close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yâsîn Sûresi 35. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Liye/kulû min śemerihi vemâ ‘amilet-hu eydîhim(s) efelâ yeşkurûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Yesinler diye kendi elleriyle meydana getirmedikleri o meyveleri, hala mı şükretmezler?
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Dünya’yı yarattık ve çeşitli imkânlarla donattık ki, insanlar) Onun ürünlerinden ve kendi ellerinin emeklerinden (tahıl çeşitlerinden, meyve ve sebzelerden yapıp ürettiklerinden) yesinler (ve yararlansınlar diye). Yine de hâlâ şükretmeyecekler mi? (Çünkü insanların kendi alın teri ve emeği ile kazanıp helâl lokma yemeleri de kutlu bir berekettir ve ibadettir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
ki, o meyve ve ürünleri meydana getiren kendileri olmadığı halde, onlardan yesinler diye, yetiştirip meydana getiriyoruz. Buna rağmen, hâlâ şükretmeyecekler mi?
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bunu, onların meyvalarından ve elleriyle yetiştirdiklerinden yesinler diye yaptık. Hâlâ lütfun kıymetini bilmeyecekler, şükretmeyecekler mi?
Ahmet Varol
swap_vert close
O'nun ürünlerinden ve kendi ellerinin yetiştirdiklerinden. Hâlâ şükretmezler mi?
Ali Bulaç
swap_vert close
Onun ürünlerinden ve kendi ellerinin yaptıklarından yemeleri için. Yine de şükretmiyorlar mı?
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Bu sayılanlardan her birinin) mahsûlünden ve kendi ellerinin yetiştirdiklerinden yesinler diye... Hâlâ şükretmiyecekler mi?
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve ondan çeşmeler fışkırttık, (onda bostanlar kıldık) ki, Allah’ın (harika) meyve(ve sebze)lerini yesinler. (Öyle harikalar ki) onlar kendi imkânları ile o meyve(ve sebze)leri yapamazlar. Buna rağmen onlar şükretmeyecekler mi?
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
34,35. Orada hurma ve üzüm bağları meydana getirdik ve pınarlar akıttık ki meyvelerinden ve ürettiklerinden yesinler. Hiç şükretmezler mi?
Besim Atalay
swap_vert close
Oranın yemişinden, elleriyle yetişenden yesinler için, yine şükretmezler mi?
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
34-35. Ürünlerinden ve kendi elleriyle yaptıklarından yesinler diye biz orada hurmalıklardan ve üzüm bağlarından nice bahçeler var ettik; (onların) içlerinde de pınarlar fışkırttık. Hâlâ şükretmeyecekler mi?
Cemil Said
swap_vert close
Tâ ki meyvelerini ekl itsünler elleri ile çalışarak mütena’’im olsunlar ’acabâ müteşekkir olmayacaklar mı?
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onun ve elleriyle yaptıklarının ürünlerini yesinler; şükretmezler mi?
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
34,35. Meyvelerinden yesinler diye biz orada hurmalıklar, üzüm bağları var ettik ve içlerinde pınarlar fışkırttık. Bunları onların elleri yapmış değildir. Hâlâ şükretmeyecekler mi?[449]
Bu âyet şöyle de tercüme edilebilir: “Meyvelerinden ve kendi ellerinin yaptıklarından yesinler diye biz orada hurmalıklar, üzüm bağları var ettik ve içlerinde pınarlar fışkırttık. Hâlâ şükretmeyecekler mi?”  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onun ürünlerinden ve kendi elleriyle ürettiklerinden yesinler diye. Hâlâ şükretmeyecekler mi?
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ta ki, onların meyvelerinden ve elleriyle bunlardan imal ettiklerinden yesinler. Hâla şükretmeyecekler mi?
Edip Yüksel
swap_vert close
Ki onun ürünlerinden ve elleriyle yetiştirdiklerinden yesinler. Şükretmiyecekler mi?
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
(Bunu), Onun ürününden ve kendi elleriyle yaptıklarından yesinler diye (yaptık). Hâlâ şükretmeyecekler mi?
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Yesinler diye mahsulünden ve kendi ellerinin ma'mulâtından, halâ şükretmiyecekler mi?
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Bunu,) onun meyvesinden/ürününden ve kendi elleriyle yaptıklarından yesinler, diye (yaptık). Hâlâ şükretmeyecekler mi?
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onun ürünlerinden ve elleriyle yaptıklarından yesinler diye. Hala şükretmeyecekler mi?
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Allahın yaratdığı) mahsulden ve kendi ellerinin yapdıklarından yemeleri için. Haalâ şükretmeyecekler mi?
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Tâ ki onun mahsûlünden yesinler! Hâlbuki onu (o mahsulü) elleri yapmamıştır. Hâlâ şükretmeyecekler mi?
İhsan Aktaş
swap_vert close
34 , 35. Hem orada (yeryüzündeki) hurmalıklardan ve üzüm bağlarından nice bahçeler yaptık ve orada gözelerden (su pınarlar) akıttık. Ki onun ürünlerinden ve elleriyle yetiştirdiklerinden yesinler. (Buna rağmen) hâlâ şükretmeyecekler mi?
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Bunları ellerinizle yetiştirdiğiniz meyveleri yemeniz için yaptık, Artık şükretmeyecekler mi?
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
ürünlerini yesinler diye. Bütün bunlar onların elinden çıkma işler değildir. Yine de şükretmiyecekler mi?
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ta ki meyvelerinden ve ellerinin emeklerinden yesinler [¹], daha şükretmeyecekler mi?
[1] Veya meyvelerinden yesinler, halbuki onları kendi elleriyle yapmamışlardı.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Meyvelerinden ve elleriyle yetiştirdiklerinden yesinler diye. Hâlâ şükretmeyecekler mi?
Kadri Çelik
swap_vert close
Kendi elleriyle yapmadıkları ürünlerinden yemeleri için (bunu yaptık). Yine de şükretmiyorlar mı?
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ki böylece, bu verimli bağların, bahçelerin, bostanların ürünlerinden yesinler. Oysa bütün bu nîmetleri kendi elleriyle yaratmış değillerdir. Buna rağmen, hâlâ şükretmeyecekler mi?
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ürünlerinden ve ellerinin işledikleri şeylerden yemeleri için! Şükretmezler mi?
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bunları yiyip beslensinler istedik. Bu meyveleri onlar yapmadı. Ah bir şükredebilseler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Meyvelerden ekip diktiklerinden yesinler içsinler istedik. Hâlâ düşünüp öğüt almayacaklar mı? Hâlâ Allah’a inanıp yasalarına uymayacaklar mı? Dileseydik yeryüzünü ekilmez, dikilmez, hiçbir şey bitmez yapardık. Görmüyorlar mı? Yeryüzünde ekilemeyen, dikilemeyen, ürün vermeyen yerler var. Bütün dünya öyle olsaydı yaşayabilirler miydi? Gerçekler önlerinde dururken niçin Allah’ın yasalarına uymuyorlar? Niçin şeytana uyup yoldan çıkıyorlar? Niçin kendileri gibi insanların yasalarına uyarak onlara tapıyorlar?
Mehmet Okuyan
swap_vert close
34,35. Yeryüzünde hurma bahçeleri ve üzüm bağları yarattık; ürünlerinden ve kendi elleriyle yaptıklarından yesinler diye [*]oralarda birçok (su) kaynağı fışkırttık. (Hâlâ) şükretmeyecekler mi?
Bu cümle şöyle de tercüme edilebilir: “Ellerinin yapmadığı ürünlerinden yesinler diye.” Bu durumda ürünlerin yaratılmasında, insanların herhangi bir katkısının olmadığına dikkat çekilmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
O (toprağın) ürünlerinden ve (mahsullerden) kendi elleriyle yaptıklarından¹ yesinler diye... Hâlâ şükretmeyecekler mi?
1 Buradaki (مَا) nafiye olarak alınırsa bu âyet o zaman; “Onun, kendi elleriyle yapamayacakları ürünlerinden yesinler diye...” şeklinde tercüme edilebilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
ki onları meydana getiren kendileri olmadığı halde meyvelerini yiyebilsinler. Buna rağmen hâlâ şükretmeyecekler mi?
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bunları kendileri yetiştirmedikleri halde o ürünlerden yesinler diye. Hâlâ bu nimetlerin hakkını verip şükretmeyecekler mi? 2/267, 14/34
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ki onunla yetişenlerin ve elleriyle ektiklerinin[³⁹⁴⁷] ürünlerinden yiyebilsinler. Hâlâ şükretmeyecekler, öyle mi?
[3947] Veya mânın olumsuz anlamıyla: “ellerini vurmadıkları halde”. Fakat mâya ilgi zamiri anlamı vermek Kur’an’ın çift kutuplu üslubuna (mesânî) daha uygundur (kendi yetişenler ve ekilenler). İbn Mes’ud’un ve mimmâ ‘amilethu şeklindeki tefsîrî okuyuşu da çevirimizi destekler (Taberi).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
34,35. Ve orada, hurmalıklar, üzüm bağları ve nice bahçeler var ettik, pınarlar fışkırttık ki, onların meyvelerinden ve onlardan imal ettikleri besinlerden yesinler. Hâlâ -Rablerine- şükretmeyecekler mi?
Osman Fırat
swap_vert close
Ki onun ürününden ve ellerinin emeğinden yesinler. Hâlâ şükretmiyorlar mı?
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Tâ ki, onun mahsulünden ve kendi ellerinin mamülatından yiyiversinler. Hâlâ şükretmeyecekler midir?
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ta ki onun meyvelerinden yesinler, O meyveleri onlar yapmadılar, Hâlâ şükretmez mi onlar?
Burada mâ edatı mevsule olabileceği gibi nâfiye de olabilir. Meâlde tek mânayı tercih etme mecburiyetinden ötürü, daha kuvvetli görünen nefy anlamını tercih ettik.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ki o(suyun, yahut bahçe)nin ürününden ve ellerinin emeğinden yesinler. Hala şükretmiyorlar mı?
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Meyvelerden ve o meyvelerden elleriyle yapdıkları şeylerden yiyeler. Bu ni'metlere teşekkür itmezler mi?
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bunu yapmamız, hem ürününden hem de elleriyle yaptıklarından yemeleri içindir. Teşekkür etmeyecekler mi?
Şaban Piriş
swap_vert close
Ürünlerinden ve yetiştirdiklerinden yesinler diye. Hâlâ şükretmiyorlar mı?
Ümit Şimşek
swap_vert close
Hem onun ürününden, hem de elleriyle yaptıklarından(11) yesinler diye. Hâlâ şükretmeyecekler mi?
(11) Ürünleri işleyerek elde ettikleri yiyeceklerden.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ki onun ürününden ve ellerinin yapıp ettiğinden yesinler. Hâlâ şükretmiyorlar mı?
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
tā yiyeler yimişlerinden daħı andan kim eyledi anı elleri anlaruñ. iy şükr eylemezler mi?
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anları yimeg‐içün ol yirlerde biten yemişlerden. Daḫı ol yemişleri özleri elleridirmediler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onların meyvələrindən və öz əlləri ilə becərdiklərindən (yaxud becərmədiklərindən) yesinlər. Hələ də şükür etməzlər?
M. Pickthall (English)
swap_vert close
That they may eat of the fruit thereof, and their hand made it not. Will they not, then, give thanks?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
That they may enjoy(3979) the fruits of this (artistry): It was not their hands(3980) that made this: will they not then give thanks?
3979 Literally, eat (akala). Cf. 7:19 . n. 1004 and 5:66, n. 776. The same wide meaning of profit, satisfaction, and enjoyment may be attached to the word "eat" in verse 33 above. 3980 Man may till the soil and sow the seed, but the productive forces of nature were not made by man's hands. They are the handiwork and artistry of Allah, and are evidence of Allah's providence for His creatures. See n. 3978 above.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لِيَاْكُلُوا
yemeleri için
مِنْ ثَمَرِه۪ۙ
meyvesinden
وَمَا عَمِلَتْهُ
ve onu yapmamıştı
اَيْد۪يهِمْۜ
elleri
اَفَلَا يَشْكُرُونَ
hâlâ şükret-meyecekler mi
(Bunu) Onun meyvelerinden yesinler diye (böyle yaptık). Hâlbuki o (mahsul)ü elleriyle yapmamışlardı. Hâlâ şükretmeyecekler mi?
اَكَلَ
Fiil-I
ا ك ل
(Yemek) Yedi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
ثَمَر
İsim
ث م ر
Meyve, faydalanılan mal, servet
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı
يَد
İsim
ي د ي
El
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
شَكَرَ
Fiil-I
ش ك ر
Şükretti