close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yâsîn Sûresi 78. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve darabe lenâ meśelen venesiye ḣalkah(u)(s) kâle men yuhyî-l’izâme vehiye ramîm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve bize bir örnek getirmede ve yaratılışını da unutmada, çürüyüp dağılmış kemikleri kim diriltir demede.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Üstelik) Kendi yaratılışını unutarak Bize misal vermeye kalkıştı ve "Şu çürümüş kemikleri kim diriltecekmiş?" diye (delil göstermeye yeltendi).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Kendi yaratılışını unutarak, güya bir örnek vermeye kalkışıyor ve diyor ki: “Şu çürümüş, toz ufak olmuş kemikleri bu hale geldikten sonra, kim diriltebilecek, olur mu böyle şey?”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kendi yaratılışını unutarak, aklı sıra bize karşı delil niteliğinde misaller getirmeye, ders vermeye kalkışıyor. “Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?” diyor.
Ahmet Varol
swap_vert close
Kendi yaratılışını unutarak bize bir örnek verdi. Dedi ki: "Çürümüş dağılmış bir haldeyken bu kemikleri kim diriltecek?"
Ali Bulaç
swap_vert close
Kendi yaratılışını unutarak bize bir örnek verdi; dedi ki: 'Çürümüş-bozulmuşken, bu kemikleri kim diriltecekmiş?'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Nutfeden) yaratılışını unutarak bize bir de misal getirdi: “- Bu kemikleri kim diriltir, onlar çürüyüp dağılmışken?” dedi.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Kendi yaradılışını unutmuşçasına bizim için misal biçti. “Kemikler çürümüşken kim onları canlandırabilir?” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Kendi yaratılışını unutarak bize karşı misal getirmeye kalkışıyor ve “Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?” diyor.
Besim Atalay
swap_vert close
Unutarak kendi yaratılışın: «Kim diriltir çürümüşken kemiği?» diye bize bir masal söylüyor
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Kendi yaratılışını unutarak ve “çürümüş kemikleri kim diriltecek?” diyerek bize örnek vermeye kalkışmıştır.
Cemil Said
swap_vert close
Bize mesel îrâd idiyor, kendi hilkatini unutuyor bize "Bu çürümüş kemikleri kim diriltebilür?" diyor.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
77,78. İnsan kendisini bir nutfeden yarattığımızı görmez mi ki hemen apaçık bir hasım kesilir ve kendi yaratılışını unutur da; "Çürümüş kemikleri kim yaratacak" diyerek, Bize misal vermeye kalkar?
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Bir de kendi yaratılışını unutarak bize bir örnek getirdi. Dedi ki: “Çürümüşlerken kemikleri kim diriltecek?”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Kendi yaratılışını unutup bize örnek getirmeye kalkışıyor ve “Şu çürümüş kemiklere kim can verecekmiş?” diyor.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Kendi yaratılışını unutarak bize karşı misal getirmeye kalkışıyor ve: «Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?» diyor.
Edip Yüksel
swap_vert close
Ve yaradılışını unutarak bize örnekli bir soru yöneltti: "Çürüdükten sonra kemikleri kim diriltecek?"
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Yaratılışını unutarak bize bir de mesel fırlattı: "Kim diriltecekmiş o çürümüş kemikleri?" dedi.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Yaratılışını unutarak bize bir de mesel fırlattı: kim diriltir o kemikleri onlar çürümüşken? dedi
Emrah Demiryent
swap_vert close
(O kâfir,) kendi yaratılışını unutarak, bize karşı misal getirmeye kalkışıyor ve “Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?” diyor.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Nasıl yaratıldığını dikkate almayarak, bir de Bize örnek veriyor: “Kemiklerimiz çürüyüp gitmişken, kim onlara can verecek?” diyor.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O, kendi yaratılışını unutarak bize bir misâl getirdi: «Bu çürümüş kemiklere kim can verecekmiş?» dedi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Kendi yaratılışını unuttu da bize bir misâl getirdi: “Onlar çürümüş olduğu hâlde, şu kemikleri kim diriltecek?” dedi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Bir de (o inkâra şartlanmış insan) kendi yaratılışını unutarak bize bir de misal getirdi: “Bu kemikleri kim diriltir, onlar çürüyüp dağılmışken?” dedi.
(*) İnsanın kendi yaratılışı üzerinde düşünmeyi bir kenara bırakıp, bilgisizce bir tavırla yüce yaratıcının ve peygamberinin bildirdiklerini yalnızca aklıyla yargılamaya kalkışmasının ne kadar çelişkili olduğu bir örnek ışığında ortaya konmaktadır. Bu örnekte iki nesne (nutfe ve çürümüş kemik) kıyaslanmaktadır. Bunlardan nutfe, döllenmiş hücre (zigot) mânasına gelmektedir. Böylesine önemsiz görünen bir cismin belirli süreçlerden geçtikten sonra yetişkin bir insan haline gelebilmesini sağlayan bir irade ve kudretin yani yaratıcının bulunduğunu kabul eden kişinin – ki başka âyetlerde belirtildiği üzere müşrik Araplar evrenin ve evrendeki varlıkların yaratıcısının Allah olduğunu itiraf ediyorlardı–, işte bu gücün çürümüş kemiğe de can verebileceğini yadırgamaması gerekir. Ne var ki Hz. Muhammed’in peygamberliğini ve onun bildirdiklerini, dolayısıyla öldükten sonra dirilme gerçeğini kabul etmemek, sonuç olarak da Allah’ın yanı sıra başka mâbudlara tapma esasına dayalı kurulu düzenlerini sürdürmek için kırk dereden su getiren müşrikler, akıllarınca bu tür örneklerden de yararlanarak alaycı ifadelerle çevrelerindekileri etkilemeye çalışıyorlardı.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yaratılışını unutarak, kalkmış birde bize “Toprağın içinde darma dağın olmuş kemik tozlarını kim yeniden diriltecek” diyerek misaller getirmeye çalışıyor.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
kendisinin nasıl yaratıldığını unutuyor da Bize şunu soruyor: "Bu çürümüş kemikleri kim bir daha diriltebilir?" diyor.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kendi yaratılışını unutarak bize misal getirmeye kalkıştı: «— Çürümüş kemikleri kim diriltebilir?» dedi [¹].
[1] Mahlûkun gücünü yaratanın gücüne benzetti.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Kendi yaratılışını unutarak Biz’e bir misal vermeye kalktı.²⁴ “Bu un ufak olmuş [remîm] kemikleri kim diriltir?” dedi.
24 Bu ayetin, müşriklerden Ubey bin Halef’in eline bir çürük kemik alarak “Sen Tanrı’nın bu kemikleri yeniden dirilteceğini mi söylüyorsun?” diye Hz. Peygamber’e soru sorması üzerine nazil olmuştur rivayeti vardır.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Kendi yaratılışını unutarak bize bir örnek verdi de şöyle dedi: “Çürümüş bozulmuşken, bu kemikleri kim diriltecek?”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Kendi yaratılışını unutuyor da, aklı sıra Bize misal getirmeye kalkıyor: Her şeye kadir olan Yaratıcıyı, yaratılanlarla bir tutarak, “Şu çürüyüp dağılmış kemikleri kim diriltecekmiş?” diyor.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Kendi yaratılışını unuttu; bize misâl verdi: “Çürümüş iken Kemikler’i kim diriltir?” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Şu işe bakın. Kendi yaratılışını unutup bize örnek veriyor. " Çürümüş kemikleri kim diriltecekmiş " diyor.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Bakar mısın? Kendi yaratılışını unutarak bize karşı misal getirmeye çalışıyor. Hiç düşünmeden, hiç akıl etmeden, hiç utanmadan, eline kemiği almış; “Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?” diyor.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kendi yaratılışını unutarak bize örnek vermeye kalkışmış ve “Çürümüş kemikleri kim diriltebilirmiş ki!” demişti. [*]
Benzer mesajlar: Ra‘d 13:5; İsrâ 17:49, 98; Meryem 19:66; Mü’minûn 23:35, 82; Neml 27:67; Secde 32:10; Sâffât 37:16, 53; Duhân 44:35; Kâf 50:3, 15; Vâkı‘a 56:47; Teğâbun 64:7; Nâzi‘ât 79:11.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Kendi yaratılışını unutup, “şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?” ¹diyerek Bize bir de örnek vermeye kalkıyor.
1 Übeyy b. Half, Hz. Peygamber (s.a.v.)’in huzuruna çürümüş bir kemikle gelip, onu eliyle ufalayarak, “Ey Muhammed! Allah’ın bunu böyle çürüdükten sonra dirilteceğini mi zannediyorsun?” der. Peygamber (s.a.v): “Evet Allah seni öldürür, sonra diriltir ve cehenneme de kor” buyurur. Bu âyet, bu olay üzerine nâzil olur.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ama o hem [Bizi tartışmakta ve] Bizim hakkımızda karşılaştırmalar yapmakta, ⁴⁶ hem de bizzat kendisinin nasıl yaratılmış olduğundan gafil bulunmaktadır! [Ve bunun şaşkınlığıyla da] “Kim, çürüyüp toz olmuş kemiklere hayat verebilir?” diye sormaktadır!
46 Lafzen, “Bize bir örnek (mesel) getirir” -“hakikatı inkar edenler”in, insanın duyguları ve düşünceleri ile kavrayabileceği her şeyden köklü biçimde ayrılan ve yaratılmış varlıkların sahip olabilecekleri vasıflar ile karşılaştırılamayacak nitelikte güçlere sahip bulunan aşkın bir varlığı kabul etmekteki isteksizliklerine işaret eden bir îma. (Karş. 42:11, “Hiçbir şey O’na benzemez” ve 112:4, “Hiçbir şey O’na denk tutulamaz”.) Bu tür insanlar, materyalist bir dünya görüşünü benimsediklerinden -ayetin öncesi ve sonrasından da anlaşılacağı gibi- her türlü yeniden dirilme ihtimalini reddederler ki bu da Allah’ın yaratıcı güçlerinin ve son tahlilde Allah’ın varlığının inkarına varır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Evet kendisinin nasıl yaratıldığını unutmuş, tutmuş bize bir de misal veriyor ve: – Bu un ufak olmuş kemikleri kim diriltecek? Diyor. 17/98, 2378...90
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bir yandan Bizim için benzerler düzüp koşarken, öte yandan kendisinin (bir damlacık sudan) yaratılışını unutarak şöyle dedi: “Çürüyüp toza toprağa karışmış kemiklere kim hayat verecek?”
Orhan Kuntman
swap_vert close
Kendi yaratılışını unutarak bize karşı misal getiriyor da, "Şu çürümüş kemiklere kim can verecekmiş?" diyor.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve kendi yaratılışını unutarak bize bir misal verdi: "Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?" dedi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve kendi yaradılışını unuttu da Bize bir misâl iradına kalkıştı, dedi ki: «Kemikleri kim diriltebilir ki, onlar çürümüşlerdir?»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Nasıl yaratıldığını unutarak, bir de misâl fırlattı Bize: “O çürümüş kemikleri kim diriltecek! ” diye.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kendi yaratılışını unutarak bize bir mesel verdi: "Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?" dedi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Bizim içün mesel darb itdi. Ve kendi nasıl halk oldığını unutdı. "Toz hâline gelmiş olan kemikleri kim canlandırır?" didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Nasıl yaratıldığını unutarak bize örnek gösterir de der ki; “çürük kemikleri kim diriltebilirmiş?”
Şaban Piriş
swap_vert close
Kendi yaratılışını unutup, bize örnek veriyor:-Bu çürümüş kemikleri kim diriltebilir? diyor.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Kendi yaratılışını unuttu, Bize misal getirmeye kalktı: “Çürümüş kemikleri kim diriltecek?” diye,
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Kendi yaratılışını unutmuş da bize örnek veriyor. Ve bir de şöyle diyor: "Şu çürümüş kemiklere kim hayat verecek?"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı urdı bize meŝel daħı unıttı yaradılışını eyitti “kim dirilde söñükleri anlar çürimiş iken?”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı bize meẟel urur, öz nefsini yaradılmaġı unuddurur. Eydür ki: Kimdirildür süñükleri çürüyecek‐iken.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Öz yaradılışını unudub: “Çürümüş sümükləri kim dirildə bilər?!” – deyə, hələ Bizə bir məsəl də çəkdi.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And he hath coined for Us a similitude, and hath forgotten the fact of his creation, saying: Who will revive these bones when they have rotted away?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And he makes comparisons(4024) for Us, and forgets his own (origin and) Creation: He says, "Who can give life to (dry) bones and decomposed ones (at that)?"
4024 That is, man thinks that Allah is like His creatures, who at best have very limited powers, or man draws idle parallels like that mentioned at the end of this verse. 'Who can give life to dry bones, and decomposed ones at that?' Man certainly cannot, and no power in nature can do that. But why compare the powers and capacities of Allah's creatures with the powers and capacities of the Creator? The first creation-out of nothing-is far more difficult for us to imagine than a second or subsequent process for which there is already a basis. And Allah has power over all things.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَضَرَبَ
ve misal getirdi
لَنَا
Bize
مَثَلاً
bir misal olarak
وَنَسِيَ
ve unuttu
خَلْقَهُۜ
yaratılışını
قَالَ
dedi
مَنْ
kim
يُحْـيِ
diriltecek
الْعِظَامَ
kemikleri
وَهِيَ
onlar iken
رَم۪يمٌ
çürümüş
Bir de kendi yaratılışını unutarak Bize bir misal getirdi. Dedi ki: "Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?"
ضَرَبَ
Fiil-I
ض ر ب
Misal getirdi, vurdu, sefere çıktı, dövdü, vazgeçti, dolaştı
لَنَا
Zamir
لَنَا
Bizim için, bize, bizim
مَثَل
İsim
م ث ل
Misal, örnek, benzetme, benzer
نَسِىَ
Fiil-I
ن س ي
Unuttu
خَلْق
İsim
خ ل ق
Yaratılış, yaratmak, halk, mahluk
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
اَحْيَا
Fiil-IV
ح ي ي
Hayat verdi, diriltti, yaşattı
عَظِيم
İsim
ع ظ م
Azîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. Anlaşılamayacak kadar azamete ve büyüklüğe sahip olan demektir), çok büyük, azametli, kocaman, muazzam
هِيَ
Zamir
هِيَ
O (bayanlar için kullanılır)
رَمِيم
İsim
ر م م
Çürümüş