close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûnus Sûresi 13. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velekad ehleknâ-lkurûne min kablikum lemmâ zalemû vecâet-hum rusuluhum bilbeyyinâti vemâ kânû liyu/minû(c) keżâlike neczî-lkavme-lmucrimîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Andolsun ki sizden önce gelip geçen nice toplulukları zulmettikleri için helak ettik. Peygamberleri, onlara apaçık delillerle gelseydi gene de inanmazlardı. İşte mücrim topluluğu böyle cezalandırırız biz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Andolsun, sizden önceki nice nesilleri; onların resulleri kendilerine apaçık deliller getirdiği halde, zulmedip (haksızlığa ve azgınlığa daldıkları) ve iman etmeyecek oldukları için yıkıma uğrattık. İşte Biz, suçlu-günahkâr olan bir topluluğu böyle cezalandırırız.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Andolsun ki, sizden önce peygamberleri kendilerine mucizeler getirdiği halde, varoluş gayelerine aykırı hareket ettikleri için, nice nesilleri yok ettik; onları helak etmeseydik bile, yine de iman edecek değillerdi. İşte günaha gömülüp giden toplumları, biz böyle cezalandırırız.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Andolsun ki, sizden önce, Rasulleri, kendilerine açık mûcizeler, delillerle geldiği halde, yalanlayıp âsi olduklarından, baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engellediklerinden, haksızlık ettiklerinden dolayı nice nesilleri helâk ettik. Zaten onlar iman edecek değillerdi. İşte biz, İslâm'a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsileri, suçlu kavimleri, milletleri böyle cezalandırdık.
Ahmet Varol
swap_vert close
Sizden önce, peygamberleri kendilerine apaçık delillerle geldiği halde haksızlık ettiklerinden ve zaten iman etmeyecekleri için nice nesilleri helak ettik. İşte suçlular topluluğunu böyle cezalandırırız.
Ali Bulaç
swap_vert close
Andolsun, sizden önceki nesilleri, resulleri kendilerine apaçık deliller getirdiği halde, zulmettikleri ve iman etmeyecek oldukları için yıkıma uğrattık. İşte biz, suçlu-günahkar olan bir topluluğu böyle cezalandırırız.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Andolsun, biz, senden önceki devirlerdekileri, kendilerine Peygamberleri mucizelerle geldikleri halde, zulmettikleri ve imana gelmedikleri vakit helâk ettik. İşte mücrim kavimleri, biz böyle cezalandırırız.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Andolsun! Sizden önceki çağları da, zulmettikleri zaman, (yani) peygamberlerimiz açık mucizeler ile onlara geldiklerinde onlar inanacak gibi olmadıkları zaman onları helak ettik. İşte Biz, suçlu ve azgın olan toplumu böylece cezalandırırız.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Andolsun, sizden önce, peygamberleri kendilerine açık belgeler getirmişken inanmayarak haksızlık ettikleri zaman, nice nesilleri yok ettik. İşte, suçlu topluluğu böyle cezalandırırız.
Besim Atalay
swap_vert close
Sizden önce, nice nice ulusları yok ettik, onlar zulmettiler, hüccetlerle onlara peygamberler gelmişti, inan eder olmadılar, günah eden bir ulusa böyle ceza veririz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Andolsun ki, sizden önce (gelip geçen) nice nesilleri, resulleri onlara apaçık deliller getirdiği hâlde zulmettiklerinden dolayı helâk ettik. Onlar zaten inanacak değillerdi. İşte biz suçlu toplumu böyle cezalandırırız.
Cemil Said
swap_vert close
Halbuki sizden evvel bir kaç nesli zulümlerinden dolayı ve içlerinden intihâb itdiğimiz ve mu’cizeler ile gönderdiğimiz rasûllerine îmân iylemedikleri içün mahv itdik, mücrim kavimleri böyle tecziye ideriz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
And olsun ki, sizden önce nice nesilleri, peygamberleri onlara belgeler getirmişken, haksızlık ederek inanmadıkları zaman yok etmiştik. İşte biz suçlu milleti böyle cezalandırırız.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Andolsun, sizden önceki nice nesilleri peygamberleri, kendilerine apaçık deliller getirdikleri hâlde (yalanlayıp) zulmettikleri vakit helâk ettik. Onlar zaten inanacak değillerdi. İşte biz suçlu toplumu böyle cezalandırırız.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Sizden önceki nice nesilleri, haksızlık ve kötülük yoluna saptıklarında yok ettik; halbuki peygamberleri onlara apaçık deliller getirmişlerdi, ama onların iman edecekleri yoktu. Günah yolunu seçen toplulukları işte böyle cezalandırırız.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Andolsun ki sizden önce, peygamberleri kendilerine mûcizeler getirdiği halde (yalanlayıp) zulmettiklerinden dolayı nice milletleri helâk ettik; zaten onlar iman edecek değillerdi. İşte biz suçlu kavimleri böyle cezalandırırız.
Edip Yüksel
swap_vert close
Sizden önceki nice nesilleri, zulmettikleri zaman yok etmişizdir. Elçileri kendilerine açık delillerle gitmişlerdi, ancak onlar inanmayı reddetmişlerdi. Suçlu toplumları böyle cezalandırırız.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Andolsun ki, sizden önceki devirlerin bir çok kavmini, peygamberleri kendilerine bir çok belge ile geldikleri halde zulmettikleri ve imana gelmedikleri için helak ettik. İşte günahkârlar topluluğunu biz böyle cezalandırırız.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Celâlim hakkı için biz sizden evvelki kurunu, kendilerine Peygamberleri beyyinat ile geldikleri halde zulmettikleri ve iymana gelmeleri ıhtimali kalmadığı vakıt helâk eyledik, işte mücrim kavmleri biz böyle cezalandırırız
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kasem olsun ki, sizden önce (gelip geçen) nice nesilleri, peygamberleri onlara apaçık deliller getirdiği hâlde, (hakkı inkâr edip) zulmettiklerinden dolayı helâk ettik. Zaten onlar îmân edecek değillerdi. İşte biz suçlular (kâfirler) topluluğunu böyle cezalandırırız.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ant olsun Biz, sizden önce nice nesilleri, resûlleri kendilerine kanıt içeren; açıklayıcı, açığa çıkarıcı bilgi getirdiği halde iman etmeyip, haksızlık yaptıkları için yok ettik. İşte suçlu halkları böyle cezalandırırız.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Andolsun ki (ey Mekkeliler) sizden evvelki devirler (de geçmiş ümmetler) i — peygamberleri kendilerine apaçık deliller (ve mu'cizeler) getirdikleri halde (onları yalana çıkarmak, hakka karşı dâima kuvvet istimal etmek suretiyle) zulm etdikleri, îmana gelmeyecekleri (sabit olduğu) için — helak etmişizdir. İşte günahkârlar güruhunu biz böyle cezalandırırız.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Celâlim hakkı için, sizden önceki nesilleri, kendilerine peygamberleri mu'cizelerle geldikleri hâlde zulmettikleri ve îmân edecek de olmadıklarından helâk ettik! İşte günahkârlar topluluğunu böyle cezâlandırırız.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Elbette, sizden önceki nice nesilleri, elçileri kendilerine açık deliller getirdikleri hâlde (yalanlayıp, insanlara) zulmettikleri zaman helâk ettik. Onlar zaten inanacak değillerdi. İşte biz, suç işlemeye devam eden halkı böyle cezalandırırız.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sizden önceki nesillerin bir kısmını, onlara gelen elçiler açık deliller getirdikleri halde, elçilere inanmayıp, zulüm etmelerinden dolayı, yok ettik. Biz günahkâr bir topluluğu böyle cezalandırırız.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ant olsun ki Biz sizden önce yetişmiş nice toplulukları kıyıcılık ettikleri, kendilerine elçiler apaçık belgelerle gelmişken yine de inanmadıkları için yok ettik. Biz suçlular takımının karşılığını işte böyle veririz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
* Sizden evvelki ümmetleri kendilerine peygamberleri açık mucizeler getirmişlerken şirk ile zulüm edip iman etmedikleri vakit helak etmiştik. Biz, günahkâr kavme böyle ceza veririz.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Andolsun ki, sizden önce nice nesilleri, elçileri kendilerine nice apaçık deliller getirdikleri hâlde (yalanlayıp) zulmettikleri için helak ettik/yok ettik. Onlar zaten inanacak değillerdi. İşte suçlu toplulukları [kavm] Biz böyle cezalandırırız.
Kadri Çelik
swap_vert close
Hiç şüphesiz sizden önce, peygamberleri kendilerine mucizeler getirdiği halde zulmettiklerinden dolayı nice nesilleri helâk ettik. Onlar zaten iman edecek değillerdi. İşte biz suçlu kavimleri böyle cezalandırırız.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Andolsun ki, sizden önce gelip geçen nice nesilleri, elçileri onlara apaçık deliller ve apaçık mûcizeler getirdiği hâlde, haksızlık ve zulümden vazgeçmedikleri ve artık imana gelme ihtimalleri kalmadığı için helâk etmiştik. İşte Biz, suçlu bir toplumu böyle cezalandırırız!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
And olsun sizden önce de Kuşaklar’ı zulmettiklerinde helâk ettik! Onlara rasûlleri Beyyineler / Açık Belgeler ile geldi. İman edecek değillerdi. Suçlu Kavm’i böyle cezalandırırız.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! sizden önceki çağlarda, hep haksızlık edenlerin hayatına son verdik. Kendilerine elçiler belgeler getirdiler, yine de inanmadılar. Bizim suçlu toplumlara verdiğimiz ceza hep böyle olmuştur.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Geçmişte görevlendirdiğimiz Resullerin tebliğ ettiği açık delilleri inkâr eden toplumları yok ettik. Onların nesillerinden bir şey kalmadı. Suçlu toplulukları böyle cezalandırırız. İnkâr eden toplumlar sanmasınlar ki inkârlarıyla kalacaklar. Hangi dönem olursa olsun biz inkârcıları yok eder, hepsini cezalandırırız.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yemin olsun ki haksızlık ettikleri için sizden önce nice nesilleri helak etmiştik. Elçileri kendilerine apaçık deliller getirmiş, (ancak) onlar iman etmemişlerdi. İşte suçlu toplumları böyle cezalandırırız.
Mehmet Türk
swap_vert close
Biz, Peygamberleri açık delillerle geldiği halde îman etmeyip zulümlerine devam eden, sizden önceki nice nesilleri, helâk ettik. İşte Biz, günâhkâr toplumları böyle cezâlandırırız.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve gerçek şu ki, sizden önce, kendilerine gönderilen peygamberler onlara hakkın apaçık delillerini getirdikleri halde [inat ve ısrarla] zulüm (ve kötülük) yapmaya devam ettikleri zaman, nice nesilleri yok ettik; çünkü onlar [bu delillere ya da peygamberlere] inanmayı reddettiler. Biz işte böyle cezalandırırız, günaha gömülüp giden toplumları. ²²
22 Karş. 6:131-132. Bizim “kendilerine gönderilen peygamberler” diye çevirdiğimiz ifade aslında “onların peygamberleri” şeklindedir. Günahkarların inanmaya yanaşmamaları, orijinal metinde, ve mâ kânû li-yu’minû (ve inanmadılar) ifadesiyle verilmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Andolsun ki, sizden önce nice memleketleri zulüm ve haksızlık yapmalarından dolayı helak ettik. Zira elçileri onlara hakikatin apaçık belgeleriyle gelmişlerdi ama onlar iman etmeye yanaşmamışlardı. İşte biz, suça batmış bir toplumu böyle cezalandırırız. 30/9- 47, 47/10
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Doğrusu sizden önceki bir çok nesli de, zulmetmeye başlayınca yok oluşa mahkûm etmiştik. Oysa ki onlara (da) rasulleri hakikatin apaçık belgeleriyle gelmişlerdi; fakat onlar inanmamakta direndiler: günaha gömülüp giden toplumu işte böyle cezalandırırız.[¹⁵⁸⁵]
[1585] Tüm muhataplara zımnî bir uyarı: Sebepler tekerrür ediyorsa, sonuçların tekerrüründen daha doğal ne olabilir?  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey müşrikler) Andolsun ki, sizden önceki nice ümmetleri, -peygamberleri kendilerine açık delillerle geldikleri halde- onları yalancı saydıkları ve imana gelmedikleri için helak ettik, işte biz günahkar olan kavimleri böyle cezalandırırız.
Osman Fırat
swap_vert close
Sizden önce, zulmettikleri ve peygamberleri kendilerine açık kanıtlar getirdikleri halde iman etmedikleri için nice nesilleri helâk etmişizdir. İşte suç işleyen kavmi böyle cezalandırırız.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Andolsun ki, Biz sizden evvelki nice nesilleri, zulmettikleri zaman helâk ettik. Halbuki, onlara peygamberleri beyyineler ile gelmişlerdi. Onlar ise imân eder olmadılar. İşte günahkârlar olan kavmi Biz böyle cezalandırırız.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Sizden önceki devirlerde geçen nice ümmetleri, Peygamberleri kendilerine açık deliller (mûcizeler) getirdikleri halde, zulmedip iman etmedikleri için imha ettik. İşte suçlular güruhunu Biz böyle cezalandırırız.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sizden önce, zulmettikleri ve peygamberleri kendilerine açık kanıtlar getirdikleri halde inanmadıkları için nice nesilleri helak etmişizdir. İşte suç işleyen kavmi böyle cezalandırırız.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ey Ehl-i Mekke! Nefislerine zulüm itdikleri ve onlara Rasûl geldikde îmân itmedikleri sebebiyle sizden evvel bir takım karnları helâk itdik. İşte biz, mücrim olan kavmi böylece cezâ iyleriz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sizden önce nice kuşakları yanlış yola girdiklerinde etkisiz hale getirdik. Onlara gelen elçiler, apaçık belgelerle(mucizelerle) gelmişlerdi ama inanmamaya kararlıydılar. Biz suçlular topluluğunu böyle cezalandırırız.
Şaban Piriş
swap_vert close
And olsun ki , sizden önce nesilleri, resulleri onlara belgeler getirdikleri halde zulmedip, iman etmedikleri için yıkıma uğrattık. Suçlu bir toplumu işte böyle cezalandırırız.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sizden önce nice kavimleri, zulmettiklerinde Biz helâk ettik. Halbuki peygamberleri onlara apaçık deliller getirmişlerdi; lâkin onların inanmaya niyetleri yoktu. Öyle mücrimleri Biz işte böyle cezalandırırız.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yemin olsun ki, biz sizden önceki kuşakları, zulmettikleri ve resulleri kendilerine açık kanıtlar getirdiği halde inanmadıkları için, helâk ettik. Günaha batanlar topluluğunu biz böyle cezalandırırız.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı bayıķ helāk eyledük zamānlar ķavumların sizden ilerü ol vaķt kim žulm eylediler daħı geldi anlara yalavaçları ḥüccetler-ile daħı olmadılar kim įnañalar. ancılayın cezā virürüz ķavma kim yazuķlulardur.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ biz helāk eyledük sizden burun gelen ümmetleri ẓulm eyledükleri vaḳt. Geldi anlara peyġamberleri mu‘cizātlar‐ıla. Īmān getürmediler anı. Anuñgibi cezā virürüz biz yaman ḳavme.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Sizdən əvvəl neçə-neçə nəsilləri (ümmətləri) peyğəmbərləri özlərinə açıq-aşkar mö’cüzələr gətirdikləri halda (onlara) zülm etdikləri və iman gətirəsi olmadıqları üçün məhv etdik. Biz günahkarları belə cəzalandırırıq.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
We destroyed the generations before you when they did wrong; and their messengers (from Allah) came unto them with clear proofs (of His Sovereignty) but they would not believe. Thus do We reward the guilty folk:
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Generations before you We destroyed when they did wrong: their messengers came to them with clearsigns, but they would not believe! thus do We requite those who sin!
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَقَدْ
andol-sun ki
اَهْلَكْنَا
helâk ettik
الْقُرُونَ
nesilleri
مِنْ قَبْلِكُمْ
sizden önceki
لَمَّا
o va-kit ki
ظَلَمُواۙ
zulmettiler
وَجَٓاءَتْهُمْ
kendilerine gelmiş iken
رُسُلُهُمْ
resulleri
بِالْبَيِّنَاتِ
apaçık mucizelerle
وَمَا كَانُوا
ve olmadılar
لِيُؤْمِنُواۜ
iman ede- cekler
كَذٰلِكَ
işte böyle
نَجْزِي
cezalan- dırırız
الْقَوْمَ
toplumu
الْمُجْرِم۪ينَ
mücrim
Andolsun ki sizden önce resulleri kendilerine apaçık mucizelerle geldiği hâlde (onları yalanlayıp onlara) zulmettiklerinden ve onlara iman edecek de olmadıklarından dolayı nice nesilleri helâk ettik. İşte, Biz mücrim (Allah'a karşı suç işleyen) toplumu böyle cezalandırırız.
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
اَهْلَكَ
Fiil-IV
ه ل ك
Yok etti, mahvetti, helâk etti
قَرْن
İsim
ق ر ن
Nesil, kavim
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
لَمَّا
Zaman zarfı
لَمَّا
Ne zaman ki, zaman, vakit
ظَلَمَ
Fiil-I
ظ ل م
Zulmetti, haksızlık etti
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
بَيِّنَة
İsim
ب ي ن
Apaçık delil, apaçık mucize
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
جَزٰى
Fiil-I
ج ز ي
Ödedi, mükâfatlandırdı, cezalandırdı, karşılığını verdi
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
مُجْرِم
Etken fiil-IV
ج ر م
Mücrim, suçlu