close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yâsîn Sûresi 82. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnnemâ emruhu iżâ erâde şey-en en yekûle lehu kun feyekûn(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Emri, bir şeyin yaratılmasına taalluk eder, birşeyi yaratmayı dilerse ona ol der, hemen oluverir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
O’nun emri, bir şeyi (yaratmak) dileyince ona sadece "OL!" demektir. O da hemen oluverir. (Tüm yaratılanların harika ayrıntıları, Allah’ın sonsuz ilmi ve kudreti içerisindedir.)
[Not: Allah bir şeyin olmasını dilerken, onun bütün sebeplerini ve ayrıntılı projelerini bilerek ve hazır hale getirerek "OL!" emrini vermekte, o da hemen meydana gelmektedir. 82. ayetten sonraki 83. ayette "Her şeyin melekutunun", yani en ince sırlarının ve harika planlarının Cenab-ı Hakkın elinde olduğunun vurgulanması da buna işarettir.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bir şeyin olmasını mı istedi, O'nun emri bu konuda sadece “Ol” demektir. O da hemen oluverir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bir şey isteyince, bir planı icraya karar verince, kurduğu aslî düzenin gereği emri, - "Ol" buyurmaktan ibarettir. İstediği şey süratle olur.
Ahmet Varol
swap_vert close
Bir şeyi istediğinde O'nun emri sadece ona: "Ol" demesidir. O da hemen oluverir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: 'Ol' demesidir; o da hemen oluverir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Allah'ın şanı, bir şeyin olmasını dilediği zaman, ona sadece “ol” demektir; o oluverir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O’nun işi, bir şeyi yapmak istediğinde “Ol” der, o şey de oluverir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“O, bir şeyi yaratmak istediği zaman, O'nun işi, sadece o şeye ‘ol' demektir; o da hemen oluşmaya başlar.”
Besim Atalay
swap_vert close
O bir şeyi dilerse, O'nun emri: «ol!» demektir, hemen olur o
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Bir şey(in olmasını) istediği zaman, O'nun buyruğu sadece: “Ol” demektir (olmasını dilemektir) ve (böylece) o şey hemen oluş sürecine girer.
Bkz. 3/47, 59, 6/73, 16/40, 19/35, 40/68, 54/50  
Cemil Said
swap_vert close
Ânın emri öyledir ki bir şeyin vücûda geldiğini murâd itdiği vakit "Ol" dir, o der’akab olur.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun buyruğu sadece, o şeye "Ol" demektir, hemen olur.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Bir şeyi dilediği zaman, O’nun emri o şeye ancak “Ol!” demektir. O da hemen oluverir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bir şeyi istediğinde, O’nun buyruğu “ol!” demekten ibarettir; hemen oluverir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Bir şey yaratmak istediği zaman Onun yaptığı «Ol» demekten ibarettir. Hemen oluverir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Bir şeyi dilediği zaman, ona sadece "Ol!" der ve o da hemen oluverir.
Evrenin yaratılışı böyle bir emir sonucu aniden olmuştur. Bak 21:30.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O'nun emri, bir şeyi dileyince ona sadece "Ol!" demektir. O da hemen oluverir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Onun emri bir şeyi murad edince ona sâde ol demektir, o oluverir
Emrah Demiryent
swap_vert close
*(Allah) bir şeyin olmasını takdir ettiğinde, O’nun emri sadece ‘Ol!’ buyruğudur, o da hemen olur.
* “(Allah) bir şeyin olmasını takdir ettiğinde, O’nun emri sadece ‘Ol!’ buyruğudur, o da hemen olur”; Allah Teâlâ, ilm-i ezelîsinde, bir şeyi yaratmayı takdir buyurmuşsa, yaratılacak olan şeyin, takdir buyrulan yaratılma zamanı geldiğinde, o şeyi, dilediği şekilde, dilediği miktarda, dilediği ölçülerde, bir örneğe ve hammaddeye ihtiyaç duymaksızın, idrak edemeyeceğiniz bir hızda yaratır, buna engel olacak hiçbir güç ve kuvvet de yoktur, manasındadır. Hülâsa; Allah Teâlâ’nın tekvîn sıfatı, âyet-i kerîmede, “ol” emri ile ifade edilmiştir.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
O, bir şey yaratmak istediğinde, ona: “Ol.” der. O da hemen oluverir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onun emri, bir şey'i dilediği zaman, ona ancak «Ol» demesinden ibâretdir. O da oluverir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Bir şeyi(n olmasını) dilediği zaman, O'nun emri, ona sâdece “Ol!” demektir, (o da)hemen oluverir.(2)
(2)Herşeyin “ol” emriyle oluvermesi hakkında bakınız; (Mektûbât, 20. Mektûb, 76-85)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
“O, bir şeyi (yaratmak) istediği zaman, O’nun işi, sadece o şeye ‘ol’’ demektir; o da hemen oluşmaya başlar (o şey hemen oluş sürecine girer).(*)
(*) Şöyle bir iddia var! Bakara, 117 ve Yasin- 82. ayetler, “Allah ol deyince hemen olur.” derken, Kaf, 38. ayette de gök ve yerin 6 evrede/ aşamada yaratıldığı belirtilir. Evrenin oluşumu milyonlarca yıl sürmüştür. Cevap: İddia edilen meal şekli hatalıdır. Çünkü Bakara, 117 ve Yasin -82. ayetlerde, “kün fe kâne” yani; ‘ol dedi ve o da oldu.’ şeklinde, mazi ( geçmiş zaman sigası ile ) geçmez. Arapçası,’’ كُن فَيَكُونُ “ kün fe yekûn” şeklinde, muzari (geniş, şimdiki ve gelecek zaman) sigası ile geçer. Muzari fiil, aşamalar içeren bir süreci ifade eder. Bu nedenle ayetin meali, “Allah ol deyince oluşmaya başlar veya oluşma sürecine girer.” şeklindedir, yani yaratılışı hemen tamamlanmaz. Çünkü yüce Allah bir şeyin yaratmasını istediğ zaman onu takdir ettiği bir süreç içinde tamamlıyor. İşte ayetlerde de geçen (كن فيكن)‘’kün feyekün’’de bu anlamdadır. Yani Kâinat: kün (ol) emri ile meydana gelmeye başlayan micro ve macro kozmozun bütününü ifade eder. Kâinat, kün emrinin tezahürüdür. Kün emri verilmiş bitmiş değil, her an aktif ve sonuç doğuran/doğurmakta olan bir emirdir. İşte burada da, yani Yasin.82. ayette ‘’yekün" muzari fiilinin anlama kattığı süreklilik ifade eder. Çünkü (يكون) Yekün (كن) kün (ol) fiilinin muzari zaman formudur. Bu formda gelen fiiller şimdiki zamanı, geniş zamanı ve gelecek zamanı içerecek şekilde aktiftirler. Bu ve benzeri ayetlerde "kün fe kâne" ol dedi ve oldu-bitti -şeklinde geçmiş zaman kipi kullanılmamıştır. Bu nedenle bu vb. ayetlerin “Allah ol deyince hemen olur.” şeklindeki mealler hatalıdır. İşte Kâinatın 6 evrede yaratılması bunun böyle olduğunun bir göstergesidir. (الله اعلم)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
O Allah bir şeyi yaratmayı dilediğinde, ona “ol” der, o da hemen oluverir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O bir nesnenin var olmasını diledi mi, ona "ol" der, o da oluverir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
O/nun şanı şudur ki bir şeyin olmasını isteyince ona «— Ol» der, o da derhal oluverir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
O; bir şeyin olmasını dilediğinde, ona sadece “Ol!” der. O da olur/oluş sürecine girer.
Kadri Çelik
swap_vert close
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri, ona yalnızca: “Ol” demesidir; o da hemen oluverir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bir şey yaratmak istedi mi, ona sadece “Ol!” der; o da hemen oluverir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bir şeyi istediği zaman, doğrusu O’nun emri ona “Ol!” demesidir; artık böylece olur.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah, bir şeyi yaratmak istedi mi, onun işi, o şeye: " ol " demektir, o da hemen olur.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Bir şey yaratmak istediğimiz zaman sadece «Ol» deriz. Yaratmak istediğimiz zaman hemen oluverir. Düşünüp öğüt alsınlar. Dünya hayatı için doğduk, yaşadık, öldük, mesele bitti demesinler. Andolsun ki günü gelince hepsini dirilteceğiz. Hesap için toplayacağız. Yaptıklarının hesabını soracağız.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Bir şey(in olmasını) istediği zaman O’nun durumu o şeye sadece “Ol!” demektir; o da hemen olmaya başlar. [*]
[Kün fe yekûnu] yani “yaratılış sistemi”yle ilgili detaylı bilgi için bkz. Bakara 2:117, dipnot 2.  
Mehmet Türk
swap_vert close
“(Eğer O Allah) bir şeyi yaratmak isterse Onun işi, ona sadece: ‘ol’ demesidir; ¹ o da hemen oluverir,”
1 Yani; Allah’ın yaratmak için hiçbir şeye ihtiyacı yoktur ve yaratmak, Allah’a hiçbir güçlük de vermez.  
Muhammed Esed
swap_vert close
O, Tek’tir, Biricik’tir, ⁴⁸ öyle ki bir şeyin olmasını istediğinde ona sadece “Ol!” der -ve o (şey hemen) oluverir.
48 Bu, innemâ emruhû ifadesinin karşılığıdır -emr terimi, bu örnekte, şe’n (“var olma durumu” [veya “biçimi”]) ile eş anlamlıdır. Allah’ın yaratıcılığının benzersizliği, innemâ tahsis edatı ile vurgulanmaktadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Zira O, bir şeyin olmasını istediği zaman, O’nun tek yaptığı: “Ol!” Demekten ibarettir. O da hemen oluş sürecine girer. 2/117, 3/47, 40/68
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
O, eşsiz yaratışıyla bir şeyin olmasını dilediği zaman, sadece ona “Ol!” demesi yeter: o da hemen oluş sürecine girer.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri ancak ona "Ol" demesinden ibarettir, o da hemen oluverir!
Osman Fırat
swap_vert close
Bir şeyi dilediği zaman, O’nun emri o şeye ancak "Ol!" demektir. O da hemen oluverir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
O'nun emri, bir şeyi murad ettiği zaman ancak ona «Ol!» demesidir ki, o da hemen oluverir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bir şeyi dilediğinde O'nun buyruğu, sadece “Ol! ” demektir, hemen oluverir. . .
Süleyman Ateş
swap_vert close
O'nun işi, bir şeyi(n olmasını) istedi mi ona, sadece "ol!" demektir, hemen oluverir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Bir şeyin olmasını murâd iyledikde ona emri "Ol" dimekdir. O şey derhâl olur.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bir şeyi irade ettiğinde O’nun yaptığı, o şey için sadece ‘Ol’ demektir; artık o şey oluşur[*].
[*] İrâde, istemek ve dilemektir. Allah kullarının, imtihanı başarmalarını irade eder ama herkes başaramaz. Bir âyet şöyledir: "Allah size, her şeyi açık açık göstermeyi; sizi, sizden öncekilerin doğru yollarına yönlendirmeyi ve tevbenizi kabul etmeyi irade eder. Allah bilir, doğru kararlar verir." (Nisa 4/26) Bu âyete göre Allah "ol" emrini vermeden onun iradesi gerçekleşmez. İmtihanla ilgili konularda "ol" emrini, sadece gereğini yapanlar için verir. Ayetteki شَيْئاً (= şey'en) mastar, ondaki tenvîn ise muzafun ileyhten ıvazdır. Yani شيءٍ شيئ iken muzafun ileyh olan şey شيئ kaldırılmış yerine tenvîn konmuştur. Kaldırılan isimdir ve mastar olan شيئ'in mef'ûlüdür. Ayetteki كُنْ tam fiildir ve faili şey (شيئ)'dir. Şey (شيئ)'in kendisi henüz oluşmamış olsa da ölçüsü oluştuğu için emre muhatap kılınmıştır. Ayetteki فَيَكُونُ (feyekûn) da tam fiildir. Bu sebeple (إِذَا أَرَادَ شَيْئاً)'e;" إِذَا أَرَادَ إحداث و شيء تكوينه = bir şeyi var etmek ve oluşturmak istediği zaman" anlamı verilir. Çünkü tam olan كُنْ = kün'ün a nlamı, "kevvin كوِّنْ= oluşmaya başla!" veya "uhdus أحدث = varlık sahnesine çık" şeklindedir. Buradan hareketle mastar olan شيئ'in, ihdas (إحداث) ve tekvîn (تكوين) anlamında olduğu ortaya çıkar. İhdas, 'yokken var etmek', tekvîn ise 'oluşturmak'tır. Bize göre tekvîn anlamı daha uygundur Şey (شَيْء) mastarından (شاء) fiili türetilmiştir. Aslı (شَيَأَ)'dir. Yâ (ي)'dan önce fetha olduğu için yâ elife dönüşmüş ve (شاء) olmuştur. Mastar ile fiil arasında anlam farkı olmaz; tek fark fiilin bir zaman dilimi içinde olmasıdır. Şey mastarının anlamı (تكوين) tekvîn olduğu için şâe (شاء)'nin anlamı da "(كوَّن) kevvene = oluşturdu" olur. Daha geniş izah için "Doğru Bildiğimiz Yanlışlar" adlı kitabımızın (5.baskı) ilgili bölümüne bakınız.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Bir şey istediği zaman, O'nun tek yaptığı sadece:-Ol! demekten ibarettir. O da hemen oluverir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Birşeyin olmasını dilediğinde, Onun işi “Ol” demekten ibarettir; o da oluverir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
O, bir şeyi istediğinde, buyruğu sadece şunu söylemektir: "Ol!" Artık o, oluverir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
degül buyruġı anuñ ķaçan kim dileye neşene kim eyide aña ol!” pes ola.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anuñ buyruġı degüldür, bir nesneyi vücūda getürmek istegende, illā olnesneye “ol” dimek.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Bir şeyi (yaratmaq) istədiyi zaman (Allahın) buyurduğu ona ancaq: “Ol!” deməkdir. O da dərhal olar.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
But His command, when He intendeth a thing, is only that he saith unto it: Be! and it is.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Verily, when He intends(4028) a thing, His Command is, "be", and it is!
4028 And His creation is not dependent on time, on instruments or means, or any conditions whatsoever. Existence waits on His Will, or Plan, or Intention. The moment He wills a thing, it becomes His Word or Command, and the thing forthwith comes into existence. Cf. 2:177; 16:40 , n. 2066; etc.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّـمَٓا
ancak
اَمْرُهُٓ
O'nun emri
اِذَٓا
o za-man ki
اَرَادَ
diledi
شَيْـٔاً
bir şeyi
اَنْ يَقُولَ
demesidir
لَهُ
ona
كُنْ
ol
فَيَكُونُ
hemen olur
Bir şeyi(n olmasını) dilediği zaman O'nun emri ona sadece "Ol" demektir. O da hemen oluverir.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَمْر
İsim
ا م ر
Emir, iş, tedbir, izni ile
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
اَرَادَ
Fiil-IV
ر و د
Murâd etti, istedi, diledi
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu