2, 3, 4. Hakîm (akıl ve tabiata uygun muhkem ve doğru hükümler içeren) Kur’an’a yemin olsun ki! (Resulüm!) Sen elbette dosdoğru bir yol üzere (elçilik görevi ile tarafımızdan) gönderilenlerdensin.*
(*) Kur’an’daki yeminler ne anlama gelir ve kaç tanedir? Kur’an’da çeşitli edatlarla (hurûfü’l-kasem) yapılan yeminler ve ifadeyi güçlendiren değişik edebî sanatlar kullanılarak ilâhî hakikatleri tekit ve teyit edilmiştir. Bazen de yeminle, kendisi için yemin edilen şeyin kıymet ve önemine işaret edilmiş, ayrıca dinleyenlerin o şeye karşı dikkatlerinin çekilmesi de hedef alınmıştır. Yapılan yeminlerle Kur’an’ı ve anlatılan vahiy mesajını inandırmak için değildir. Çünkü Kur’an’ın muhatabı, inananı ve inanmayanı ile insandır. Mümin yemine ihtiyaç duymaksızın Allah’ın haber verdiği her şeyin doğruluğunu tereddütsüz kabul eder. İnkârcı ise, ifadeler yeminle pekiştirilsin veya pekiştirilmesin, zaten Kur’an’a inanmamaktadır! Ayrıca Allah’tan başkası adına yemin etmek yasaklandığı hâlde (bk. Müslim, “Eymân”, 1-4) Allah’ın kendi mahlûkatına/ kendi eserine yemin etmesi şöyle açıklanmaktadır: Bu bir bakıma Allah’ın kendi adına yemin etmesidir. Zira yaratılmış her şey O’nun zâtına delâlet eder. Kaynak: (Kur’ân-ı Kerîm’deki yeminler ve bu yeminlerden bahseden ilim. Celal Kırca / TDV İslam Ansiklopedisi) Çünkü her eser kendi mucidini gösterir. Ayrıca Yaratıcı kendi eserine yemin ettiğinde ona bir kutsiyet de vermemektedir. Çünkü yemin eden, o eseri yaratıp meydana getirendir. Bu nedenle yaratılıp icat edilen bir şey, kendisini yaratıp icat edenden daha üstün ve kutsal olduğu asla düşünülemez. Ama bir mahlûk olan insan her şeyin yaratıcısı olan Allah’ın dışında kendisi gibi başka bir mahlûka, bir esere yemin ederse, o zaman ona bir kutsiyet vermiş olur ki, bu da doğru değildir. Ayrıca Kur’an’da 250 kadar yemin var şeklindeki iddia mesnetsiz olup bunun hatalı meallerden kaynaklandığını görüyoruz. Çünkü meal yazan birçok kimse Arapça gramerine tam vakıf olmadığından Kur’an’ın neresinde (لقد - لام التأكيد) ’’ lekad veya Lâmi tekid’’ gibi edatlar gelmişse, onları hatalı olarak yemine çevirmişlerdir. Böylece farkına varılmadan yüce Allah’ın yemin etmediği nice yerlerde ona birçok yemin uydurulmuş olur. Not: Yine aynı sûre içinde farklı nesnelere art arda yapılan yeminlerin sadece bir yemin olduğu hâlde, kendisiyle yemin edilen kaç tane nesne ise, o kadar yemin olduğunu anlamak yanlıştır. Çünkü art arda gelen nesnelerin yemini için bir tek cevap geliyor. Eğer üzerine yemin edilen nesnelerin her biri ayrı yerlerde ve her birine ayrı cevaplar gelseydi, o zaman her biri bir yemin olurdu. Örneğin: Tin sûresinde art arda 4 nesneye yemin edilmiş, ama hepsinin cevabı da (لقد خلقنا الانسان) şeklinde aynı şey olduğundan, burada sadece bir yemin vardır, dört yemin değil. İşte bu durum bütün sûrelerdeki yemin için aynen söz konusudur. Ayrıca yaptığım araştırmaya göre, Kur’an’ı Kerim de yüce Allah’a ait tespit ettiğim yeminler 34 civarındadır. Ama bir yanılma payını katsak bile 40 yemini geçmez. İşte Kur’an’da 250 yemin vardır şeklindeki iddia tamamen asılsız ve mesnetsiz olup durumun hatalı yazılan meallerden kaynaklandığını Arapçaya tam vakıf olan herkes görebiliyor.