close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yâsîn Sûresi 34. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vece’alnâ fîhâ cennâtin min naḣîlin vea’nâbin vefeccernâ fîhâ mine-l’uyûn(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve orada hurmalıklardan, üzüm bağlarından bahçeler halkettik ve orada kaynaklar çıkarıp akıttık.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Biz, orada (yeryüzündeki toprak alanlarda) hurmalıklardan ve üzüm bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık (ki bunların hepsi Bizim nimetlerimizdir).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve o yeryüzünde, nasıl hurmalıklar ve üzüm bağları yetiştirmiş ve aralarından da pınarlar akıtmıştık
Ahmet Tekin
swap_vert close
Biz, yeryüzünde nice hurma bahçeleri ve üzüm bağları yetiştirdik. İçlerinde, pınarlardan kaynayan çaylar, dereler akıttık.
Ahmet Varol
swap_vert close
Orada hurmalardan ve üzümlerden bahçeler oluşturduk ve içlerinden pınarlar fışkırttık.
Ali Bulaç
swap_vert close
Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm-bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık:
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Biz o arzda hurmalıklardan, üzüm bağlarından çeşitli bahçeler yaptık; içlerinde gözeler kaynattık (nehirler akıttık).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve içinde hurma ve üzüm bağlarını yaptık.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
34,35. Orada hurma ve üzüm bağları meydana getirdik ve pınarlar akıttık ki meyvelerinden ve ürettiklerinden yesinler. Hiç şükretmezler mi?
Besim Atalay
swap_vert close
Yeryüzünde hurma bahçeleriyle, üzüm bağları yarattık, orada kaynaklar da akıttık
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
34-35. Ürünlerinden ve kendi elleriyle yaptıklarından yesinler diye biz orada hurmalıklardan ve üzüm bağlarından nice bahçeler var ettik; (onların) içlerinde de pınarlar fışkırttık. Hâlâ şükretmeyecekler mi?
Cemil Said
swap_vert close
Orada hurma ağaçlarını ve üzüm asmalarını hâvî bağçeler husûle getiriyoruz. Oradan su menba’ları çıkarıyoruz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Orada hurmalıklar ve üzüm bağları var ederiz, aralarında pınarlar fışkırtırız.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
34,35. Meyvelerinden yesinler diye biz orada hurmalıklar, üzüm bağları var ettik ve içlerinde pınarlar fışkırttık. Bunları onların elleri yapmış değildir. Hâlâ şükretmeyecekler mi?[449]
Bu âyet şöyle de tercüme edilebilir: “Meyvelerinden ve kendi ellerinin yaptıklarından yesinler diye biz orada hurmalıklar, üzüm bağları var ettik ve içlerinde pınarlar fışkırttık. Hâlâ şükretmeyecekler mi?”  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Orada nice hurma bahçeleri ve üzüm bağları meydana getirdik, içinde gözelerden su fışkırttık;
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Biz, yeryüzünde nice nice hurma bahçeleri, üzüm bağları yarattık ve oralarda birçok pınarlar fışkırttık.
Edip Yüksel
swap_vert close
Orada hurma ağaçları ve üzümlerden oluşan bağ ve bahçeler yetiştirdik ve pınarlar fışkırttık.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Biz orada hurmalıklardan, üzüm bağlarından bahçeler yaptık. İçlerinde pınarlardan sular fışkırttık.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve onda Cennetler yaptık, hurma bağçeleri, üzüm bağları, neler! içlerinde kaynaklar akıttık
Emrah Demiryent
swap_vert close
Biz orada (yeryüzünde), hurma bahçeleri, üzüm bağları yarattık ve içlerinde pınarlar fışkırttık.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Orada hurma ve üzüm bahçeleri yaptık. Ve orada pınarlar akıttık.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Biz orada hurmalıklardan, üzüm bağlarından nice bostanlar yapdık. İçlerinde pınarlardan (nicesini) fışkırtdık,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hem orada hurmalıklardan ve üzüm bağlarından nice bahçeler yaptık(1) ve orada gözelerden (pınarlar) akıttık.
(1)Bakınız; (sahîfe 267, hâşiye 1)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
34 , 35. Hem orada (yeryüzündeki) hurmalıklardan ve üzüm bağlarından nice bahçeler yaptık ve orada gözelerden (su pınarlar) akıttık. Ki onun ürünlerinden ve elleriyle yetiştirdiklerinden yesinler. (Buna rağmen) hâlâ şükretmeyecekler mi?
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yeryüzünde hurmalardan ve üzümlerden bahçeler yaptık ve su kaynakları çıkardık.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Biz yeryüzünde hurma bağlarıyla üzüm bağları varettik, pınarlardan sular fışkırttık,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Biz yerde hurmalıklar, üzüm bağları yarattık. Yerden pınarlar fışkırttık.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Biz, orada hurmalıklar ve üzüm bağları var ettik ve içlerinde pınarlar fışkırttık.
Kadri Çelik
swap_vert close
Biz, onda hurmalıklardan ve üzüm bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve orada göz alıcı hurma bahçeleri, üzüm bağları yetiştiriyor; aralarında tatlı ve serin pınarlar dereler, çaylar, akıtıyoruz.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Orada hurma ve üzüm bağları yetiştirdik; Orada Kaynaklar’dan akıttık;
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ayrıca hurma ve üzüm bağlarını toprakta yetiştirdik, dahası topraktan göz göz pınarlar fışkırttık.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Görmüyorlar mı? Yeryüzünde nice hurma bahçeleri, üzüm bağları yarattık. Onları nehirlerle, ırmaklarla, çaylarla, pınarlarla, yağmurlarla sularız.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
34,35. Yeryüzünde hurma bahçeleri ve üzüm bağları yarattık; ürünlerinden ve kendi elleriyle yaptıklarından yesinler diye [*]oralarda birçok (su) kaynağı fışkırttık. (Hâlâ) şükretmeyecekler mi?
Bu cümle şöyle de tercüme edilebilir: “Ellerinin yapmadığı ürünlerinden yesinler diye.” Bu durumda ürünlerin yaratılmasında, insanların herhangi bir katkısının olmadığına dikkat çekilmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Biz, o (ölü toprakta) içlerinden pınarlar fışkırttığımız, hurma ve üzüm bahçeleri de yarattık.
Muhammed Esed
swap_vert close
orada [nasıl] hurmalıklar ve üzüm bağları [yetiştirmiş] ve içlerinden (nasıl) pınarlar fışkırtmıştık,
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yine orada, hurma ve üzüm bahçelerini biz yetiştirdik ve oralarda pınarları da biz akıttık. 27/60, 80/25...31
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Orada hurmalıkları ve üzüm bağlarını Biz var ettik; yine orada su gözelerini Biz çağlattık;
Orhan Kuntman
swap_vert close
34,35. Ve orada, hurmalıklar, üzüm bağları ve nice bahçeler var ettik, pınarlar fışkırttık ki, onların meyvelerinden ve onlardan imal ettikleri besinlerden yesinler. Hâlâ -Rablerine- şükretmeyecekler mi?
Osman Fırat
swap_vert close
Orada hurma ve üzüm bahçeleri yarattık; orada çeşmeler fışkırttık.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve orada hurmalıklardan ve üzüm bağlarından nice bostanlar vücuda getirdik ve orada su menbalarından suları akıtıverdik.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Orada üzüm bağları ve hurmalıklar yaptık, orada pınarlar fışkırttık.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Orada hurma ve üzüm bahçeleri yarattık; orada çeşmeler akıttık.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
O arzda hurma ve üzüm bağları yaratdık ve onlara pınarlar ve nehirler akıtdık.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
O toprakta hurma ve üzüm bağları oluştururuz. Kaynaklarından sular fışkırtırız.
Şaban Piriş
swap_vert close
Yine orada, hurma ve üzüm bahçeleri yetiştiririz. Aralarından da pınarlar fışkırtırız.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Biz orada hurmalıklar ve üzüm bağları vücuda getirdik; orada pınarlar fışkırttık:
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onda hurmalardan, üzümlerden bahçeler oluşturduk, ondan pınarlar fışkırttık;
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eyledük anuñ içinde bostanlar ħurma aġacından daħı üzümlerden. daħı aķıttuķ anuñ içinde çeşmelerden.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ol yirlerde bostānlar yaratduḳ ḫurmā aġaçlarından ve üzüm aġaçların‐dan. Daḫı aḳıtduḳ anda bıñarlar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Biz orada xurma və üzüm bağları əmələ gətirir, bulaqlar qaynadırıq ki,
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And We have placed therein gardens of the date palm and grapes, and We have caused springs of water to gush forth therein.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And We produce therein orchard with date palms(3978) and vines, and We cause springs to gush forth therein:
3978 Date palms and vines stand as symbols for fruit trees of all kinds, these being the characteristic fruits of Arabia . Grain was mentioned in the last verse; fruit is mentioned now. All that is necessary for food and the satisfaction of the choicest palate is produced from what looks like inert soil, fertilised by rain and springs. Here is wonderful evidence of the artistry and providence of Allah.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَجَعَلْنَا
ve kıldık
ف۪يهَا
orada
جَنَّاتٍ
bahçeler
مِنْ نَخ۪يلٍ
hurmalıklardan
وَاَعْنَابٍ
ve üzüm bağlarından
وَفَجَّرْنَا
akıttıkça akıttık
ف۪يهَا
orada
مِنَ الْعُيُونِۙ
gözelerden
Hem orada hurmalıklardan ve üzüm bağlarından nice bahçeler yaptık. İçlerinde (coşkun) kaynaklar akıttıkça akıttık.
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
جَنَّة
İsim
ج ن ن
Cennet, bahçe, bağ (üzüm bağı gibi)
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
نَخِيل
İsim
ن خ ل
Hurma ağaçları, hurmalıklar
عِنَب
İsim
ع ن ب
Üzüm bağı, üzüm
فَجَّرَ
Fiil-II
ف ج ر
Fışkırttı, akıttı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
عَيْن
İsim
ع ي ن
Pınar, göz, nezaret, içecek kaynağı