Biz onlara iki [elçi] gönderdik, ikisini de yalanladılar; bunun üzerine [onları], üçüncü biri ile destekledik; ve bu (elçi)ler, “Bakın, biz [Allah tarafından] size gönderildik!” dediler. ¹⁰
10 Bu tür pasajlarda alışılmış olduğu gibi, müfessirler, bu şehirlerin ve elçilerin “kimliği” konusunda çeşitli spekülasyonlar yapmışlardır. Ancak kıssa, tamamen bir temsîl olarak anlatıldığından, tarihî bir tasvirden çok böyle bir çerçeve içinde anlaşılmalıdır. Bana öyle geliyor ki, burada, Hz. Musa, İsa ve Muhammed (s) tarafından tebliğ edilen ve temelde aynı manevî hakikatleri kapsayan üç büyük tevhid dininin bir temsîli ile karşı karşıyayız. Kıssada zikredilen “şehir” (karye), bana göre, bu üç dinin içinden çıktığı ortak kültürel çevreyi simgelemektedir. İlk iki elçinin birlikte gönderildiğinin belirtilmiş olması, ikisinin öğretilerinin tek ve aynı metin içinde, Kitâb-ı Mukaddes’in Eski Ahid kısmında toplandığına işaret eder. Onların hitab ettikleri kitlenin etik davranışlarını biçimlendirmekte zamanla yetersiz kalmaları üzerine Allah, onları nihaî mesajı, yani insanlığa üçüncü ve son elçi Muhammed (s) tarafından tebliğ edilen mesajı yoluyla “destekledi”.