“(Vazifelerine karşılık) sizden hiçbir ücret istemeyen (bu) kimselere uyun! Onlar doğru yoldadır.”
Bkz. 6/90, 23/72, 25/57, 34/47, 38/86, 42/23Burada elçiler, elçilere karşı gelenler ve elçileri destekleyenler olmak üzere üç sınıf insandan bahsedilmektedir. Bu kıssadan anlıyoruz ki içinde yaşadığımız toplum Kur’an’ın mesajından habersiz yaşıyorsa derhal elçi görevi üstlenmeliyiz. Elçi olamıyorsak bu görevi üstlenenlere destek vermeliyiz. Birileri mutlaka düşman olarak karşımıza çıkacaktır ama bıkmadan, korkmadan, geri adım atmadan, kararlı ve tutarlı bir şekilde yolumuza devam etmeliyiz. Zira bu yol bize Hz. Peygamberden miras kalmıştır ve bu yolun en büyük destekçisi ve koruyucusu Allah’tır. O’nun desteğinin olduğu yerde kaybetme, geri adım atma, endişe, kaygı, hezimet yoktur. Eğer doğru yolda olduğumuzu düşünerek hezimetler yaşıyorsak ya imanımızda ya gittiğimiz yolda ya da amellerimizde bir problem vardır. Unutmayalım ki; Hz. Peygamberin ve dava arkadaşlarının hayatında -yaptıkları ufak tefek hatalar yüzünden bazı kayıpların dışında- hezimet hiç olmamıştır. Ayrıca bilmeliyiz ki; her durumda haktan yana yer almamız gerekirken hakla batıl arasında bir çizgide yer alırsak işte o zaman hüsrana uğrayanlardan oluruz.