close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yâsîn Sûresi 11. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnnemâ tunżiru meni-ttebe’a-żżikra veḣaşiye-rrahmâne bilġayb(i)(s) febeşşirhu bimaġfiratin veecrin kerîm(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Sen, ancak Kur'an'a uyan ve rahmandan, halk görmese de korkan kişiyi korkutabilirsin; müjdele onu yarlıganmayla ve güzelim bir mükafatla.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Nebim!) Sen ancak, Zikre (Kur’an-ı Kerim’e) uyan ve gayb ile (zahiren görmedikleri, ama harika yaratılış eserleriyle tanıyıp iman ettikleri) Rahman olan (Allah’)a (karşı) içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarabilirsin. İşte böylelerini, bir bağışlanma, yüksek ve cömertçe bir mükâfatla müjdele (ki onlar dünyada izzet ve devlete, ahirette ise cennete ulaşacaklardır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Sen ancak, Kur'ân'ı, ciddi düşünerek okuyup, kulluk kitabı olarak kabul eden ve henüz huzuruna çıkmadan, Allah'a karşı gelmekten korkanları uyarabilirsin. Böylelerini Allah'tan bir bağışlanma ve güzel bir ödül ile müjdele.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Sen ancak, okunması ibadet olan övünç kaynağı Kur'ân'a uyan, Kur'ân'ı uygulayan, saklı-gizli hallerinde, görmedikleri halde, gıyaben, saygı duyarak rahmet sahibi Rahman olan Allah'tan korkanları uyarabilirsin. Onları, bir koruma kalkanı ve bağışlanma, cömertçe ve değerli bir mükâfatla müjdele.
Ahmet Varol
swap_vert close
Sen ancak zikre uyan ve görmediği halde Rahman'dan korkan kimseyi ve namaz kılanları uyarırsın. İşte onu bir bağışlama ve kıymetli bir ecirle müjdele.
Ali Bulaç
swap_vert close
Sen ancak, zikre (Kur'an'a) uyan ve gayb ile Rahman olan (Allah')a (karşı) içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarırsın. İşte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sen ancak Kur'an'a tâbi olan, onunla amel eden ve görmediği Rahmân'a içten saygı besliyen kimseyi sakındırırsın. İşte onu hem bir mağfiretle (dünyadaki günahlarının bağışlanmasıyla), hem de iyi mükâfatla (cennetle) müjdele.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Sen, ancak zikre (Kur’ana) tabi olan ve sonsuz mükemmel olan Allah’tan gıyaben korkan kişiyi uyarırsın. Böyle bir kişiyi Allah’tan bir mağfiret ve güzel ikramlı bir ücret ile müjdele!...
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Sen ancak, Kur'ân'a uyan ve görmeden Rahmân'a saygı duyan kimseyi uyarabilirsin. İşte böylesini bir af ve güzel bir ödülle müjdele.
Besim Atalay
swap_vert close
Ancak, kocundurabilirsin Kur'ana inananla, görmeksizin, Tanrıdan korkusu bulunanı, onu bağışlamakla, güzel olan sevapla hemencecik müjdele
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Sen ancak Zikr'e (Kur'an'a) uyan ve insan kavrayışının ötesinde bulunmasına rağmen Rahman (olan Allah')a yürekten saygı duyan kişiyi uyarabilirsin. İşte o kimseyi bir bağışlanma ve güzel bir mükâfatla müjdele!
Cemil Said
swap_vert close
Sen tercîhan Kur’ân’a îmân idenlere ve Allâh’dan kalben korkanlara teblîğ it, ânlara mükâfât mağfiret ve tebşîr it
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sen ancak, Kuran'a uyan ve görmediği halde Rahman'dan korkan kimseyi uyarabilirsin. Artık o kimseyi, bağışlanma ve cömertçe verilecek bir ecirle müjdele.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Sen ancak Zikr’e (Kur’an’a) uyanı ve görmediği hâlde Rahmân’dan korkan kimseyi uyarırsın. İşte onu bir bağışlanma ve güzel bir mükâfatla müjdele.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Sen ancak o zikre uyanı ve görmediği halde rahmândan korkanı uyarabilirsin. İşte böylesini hem bir af hem de değerli bir ödülle müjdele.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Sen ancak zikre (Kur'an'a) uyan ve görmeden Rahmân'dan korkan kimseyi uyarabilirsin. İşte böylesini, bir mağfiret ve güzel bir mükâfatla müjdele.
Edip Yüksel
swap_vert close
Sen ancak, mesaja uyan ve yalnız başına iken Rahman'a karşı saygılı olan bir kimseyi uyarabilirsin. Onu bağışlanma ve bol bir ödülle müjdele.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Sen ancak Kur'ân'a tabi olan ve görünmediği halde Rahman olan Allah'tan korkan kimseyi sakındırırsın. İşte onu bir bağışlanma ve çok şerefli bir mükafatla müjdele.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ancak zikri ta'kıyb eden ve gaybde rahmana haşyet besliyen kimseyi sakındırırsın, işte onu hem bir mağrifetle hem bir ecri kerîm ile müjdele
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Habibim!) Sen ancak zikre (Kur’ân’a) uyan, (azabı) görmediği hâlde, Rablerin (in azametin) den korkan kimseyi uyarabilirsin. İşte onu hem bir mağfiretle (dünyadaki günahlarının bağışlanmasıyla) hem de iyi mükâfatla (cennetle) müjdele.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sen ancak Zikir'e¹ uyan ve görmediği halde Rahman'a haşyet² duyan kimseyi uyarabilirsin.³ İşte böylesine bağışlanma ve çok şerefli bir ödülü haber ver.
1- Allah'ın öğüdüne. 2- Derin saygı ve içten sevgi duyarak canı gönülden, içtenlikle bilinçli olarak Allah'a yönelmek. 3- Uyarın ancak bu kimselere yarar sağlar.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Sen ancak o zikre uyan ve çok esirgeyici (Allah) a gaaibâne büyük saygı gösteren kimseleri inzâr edeceksin. İşte sen on (lar) ı hemen mağfiretle, hem çok şerefli mükâfatla müjdele.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Sen,) ancak Zikr'e (Kur'ân'a) tâbi' olan ve gıyâben (görmediği hâlde)Rahmân'dan korkan kimseyi korkutabilirsin! İşte onu bir mağfiret ve güzel bir mükâfâtla(Cennetle) müjdele!
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Resulüm!) Sen (herkesi uyarmakla mükellefsin,) ancak zikre (Kur’an’a) uymuş ve insan kavrayışının ötesinde bulunmasına rağmen Rahman (olan Allah’)a yürekten saygı duymuş kimseyi (etkili ve yararlı bir biçimde) uyarabilirsin. İşte o kimseyi bir bağışlanma ve güzel bir mükâfatla müjdele! *
(*) Buradaki “ancak” kaydı, belirtilenler dışındakilerin uyarı kapsamında olmadıkları anlamında değil, uyarının sadece onlara yarar sağlayacağını belirtmek içindir (İbn Atıyye, IV, 448). Müfessirler arasında, bu ayette geçen “zikir” kelimesiyle Kur’an-ı Kerîm’in kastedildiği kanaati hâkimdir...(Râzî, XXVI, 47). Kaynak: Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 478 (Rahman; rahmetin sonsuz kaynağı, özünde sonsuz merhamet sahibi olan demektir. Gayb ile Rahman’dan haşyet duymak; kavrayışımızın ötesinde olsa bile Allah’ın merhametinden mahrumiyet korkusudur. Bu bilinçli korku sonsuz merhametin verdiği güvenle oluşan günaha karşı gafletin de önüne geçecektir. Gayb olan Rahman’a duyulan haşyet, ilahî merhamete layık olabilecek bir şuuru da geliştirir. (Kurandan Hayata)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sen, yalnızca bu öğüde (Kur’an’a) tabi olanı ve görmediği halde Rahman’dan korkanı uyarırsın. O’nu bağışlanma ve çok değerli karşılıklarla müjdele.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sen ancak, Tanrı buyruğuna uyanla gözleriyle görmediği o Esirgeyici’den ürken kimseyi uyarabilirsin. Artık ona yarlıganacağını, ulu karşılık göreceğini de müjdele.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Sen yalnız Kur/an/a tâbi olup esirgeyen Tanrı/yı görmeksizin ondan korkanı Allah azabıyle korkutabilirsin. Böylesini yarlıganma ve pek iyi mükâfatla müjdele.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) Sen ancak zikre/Kur’an’a tabi olanı ve algılayamadığı [ğayb] hâlde Rahmân’a saygıdan ürpereni uyarabilirsin. Sen onu bir bağışlanma ve yüce [kerîm] bir mükâfatla müjdele.
Kadri Çelik
swap_vert close
Sen ancak zikre (Kur'an'a) uyan ve görmeden Rahman'dan korkan kimseyi uyarabilirsin. İşte böylesini, bir mağfiret ve güzel bir mükâfatla müjdele.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Sen ancak, bu kutlu Öğüde içtenlikle kulak veren veO Yüceler Yücesi Rahmân’a gayben —O’nu gözleriyle göremedikleri hâlde— saygı duyan kimseleri uyarabilirsin. Senin uyarıların, ancak böyle iyiliğe, güzelliğe açık olan kimselerde etkisini gösterir. Onlar, Allah’ın, duyu organlarıyla kavranamayacak yüce bir varlık olduğunu bilir, bu yüzden, O’nun varlığının, birliğinin ve sonsuz ilim, kudret, merhamet, adâlet... gibi yüce sıfatlarının yani bir tek rab ve ilâh oluşu gerçeğinin üzerinde düşünerek, Rablerine iman eder, derin bir saygı ve şükranla O’nun hükümlerine boyun eğerler. İşte onları, Allah tarafından bağışlanma ve cennette muhteşem bir ödül ile müjdele!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Doğrusu Gayb ile (Görmeden) Rahmân’dan çekinmiş ve Zikr’e uymuş kimseleri uyarırsın. Onlara bağışlanma ve cömertçe bir ödül müjdele!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sen, sadece bu Söylem'e uyanları, her şeye sevgi ile hakim olan Tanrı'ya gönül verenleri uyaracaksın. Bu gibilere, hoşgörülü bir ortamda birbirinden değerli ödüllerden söz edebilirsin.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onun için inkâr edenlere ayetlerimi okuduktan sonra fazla üsteleme! Onları kendi hallerine bırak! Belki düşünüp öğüt alırlar. Sen ancak ayetlerime inanan, emirlerimi yerine getiren, görmeden Rabbinden sakınan kimseyi uyarabilirsin! İşte böylelerini müjdele! Rabbin onlara en güzel şekilde cevap vererek merhametiyle kuşatacaktır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sen ancak [zikr]e (Kur’an’a) uyan ve [gayb]da bulunan Rahmân’a saygı duyanı [*] uyarabilirsin. İşte böylesini bir bağışlama ve değerli bir ödülle müjdele!
Benzer mesajlar: Enbiyâ 21:49; Fâtır 35:18; Kâf 50:33; Mülk 67:12.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Sen, ancak Kur’an’a uyan ve görmeden, Rahman olan (Allah’)a (karşı) saygı duyan kimseyi, uyarırsın. İşte o kimseyi, bir bağışlanma ve üstün bir mükâfatla (cennetle) müjdele.
Muhammed Esed
swap_vert close
Sen ancak (ilahî) uyarıyı can kulağıyla dinleyen ⁹ ve insan kavrayışının ötesinde bulunmasına rağmen Rahmân’dan korkan kişiyi uyarabilirsin: işte böylelerine [Allah’ın] mağfiretini ve en güzel ödülü müjdele!
9 Lafzen, “uyarının ardından giden”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sen ancak, bu Kuran’a uyan ve Rahman’a içten derin bir saygı duyan kimseyi uyarabilirsin. Sen bu kimseyi Allah katından bağışlanma ve tarifsiz güzellikte bir ödülle müjdele! 35/18, 67/12
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ne ki sen, sadece ilâhî uyarıya tâbi olan ve idraki aşan bir hakikat olmasına rağmen, O rahmet kaynağına derin bir ürpertiyle saygı duyan kimseyi[³⁹³²] uyarabilirsin: o halde bu gibileri sınırsız bir mağfiret ve tarifsiz güzellikte bir ödülle müjdele!
[3932] Krş: 2:4; 50:33. Haşyet için bkz: 10:62, not 83.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Sen ancak, Kur'an'a uyan ve Rahman'dan gıyabında korkan kimseyi uyarabilirsin! (Senin uyarıların ve öğütlerin ancak onlara yarar sağlar) İşte sen böyle kulları bağışlanma ve büyük bir mükâfat ile müjdele!
Osman Fırat
swap_vert close
Sen ancak Zikr’e (Kur’an’a) uyanı ve görmediği hâlde Rahmân’dan çekineni uyarabilirsin. İşte onu bir bağışlanma ve güzel bir mükâfatla müjdele.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Sen ancak zikre tâbi ve Rahmân'dan daha görmeksizin korkan kimseyi korkutursun. Artık onu bir yarlığanma ile ve pek şerefli bir mükâfaat ile müjdele.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Sen ey Resulüm, şu kimseyi uyar: İrşâda can kulağıyla tâbi olur, görmediği Rahman'a saygı duyup O'ndan çekinir. Müjdele onu: Mağfiret onun, şerefli mükâfat onun. . .
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sen ancak Zikre uyan ve görmeden Rahman'dan korkan kimseyi uyarabilirsin. İşte öylesini bir mağfiret ve güzel bir mükafatla müjdele.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ancak sen Kur'ân'a ittibâ' idüb 'an gaybin Rahmân'dan korkanları inzâr idersin. Onları mağfiret ve kerîm ecir ve mükâfât ile müjde it.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sen ancak içten içe Rahman’dan çekinerek bu zikre[*] uyanı uyarabilirsin. Onlara, bağışlanacaklarını müjdele. Yaptıklarının karşılığının ikramiyeli olarak verileceğini de.
[*] Kur'an'a.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Sen ancak, Kur'an'a uyan, görmediği halde Rahman'dan korkan kimseyi uyarabilirsin. Onlara bağışlanmayı ve büyük bir mükafatı müjdele!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sen ancak Kur'ân'a uyan(4) ve görmediği halde Rahmân'dan korkan kimseyi uyarabilirsin. İşte onu bağışlanma ile ve ardı arkası kesilmeyecek, pek değerli bir ödülle müjdele.
(4) Orijinal ifadesiyle, “zikre uyan.” En meşhur anlamıyla “Kur’ân’a uyan” demek olur; bununla birlikte, öğüt alan, iyice düşünen, delile uyan gibi anlamları da vardır.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sen ancak o zikire/Kur'an'a uyan ve görmediği halde Rahman'dan korkan kimseyi uyarırsın. Böylesini, bir bağışlanma ve seçkin bir ödülle müjdele!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ķorķıtmayasın illā anı kim uydı ķur’ān’a daħı ķorķdı rahmāndan ġayb iken. pes muştıla aña yarlıġamaķ daħı müzd görklü.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes ḳorḳutmazsın, illā Ḳur’āna uyan kişileri, ġayb‐ıla Allāhdan ḳorḳanlarıdaḫı. Pes aña yarlıġamaḳ muştıla, daḫı ulu ecr muştıla.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Sən ancaq Qur’ana tabe olub, Rəhmandan (Onu) görmədən qorxan kimsəni qorxuda bilərsən. Beləsinə (axirətdə) bağışlanacağı və çox gözəl bir mükafata (Cənnətə) nail olacağı ilə müjdə ver!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Thou warnest only him who followeth the Reminder and feareth the Beneficent in secret. To him bear tidings of forgiveness and a rich reward.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Thou canst but admonish(3951) such a one as follows the Message and fears the (Lord) Most Gracious, unseen:(3952) give such a one, therefore,(3953) good tidings, of Forgiveness and a Reward most generous.
3951 Cf. 35:18. As far as those are concerned, who have obstinately delivered themselves to evil, the preaching of Allah's Message has no appeal, because their own will shuts them out. But there are others who are anxious to hear Allah's Message and receive Allah's grace. They love Allah and fear to offend against His Holy Law, and their fear is not merely superficial but deep-seated: for while they do not yet see Allah, nor do other people see them, they have the same sense of Allah's presence as if they saw Him, and their religion is not a mere pose, 'to be seen of men'. 3952 See n. 3902 to 35:18. Unseen is here adverbial: their reverence for Allah is unaffected by the fact that they do not see him, or that other people do not observe them, because their attitude arises out of a genuine love for Allah. 3953 To such persons the Messenger of Allah comes as a gospel or good news: because it shows them the way of forgiveness for anything wrong in their past, and it gives them the promise of a full reward in the future-generous beyond any deserts of their own, but arising out of Allah's unbounded Bounty.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّمَا
ancak
تُنْذِرُ
uyarırsın
مَنِ
o kim-seyi ki
اتَّبَعَ
tabi oldu
الذِّكْرَ
zikre
وَخَشِيَ
ve haşyet duydu
الرَّحْمٰنَ
Rahmân(dan)
بِالْغَيْبِۚ
gıyâben
فَبَشِّرْهُ
işte onu müjdele
بِمَغْفِرَةٍ
bir mağfiret ile
وَاَجْرٍ
ve bir mükâfatla
كَر۪يمٍ
değerli
Sen ancak (mü'minler için bir) Zikir (öğüt ve hatırlatma olan bu Kur'ân)a tabi olan ve gıyâben Rahmân'dan haşyet duyan kimseyi uyarabilirsin. İşte böylesini bir mağfiret ve (Allah tarafından kendisine ikram edilecek) güzel bir mükâfatla müjdele!
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَنْذَرَ
Fiil-IV
ن ذ ر
Uyardı
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
اِتَّبَعَ
Fiil-VIII
ت ب ع
Tabi oldu, uydu, peşine düştü, takip etti
ذِكْر
İsim fiil
ذ ك ر
Zikir, anma, söz, hatıra, hatırlama, zikr (Kur'ân)
خَشِىَ
Fiil-I
خ ش ي
Korktu, haşyet duydu, endişe etti, çekindi
رَحْمٰن
İsim
ر ح م
Rahmân (Allah'ın esması, ismidir. Rahmeti herkesi ve her şeyi kuşatan demektir)
غَيْب
İsim
غ ي ب
Gayb, gizli, görünmeyen
بَشَّرَ
Fiil-II
ب ش ر
Müjdeledi
مَغْفِرَة
İsim
غ ف ر
Mağfiret etmek
اَجْر
İsim
ا ج ر
Ecir, mükâfat, ücret, (yaptıklarına) karşılık
كَرِيم
İsim
ك ر م
Kerîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. İkram eden demektir), kerim, verimli, bereketli, değerli, üstün, ikrama nail, vakarlı