putları onlara: “Siz, bize ibadet etmediniz.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
O gün onları bir araya topladıktan sonra, şirk koşanlara, “Haydi siz ve ortak koştuklarınız, yerlerinize!” deriz. Artık aralarını açmışızdır. Koştukları ortaklar, “Siz sadece bize tapmıyordunuz ki” derler.
Besim Atalay
swap_vert close
Biz onları, bütün derlediğimiz gün, eş koşmuş olanlara deriz ki: «Sizler de ortaklarınız da yerinizde durunuz», araların ayırırız onların, ortakları derler ki: «Sizin bize tapmanızdan, bir sezgimiz olmadığına
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
28-29. O gün onları bir araya topladıktan sonra, şirk koşanlara, “Haydi siz ve ortak koştuklarınız, yerlerinize!” deriz. Sonra onları birbirinden ayırırız. O zaman bize ortak koşulan varlıklar, ortak koşanlara şöyle derler: “Sizinle bizim aramızda Allah şahittir ki; (dünyada iken) sizin tapınıp durduklarınız biz değildik, sizin tapmanızdan haberimiz bile yoktu.” 
Bkz. 19/82, 28/63  
Cemil Said
swap_vert close
28, 29. Bir gün hepsini cem’ ideriz. Ve Allâh’a şirk koşanlara : "Siz ve putlarınız yerinize geçiniz" diriz ba’dehû biri birilerinden ayırırız. O vakit putlar: "Siz bize tapmadınız. Kendi hevâ ve hevesinize tapdınız, sizin ile bizim beynimizde Allâh şâhid ve ’âdildir. Biz sizin ’ibâdetinizden haberdâr bile olmadık." dirler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
28,29. Onların hepsini bir gün toplarız, sonra, puta tapanlara, "Siz ve putlarınız yerlerinize! deyip onları birbirlerinden ayırırız. Putları ise: "Bize tapmıyordunuz ki. Allah, sizinle bizim aramızda şahit olarak yeter. Sizin tapınmanızdan bizim haberimiz yoktu" derler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onların hepsini bir araya toplayacağımız, sonra da Allah’a ortak koşanlara, “Siz de, ortaklarınız da yerinizde bekleyin” diyeceğimiz günü düşün. Artık onların (ortak koştuklarıyla) aralarını tamamen ayırırız ve ortak koştukları derler ki: “Siz bize ibadet etmiyordunuz.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
28-29. Bir gün ki, onların hepsini bir araya getireceğiz sonra bize ortak olarak yakıştırdıklarına, “Siz ve ortaklarınız yerlerinizde durup bekleyin!” diyeceğiz, böylece aralarını böleceğiz ve yakıştırdıkları ortaklar onlara, “Siz bize tapmıyordunuz, sizin bize ibadet ettiğinizin farkında bile olmadığımıza Allah şahittir” diyecekler...
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onların hepsini biraraya toplayacağımız, sonra da Allah’a ortak koşanlara: «Siz ve koştuğunuz ortaklar yerinizde bekleyin» diyeceğimiz gün artık onların (putlarıyla) aralarını tamamen ayırmışızdır. Ve onların ortakları, (putları) derler ki: «Siz, bize ibadet etmiyordunuz.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onları bir araya topladığımız gün, ortak koşanlara; "Siz ve ortaklarınız haydi yerinize!," diyerek birbirlerinden ayırırız. Ortakları ise: "Siz bize kulluk etmiyordunuz," derler
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O gün ki, hepsini mahşere toplayacağız, sonra da o şirk koşanlara "Haydi yerlerinize! Siz de, ortak koştuklarınız da!" diyeceğiz. Artık aralarını iyice açmışız. O ortak koştukları şeyler, "Siz bize tapmıyordunuz ki." diyecekler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve o gün ki hepsini mahşere toplayacağız, sonra diyeceğiz o şirk koşanlara: yerinize! Siz de şerikleriniz de, artık aralarını açmışızdır, şerikleri şöyle demektedir: siz bize tapmıyordunuz
Emrah Demiryent
swap_vert close
O (hesap) gün (ünde) onları hep bir araya toplayacağız, sonra (Allah’a) şirk koşanlara, “Siz ve şirk koştuklarınız (putlarınız), olduğunuz yerde durun!” buyuracağız. Artık onların (putlarıyla) aralarını tamamen ayırmışızdır. Ve onların (Allah’a) ortak koştukları (putlar, iznimizle dile gelerek) şöyle derler: “(Siz hakikatte) bize tapmıyordunuz (kendi nefsinize ve şeytanlarınıza tapıyordunuz)!”
Erhan Aktaş
swap_vert close
O gün, onların hepsini toplarız. Sonra şirk koşanlara, “Siz ve şirk koştuklarınız, olduğunuz yerde durun.” diyeceğiz. Artık onları birbirinden ayıracağız. Şirk koşulanlar, şöyle diyecekler: “Siz, bize kulluk etmiyordunuz.”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O gün onların hepsini bir araya toplayacağız. Sonra o (Allaha) eş tutanlara: «Siz de, ortaklarınız (olan putlar) da, diyeceğiz, durun yerinizde». Artık onları birbirinden tamamen ayırmışızdır. Ortakları öyle dedi (diyecek): «Siz (dünyâda) bize tapmıyordunuz».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve o (mahşer) günü onları hep birlikte toplayacağız, sonra şirk koşanlara: “(Haydi) yerinize! Siz ve (Allah'a şirk koştuğunuz) ortaklarınız!” diyeceğiz. Artık onların aralarını ayırmışızdır ve ortakları (olan putlar, onlara) şöyle der: “(Siz hakikatte) bize tapmıyordunuz (kendi nefsinize ve şeytanlarınıza tapıyordunuz)!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve onların hepsini (mahşerde) bir araya toplayacağımız, sonra da şirk koşanlara, “Siz de, ortak koştuklarınız da yerinizde bekleyin” diyeceğimiz gün (hesap günü) artık onların (ortak koştuklarıyla) aralarını tamamen kesip ayırmış (olacağız) ve ortak koştukları derler ki: “Siz bize ibadet (kulluk) etmiyordunuz.” *
(*) İyi veya kötü amel sahibi herkes, hesap vermek üzere mahşer yerinde bir araya toplanacak. Bu sırada müşrikler ve onların ortak koştukları putlar, birbirinden tamâmen ayrılarak âdeta hâkimin huzurundaki davacı ve davalılar gibi karşı karşıya getirilecek ve aralarında bir kısım konuşmalar geçecek. Burada sadece Allah’a ortak koşulan putların, ortak koşanlara söyleyecekleri sözlere yer verilmektedir. O da şudur: “Siz gerçekte bize değil, kendi arzularınıza kulluk yaptınız. Çünkü biz kulluğa layık varlıklar değiliz; böyle bir hakkımız ve iddiamız yoktur. Allah şâhit ki, bize taptığınızın asla farkında bile değiliz; bu konuda herhangi bir haberimiz de yoktur. Demek siz, bizim hiç haberimiz olmadan, kendi hayal ve vehminize dayanarak bir kısım putlar edindiniz, onlara perestij ettiniz, önlerinde eğilip kalktınız, adlarına kurbanlar kestiniz. Bunların hiçbirinin doğru olmadığını şimdi çok iyi anladınız.” (Ö. Çelik Tefsiri) Yani, Allah’tan başka varlıkları tanrılaştıran kimseleri, bir zamanlar tapındıkları bu varlıklardan ayıracağız (Taberî, Beğavî): kendileriyle sahte tapınma nesneleri arasında gerçekte hiçbir varoluşsal bağın bulunmadığının müşrikler tarafından anlaşıldığını dile getiren mecazî bir ifade. (M. Esed Meal Yunu -28. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
O gün cehenneme girecek olanları bir araya getiririz ve Rablerine ortaklar koşanlara “Sizin ve ortak koştuklarınızın kalacak yerleri burası (cehennem)” deriz. Sonra ortak koşulanlarla, onları Allah’a ortak koşanların aralarını ayırırız. Allah’a ortak koşulanlar da ortak koşanlara ”Siz bize kulluk etmiyordunuz.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Biz o gün onların hepsini derliyeceğiz. Sonra Allah’a eş koşanlara şunu diyeceğiz: "Siz de, eş koştuklarınız da olduğunuz yerde kalın." Artık onları biribirinden ayırırız. Eş koşulanlar şöyle diyecekler: "Siz bize tapmıyordunuz ki.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
O gün onların hepsini toplayacağız, sonra şerik koşanlara: «— Şerikleriniz [⁴] le yerinizde durun» deriz ve aralarını ayırırız. Şerikleri tapanlara derler: «— Sizler bizlere tapmıyordunuz» [⁵].
[4] Putlarla mâbut edindiğimiz Melâike ve İsa aleyhisselâm.[5] Kendi hayâlinize tapıyordunuz.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onların hepsini bir araya toplayacağımız, sonra da Allah’a ortak koşanlara, “Siz ve ortaklarınız haydi yerlerinize!” diyerek onları birbirlerinden ayıracağımız gün, koştukları ortaklar onlara, “Siz bize tapmıyordunuz!” derler.¹²
12 Krş. Nahl, 16/86; Sebe’, 34/40  
Kadri Çelik
swap_vert close
Onların hepsini bir gün toplarız da sonra şirk koşanlara, “Siz ve koştuğunuz ortaklar yerlerinizde bekleyin!” deyip onları birbirlerinden ayırırız. Ortak koştukları ise, “Bize tapmıyordunuz ki!” derler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
O gün, insanların ve cinlerin hepsini bir araya toplayacağız; sonra da dünyada kimi varlıkları yüceltip ilâhlaştırarak veya makam, şöhret, servet ve benzeri değerleri hayatın biricik ölçüsü hâline getirerek Allah’a ortak koşmuş olanlara, “Geçin bakalım yerlerinize; siz de, hayattayken emir ve otoritesine boyun eğdiğiniz ortaklarınız da!” diyeceğiz. Böylece, her birini lâyık olduğu yere koyarak onları birbirlerinden tamamen ayıracağız. İşte o zaman, onların Allah’a ortak koştuğu kimseler, kendilerini ilâhlık makâmına yücelten müşriklere seslenerek, “Siz aslında bize ibâdet etmiyordunuz! Sizin asıl tapındığınız şey, kendi arzu ve heveslerinizden başkası değildi!” diyecekler. Ve devam edecekler:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
O gün topluca onları bir araya toplarız. Sonra şirk / ortak koşmuş kimselere: “Siz ve koştuğunuz ortaklar yerlerinize!” deriz. Derken aralarını ayırdık. Koştukları ortaklar dedi ki: “Sadece bize kulluk ediyor değildiniz”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
O gün herkesi bir araya topladığımızda, önce aratanrıcı müşriklere: " Siz ve yapay tanrılarınız yerinizde kalın! " diye gürler aralarını açarız. O zaman uyduruk tanrılar sert çıkarlar: " siz bize ibadet etmiyordunuz ki!
Mehmet Çoban
swap_vert close
O gün onları hep bir araya toplarız. Sonra yasalarımıza aykırı hayat yaşamak için hükümlerimize karşı çıkanlara; “Haydi! Siz ve yasalarına uyarak hüküm sahibi kıldıklarınız yerlerinize!" deriz. Artık onların yasalarına uyarak İlahlaştırdıklarıyla aralarını açmışızdır. Herkes kendi derdine düşmüştür. Dünyadaki gibi aralarında bir bağ kalmamıştır. Çünkü gerçekler ortaya çıkmış yeryüzünde yasama yönetme hakkı verilerek İlah kabul edilenlerle, İlah kabul edenler arasında gerçek nedir tartışması başlamıştır. Yeryüzünde hükümranlık verilip yasalarına uyulanlar; yasalarına uyarak kendilerine tapanlara; "Siz bize ibadet etmiyordunuz!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onların hepsini bir araya toplayacağımız, sonra da (Allah’a) ortak koşmuş olanlara “Siz ve koştuğunuz ortaklar, yerinizde bekleyin!” diyeceğimiz gün artık onların (putlarıyla) aralarını tamamen ayırmışız (olacağız). Onların ortakları şöyle diyecektir: “Siz bize ibadet etmiyordunuz. [*]
Benzer mesajlar: İbrâhîm 14:22; Nahl 16:86; Meryem 19:82; Furkân 25:18-19; Kasas 28:63; ‘Ankebût 29:25; Rûm 30:13; Sebe’ 34:41; Fâtır 35:14; Ahkâf 46:6.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ve o gün (cehennemliklerin) hepsini mahşerde toplar sonra Allah’a şirk koşanlara; “siz de Bana koştuğunuz ortaklar da yerlerinizde durun (bakalım)” deriz ve böylece aralarını ayırırız.¹ Ve onların Allah’a ortak koştukları (putları onlara): “Siz sadece bizlere tapmıyordunuz…
1 Aralarındaki kul-ilâh ilişkisi biter, birbirlerine düşman olur veya her iki taraf da birbirlerinin sahtekârlıklarını anlarlar…  
Muhammed Esed
swap_vert close
Çünkü, bir gün onların hepsini bir araya toplayacağız ve [hayattayken] Allah’tan başkalarına ilahlık yakıştıranlara: “Siz ve Allah’a ortak koştuğunuz o şeyler, [o varlıklar ve güçler, hepiniz] ⁴⁴ olduğunuz yerde kalın!” diyecek ve böylece onları birbirinden ayıracağız. ⁴⁵ Ve (o zaman) Allah’a ortak koştukları kimseler, [vaktiyle kendilerine kul-köle olmuş olanlara]: “Sizin tapınıp durduğunuz biz değildik; ⁴⁶
44 Lafzen, “siz ve şürekanız (tanrılaştırdıklarınız)”; karş. 6. sure, 15. not. Mekânekum ifadesi (lafzen, “yeriniz”, yani deyimsel ifade olarak “yerinizde kalın!”) bir aşağılama ve tehdit unsuru taşımaktadır.45 Yani, Allah’tan başka varlıkları tanrılaştıran kimseleri, bir zamanlar tapındıkları bu varlıklardan ayıracağız (Taberî, Beğavî): kendileriyle sahte tapınma nesneleri arasında gerçekte hiçbir varoluşsal bağın bulunmadığının müşrikler tarafından anlaşıldığını dile getiren mecazî bir ifade (karş. 6:24, 10:30, 11:21, 16:87 ve 28:75 -“uydurdukları şeyler/yalancı görüntüler onları terk etti [ya da terketmiş olacak]”). Keza, bkz. bundan sonraki iki not.46 Yani, “tapındığınız, gerçekte, haricî nesnelerle özdeşleştirip üstünü örttüğünüz kendi heva ve hevesleriniz, kendi ihtiraslarınızdı”; başka bir deyişle, burada, birtakım putlara, imajlara, tabiat güçlerine, azîzlere ve peygamberlere tapınmanın, gerçekte sadece tapınanların kendi şuuraltı istek ve arzularının yansıtılmasından ibaret olduğu işaret ediliyor. (Karş. 34:41 ve ilgili 52. not.)  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ve onları topladığımız o gün onların hepsini bir araya toplarız. Sonra başkalarına ilahlık yakıştıranlara: – Siz ve ilahlık yakıştırarak şirk koştuklarınız haydi yerlerinize! Deriz. Ve onları birbirlerinden ayırırız. İlahlık yakıştırılanlar: – Aslında siz bize kulluk etmiyordunuz. 16/86, 46/4...6, 10/18
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve bir gün onların tümünü bir araya toplayacak, ardından da (hayattayken) Allah’a has özellikleri başkalarına yakıştırmakta direnenlere diyeceğiz ki: “Siz ve ilâhlık yakıştırdıklarınız: haydi yerlerinize!”[¹⁶⁰⁸] İşte böylece onların arasını kesip ayırmış (olacağız). Ve (o zaman) onların ilâhlık yakıştırdıkları, dönüp kendilerine şöyle diyecek: “Zaten siz, hiç bir zaman bize tapıyor değildiniz ki;[¹⁶⁰⁹]
[1608] Âyetteki “yer” (mekân), fizikî olmaktan daha çok konum ve makamla ilgilidir. Yani, şirk koşanlar, bu yaptıklarının “tanrı atama” anlamına geldiğini, dolayısıyla yaratılmış olma konumlarını unutup, kendilerini Yaratanı “tayin edici” bir makama yerleştirdiklerini; Allah’a ortak koştukları varlıkları ise, kendi konumlarının dışında olmamaları gereken bir makama yakıştırdıklarını ifade ediyor. Cümlenin mâna ve mefhumu bu şekilde tamamlandığı için, takdirî bir ilaveye gerek yoktur. Dilci müfessirlerin ilklerinden olan Ahfeş (ö. 209 h.) bu ibareye bir “bekleyin” fiili takdir ettiği için (Maani’l-Kur’an), başta Taberî ve Beydavi olmak üzere daha sonra gelen bir çok klasik ve çağdaş (R. Rıza ve Esed) müfessir onu tekrarlamışlardır. Sadece Elmalılı, mealindeki tercihiyle bunun istisnasını teşkil eder. Zaten hemen devamında “onların aralarının kesin bir biçimde ayrıldığı” ifade edilmektedir. “Bekleyin” ilavesi, bu bağlamda hem gereksiz, hem anlam bozucudur. [1609] Zımnen: Aslında siz kendi heva ve hevesinize, kendi benliğinize taptınız. Kulluk edeceği tanrıyı seçme ya da Allah’a ait bir niteliği başka bir varlığa verme yetkisini kendisine tanıyan bir akıl, gerçekte kendisini tanrılaştırmıştır. İnsanın tanrısını ya da onun yetki ve sınırlarını kendisinin belirleyeceğini düşünmesi, sahte tanrılara kul köle olmasından daha vahim bir sapmadır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
O gün (kıyamet günü) onların (insanların) hepsini bir araya toplayacağız, sonra da (Rablerine) ortak koşanlara: "Siz de, ortaklarınız (olan putlar) da yerinizde durunuz” diyeceğiz. Böylece onların arasını ayırmış olacağız. O zaman ortakları müşriklere: "(Aslında) Siz bize ibadet etmiyordunuz. (Siz bize değil, kendi hevânıza, kendi bâtıl hayallerinize tapınıyordunuz)
Osman Fırat
swap_vert close
Onların hepsini bir araya top!ayacağımız, sonra da Allah’a ortak koşanlara, "Siz ve ortaklarınız için (işte ateş olan) mekanınız. Artık onların (ortak koştuklarıyla) aralarını ayırdık ve ortak koştukları derler ki: "Siz yalnız bize tapmıyordunuz ki. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve o günü ki, hepsini mahşere toplarız. Sonra şerik koşmuş olanlara de- riz ki: «Siz de ve şerikleriniz de yerlerinizde durunuz.» Artık aralarını ayırmışızdır. Ve onların şerikleri der ki: «Siz bizlere tapınır değil idiniz.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
28, 29. Gün gelir, onların hepsini bir araya toplayıp sonra Allah'a şirk koşanlara: “Siz de, taptığınız şerikleriniz de yerlerinize! ” deriz. Artık onları putlarından tamamen ayırmışızdır. Şerikleri: “Siz dünyada bize tapmıyordunuz. Allah da üzerimizde şahittir ki sizin bize taptığınızdan hiç mi hiç haberimiz yoktu! ” derler. [18, 47; 30, 14-43; 19, 82; 46, 5-6]
Süleyman Ateş
swap_vert close
O gün onları hep bir araya toplarız, sonra ortak koşanlara; "Haydi siz ve koştuğunuz ortaklar yerlerinize!" deriz. Artık (tanrılariyle) aralarını açmışızdır (dünyadaki gibi aralarında bir bağ kalmamıştır). Koştukları ortaklar: "Siz bize tapmıyordunuz?" demektedirler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Yevm-i kıyâmetde cümlesini haşr idüb toplarız. Sonra müşriklere: "Sizler ve Allâh'a şerîk getirdiğiniz putlar orada durınız" diriz ve aralarını ayırırız. O zamân putları onlara dirler: "Siz bize tapmazdınız"
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onların hepsini topladığımız gün Allah’a ortak uyduranlara “Sizler ve ortak saydıklarınız! Olduğunuz yerde kalın!” diyeceğiz, sonra da aralarını ayıracağız. Ortak saydıkları diyecekler ki “Siz sadece bize kul olmuyordunuz ki!”
Şaban Piriş
swap_vert close
28,29. -O gün onların hepsini bir araya toplarız. Sonra şirk koşanlara:-Siz ve ortaklarınız (şirk koştuklarınız) yerlerinize!deriz. Ve aralarını ayırırız. Ortak koştukları :-Siz bize kulluk etmiyordunuz. Allah, sizinle bizim aramızda şahit olarak yeter. Sizin bize kulluk ettiğinizden haberimiz yoktu, derler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
O gün onların hepsini huzurumuzda toplar, sonra da ortak koşanlara “Siz de, şerikleriniz de yerlerinizden kımıldamayın” deriz. Biz onların şerikleriyle aralarını ayırırız; şerikleri ise derler ki: “Siz bize tapmıyordunuz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Gün olur, onları bir araya toplarız; sonra şirke batmışlara sesleniriz: "Siz ve ortak yaptıklarınız, yerlerinize!" Aralarını ayırmışızdır. Allah'a ortak tuttukları şöyle haykırır: "Siz sadece bize kulluk/ibadet etmiyordunuz."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ol gün kim ķoparavuz anları hep andan eyldevüz [106b] anları kim ortaķ eylediler “yirüñüzde siz daħı ortaķlaruñuz” pes ayırduķ arasını anlaruñ daħı eyitti ortaķları “olmaduñuz bize ŧaparsız”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol gün ki divşürür‐biz anlaruñ barçasını. Andan ṣoñra eydür‐biz ol kişilereki müşrik kāfirlerdür: Duruñuz yirüñüzde, göresiz size ne olur şerīkle‐rüñüze daḫı. Pes ayırduḳ anlar ortasını. Daḫı eyitdi anlaruñ şerīkleri: Siz bize‘ibādet eylemezdüñüz, didiler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O gün onların hamısını (haqq-hesab çəkmək üçün bir yerə) yığacaq, sonra müşrikləri: “Siz də, Allaha qoşduğunuz şərikləriniz (bütləriniz) də yerinizdə durun!” – deyəcək və onları (bir-birindən, yaxud başqalarından) ayıracağıq. Şərikləri (bütlər) dilə gəlib deyəcəklər: “Siz bizə ibadət etmirdiniz”.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
On the day when We gather them all together, then We say unto those who ascribed partners (unto Us): Stand back, ye and your (pretended) partners (of Allah)! And We separate them, the one from the other, and their (pretended) partners say: It was not us ye worshipped.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
One day shall We gather them all together. Then shall We say to those who joined gods (with Us): "To your place! ye and those ye joined as ´partners´ We shall separate them, and their "Partners" shall say: "It was not us that ye worshipped!(1418)
1418 The false gods are not real: they are only the figments of the imaginations of those who indulged in the false worship. But the prophets or great or good men whose names were vainly taken in competition with the name of Allah, and the personified Ideas or Idols treated in the same way would themselves protest against their names being used in that way, and show that the worship was paid not to them, but to the ignorance or superstition or selfish lusts of the false worshippers, (Cf. 19:81-82, 28:63, and 35:14).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَيَوْمَ
ve o gün ki
نَحْشُرُهُمْ
onları top- layacağız
جَم۪يعاً
hep birlikte
ثُمَّ
son- ra
نَقُولُ
diye- ceğiz
لِلَّذ۪ينَ
o kim- selere ki
اَشْرَكُوا
şirk koştular
مَكَانَكُمْ
yerinize
اَنْتُمْ
siz
وَشُرَكَٓاؤُ۬كُمْۚ
ve şirk koştuklarınız
فَزَيَّلْنَا
artık ayır- mışızdır
بَيْنَهُمْ
onların aralarını
وَقَالَ
ve dedi
شُرَكَٓاؤُ۬هُمْ
şirk koştukları
مَا كُنْتُمْ
siz değildiniz
اِيَّانَا
bize
تَعْبُدُونَ
tapıyorsunuz
Onların hepsini bir araya toplayacağımız sonra da (Allah'a) şirk koşanlara, "(haydi) siz ve şirk koştuklarınız yerlerinize!" diyeceğimiz gün artık onların (şirk koştuklarıyla) aralarını ayırmışızdır ve onların (Allah'a) şirk koştukları (onlara) der ki: "Siz, bize tapmıyordunuz (kendi nefsinize, hevâ ve hevesinize tapıyordunuz)."
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
حَشَرَ
Fiil-I
ح ش ر
Topladı, haşrettti, bir araya getirdi
جَمِيع
İsim
ج م ع
Bir araya gelenler, topyekün, cemaat,topluluk
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اَشْرَكَ
Fiil-IV
ش ر ك
Şirk koştu, ortak koştu
مَكَان
İsim
ك و ن
Yer, mekân, makam
اَنْتُمْ
Zamir
اَنْتُمْ
Siz
شَرِيك
İsim
ش ر ك
Ortak, şirk koşma
زَيَّلَ
Fiil-II
ز ي ل
Ayırdı, arayı açtı
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
شَرِيك
İsim
ش ر ك
Ortak, şirk koşma
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
اِيَّا
Edat
اِيَّا
Yalnız, sadece, ancak
عَبَدَ
Fiil-I
ع ب د
Âbd oldu, taptı, kulluk etti