Sonra, nasıl davranacağınızı görelim diye, onların arkasından sizi yeryüzünde halife (mirasçı) yaptık (hâkim kıldık).
Konumuzla direk ilgili olarak “halife” kelimesi, tekil ifade ile Kur’an’da iki yerde (Bakara 2/30 ve Sâd 38/26), çoğul ifade ile “helaif” olarak dört yerde (En’am 6/165, Yunus 10/14, 73, Fatır 35/39), “hulefa” olarak da üç yerde (A’râf 7/69, 74, Neml 27/62) toplamda dokuz defa geçmektedir. Geçtiği örneklerin tamamında “halife” kelimesi, insanın yeryüzüne egemen olacağı ve siyasi erki elinde bulunduracağı anlamında kullanılmıştır. Sözlükte “birinin arkasından gelmek, yerine geçmek” anlamlarına gelen “half” kökünden türetilmiş olan “halife”, birinin yerine geçerek onun yaptığı işi devam ettiren ya da onun yerini alan kişi demektir. Bu itibarla diyebiliriz ki; bizden yani beni Âdemden önce dünyada yaşayan birileri vardı ve biz bu birilerinin arkasından dünyaya gelmişiz. “Bir zamanlar Rabbin meleklere: “Ben yeryüzünde (hükümlerimi icra edecek) bir halife (etkili ve yetkili olmaya elverişli insan) yaratacağım,” buyurmuştu. Melekler de: (Ya Rab!) “Seni övgüyle yüceltip takdis eden bizler dururken, orada bozgunculuğa ve yozlaşmaya yol açacak ve kan dökecek birini mi yaratacaksın?” dediler. (Allah da) şöyle buyurdu: “Muhakkak ki Ben, sizin bilmediklerinizi bilirim.” (Bakara 2/30) Bu ayetten de anlıyoruz ki; Âdem’den önce dünyada insan gibi canlılar yaşamış ve bu varlıkların melekler nezdindeki izlenimleri kötü olmuştur. Bunu modern bilime baktığımızda daha iyi anlayabiliriz. Dünya yaratılalı minimum beş milyar yıl olmuş ama insanlık tarihi maksimum iki yüz bin yıl olarak bilinmektedir.