close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yâsîn Sûresi 6. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Litunżira kavmen mâ unżira âbâuhum fehum ġâfilûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Korkutman için, ataları korkutulmamış topluluğu; onlardır gafil olanlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Babaları (yakın ataları bir peygambere muhatap olmamış ve) uyarılmamış, böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarman için (gönderildin ve görevlendirildin).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ataları uyarılmamış ve bu nedenle kendileri doğru ile eğrinin ne olduğundan habersiz kalmış bulunan insanları, uyarasın diye bu kitap indirilmiştir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ataları sorumluluk hesap ve ceza hatırlatılarak uyarılan, kısa sürede imandan ve şer'i hükümlerden habersiz hale gelen milletleri uyarman için indirilmiştir.
Bk. Tefsîru Ebüssuûd, 7/159.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Ataları uyarılmamış bir kavmi uyarman için (gönderildin). Çünkü onlar gaflet içindedirler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Babaları uyarılmamış, böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarman için (gönderildin).
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Babaları (Allah'ın azabı ile) korkutulmamış bir kavmi (Kureyşi) korkutasın diye gönderildin. Çünkü onlar habersiz gafillerdir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ki sen, gaflet içinde yuvarlanan, dede ve babalarından kendilerine sağlıklı bir bilgi gelmeyen bir toplumu uyarasın.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ataları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için indirilmiştir/Ataları uyarıldıkları halde gaflet içinde olan bir toplumu uyarman için indirilmiştir.
Besim Atalay
swap_vert close
Ataları kocundurulmayan, anlamayan bir ulusu kocundurman içindir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
5-6. Bu (Kur'an, yakın) ataları (ve kendileri) uyarılmadığı için doğru ile eğrinin ne olduğundan habersiz kalmış bir toplumu uyarman için, mutlak güç sahibi, rahmeti bol olan (Allah tarafından) sana indirilmiştir.
Cemil Said
swap_vert close
Tâ ki âbâ ve ecdâdına teblîgât vâki’ olmayanları ve gâfil yaşayanları haberdâr iyleyesin.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
5,6. Bu, babaları uyarılmadığından gafil kalmış bir milleti uyarman için güçlü ve merhametli olan Allah'ın indirdiği Kuran'dır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
5,6. Kur’an, ataları uyarılmamış, bu yüzden de gaflet içinde olan bir kavmi uyarman için mutlak güç sahibi, çok merhametli Allah tarafından indirilmiştir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
5-6. (Bu kitap) aziz ve rahmeti bol olan Allah tarafından, ataları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde bulunan bir toplumu uyarasın diye indirilmiştir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ataları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için indirilmiştir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Ataları uyarılmadığından tümüyle habersiz kalmış bir toplumu uyarman için...
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
5,6. Babaları korkutulmamış ve kendileri de gafil olan bir kavmi, çok güçlü ve çok merhametli olan Allah'ın indirdiği (Kur'ân) ile korkutasın.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
İnzar edesin: vehameti haber veresin diye bir kavme babalar inzar edilmedi de haberleri de yok gafiller
Emrah Demiryent
swap_vert close
5-6. (Bu Kur’ân,) ataları (fetret dönemi içerisinde) uyarılmamış, (bir peygamberin tebliğine muhatap olmamış) bu nedenle (hidâyetten/tevhid inancından ve Allah’ın hükümlerinden yana) gaflette kalmış bir toplumu uyarman için, her işinde mutlak galip ve çok merhametli olan (Allah) tarafından (sana) vahyedilmiştir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ataları uyarılmamış ve bu nedenle habersiz bir halkı uyarman için indirilmiştir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Bunun) hikmeti de (yakın) ataları azâb ile korkutulmamış, bu yüzden kendileri gaflet içinde kalmış olan bir kavmi (onunla) korkutmandır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Tâ ki, (fetret devrinde) babaları korkutulmamış, kendileri de gaflet içinde (kalmış)kimseler olan bir kavmi korkutasın!
İhsan Aktaş
swap_vert close
(İlk önce) öyle bir toplumu uyarasın ki, (daha önce) ataları uyarıldığı hâlde onlar hâlâ (gerçeklerden) habersizdirler. )*(
(*) Ayette geçen (مَّا أُنذِرَ) ‘’ma ünzire’’cümlesi üzerindeki (ما )‘’ma,’’nefiy edatı değil de, masdar veya mevsûl, (الذي ‘’ellezi’’anlamında olduğuna dair başta İbn Abbas olmak üzere diğer müfessir ve âlimlerin görüşleri aşağıdadır. Ayrıca eğer ayetin anlamı: (Ataları uyarılmamış…) şeklinde ise, o zaman bu ayet, hem Fatır -35/24. ayeti وان من أمة الا خلا فيها نذير)) hem de diğer ayetlerle çelişir, oysa Kur’an’ın hiçbir ayeti diğer bir ayetle asla çelişmez. Ve eğer yüce Allah onların atalarına bir uyarıcı göndermemiş ise, bu defa onların ataları sorumlu tutulmaz. Hâlbuki Kur’an’a göre her topluma mutlaka bir uyarıcı gönderilmiştir. Yani buradaki (مَا) mevsûl harfi olup’’ellezi’’ anlamındadır. İşte (ما) harfinin bu şekilde olması “Biz, bir elçi göndermedikçe kimseye azap etmeyiz.”(İsra: 15, En’am: 131 ve Fatır 24.) ayetleriyle de tam mutabık olmaktadır. Ayrıca Hz. İsa ile Hz. Muhammed arasında kitap sahibi/şeriat sahibi/ bir resulün gelmediği bilinmektedir, ama o arada ilahi mesajları insanlara ulaştıran uyarıcılar veya uyarıcı nebilerin bulunmadığı anlamına gelmez. Zira Fatır- 24. ayette göre uyarıcı gönderilmeyen hiçbir toplum yoktur. Bu nedenle her topluma ve her çağa ilahi uyarılar mutlaka ulaşmıştır. Yine aşağıda da belirtildiği gibi el-Kelbi’ye göre Hz. İsa ile Hz. Muhammed arasında 4 nebi geçmiştir. İlim ehlinden bazıları da Hz. İsa’dan sonra ona tabi olan bazı uyarıcıların da bulunduğunu söylemektedirler. Ayrıca uyarıcının mutlaka nebi veya resul olması da şart değildir. Detaylı bilgi için bkz: {قَوْماً مَّا أُنذِرَ ءابَاؤُهُمْ} يعني كما أنذر آباؤهم الأولون {فَهُمْ غَـٰفِلُونَ} عن ذلك، يعني عما أنذر آباؤهم (بحر العلوم – السمرقندي) اختلف المفسرون في قوله {ما أنذر}، فقال عكرمة {ما} بمعنى الذي، والتقدير الشيء الذي أنذره الآباء من النار والعذاب، ويحتمل أن تكون {ما} مصدرية على هذا القول من أن الآباء أنذروا.( المحرر الوجيز في تفسير الكتاب العزيز) اختلف أهل التأويل في تأويل قوله ( لتنذر قوما ما أنذر آباؤهم ) فقال بعضهم : معناه : لتنذر قوما بما أنذر الله من قبلهم من آبائهم - حدثنا محمد بن المثنى قال : ثنا محمد بن جعفر قال : ثنا شعبة ، عن سماك ، عن عكرمة في هذه الآية ( لتنذر قوما ما أنذر آباؤهم ) قال : قد أنذروا (تفسير الطبري) وقيل : هي بمعنى الذي ، فالمعنى : لتنذرهم مثل ما أنذر آباؤهم ، قاله ابن عباس وعكرمة وقتادة أيضا . وقيل : إن " ما " والفعل مصدر ، أي لتنذر قوما إنذار آبائهم (تفسير القرطبي) ويجوز أن تكون موصولة أو موصوفة أي : لتنذر قوما الذي أنذره آباؤهم ، أو لتنذرهم عذابا أنذره آباؤهم ، ويجوز أن تكون مصدرية أي : إنذار آبائهم (تفسير فتح القدير) (وقيل : المراد الإثبات ، وهو على وجهين أحدهما : لتنذر قوما ما أنذر آباؤهم ، فتكون ما مصدرية . - الثاني : أن تكون موصولة ؛ معناه : لتنذر قوما ، الذين أنذر آباؤهم فهم غافلون (التفسير الكبير) قوله تعالى (لِتُنذِرَ قَوْمًا مَّا أُنذِرَ آبَاؤُهُمْ فَهُمْ غَافِلُونَ) يس -6--.ان (ما ) هُنا تعنى معنى الإسم الموصول (الذى ) .ويكون المعنى بذلك هو .لتُنذر قوما الذى أُنذر به أباءهم من تعليمات وأوامر ونواهى وصلتهم من رسالات سابقة فضيعوها وأصبحوا عنها غافلين . هذه مبنية على قوله تعالى (إِنَّا أَرْسَلْنَاكَ بِالْحَقِّ بَشِيرًا وَنَذِيرًا ۚ وَإِن مِّنْ أُمَّةٍ إِلَّا خَلَا فِيهَا نَذِيرٌ).فاطر 24--- فكل أمة وكل عصر وصلها الإنذار الإلهى .وليس بالضرورة أن يكون النذير نبيا أو رسولابشخصه ،ولكن من الممكن أن تكون رسالته والتعاليم التى جاءت بها هى النذير .(تَبَارَكَ الَّذِي نَزَّلَ الْفُرْقَانَ عَلَىٰ عَبْدِهِ لِيَكُونَ لِلْعَالَمِينَ نَذِيرًا) الفرقان({لِتُنذِرَ} لتخوف بالقرآن {قَوْماً} يعني قريشاً {مَّآ أُنذِرَ} كما أنذر {آبَآؤُهُمْ} ( تفسير القرآن – الفيروزابادي) قال بعضهم: {لِتُنذِرَ قَوْماً} مثل الذي أنذر آباؤهم من الآيات التي أقامها، فلم يقبلوها {فَهُمْ غَافِلُونَ} أميون.( تأويلات أهل السنة - الماتريدي) ويجوز: أن تكون موصولة، أو موصوفة: أي: لتنذر قوماً الذي أنذره آباؤهم، أو لتنذرهم عذاباً أنذره آباؤهم، ويجوز: أن تكون مصدرية: أي: إنذار آبائهم،( فتح القدير) وعن عكرمة {مَا } بمعنى الذي، وجوز أن تكون موصوفة وهي على الوجهين مفعول ثان لتنذر أي لتنذر قوماً الذي أنذره أو شيئاً أنذره الرسل آباءهم الأبعدين، وقال ابن عطية: يحتمل أن تكون (ما) مصدرية فتكون نعتاً لمصدر مؤكد أي لتنذر قوما إنذاراً مثل إنذار الرسل آباءهم الأبعدين، (سورة يس – 6 - روح المعاني) قد فسر {مَّآ أُنذِرَ ءَابَاؤُهُمْ } على إثبات الإنذار. ووجه ذلك أن تجعل ما مصدرية، لتنذر قوماً إنذار آبائهم أو موصولة ومنصوبة على المفعول الثاني لتنذر قوماً ما أنذره آباؤهم من العذاب، (تفسيرالكشاف) الثاني: أنه عام ومعناه لتنذر قوماً كما أنذر آباؤهم، قاله السدي (النكت والعيونوذكر الكلبي أن بين عيسى ومحمد عليهما السلام خمسمائة سنة وتسعًا وستين، وبينهما أربعة أنبياء (تحديد الفترة بين الرسل - فقه المسلم - إسلام أون لاين) إن كان ثمة من فترة فيما بين عيسى (عليه السلام)، ونبينا الأعظم (صلى الله عليه وآله)، فإنما هي فترة انقطاع الرسل..أما الأنبياء فكانوا يبعثون وقد ذكر أهل العلم أن أصحاب أهل القرية الثلاثة الذين أرسلوا إليها كانوا من أتباع عيسى عليه السلام، ولذلك فيكون عيسى آخر أنبياء بني إسرائيل الذين جاءوا بشريعة, ومن جاء بعده يكون تابعا له.، كما قرره الحافظ في الفتح وجمع به بين الأحاديث الواردة في هذا الموضوع. ووجود نبي أو أنبياء بعد عيسى عليه السلام لا يعني نفي الضلالة عن النصارى : المصدر (كتاب فتاوى الشبكة الإسلامية مجموعة من المؤلفين - هل وجد أنبياء بين عيسى ومحمد )  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ataları uyarılmamış bir toplumu (Mekkelileri) uyarman için (indirilmiştir), onlar (gelecekle ilgili) gaflet içindeler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bu da ataları uyarılmadığı için dalgıda kalmış olan bir ulusu uyarmak için.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bununla peygamberlerin ardı arası kesildiği zaman babaları Allah azabıyle korkutulmadıklarından dolayı gafil kalan bu cemaati korkutacaksın.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Babaları/ataları uyarılmamış, bu yüzden gaflet içinde kalmış bir kavmi uyarman için.³
3 Bu konuda gerekli açıklama Secde, 32/3’ün dipnotunda verildi. Ancak burada bazı alternatifleri de ele alalım. Tefsirlerin beyanına göre, Arapçada “mâ” harfinin yerine göre birçok anlamı vardır. Olumsuzluk (nâfiye), mastar görevi (masdariyye), ilgi zamiri (ism-i mevsul) ve daha birçok anlamı vardır. Burada her üçüne de uygundur. Her müfessir ve yorumcu gibi biz de “mâ”nın olumsuzluk eki özelliğini dikkate aldık. Çünkü peygamberler uyarılmamış veya uyarılsa da zamanla bozulmuş toplumlara gelir. Masdariye özelliğini dikkate alırsak anlam “Sen, babaları/ataları uyarıldığı gibi, (yeniden) uyarasın diye” olur. Eğer ilgi zamiri olarak yani (“ellezi” =ki o) anlamında olduğu gibi ele alırsak o zaman anlam, “Daha önce babaları/ataları uyarılmış bir kavmi uyarman için” olur. Dolayısıyla “ataları uyarılmış ama kendileri gaflet içinde kalmış bir kavmi/topluluğu uyarman için” şeklinde de anlaşılabilir (Razî): Krş. En’âm, 6/92; A’râf, 7/2; Kasas, 28/46; Secde, 32/3; Şûrâ, 42/7.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Babaları uyarılıp korkutulmamış, böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarıp korkutman için (gönderildin).
Mahmut Kısa
swap_vert close
O seni elçi olarak görevlendirdi ki, ataları ve kendileri uyarılmamış, bu yüzden küfrün ve zulmün karanlıklarına gömülerek gaflet uykusuna dalmış bir toplumu, kendilerini bekleyen toplumsal çalkantılara, ruhsal bunalımlara ve asıl tehlike olan cehenneme karşı uyarasın!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ataları uyarılmamış, bu yüzden gâfil kalmış bir kavmi uyarman için!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Dikkat et! sen, ataları uyarılmadığı için, geri kalmış bir toplumu uyarıyorsun.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onların ataları daha önce uyarılmamıştı. Bu nedenle yalan dolan içinde kalmamaları, gerçeği görmeleri için ayetlerimizi gönderdik.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
5,6. (Kur’an), ataları uyarılmış, (ancak gerçeklerden) habersizmiş gibi davranan bir toplumu uyarman için [*] çok güçlü, çok merhametli (Allah) tarafından indirilmiştir.
Bu ayetin mesajı Kasas 28:46, Secde 32:3 ve Sebe’ 34:44’ten farklıdır. Bu üç ayette mevcut “Mekkeliler”den söz edilirken, Yâsîn 36:6’da Mekkelilerin “ataları”ndan söz edilmektedir. Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’in o yöreye peygamber olarak gönderilmesi, Hz. Muhammed’in risaleti öncesinde Mekke’de “hanif”lerin yani Allah’ı birleyici kişilerin bulunması, tercihimizin doğruluğunun delilidir. Ayrıca Mekkelilerin atalarının uyarıldığıyla ilgili bkz. Mü’minûn 23:83; Neml 27:68; Necm 53:36-37.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ve Sen) babaları uyarıldığı halde, kendileri bundan gafil kalmış bir topluluğu, uyarmak için (gönderildin).¹
1 Bu âyet : “Babaları uyarılmadığı için kendileri gaflet içerisinde kalmış bir toplumu uyarman için (seni gönderdik)” şeklinde de tercüme edilebilir. Bu tercümede (مَا) nafiye, yukarıdaki tercümede ise mevsule olarak alınmıştır. Bunun sebebi ise mânânın “Biz, bir Peygamber göndermedikçe kimseye azap etmeyiz” (İsra: 15, En’am: 131) âyetlerine ters düşmemesi içindir. Ayrıca bu kavmin dedelerinin Hz. İbrahim, Hz. İsmail, Hz. Hud, Hz. Lut (a.s) tarafından uyarıldığı Kur’an’da sabittir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
ataları uyarılmamış ve bu nedenle kendileri [doğru ile eğrinin ne olduğundan] habersiz kalmış bulunan ⁴ insanları uyarasın diye [sana indirilmiş olanın] (sayesinde).
4 Karş. 6:131-132. Bu ifadenin daha geniş yorumuyla “atalar”, bir toplumun kültürel geçmişini anlatan bir mecaz olarak görülebilir: bu sebeple “atalar”ının “uyarılmamış” olmalarından (yani şeytana karşı) söz edilmesi, doğru ahlakî değerlerden uzaklaşmış olan halkın devraldığı etik mirasın çürümüşlüğüne işarettir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ataları uyarıldığı halde uyanmamış bu yüzden de gaflet içinde olan bir toplumu uyarman için indirilmiştir. 13/7, 35/24
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
bu sayede ataları uyarılmamış, dolayısıyla haktan gafil kalmış bir topluluğu uyarabilesin.[³⁹²⁹]
[3929] Veya mânın ilgi zamiri anlamına dayanarak: “ve böylece ataları uyarılmış, fakat kendileri haktan gafil kalmış bir topluluğu uyarabilesin” (Râzî). Tercihimizi hem Kasas 46 hem de nüzul ortamının tarihsel gerçekliği doğrulamaktadır. Bu âyet görev alanının kapsamını değil başlama noktasını gösterir (Krş: 26:214). Elbet görev evrensel, kapsam tüm insanlıktır (34:28).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Onu sana) Ataları azap ile korkutulmamış, bu yüzden gaflet içinde kalmış olan bir kavmi uyarman için indirdik.
Osman Fırat
swap_vert close
Babaları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için...
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Tâ ki, bir kavmi korkutasın ki, onların ataları korkutulmamıştır. Artık onlar gâfil kimselerdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
5, 6. O, azîz ve rahîmden indirilen bir tenzil olup, ataları uyarılmamış, hâliyle, kendileri de gaflette giden, bir topluluğu uyarmak için gönderilmişsin.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Babaları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için (seni gönderdik).
Süleyman Tevfik
swap_vert close
5,6. Babaları da inzâr ve 'azâbdan ihâfe idilmemiş gâfiller olan bir kavmi inzâr itmek içün Kur'ân, kâfirlerden intikâma kâdir, mü'minlere rahîm olan Allâh tarafından indirilmişdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ataları uyarılmamış bir kavmi uyarman için indirilmiştir. Çünkü onlar bundan habersizdirler.
Şaban Piriş
swap_vert close
Ataları uyarılmadığı için gafil bir toplumu uyarman için.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Tâ ki, ataları uyarılmadığı için haktan habersiz kalmış bir toplumu uyarasın.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Babaları uyarılmamış, tam gaflet içinde bir toplumu uyarman için gönderildin.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
tā ķorķıdu ħaber viresin bir ķavma ya'nį ķurayş’a kim ħaber virinilmedi ataları pes anlar ġāfillerdür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ḳorḳutmaġ‐ıçun bir ḳavmi ki anlaruñ atalarına senden burun nebī gelmedi.Pes anlar ġāfillerden.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Onunla Cahiliyyət dövründə) ataları (Allahın əzabı ilə) qorxudulmamış və (Allahın hökmlərindən, imandan, tövhiddən) qafil olan bir tayfanı xəbərdar edib qorxudasan!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
That thou mayst warn a folk whose fathers were not warned, so they are heedless.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
In order that thou mayest admonish a people, whose fathers had received(3946) no admonition, and who therefore remain heedless (of the Signs of Allah..
3946 Quraysh had received no Prophet before, and therefore one of themselves was made the vehicle for the universal Message to the whole world. See C. 12-15.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لِتُنْذِرَ
uyar-man için
قَوْماً
bir kav- mi ki
مَٓا
o şeyle
اُنْذِرَ
uyarıldı
اٰبَٓاؤُ۬هُمْ
ataları
فَهُمْ
ve onlar
غَافِلُونَ
gâfillerdir
(O) Atalarının (daha önce) uyarıldıkları (vahiy) ile gâfil bir kavmi uyarman için (sana) indirilmiştir.
اَنْذَرَ
Fiil-IV
ن ذ ر
Uyardı
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَنْذَرَ
Fiil-IV
ن ذ ر
Uyardı
اٰبَاء
İsim
ا ب و
Ataları, babaları
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
غَافِل
Etken fiil
غ ف ل
Gâfil, habersiz