close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yâsîn Sûresi 4. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
‘Alâ sirâtin mustakîm(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Doğru bir yoldasın.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ve elbette) Dosdoğru ve en uygun bir yol üzerinde(sin).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Hiç eğriliği olmayan, dosdoğru, insanı cennette Allah'la buluşturan bir cadde üzerindesin.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Doğru, muhkem, güvenli ve mutedil bir yolda sorumluluklar yüklenecek, İslâmî hayatta sebat edip büyük hedeflere, hayırlara, büyük mükâfatlara, önünü aydınlatıcı bilgilere ulaşacak, bunları insanlara öğretecek ve uygulayacaksın.
Ahmet Varol
swap_vert close
Dosdoğru bir yol üzere.
Ali Bulaç
swap_vert close
Dosdoğru bir yol üzerinde(sin).
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Doğru bir yol, (İslâm dini) üzerindesin.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Dosdoğru bir yol üzeresin.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Dosdoğru bir yol üzerindesin.
Besim Atalay
swap_vert close
4,5. Doğru yoldasın; Kur'an, emre olan, yarlıgayan Tanrının indirdiğidir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
2-3-4. (Ey Muhammed!) Hikmet dolu Kur'an'a yemin olsun ki, sen elbette dosdoğru bir yol üzere gönderilen (nebi)lerdensin.
Cemil Said
swap_vert close
3,4. Yâ Muhammed! Sen tarîk-i müstakîme sevk iden bir rasülsin.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
2,3,4. Kuran'ı Hakim'e and olsun ki, sen doğru yol üzere gönderilmiş peygamberlerdensin.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
2,3,4. (Ey Muhammed!) Hikmet dolu Kur’an’a andolsun ki, sen elbette dosdoğru bir yol üzere (peygamber) gönderilenlerdensin.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
2-4. Hikmet dolu Kur’an’a andolsun ki, sen kesinlikle dosdoğru bir yolda yürümek üzere gönderilmiş peygamberlerden birisin.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Doğru yol üzerindesin.
Edip Yüksel
swap_vert close
Dosdoğru bir yol üzerinde.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Dosdoğru bir yol üzerindesin.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bir sıratı müstakîm üzerindesin
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Bütün peygamberlerimiz gibi, sen de) dosdoğru bir yol (olan, İslâm dini) üzeresin.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Dosdoğru bir yoldasın;
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Dosdoğru bir yol üzerindesin.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Dosdoğru bir yol üzerinde(sin).(3)
(3)“Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, hılkaten (yaratılış olarak) en mu‘tedil (orta hâlli) bir vaziyette ve en mükemmel bir sûrette halk edildiğinden (yaratıldığından), harekât ve sekenâtı (sükûneti), i‘tidâl ve istikāmet üzerine gitmiştir. Siyer-i Seniyesi (yaşadığı yüksek ahlâkı), kat‘î bir sûrette gösterir ki, her hareketinde istikāmet ve i‘tidâl üzerine gitmiş, ifrat ve tefritten (aşırı ileri gitmek ve aşırı geri kalmaktan)ictinâb etmiştir (kaçınmıştır). Evet Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, فاَسْتَقِمْ كَمآَ اُمِرْتَ[Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!] emrini tamâmıyla imtisâl ettiği (yerine getirdiği) için, bütün ef‘âl (fiiller) ve akvâl (sözler) ve ahvâlinde (hâllerinde) istikāmet, kat‘î bir sûrette görünüyor.” (Lem‘alar, 11. Lem‘a, 61-62)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
2, 3, 4. Hakîm (akıl ve tabiata uygun muhkem ve doğru hükümler içeren) Kur’an’a yemin olsun ki! (Resulüm!) Sen elbette dosdoğru bir yol üzere (elçilik görevi ile tarafımızdan) gönderilenlerdensin.*
(*) Kur’an’daki yeminler ne anlama gelir ve kaç tanedir? Kur’an’da çeşitli edatlarla (hurûfü’l-kasem) yapılan yeminler ve ifadeyi güçlendiren değişik edebî sanatlar kullanılarak ilâhî hakikatleri tekit ve teyit edilmiştir. Bazen de yeminle, kendisi için yemin edilen şeyin kıymet ve önemine işaret edilmiş, ayrıca dinleyenlerin o şeye karşı dikkatlerinin çekilmesi de hedef alınmıştır. Yapılan yeminlerle Kur’an’ı ve anlatılan vahiy mesajını inandırmak için değildir. Çünkü Kur’an’ın muhatabı, inananı ve inanmayanı ile insandır. Mümin yemine ihtiyaç duymaksızın Allah’ın haber verdiği her şeyin doğruluğunu tereddütsüz kabul eder. İnkârcı ise, ifadeler yeminle pekiştirilsin veya pekiştirilmesin, zaten Kur’an’a inanmamaktadır! Ayrıca Allah’tan başkası adına yemin etmek yasaklandığı hâlde (bk. Müslim, “Eymân”, 1-4) Allah’ın kendi mahlûkatına/ kendi eserine yemin etmesi şöyle açıklanmaktadır: Bu bir bakıma Allah’ın kendi adına yemin etmesidir. Zira yaratılmış her şey O’nun zâtına delâlet eder. Kaynak: (Kur’ân-ı Kerîm’deki yeminler ve bu yeminlerden bahseden ilim. Celal Kırca / TDV İslam Ansiklopedisi) Çünkü her eser kendi mucidini gösterir. Ayrıca Yaratıcı kendi eserine yemin ettiğinde ona bir kutsiyet de vermemektedir. Çünkü yemin eden, o eseri yaratıp meydana getirendir. Bu nedenle yaratılıp icat edilen bir şey, kendisini yaratıp icat edenden daha üstün ve kutsal olduğu asla düşünülemez. Ama bir mahlûk olan insan her şeyin yaratıcısı olan Allah’ın dışında kendisi gibi başka bir mahlûka, bir esere yemin ederse, o zaman ona bir kutsiyet vermiş olur ki, bu da doğru değildir. Ayrıca Kur’an’da 250 kadar yemin var şeklindeki iddia mesnetsiz olup bunun hatalı meallerden kaynaklandığını görüyoruz. Çünkü meal yazan birçok kimse Arapça gramerine tam vakıf olmadığından Kur’an’ın neresinde (لقد - لام التأكيد) ’’ lekad veya Lâmi tekid’’ gibi edatlar gelmişse, onları hatalı olarak yemine çevirmişlerdir. Böylece farkına varılmadan yüce Allah’ın yemin etmediği nice yerlerde ona birçok yemin uydurulmuş olur. Not: Yine aynı sûre içinde farklı nesnelere art arda yapılan yeminlerin sadece bir yemin olduğu hâlde, kendisiyle yemin edilen kaç tane nesne ise, o kadar yemin olduğunu anlamak yanlıştır. Çünkü art arda gelen nesnelerin yemini için bir tek cevap geliyor. Eğer üzerine yemin edilen nesnelerin her biri ayrı yerlerde ve her birine ayrı cevaplar gelseydi, o zaman her biri bir yemin olurdu. Örneğin: Tin sûresinde art arda 4 nesneye yemin edilmiş, ama hepsinin cevabı da (لقد خلقنا الانسان) şeklinde aynı şey olduğundan, burada sadece bir yemin vardır, dört yemin değil. İşte bu durum bütün sûrelerdeki yemin için aynen söz konusudur. Ayrıca yaptığım araştırmaya göre, Kur’an’ı Kerim de yüce Allah’a ait tespit ettiğim yeminler 34 civarındadır. Ama bir yanılma payını katsak bile 40 yemini geçmez. İşte Kur’an’da 250 yemin vardır şeklindeki iddia tamamen asılsız ve mesnetsiz olup durumun hatalı yazılan meallerden kaynaklandığını Arapçaya tam vakıf olan herkes görebiliyor.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Doğru yol üzerindesin.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
insanlara doğru yolu göstermek için,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Doğru yol üzeresin [³].
[5] Artık hakka boyun eğmezler, bakmazlar.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Dosdoğru bir yol üzerindesin.
Kadri Çelik
swap_vert close
Dosdoğru olan bir yol üzeresin.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hem de, hiç eğriliği olmayan, insanı hem dünyada, hem ahirette kurtuluşa ileten dosdoğru bir yol üzeresin. Bu yol, Âdem ile başlayan ve cennette biten İslâm yoludur. İnsanlık tarihi boyunca, bu yoldan cehenneme ayrılan her yol sapağında Elçiler görevlendirilmiştir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Doğru bir yol üzerinde;
Mehmet Çakır
swap_vert close
3,4. sen, diğer elçilerimizden birisin ve // doğru yoldasın.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Sen Putperestliğin temeli olan şirkten arınmış doğru yol üzerindesin! Onlar gibi uydurulan yalan dolan bilgilere inanmaz, onların yasalarıyla yolunu çizmezsin! Sen insanlara karşı özgürlüğünü ilan ederek, sadece Rabbine itaat eden, Rabbinin yasalarına göre hayatını yaşayansın!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
3,4. Şüphesiz sen (hepsi) doğru yol üzerinde olan elçilerdensin. [*]
Şu tercüme de doğrudur: “Şüphesiz ki sen, elçilerdensin. (Sen) doğru yol üzerindesin.”  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Sen tam) hak yol üzerindesin.¹
1 3 ve 4. âyetler; “Kesinlikle sen, hak yol üzere (gönderilen) Peygamberlerden (birisi)sin.” diye tercüme edilebilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
dosdoğru bir yol üzeresin,
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sen bu Kuran sayesinde dosdoğru bir yol üzeresin. 42/52, 43/64
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Dosdoğru bir yol üzeresin.[³⁹²⁸]
[3928] Bir sonraki âyetin delâletiyle: “Rabbimin bana yol göstermesi sayesinde” (34:50).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Doğru yol üzerindesin.
Osman Fırat
swap_vert close
Dosdoğru bir yol üzerindesin..
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Bir istikametli yol üzere bulunmaktasın.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Dosdoğru yol üzerindesin.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Dosdoğru bir yol üzerinde,
Süleyman Tevfik
swap_vert close
3,4. Sen doğrı yol üzerinde rasûllerdensin.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Doğru yoldasın.
Şaban Piriş
swap_vert close
Dosdoğru bir yol üzerindesin..
Ümit Şimşek
swap_vert close
Dosdoğru bir yol üzerindesin.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Dosdoğru bir yol üzerindesin.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ŧoġru yol üzere.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Doġru yol üstinesin.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Düz yoldasan! (Doğru yol üzrə göndərilən peyğəmbərlərdənsən. Allahın əsl tövhid dini olan islam dinindənsən. Bu yolu tutub gedən haqqa yetişər).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
On a straight path,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
On a Straight Way.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
عَلٰى
üzere
صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍۜ
sırât-ı mustakîm
(Ve) Sırât-ı mustakîm (dosdoğru bir yol) üzere(sin).
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
صِرَاطٌ
İsim
ص ر ط
Yön, yol, usul, eğri büğrü olmayan düz yol
مُسْتَقِيم
Etken fiil-X
ق و م
Dosdoğru, kusursuz