close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûnus Sûresi 14. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Śümme ce’alnâkum ḣalâ-ife fî-l-ardi min ba’dihim linenzura keyfe ta’melûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlardan sonra da bakalım nasıl hareket edeceksiniz diye yeryüzünde sizi hüküm ve kudret sahibi kıldık.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Sonra onların ardından sizi yeryüzünde halifeler yaptık (imkânlarla donattık ve iktidara taşıdık) ki, nasıl davranacağınıza (ve neler yapacağınıza) nazar edip bakalım…
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Sonra da onların ardından, sizi yeryüzünde onların yerine getirdik ki, nasıl davranacağınıza bakıp değerlendirelim.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Sonra da, nasıl icraat yapıp, nasıl davranacağınızı, nasıl yaşayacağınızı görmemiz için onların ardından yeryüzünde düzen kurmaya, ilâhî hükümleri icraya, yeryüzünü imara yetkili halifeler olarak hazırlayıp onların yerine sizi getirdik.
Ahmet Varol
swap_vert close
Sonra, neler yapacağınızı görmek için onların ardından yeryüzüne sizi yerleştirdik.
Ali Bulaç
swap_vert close
Sonra, nasıl yapıp-davranacaksınız diye gözlemek için, onların ardından sizi yeryüzünde halifeler kıldık.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sonra, onların arkasından, sizi arzda halifeler yaptık ki, bakalım nasıl ameller işliyeceksiniz?
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Sonra, sizi onların yerinde yeryüzünün idarecileri olarak yarattık ki nasıl işler yaptığınızı görelim.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Sonra da, sizin nasıl davranacağınızı görmek için onların ardından sizi yeryüzünde iktidara getirdik.
Besim Atalay
swap_vert close
Görmemizçin sizin nettiğinizi, onlardan sonra, sizi yeryüzünde bizler ardalar kıldık
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Sonra, nasıl davranacağınızı görelim diye, onların arkasından sizi yeryüzünde halife (mirasçı) yaptık (hâkim kıldık).
Konumuzla direk ilgili olarak “halife” kelimesi, tekil ifade ile Kur’an’da iki yerde (Bakara 2/30 ve Sâd 38/26), çoğul ifade ile “helaif” olarak dört yerde (En’am 6/165, Yunus 10/14, 73, Fatır 35/39), “hulefa” olarak da üç yerde (A’râf 7/69, 74, Neml 27/62) toplamda dokuz defa geçmektedir. Geçtiği örneklerin tamamında “halife” kelimesi, insanın yeryüzüne egemen olacağı ve siyasi erki elinde bulunduracağı anlamında kullanılmıştır. Sözlükte “birinin arkasından gelmek, yerine geçmek” anlamlarına gelen “half” kökünden türetilmiş olan “halife”, birinin yerine geçerek onun yaptığı işi devam ettiren ya da onun yerini alan kişi demektir. Bu itibarla diyebiliriz ki; bizden yani beni Âdemden önce dünyada yaşayan birileri vardı ve biz bu birilerinin arkasından dünyaya gelmişiz. “Bir zamanlar Rabbin meleklere: “Ben yeryüzünde (hükümlerimi icra edecek) bir halife (etkili ve yetkili olmaya elverişli insan) yaratacağım,” buyurmuştu. Melekler de: (Ya Rab!) “Seni övgüyle yüceltip takdis eden bizler dururken, orada bozgunculuğa ve yozlaşmaya yol açacak ve kan dökecek birini mi yaratacaksın?” dediler. (Allah da) şöyle buyurdu: “Muhakkak ki Ben, sizin bilmediklerinizi bilirim.” (Bakara 2/30) Bu ayetten de anlıyoruz ki; Âdem’den önce dünyada insan gibi canlılar yaşamış ve bu varlıkların melekler nezdindeki izlenimleri kötü olmuştur. Bunu modern bilime baktığımızda daha iyi anlayabiliriz. Dünya yaratılalı minimum beş milyar yıl olmuş ama insanlık tarihi maksimum iki yüz bin yıl olarak bilinmektedir.  
Cemil Said
swap_vert close
Yeryüzünde ânlara sizi halef itdik tâ ki nasıl hareket ideceğiniz bilinsün.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sonra onların ardından, nasıl davranacağınıza bakmak için sizi yeryüzünde onların yerine geçirdik.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Sonra, nasıl davranacağınızı görelim diye, onların ardından yeryüzünde sizi onların yerine getirdik.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Nasıl davranacağınızı görelim diye yeryüzünde sizi, onlardan sonra yerlerine getirdik.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Sonra da, nasıl davranacağınızı görmemiz için onların ardından sizi yeryüzünde halifeler kıldık (Onların yerine sizi getirdik).
Edip Yüksel
swap_vert close
Sonra, ne yapacağınızı görmek için onların yerine sizi yeryüzüne varis kıldık.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Sonra onların ardından sizi yeryüzüne halifeler yaptık ki, bakalım nasıl ameller işleyeceksiniz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Sonra onların arkasından sizi Arzda halifeler yaptık ki bakalım: nasıl ameller işliyeceksiniz?
Emrah Demiryent
swap_vert close
Sonra, neler yapacağınızı (size) gö (ste) rmek (ve hesap günü, kendi yaptıklarınıza kendinizi şahit tutmak) için, onların ardından sizi yeryüzünde halifeler kıldık.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sonra, onların arkasından, yeryüzünde sizi halifeler yaptık ki bakalım nasıl davranacaksınız.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Onlardan) sonra, arkalarından sizi yer yüzünde halîfeler yapdık, bakalım nasıl hareket edeceksiniz diye.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Sonra onların ardından, bakalım nasıl amel edeceksiniz diye sizi yeryüzünde halîfeler kıldık!(2)
(2)“Bir Vâhid-i Ehad (sıfat ve zâtında bir olan Allah), şu kâinât sarayında taklîd edilmez sikkeleriyle, O’na mahsus hâtemleriyle (mühürleriyle), O’na münhasır turralarıyla, O’na has fermanlarıyla bütün mevcûdâta (varlıklara) damga-i vahdet (birlik mührü) koyuyor ve tevhîdin âyâtını (birliğin delillerini)nakşediyor. Ve âfâk-ı âlemin aktârında (kâinâtın her tarafında) vahdâniyetin (birliğin) bayrağını dikiyor ve rubûbiyetini (umum kâinâtı terbiye edici olduğunu) i‘lân ediyor. O da ona mukābil, tasdîk ile, îmân ile, tevhîd ile, iz‘ân ile, şehâdet ile, ubûdiyet (kulluk) ile mukābele eder. İşte bu çeşit ibâdât ve tefekkürâtla(ibâdetler ve düşünmelerle) hakīkī insan olur, ahsen-i takvîmde (en güzel yaratılışta) olduğunu gösterir. Îmânın yümnüyle (kuvvetiyle) emânete lâyık, emîn bir halîfe-i arz (yeryüzünün halîfesi) olur.” (Sözler, 23. Söz, 119-120)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Sonra da onların ardından, sizi yeryüzünde onların yerine getirdik ki, (kendi özgür iradenizle) nasıl davranacağınıza (fiilen müşahade edip) bakalım. *
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sonra bizde, onların yerine sizi yeryüzünün sahipleri (halifesi) yaptık ki bakalım, sizlerde nasıl yapacaksınız.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sonra onların arkasından sizi yeryüzünde onların yerine koyduk, neler işliyeceksiniz görelim diye.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Nasıl işleyeceğinizi görmek için [⁸] onlardan sonra sizi de yeryüzünde onların yerine getirdik.
[8] Onlardan ibret alıp almadığınızı nâsa göstermek için.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Sonra onların ardından, bakalım siz nasıl davranacaksınız diye bu dünyada onların yerine sizi geçirdik/sizi halifeler yaptık.
Kadri Çelik
swap_vert close
Sonra onların ardından, nasıl davranacağınıza bakmamız için sizi yeryüzünde onların yerine geçirdik.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Sonra onların ardından, sizleri üstün yeteneklerle donatıp yeryüzünde hüküm süren halîfeler kıldık ve çeşitli vesîlelerle imtihâna tâbi tuttuk ki, nasıl davranacağınızı görüp hakkınızda hükmü verelim.Hal böyleyken:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sonra onların ardından nasıl iş yapacağınıza bakmamız için Yeryüzü’nde sizi halîfeler yaptık.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Şimdi de, onlar yerine sizleri getirip yeryüzü temsilcisi yaptık. Bakalım sizler neler yapacaksınız.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Sonra inkârcıların ardından inananları yeryüzüne hâkim kılarız! Nasıl davranacaklar diye izleriz. Toplum içinde zayıfken adalet isteyenler iktidar verdiğimizde şımarıp azacaklar mı? Allah’ın verdiği nimeti inkâr ederek önceki inkâr eden topluluklara benzeyecekler mi? Yoksa verilen nimetlere şükredip imanlarını pekiştirecekler mi? Sonuçlarına bakarız!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sonra da nasıl davranacağınızı görmemiz için onların ardından sizi yeryüzünde halifeler (sorumlular) olarak görevlendirdik.
Mehmet Türk
swap_vert close
Sonra da nasıl kullukta bulunacağınızı görmek için sizi yeryüzünde onların yerine getirdik.¹
1 Eğer siz de onlar gibi olursanız, aynı şekilde siz de helâk edilirsiniz. Bk. (Mâide: 54)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve derken sizi yeryüzünde onların ardılları kıldık ki nasıl davranacağınıza bakıp değerlendirelim.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Daha sonra bu toplumların ardından, nasıl davranacağınızı görmek için bu topraklarda size hayat imkânı verip iş başına getirdik. 6/156- 157, 35/42, 37/167- 168
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Daha sonra ise, öncekilerin peşinden sizi (helâk olanların yaşadığı) yerlere[¹⁵⁸⁶] mirasçı kıldık ki, nasıl davranacağınızı görüp gözetleyelim.
[1586] Buradaki el-ard, elbette tüm yeryüzü değil, helâk olan kavimlerin topraklarıdır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Sonra da onların ardından, -bakalım nasıl hareket edeceksiniz diye- yeryüzüne sizleri yerleştirdik.
(Ve size içinizden hepinizin güvendiği "emin" olarak çağırdığı Muhammed s.a.s.'i peygamber olarak gönderdiğimiz gibi onunla beraber- içinde hüküm, emir ve yasaklarımızın bulunduğu- Kur'an'ı da indirdik)  
Osman Fırat
swap_vert close
Sonra onların ardından, yeryüzünde sizleri onların yerine geçirdik ki, sizin de nasıl davranacağınızı görelim.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Sonra onları müteakip sizi yeryüzünde halifeler yaptık ki, nasıl amelde bulunacağınıza bakalım.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Sonra onların peşinden, nasıl davranacağınızı görmek için, bu dünyada onların yerine sizi geçirdik.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sonra onların ardından, bu dünyada onların yerine sizi geçirdik ki, sizin de nasıl davranacağınızı görelim.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Sonra, ne gibi 'amel işleyeceğinizi görelim içün sizi, yeryüzünde onlara halef kıldık.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sonra bu topraklarda sizi onların yerine geçirdik ki sizin nasıl davranacağınıza bakalım.
Şaban Piriş
swap_vert close
Sonra onların ardından, nasıl hareket edeceğine bakmak için sizi yeryüzünde iş başına getirdik.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sonra da, nasıl işler yapacağınızı görmek için, onların arkasından sizi yeryüzüne getirdik.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sonra onların ardından yeryüzünde sizi halefler kıldık ki, nasıl iş yapacağınızı görelim.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
andan eyledük sizi ħalįfeler yirde andan śoñra tā baķavuz nite işlerlersiz.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Andan ṣoñra sizi ḫalīfe ḳılduḳ yirde anlardan ṣoñra, ḥattā göre nice ‘ameleylersiz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onların ardınca yer üzünün varisləri sizi tə’yin etdik ki, görək özünüzü necə aparacaqsınız.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Then We appointed you viceroys in the earth after them, that We might see how ye behave.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Then We made you heirs in the land after them, to see how ye would behave!(1401)
1401 This is addressed to Quraysh in the first instance, for they have succeeded to the heritage of 'Ad and Thamud. But the application is universal, and was true to the Abbasi Empire in the time of Harun al Rashid, or the Muslim Empire in Spain or the Turkish Empire in its palmiest days, and indeed, apart from political power, to the Muslims and non-Muslims of our own days.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
ثُمَّ
sonra
جَعَلْنَاكُمْ
sizi kıldık
خَلَٓائِفَ
halifeler
فِي الْاَرْضِ
yeryüzünde
مِنْ بَعْدِهِمْ
onların ardından
لِنَنْظُرَ
görmek için
كَيْفَ
nasıl
تَعْمَلُونَ
amel edecek- siniz
Sonra da nasıl amel edeceğinizi görmek için onların ardından sizi yeryüzünde halifeler kıldık (onların yerine sizi getirdik).
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
خَلِيفَة
İsim
خ ل ف
Halife
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَعْد
İsim
ب ع د
Sonra, ard, öte
نَظَرَ
Fiil-I
ن ظ ر
Baktı, gözledi, gördü, bakınıp durdu, nazar etti, seyretti
كَيْف
İsim
ك ي ف
Nasıl
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı