close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yâsîn Sûresi 3. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnneke lemine-lmurselîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphe yok ki sen, gönderilenlerdensin.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Gerçekten Sen, (seçilip) gönderilen (elçi)lerdensin.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Şüphesiz sen, elçilik görevi verilenlerdensin.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Şüphesiz sen, özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere Rasulluk görevi ile gönderilenlerdensin.
Ahmet Varol
swap_vert close
Sen elbette gönderilmiş peygamberlerdensin.
Ali Bulaç
swap_vert close
Gerçekten sen, gönderilen (elçi)lerdensin.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Muhakkak ki sen (Ey Rasûlüm, tarafımızdan elçi olarak kullarıma) gönderilen peygamberlerdensin.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Sen daha evvel gelmiş geçmiş peygamberler gibi Peygambersin.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Kesinlikle sen gönderilmiş peygamberlerdensin.
Besim Atalay
swap_vert close
Evet, sen peygamberler içersinden birisin
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
2-3-4. (Ey Muhammed!) Hikmet dolu Kur'an'a yemin olsun ki, sen elbette dosdoğru bir yol üzere gönderilen (nebi)lerdensin.
Cemil Said
swap_vert close
3,4. Yâ Muhammed! Sen tarîk-i müstakîme sevk iden bir rasülsin.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
2,3,4. Kuran'ı Hakim'e and olsun ki, sen doğru yol üzere gönderilmiş peygamberlerdensin.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
2,3,4. (Ey Muhammed!) Hikmet dolu Kur’an’a andolsun ki, sen elbette dosdoğru bir yol üzere (peygamber) gönderilenlerdensin.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
2-4. Hikmet dolu Kur’an’a andolsun ki, sen kesinlikle dosdoğru bir yolda yürümek üzere gönderilmiş peygamberlerden birisin.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Sen şüphesiz peygamberlerdensin.
Edip Yüksel
swap_vert close
Sen elbette elçilerden birisin.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
2,3. Ey Muhammed! Hikmetli Kur'ân'a andolsun ki, sen risâlet görevi ile gönderilen peygamberlerdensin.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Emîn ol ki sen o risaletle gönderilen Peygamberlerdensin
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm!) Şüphesiz ki sen (hakkı tebliğ etmek üzere, tarafımızdan görevlendirilen) peygamberlerdensin.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kuşkusuz sen, gönderilmiş elçilerdensin.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Sen (Habîbim) hiç şübhesiz (Hak canibinden) gönderilen (peygamber) lerdensin.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Şübhesiz ki sen, elbette peygamberlerdensin.(2)
(2)“Şu kasem (yemîn) işâret eder ki, risâletin hücceti (delîli) o derece yakīnî (kat‘î) ve haktır ki, hakkāniyette (doğrulukta) makām-ı ta‘zim ve hürmete (büyükleyip hürmet gösterilecek bir makāma) çıkmış ki, onunla kasem ediliyor. İşte şu işâret ile der: ‘Sen resûlsün. Çünki senin elinde Kur’ân var.’ Kur’ân ise, haktır ve Hakk’ın kelâmıdır.” (Zülfikār, 25. Söz, 16-17)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
2, 3, 4. Hakîm (akıl ve tabiata uygun muhkem ve doğru hükümler içeren) Kur’an’a yemin olsun ki! (Resulüm!) Sen elbette dosdoğru bir yol üzere (elçilik görevi ile tarafımızdan) gönderilenlerdensin.*
(*) Kur’an’daki yeminler ne anlama gelir ve kaç tanedir? Kur’an’da çeşitli edatlarla (hurûfü’l-kasem) yapılan yeminler ve ifadeyi güçlendiren değişik edebî sanatlar kullanılarak ilâhî hakikatleri tekit ve teyit edilmiştir. Bazen de yeminle, kendisi için yemin edilen şeyin kıymet ve önemine işaret edilmiş, ayrıca dinleyenlerin o şeye karşı dikkatlerinin çekilmesi de hedef alınmıştır. Yapılan yeminlerle Kur’an’ı ve anlatılan vahiy mesajını inandırmak için değildir. Çünkü Kur’an’ın muhatabı, inananı ve inanmayanı ile insandır. Mümin yemine ihtiyaç duymaksızın Allah’ın haber verdiği her şeyin doğruluğunu tereddütsüz kabul eder. İnkârcı ise, ifadeler yeminle pekiştirilsin veya pekiştirilmesin, zaten Kur’an’a inanmamaktadır! Ayrıca Allah’tan başkası adına yemin etmek yasaklandığı hâlde (bk. Müslim, “Eymân”, 1-4) Allah’ın kendi mahlûkatına/ kendi eserine yemin etmesi şöyle açıklanmaktadır: Bu bir bakıma Allah’ın kendi adına yemin etmesidir. Zira yaratılmış her şey O’nun zâtına delâlet eder. Kaynak: (Kur’ân-ı Kerîm’deki yeminler ve bu yeminlerden bahseden ilim. Celal Kırca / TDV İslam Ansiklopedisi) Çünkü her eser kendi mucidini gösterir. Ayrıca Yaratıcı kendi eserine yemin ettiğinde ona bir kutsiyet de vermemektedir. Çünkü yemin eden, o eseri yaratıp meydana getirendir. Bu nedenle yaratılıp icat edilen bir şey, kendisini yaratıp icat edenden daha üstün ve kutsal olduğu asla düşünülemez. Ama bir mahlûk olan insan her şeyin yaratıcısı olan Allah’ın dışında kendisi gibi başka bir mahlûka, bir esere yemin ederse, o zaman ona bir kutsiyet vermiş olur ki, bu da doğru değildir. Ayrıca Kur’an’da 250 kadar yemin var şeklindeki iddia mesnetsiz olup bunun hatalı meallerden kaynaklandığını görüyoruz. Çünkü meal yazan birçok kimse Arapça gramerine tam vakıf olmadığından Kur’an’ın neresinde (لقد - لام التأكيد) ’’ lekad veya Lâmi tekid’’ gibi edatlar gelmişse, onları hatalı olarak yemine çevirmişlerdir. Böylece farkına varılmadan yüce Allah’ın yemin etmediği nice yerlerde ona birçok yemin uydurulmuş olur. Not: Yine aynı sûre içinde farklı nesnelere art arda yapılan yeminlerin sadece bir yemin olduğu hâlde, kendisiyle yemin edilen kaç tane nesne ise, o kadar yemin olduğunu anlamak yanlıştır. Çünkü art arda gelen nesnelerin yemini için bir tek cevap geliyor. Eğer üzerine yemin edilen nesnelerin her biri ayrı yerlerde ve her birine ayrı cevaplar gelseydi, o zaman her biri bir yemin olurdu. Örneğin: Tin sûresinde art arda 4 nesneye yemin edilmiş, ama hepsinin cevabı da (لقد خلقنا الانسان) şeklinde aynı şey olduğundan, burada sadece bir yemin vardır, dört yemin değil. İşte bu durum bütün sûrelerdeki yemin için aynen söz konusudur. Ayrıca yaptığım araştırmaya göre, Kur’an’ı Kerim de yüce Allah’a ait tespit ettiğim yeminler 34 civarındadır. Ama bir yanılma payını katsak bile 40 yemini geçmez. İşte Kur’an’da 250 yemin vardır şeklindeki iddia tamamen asılsız ve mesnetsiz olup durumun hatalı yazılan meallerden kaynaklandığını Arapçaya tam vakıf olan herkes görebiliyor.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kesinlikle sen (insanlara) gönderilen elçilerdensin.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
işte sen besbelli ki, Allah’ın gönderdiği elçilerden birisin,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Sen muhakkak, gönderilen peygamberlerden birisin,
[4] Bunu tasdik etmeyenler hakkında galib-i yektadır, edenler hakkında da merhametlidir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Muhakkak ki sen, elbette gönderilen elçilerdensin.¹
1 Krş. Bakara, 2/252; A’râf, 7/77; Furkân, 25/20; Şuarâ, 26/21; Sâffât, 37/123, 133, 139 vb.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Ki gerçekten sen (elçi olarak) gönderilenlerdensin.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Elbette sen, Allah tarafından görevlendirilen ve tevhid sancağını elden ele taşıyarak insanlığı vahiy nuruyla aydınlatan Elçilerden bir Elçisin.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sen, elbette Gönderilmiş (Rasûl)ler’densin;
Mehmet Çakır
swap_vert close
3,4. sen, diğer elçilerimizden birisin ve // doğru yoldasın.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Şüphesiz sen gönderilmiş elçilerimizdensin! Toplumun dediklerine aldırma! Onlar senin için her şeyi söyleyebilirler. Senin hangi görevle gönderildiğini Rabbin çok iyi bilir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
3,4. Şüphesiz sen (hepsi) doğru yol üzerinde olan elçilerdensin. [*]
Şu tercüme de doğrudur: “Şüphesiz ki sen, elçilerdensin. (Sen) doğru yol üzerindesin.”  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Sen kesinlikle (Allah’ın gönderdiği) Peygamberlerden (birisi)sin.¹
1 Görülüyor ki bu hitap; hem yemin, hem (اِنَّ), hem (ل), hem de isim cümlesi ile takviye ve te’kit olunmuştur. Bu cümle, Muhammed (s.a.v)’in peygamberliğine Allah tarafından bir şehadettir. Bundan dolayı bu te’kitler öncelikle şiddetli inkârlarla karşılaşan Peygamberi layıkıyla tatmin içindir. Bu haysiyetle bu ayetin manası: “Bütün inkârcıların, inatçıların, küfür ve inkârlarına rağmen emin ol ki sen şüphesiz o Risalet’le gönderilen, yani Allah’ın tebliğ edilmek üzere emanetini haiz ve dinlenilmediği takdirde cezası muhakkak olan elçisi yani hak Peygamberlerindensin.” demek olur. (Elmalılı)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Gerçek şu ki, sen Allah’ın elçilerinden birisin, ²
2 Bu ifade, önceki ayetin girişindeki ve tenbih edatının (burada “Düşün” diye çevrilmiştir) bir açıklamasıdır -yani: “Kur’an’daki bariz hikmet, senin Allah’ın bir elçisi olduğun gerçeğinin kanıtıdır.” El-Kur’ânu’l-Hakîm’in “hikmetle dolu bu Kur’an” şeklinde çevrilmesi konusunda bkz. 10:1 ile ilgili not 2.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sen kesinlikle gönderilmiş elçilerden birisisin. 2/252, 13/43
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ki sen, elbette gönderilen elçilerden birisin.[³⁹²⁷]
[3927] Bir tek bu âyette dört tekit vardır: İsim cümlesi, yemin, inne ve lâm. Bir cümledeki bu dört pekiştirme, Nebi’yi inkârın aslında dört inkâr olduğunu gösterir: Rasulü inkâr Kur’an’ı, Kur’an’ı inkâr âhireti, âhireti inkâr Allah’ı inkâr demektir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Sen kuşkusuz, peygamberlerdensin.
Osman Fırat
swap_vert close
Şüphesiz sen gönderilmiş bir resulsün..
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Şüphe yok ki, sen, elbette (Peygamber) gönderilmiş olanlardansın.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Sen elbette gönderilen resullerdensin.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kuşkusuz sen gönderilmiş elçilerdensin.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
3,4. Sen doğrı yol üzerinde rasûllerdensin.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sen Allah’ın elçilerindensin,
Şaban Piriş
swap_vert close
Sen peygamberlerdensin.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Hiç kuşku yok ki, sen peygamberlerdensin.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Hiç kuşkusuz, sen, gönderilen elçilerdensin;
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ sen mürsellerdensin
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
sen mürsel nebīlerdensin.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Sən, həqiqətən, (Allah tərəfindən göndərilmiş, şəriət sahibi olan) peyğəmbərlərdənsən!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! thou art of those sent
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Thou art indeed one of the messengers,
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّكَ
muhak-kak sen
لَمِنَ الْمُرْسَل۪ينَۙ
elbette resullerdensin
Muhakkak sen elbette resullerdensin.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مُرْسَل
Edilgen fiil-IV
ر س ل
Resuller, gönderilenler, elçiler