close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûnus Sûresi 27. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velleżîne kesebû-sseyyi-âti cezâu seyyi-etin bimiślihâ veterhekuhum żille(tun)(s) mâ lehum mina(A)llâhi min ‘âsim(in)(s) keennemâ uġşiyet vucûhuhum kita’an mine-lleyli muzlimâ(en)(c) ulâ-ike as-hâbu-nnâr(i)(s) hum fîhâ ḣâlidûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kötülük kazananların cezasıysa yapılan kötülüğe karşılık onun kadar bir suçtur ve kötülükte bulunanlar zillete düşerler; onları Allah'tan kurtaracak hiç kimse yoktur; yüzleri, kapkaranlık gecenin bir parçasına bürünmüştür sanki. Onlardır cehennem ehli, orada ebedi kalırlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Dünyada sürekli günah ve) Kötülükler kazanmış olanlara gelince; her bir kötülüğün karşılığı, kendi misliyle (ve kendi cinsinden olacaktır). Bunları (küfür ve kötülük yapanları) bir zillet (aşağılık ve bayağılık) sarıp kaplayacaktır. Onları Allah’tan (kurtaracak) hiçbir koruyucu da bulunmayacaktır. Onların yüzleri, sanki bir karanlık gecenin parçalarına bürünmüş gibi olacaktır. İşte bunlar da ateşin halkıdırlar; onlar orada süresiz kalacaklardır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ama kötü iş yapmış olanlara gelince, kötülüğün karşılığı kendisi kadar olacaktır. Ve onları bir utanç ve aşağılanma bürüyecektir. Allah'a karşı onları koruyacak ta yoktur. Sanki yüzler gecenin karartıcı parçalarıyla kaplanmış gibidir. İşte bunlardır cehennemde ebedî olarak kalacak olanlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kusur işleyenlere, günah yüklenenlere, kusurlarının, günahlarının karşılığı kadar ceza verilir. Onları aşağılık, eziklik ve zillet duygusu kaplar. Onların Allah'tan başka kurtarıcıları da yoktur. Yüzleri, sanki, karanlık gecenin bir parçasına bürünmüştür. İşte bunlar da cehennem ehlidir. Onlar orada ebedî kalırlar.
bk. Kur’an-ı Kerim, 3/106-107; 14/42-44; 42/45; 75/10-12.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Kötülükler kazanmış olanlara gelince, bir kötülüğe aynıyla ceza verilir ve onların yüzlerini aşağılık bürür. Onları Allah'tan kurtaracak yoktur. Yüzleri adeta kapkaranlık bir gecenin parçalarıyla kaplanmış gibidir. Bunlar cehennemliktirler. Orada sürekli kalıcıdırlar.
Ali Bulaç
swap_vert close
Kötülükler kazanmış olanlar ise; her bir kötülüğün karşılığı, kendi misliyledir. Bunları bir zillet sarıp kaplar. Onları Allah'tan (kurtaracak) hiç bir koruyucu yok. Onların yüzleri, sanki bir karanlık gecenin parçalarına bürünmüş gibidir. İşte bunlar ateşin halkıdırlar; orada süresiz kalacaklardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Kötülükleri kazananlara gelince: Bir kötülüğün cezası, misliyledir. (Bir kötülüğe, karşılığı olan bir ceza var. Halbuki bir iyiliğe, on katından yedi yüze ve daha ziyadeye kadar mükâfat vardır.) Onları bir zillet kaplar. Allah'dan kendilerini kurtaracak yoktur. Sanki yüzleri, gece parçalarından kaplanmış kapkaranlık... İşte bunlar da ateşliktirler, o cehennem ateşinde ebedî olarak kalıcıdırlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Kötülükleri işleyenler ise birebir olarak cezalandırılacaklardır. Ve onların yüzlerini zillet ve alçaklık bürüyecektir. Allah’a karşı onları kimse koruyamaz. Sanki karanlık geceden parçalar yüzlerini örtmüştür. Onlar ateşe layıktırlar. Ve onlar orada ebedî olarak kalacaklardır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Kötülük kazananlara ise kötülüklerine denk ceza vardır. Fakat yüzlerini bir zillet de kaplar. Onları Allah'ın azabından kurtaracak kimse yoktur. Onların yüzleri sanki karanlık geceden bir parçaya bürümüştür. İşte onlar da cehennem ehlidir. Onlar orada süreli kalacaklardır.
Besim Atalay
swap_vert close
Kötülük yapanların benzeriyle, cezaları kötülük, horluk sarar onları, Allaha karşı onları bir koruyan bulunmaz, karanlık gecenin bir parçasiyle sanki yüzleri kaplı, işte bunlar cehennemlik, orda sonsuz kalırlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Kötülük yapmış olanların cezası ise, yaptıkları kötülük kadar olacak ve kendilerini bir zillet kaplayacaktır. Onları Allah'ın azabından koruyacak kimse de yoktur. Onların yüzleri sanki gecenin karanlık bir parçasıyla kaplanmıştır. İşte onlar cehennemin sakinleridir. Onlar da orada kalacaklardır.
Onları zilletin kaplaması, yüzlerinin gecenin karanlığı gibi olması yaptıkları kötülüğün cezası olarak karşılarına çıkacaktır. Yoksa hak etmedikleri azabı onlara yaşatmak için ilave bir durum değildir. “Kim ki kötülük yaparak (Allah’ın huzuruna) çıkarsa, (bilsin ki,) kötülük yapanlar yalnızca yaptıklarının karşılığını göreceklerdir. (Kasas 28/84), “Kim de bir kötülükle gelirse ancak misliyle cezalandırılır ve onlara (hak ettiklerinde daha fazla ceza verilerek) haksızlık yapılmaz.” (En’am 6/160)  
Cemil Said
swap_vert close
Seyyiâtda bulunanların cezâları seyyiâtı nisbetinde olur. Zillet ânları istilâ ider. Ve Allâh nezdinde kimse ânları müdâfa’a itmez Ve yüzleri karanlık bir gice gibi siyâh ve mekânları ateş olur ve orada ilelebed kalırlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Kötülük işleyenlere kötülükleri kadar ceza verilir; onların yüzlerini zillet bürür; Allah'a karşı onları savunacak yoktur; yüzleri, geceden kara bir parçayla örtülmüş gibidir. Bunlar cehennemliklerdir, orada temelli kalırlar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Kötü işler yapmış olanlara gelince, bir kötülüğün cezası misliyledir ve onları bir zillet kaplayacaktır. Onları Allah’(ın azabın)dan koruyacak hiçbir kimse de yoktur. Sanki yüzleri, karanlık geceden parçalarla örtülmüştür. İşte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bilerek ve isteyerek kötülük yapanlara gelince, kötülüğün karşılığı, dengi olan cezadır; bunlar aşağılanmışlık içinde yaşarlar, kendilerini Allah’ın cezasından kurtaracak biri de yoktur. Yüzleri sanki kapkaranlık gecenin bir parçasıyla kaplanmıştır. İşte bunlar da cehennemliklerdir, kendileri orada devamlı kalıcıdırlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Kötülük yapanlara gelince, kötülüğün cezası misli iledir. Onları zillet kaplayacaktır. Onları Allah’a karşı koruyacak hiç kimse yoktur. Onların yüzleri sanki karanlık geceden bir parçaya bürünmüştür. İşte onlar da cehennem ehlidir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
 İyi işlerin sevabı bire on, bire yedi yüz ve daha fazla olarak verilir ki bu, Allah’ın lütfunun neticesidir; kötü işlerin cezası ise yalnız bire karşı birdir. Bu da Allah’ın adaletinin neticesidir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Kötülük ve günah kazananlara ise kötülüğünün aynısıyla karşılık verilir. Yüzlerini bir aşağılanma duygusu kaplar. ALLAH'tan başka bir koruyucuları yoktur. Yüzleri sanki karanlık geceden bir parçayla bürünmüştür. Onlar ateş halkıdır; onlar orada ebedi kalacaklardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Kötülük kazanmış olanlara gelince, kötülüğün cezası, misli kadardır. Ve onları bir aşağılık ve eziklik kaplar. Onlar için Allah'dan başka hiçbir kurtarıcı yoktur. Yüzleri karanlık gecelerden bir parçaya bürünmüş gibidir. İşte onlar cehennem ehlidir.Orada ebedî kalacaklardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Seyyiat kazananlara gelince kötülüğün cezası misliledir, ve onları bir zillet kaplar, Allahdan kendilerini kurtaracak yoktur, sanki yüzleri gece parçalarından kaplanmış kapkaranlık, onlar, eshabı nar, hep orada muhalleddirler
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Dünyada) kötülükleri işleyip (Allah’a isyan edip, hakkı inkâr edenler) var ya, (âhirette,) yaptıkları kötülüğün misliyle cezalandırılacaklar ve kendilerini bir zillet kaplayacaktır. Onları Allah’ın azabından koruyacak kimse de yoktur. Onların yüzleri sanki gecenin karanlık bir parçasıyla kaplanmıştır. İşte onlar cehennemliklerdir. Onlar da orada ebedî kalacaklardır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kötülük yapanların cezaları, yaptıkları kötülük kadardır. Onları her yönden zillet kaplayacaktır. Onları Allah'ın cezasından kurtaracak hiç kimse yoktur. Yüzleri geceden daha kara bir parçayla örtülmüş gibidir. İşte onlar ateş halkıdır. Orada sürekli kalacaklardır.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Kötülükler kazanmış olanlar (a gelince: Onların) bir kötülüğünü) n cezası bir misliyledir. Kendilerini bir horlukdur kaplayacak. Onları Allahdan hiç bir kurtarıcı da yokdur. Sanki yüzleri karanlık geceden bir parçaya bürünmüşdür onların. İşte bunlar da ateşin yaranıdırlar ki kendileri onun için ebedî kalıcıdırlar.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Kötülükleri kazananlara gelince, bir kötülüğün cezâsı onun misli iledir ve onları bir zillet kaplar. Onları Allah'(dan gelecek azâb)a karşı kurtarıcı hiçbir kimse yoktur. Sanki yüzleri, geceden karanlık parçalarla kaplanmıştır. İşte onlar ateş ehlidirler! Onlar orada ebedî olarak kalıcıdırlar!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Kötü işler yapmış olanlar ise, kötülüğün karşılığı (cezası) kendisi kadar olacaktır ve Allah’a karşı kendilerini savunacak kimseleri olmayacağına göre (utanç) ve aşağılanma onları, sanki yüzlerini kopkoyu bir gecenin karanlığı bürümüş gibi, gölgeleyecek: İşte onlar cehennem ehlidirler; onlar orada (Allah’ın dilediği vakte kadar) kalacaklardır. *
(*) Onları zilletin kaplaması, yüzlerinin gecenin karanlığı gibi olması yaptıkları kötülüğün cezası olarak karşılarına çıkacaktır. Yoksa hak etmedikleri azabı onlara yaşatmak için ilave bir durum değildir. “Kim ki kötülük yaparak (Allah’ın huzuruna) çıkarsa, (bilsin ki,) kötülük yapanlar yalnızca yaptıklarının karşılığını göreceklerdir. (Kasas- 84),“Kim de bir kötülükle/günahla gelirse ancak misliyle cezalandırılır ve onlara (hak ettiklerinde daha fazla ceza verilerek) haksızlık yapılmaz. (En’am-160) (C. Külünkoğlu Meali Yunus-27. Ayet Açıklaması) İşte iyi davranışlar için vaad edilen kat kat “mükâfat”ın tersine, kötülüğün karşılığı eylemin kendisi kadardır, onunla orantılıdır. Bu da yüce Allah’ın ne kadar engin bir merhamete sahip olduğunu göstermektedir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kötülükleri yapanlara da, yaptıkları kötülüklerin misli ile karşılık verilir. O gün aşağılanmak (zillet) onları ahmaklaştıracak ve Allah’dan başka sığınacakları hiçbir kimse ve yer olamayacak. Sanki zifiri gece karanlığının bir parçası onların yüzlerini kaplamış gibi, yüzleri simsiyah kesilecek. İşte cehennemin ashabı ve orada sürekli olarak kalacak olanlar bunlardır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O kimseler ki kötülük işlerler, her kötülüklerinin karşılığı yalnız bir kattır. Onları alçaklık kaplar. Onları Allah’tan kurtaracak hiç kimse yoktur. Yüzleri gecenin karanlığı ile örtülmüş gibi kapkaranlıktır. İşte bunlar ateşlik olanlardır. Onlar hep orada kalacaklardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kötülük kazananların kötülüklerine ceza da kötülükleri kadardır. Onları horluk kaplar. Onları Allah/a karşı koruyacak hiçbir fert yoktur. Sanki yüzleri gecenin kapkaranlık parçalarıyle örtülmüştür [³]. İşte onlar ateşliktir. Orada daim kalacaklardır.
[3] Simsiyahtır.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Kötülük kazananlara gelince, bir kötülüğün cezası misli kadardır¹¹. Onların yüzlerini bir zillet bürür. Onları Allah’tan kurtaracak kimse de yoktur. Yüzleri sanki karanlık geceden bir parça ile örtülmüş gibidir. İşte onlar ateş ehli olup orada sürekli kalırlar.
11 Krş. En’âm, 6/160  
Kadri Çelik
swap_vert close
Kötülükler kazanmış olanlara ise o kötülük kadar kötü bir ceza verilir ve onların yüzlerini zillet bürür. Onları Allah'tan (kurtaracak) hiç bir koruyucu da yok. Onların yüzleri, karanlık bir gecenin parçalarıyla bürünmüş gibidir. İşte bunlar ateşin yarenleridir, onlar onda temelli kalıcılardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Kötülük yapanlara gelince; iyi davranışlar için vaad edilen kat kat mükâfâtın tersine, kötülüğün cezası, yalnızca işlenen kötülük oranındaolacaktır ve onları, tepeden tırnağa bir aşağılık ve zillet kaplayacaktır. Vehiç kimse onları Allah’a karşı koruyamayacaktır. Bu bedbahtlar, öylesine iç karartıcı bir durumda olacaklar ki, yüzlerini âdetâ gecenin zifiri karanlıkları bürümüş gibi utanç ve zillet altında ezilecekler. İşte onlar da cehennem halkıdır ve sonsuza dek orada kalacaklardır.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Kötülük kazanmış kimseler için bir kötülüğün karşılığı onun misliyledir. Onları zillet bürümüştür. Onları Allah’tan hiçbir saklayıp koruyacak yoktur. Yüzleri sanki karanlık geceden bir parçayla karartılmıştır. İşte onlar, Ateş arkadaşlarıdır; içinde sürekli kalacaklardır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Davranışları bozuk olanlara ise, cezaları bire bir verilecektir. Allah'tan yüz bulamadıkları için bunların yüzü son derece sıkıntılıdır, sanki yüzlerine, gece karanlığından bir parça yapıştırılmış gibidir. Bunlar da cehennemlik olup sonsuza kadar orada kalacaklardır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Kötü işler yapanlara yaptıkları kötülüğün karşılığı ceza verilir. Onların yüzlerini zillet kaplar. Onları Allah’ın azabından kurtaracak hiç kimse yoktur. Sanki yüzleri karanlık geceden parçalara bürünmüştür. İşte onlar da ateş halkıdır, hep orada kalacaklardır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kötülük yapanlara gelince, herhangi bir kötülüğün karşılığı misli iledir. [*] Onları aşağılanma kaplayacaktır. Kendilerini Allah’tan (gelecek herhangi bir cezaya karşı) koruyacak kimse de yoktur. Onların yüzleri sanki karanlık geceden bir parçaya bürünmüştür. İşte onlar da ateş halkıdır; orada [ebedî] kalacaklardır.
Benzer mesajlar: Bakara 2:261, 272, 273; En‘âm 6:160; Enfâl 8:60; Nahl 16:126; Hacc 22:60; Neml 27:89-90; Yâsîn 36:54; Zümer 39:10; Şûrâ 42:40; Müzzemmil 73:20; Nebe’ 78:36.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Kötülükleri yüklenenlere ise kötülükleri kadar cezâ verilir¹ ve onları bir de zillet kaplar. Onları Allah’ın azabından kurtaracak bir şey de yoktur. Onların yüzlerini sanki karanlık geceden bir parça bürümüştür. İşte cehennemlikler (de) bunlardır ve onlar orada sonsuz kalacaklardır.
1 Bk. (En’am: 160)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ama kötü işler yapmış olanlara gelince; kötülüğün karşılığı kendisi kadar olacaktır; ⁴² ve Allah’a karşı kendilerini savunacak kimseleri olmayacağına göre- (utanç) ve aşağılanma onları, sanki yüzlerini kopkoyu bir gecenin karanlığı bürümüş gibi, gölgeleyecek: ⁴³ İşte bunlardır cehennemlikler; orada yerleşip kalacak olanlar...
42 İyi davranışlar için vaad edilen kat kat “mükafat”ın tersine, kötülüğün karşılığı eylemin kendisi kadardır, onunla orantılıdır. (Keza bkz. 41:50’nin son cümlesi ile ilgili 46. not.)43 Lafzen, “kopkoyu geceden bir parçayla/kütleyle”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Kötülük işleyenlere gelince onlara işledikleri kötülükleri kadar ceza vardır. Hesap gününde onları her yönden zillet ve mahcubiyet kaplayacaktır ve onları Allah’ın azabından kurtaracak kimse de olmayacaktır. Korku ve dehşetten yüzleri sanki gecenin zifiri karanlığı gibi kapkara kesilecektir. İşte onlar ateş halkıdır ve onlar orada kalıcıdırlar. 3/105- 106, 6/160, 40/40
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Kötülük yapmakta ısrar edenler ise, sadece yaptıkları kötülüğün misliyle cezalandırılacaklar. Ve onlar (o gün) öyle bir aşağılanmaya mahkûm olurlar ki -Allah’ın gazabından kaçıp sığınacakları biri de olmadığı (için)- sanki zifiri bir gecenin karanlığı sıvanmış gibi suratları (utanç ve zilletten) kapkara kesilir: işte bunlar (da) ateşin sakinleridirler; onlar (da) orada yerleşip kalmak üzre girerler.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Kötülük yapanlara gelince; bir kötülüğün cezası yapılan kötülüğe denk olarak verilir. (İyiliğin karşılığı gibi kat kat artırılmaz, ahirette) Onları bir zillet kaplar. Onları Allah’ın azabından koruyacak hiç kimse yoktur, onların yüzleri sanki karanlık geceden bir parçaya bürünmüştür, işte onlar cehennemliktirler ki orada sonsuza dek kalacaklardır. (Müşrikler bu uyarılarımızı da hiçe sayarlar ve Rablerine ortak koşmakta direnirler, oysa)
Osman Fırat
swap_vert close
Kötü işler yapmış olanlara gelince, bir kötülüğün cezası misliyledir ve onları bir zillet kaplayacaktır. Onları Allah’(ın azabın) dan koruyacak hiçbir kimse de yoktur. Sanki yüzleri, karanlık geceden parçalarla örtülmüştür. İşte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada devamlı kalacaklardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve o kimseler ki, kötülükleri kazandılar. Kötülüğün cezası da kendi misli iledir. Ve onları bir alçaklık kaplar. Onlar için Allah'tan koruyacak bir şey yoktur. Onların yüzleri sanki geceden karanlık bir parçaya bürünmüştür. İşte onlar ateşin yârânıdır. Onlar onun içinde ebedî sûrette kalacak kimselerdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Kötülük işleyenler ise, yaptıkları kötülük kadar ceza görürler. Kendilerini bir zillettir kaplayacak. . . Onları Allah'ın bu cezasından kurtaracak bir kimse yoktur. Yüzleri sanki kapkaranlık gece parçalarıyla kaplanmıştır. İşte onlar cehennemliktir. Hem de orada ebedî kalacaklardır. [42, 45; 14, 42-44; 75, 10-12; 3, 106-107]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kötü işler yapanlara da (yaptıkları) kötülüğün aynen cezası verilir. Ve onların yüzlerini bir horluk kaplar. Onları Allah'tan kurtaracak hiç kimse yoktur. Sanki yüzleri, karanlık geceden parçalara bürünmüştür. İşte onlar da ateş halkıdır, hep orada kalacaklardır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Fenâlık idenlere cezâ olarak bir seyyie vardır. Yüzlerini zillet ve meskenet tozı kaplar. Onları Allâh'dan saklayacak yokdur. Güyâ yüzleri karanlık giceden bir parça gibi karârır: İşte onlar cehennem ehli olub orada dâimî kalırlar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Kötü işlerle uğraşanların cezası o kötülüğün dengidir (bir katıdır[*]). Alçaklık onların her yanını sarar. Onları Allah’tan koruyacak kimseleri de olmaz. Yüzleri sanki gecenin karanlık parçaları ile örtülmüş gibidir. İşte bunlar cehennem ahalisidir; onlar da orada ölümsüzdürler.
[*] Furkan 25/69, Araf 7/38.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Kötülük işleyenlere, kötülükleri kadar ceza vardır. Onların yüzünü zillet bürümüştür. Onları Allah'a karşı savunacak kimse yoktur. Sanki onların yüzleri gece gibi karanlık bir parçayla örtülmüştür. İşte onlar ateşin dostlarıdır. Onlar, orada ebedidirler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Günah işleyenlerin cezası ise, günahlarına denk bir kötülüktür. Onları bir zillet kaplar. Kendilerini Allah'ın elinden kurtarabilecek hiç kimse yoktur. Sanki yüzleri koyu karanlık geceden bir parçaya bürünmüştür. Onlar ateş ehlidir ve orada sürekli kalacaklardır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Kötülük kazananlara ise kötülüğün miktarınca karşılık vardır. Ama yüzlerini bir zillet de kaplar. Onları Allah'tan kurtaracak kimse yoktur. Yüzleri gece parçalarından karanlıklarla kaplanmış gibidir. Ateşin dostlarıdır bunlar. Sürekli kalıcıdırlar içinde.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı anlar kim ķazandılar yavuz işleri yavuzlıķ cezāsı beñdeşi-y-iledür. daħı örte anları ħorlıķ. yoķdur anlaruñ Tañrı’dan śaķlayıcı. taman örtünildi gibi yüzleri pāreler giceden ķarañu. şunlar od isleridür anlar anuñ içinde ebed ķalıcılardur.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ol kişiler ki ḳazandılar yazuḳları, yamanlıḳları cezāsı birazı gibidür.Daḫı yitişür anlara ẕelīllıḳ. Yoḳdur anlara Tañrı ‘aẕābından ḳurtarıcı. Ṣana‐sın ki ḳaplamışdur yüzlerini pāreler giçenüñ ḳarañuluġından. Anlar ṭamuehlidür, anuñ içinde ebedī ḳalurlar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Günah qazananlara günahları qədər cəza verilər. Onları zillət basar (bürüyər). Onları Allahdan (Allahın əzabından) heç kəs qurtara bilməz. Onların üzü, sanki gecənin zülmət parçaları ilə örtülmüşdür. Onlar cəhənnəmlikdirlər, özləri də orada əbədi qalacaqlar!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And those who earn ill deeds, (for them) requital of each ill deed by the like thereof; and ignominy overtaketh them. They have no protector from Allah. As if their faces had been covered with a cloak of darkest night. Such are rightful owners of the Fire; they will abide therein
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But those who have earned evil will have a reward of like evil:(1416) ignominy will cover their (faces): No defender will they have from (the wrath of) Allah. Their faces will be covered, as it were, with pieces from the depth of the darkness(1417) of night: they are companions of the Fire: they will abide therein (for aye)!
1416 Note that the evil reward is for those who have "earned" evil, i.e., brought it on themselves by the deliberate choice of evil. Further, in the justice of Allah, they will be requited with evil similar to, and not greater in quantity or intensity, than the evil they had done - unlike the good, who, in Allah's generosity, get a reward far greater than anything they have earned or could possibly earn. 1417 Night is the negation of Light and metaphorically of joy and felicity. The intensive is indicated by "the depth of the darkness of Night."  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَالَّذ۪ينَ
ve o kim- seler ki
كَسَبُوا
kazandılar
السَّيِّـَٔاتِ
kötülükleri
جَزَٓاءُ
cezası
سَيِّئَةٍ
bir kötü- lüğün
بِمِثْلِهَاۙ
onun ben-zeriyledir
وَتَرْهَقُهُمْ
ve onları kaplar
ذِلَّةٌۜ
bir zillet
مَا لَهُمْ
onlar için yoktur
مِنَ اللّٰهِ
Allah'tan
مِنْ عَاصِمٍۚ
hiçbir koruyucu
كَاَنَّـمَٓا
sanki o şeydir ki
اُغْشِيَتْ
kaplanmış
وُجُوهُهُمْ
yüzleri
قِطَعاً
parça- larla
مِنَ الَّيْلِ
geceden
مُظْلِماًۜ
kapkaranlık
اُو۬لٰٓئِكَ
işte onlar
اَصْحَابُ
ehlidirler
النَّارِۚ
ateş
هُمْ
onlar
ف۪يهَا
orada
خَالِدُونَ
ebedi ka- lıcıdırlar
Kötülük kazananlara gelince, bir kötülüğün cezası onun benzeriyledir ve onları(n yüzlerini) bir zillet bürür. (O gün) Onları Allah'a karşı koruyacak hiç kimse yoktur. Onların yüzleri sanki kapkaranlık geceden bir parçayla kaplanmıştır. İşte onlar da ateş ehlidir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَسَبَ
Fiil-I
ك س ب
Kazandı
سَيِّـَٔات
İsim
س و ا
Kötülükler, günahlar, kötü işler
جَزَٓاء
İsim
ج ز ي
Ceza, mükâfat, karşılık
سَيِّئَة
İsim
س و ا
Kötülük, fenalık
مِثْل
İsim
م ث ل
Benzer, misli, aynısı, gibi, dengi, kadarı
رَهِقَ
Fiil-I
ر ه ق
Kapladı, bürüdü
ذِلَّة
İsim
ذ ل ل
Aşağılık, zillet
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
عَاصِم
Etken fiil
ع ص م
Koruyucu
كَاَنّ
Harf-i nasb
كَاَنّ
Sanki
اَغْشَى
Fiil-IV
غ ش و
Örttü, kapladı, bürüdü, perdeledi
وَجْه
İsim
و ج ه
Yüz, vech, teveccüh
قِطَع
İsim
ق ط ع
Parçalar, kıtalar
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
لَيْل
İsim
ل ي ل
Gece, geceleyin
مُظْلِم
Etken fiil-IV
ظ ل م
Kapkaranlık, karanlıkta kalan
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
اَصْحٰب
İsim
ص ح ب
Ehil, halk, arkadaşlar, Ashâb, sahipler
نَار
İsim
ن و ر
Ateş
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
خَالِدٌ
Etken fiil
خ ل د
Ebedi kalıcı, devamlı kalıcı, ölümsüz