close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yâsîn Sûresi 10. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vesevâun ‘aleyhim eenżertehum em lem tunżirhum lâ yu/minûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve birdir onlara korkutsan da, korkutmasan da; onlar, inanmazlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Bu nasipsiz kâfirlerin) Kendilerini uyarmış mısın, ya da uyarmamış mısın, onlar için birdir; zira onlar inanmazlar (inanmayacaklardır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onları ha uyarmış, ha uyarmamışsın, hiç farketmez, asla inanmazlar. Yani cenneti kaybetmek, cehenneme gitmek konusunda umursamazlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onları uyarsan da, uyarmasan da farketmez. Onlar iman etmeyecekler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onları uyarsan da uyarmasan da kendileri için birdir. İman etmezler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Kendilerini uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir; inanmazlar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sen onları korkutsan da, korkutmasan da onlarca birdir; iman etmezler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Öyle ki onları uyarsan da uyarmasan da birdir. Onlar iman etmeyeceklerdir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onları uyarsan da uyarmasan da birdir, inanmazlar.
Besim Atalay
swap_vert close
Sen onları, istersen kocundur, istersen kocundurma, onlar inan etmezler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir, inanmazlar.
Bkz. 2/6 ve dipnotu.  
Cemil Said
swap_vert close
Sen ânlara ihtârâtda bulunsan da bulunmasan da îmân itmeyecekler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onları uyarsan da uyarmasan da birdir, inanmazlar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onları uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir, inanmazlar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Kendilerini uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir, asla iman etmezler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir, inanmazlar.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir; inanmazlar.
Bak 57:22-23.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onları korkutsan da korkutmasan da onlara göre birdir, inanmazlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve onlarca müsavidir: ha inzar etmişin kendilerini ha etmemişin; inanmazlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onları uyarsan da uyarmasan da birdir, îmân etmezler.
7, 8, 9 ve 10. âyet-i kerîmelerdeki kastedilen kâfirler, dünyada kâfir olarak yaşayıp sonunda âhirete de kâfir olarak intikal edeceği ezelî ve ebedî ilmi ile Allah Teâlâ tarafından bilinen inkârcılardır.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir. Onlar inanmazlar.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onları (azâb ile) ha korkutmuşsun, ha korkutmamışsın onlarca birdir. İman etmezler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Habîbim, yâ Muhammed!) Onları korkutsan da, korkutmasan da onlar için birdir; îmân etmezler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (Resulüm!) Sen onları (inkâr ve sapkınlığı tercih edip inanmak istemeyenleri) ha uyarmışsın ha uyarmamışsın, onlar için birdir; (onlar) inanmazlar.*
(*) Bu ayette uyarmanın uyaran açısından değil hakikate kendini kapatanlar açısından bir ve aynı olduğu ifade edilmektedir. Çünkü ’’Senin için değil onlar için birdir.’’ denilmiştir. Resul ve inananlar, insanların iman edip etmeyeceğini bilmediği için uyarmak zorundadır. Bu konuda şunlar iman edecek, şunlar uyarılacak, uyarıyı kabul edecek ama bunlar etmeyecek diye kimsenin elinde bir liste yoktur. Onun için herkesi uyarmak Allah’ın resul ve kullarından istediği bir vazifedir. Uyarılara müspet cevap vermek isteyenlerin özellikleri 11. ayette ifade edilmektedir. (Kurandan Hayata) Yani onlar iman etmeseler bile, elçi hiç yılmadan yine tebliğ görevine devam etmelidir. Ayrıca Burada bunların, kendi özgür iradeleriyle inkâr ve sapkınlığı tercih edip iman etmek istemediklerinden dolayı, kendilerine yapılan tebliğin de fayda vermeyeceği hususu belirtilmektedir. Çünkü ayette (لا يؤمنون)’’ onlar inanmazlar’’ deniliyor. Demek ki iman edip etmemek insanın iradesine bağlıdır.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onları uyarsan da uyarmasan da onlar için fark etmez inanmayacaklar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sen onları uyarsan da bir, uyarmasan da. Çünkü onlar inanmıyacaklardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onları Allah azabıyle korkutsan da, korkutmasan da birdir, yine inanmazlar.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onları uyarsan da uyarmasan da fark etmez. Onlar inanmazlar.⁵
5 Krş. Bakara, 2/6  
Kadri Çelik
swap_vert close
Kendilerini uyarıp korkutsan da uyarmayıp korkutmasan da onlar için birdir; onlar iman etmezler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Sen onları uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir, onlar durumlarını değiştirmez, inanmazlar. O hâlde, onlardan dolayı üzülme, ümidini ve heyecanını yitirme! Bu çağrıya kulak verecek tertemiz gönüllere ulaşıncaya dek, bıkıp usanmadan tebliğe devam et! Unutma ki:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onları uyardın mı, yoksa uyarmadın mı; onlara göre eşit düzeydedir; inanmazlar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! bu gurur yumaklarını uyarsan da uyarmasan da farketmez, inanmazlar artık...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onların halleri budur. Onları uyarsan da uyarmasan da birdir. Çünkü inanmazlar. Sana karşı ön yargılara sahipler. Aslında senin onlara okuduğun ayetlerde gerçeklerini görüyorlar ama vazgeçmiyorlar. Ayetlerimize inanırlarsa alçak gönüllü olmayı, af kapısını açmayı, insanlar arasında sevgiyi, paylaşmayı öne çıkaracaklar. Böyle olmaktan korkuyorlar. Bunu gördüklerinde dünya malına karşı sevgileri artıyor. Büyük bir hırsla dünyaya sarılıyorlar. Kalpleri dünya için katılaşıyor. Artık inkâr edenler çıkarlarının peşinden giden, kendilerinden başkasını düşünmeyen, katı, kaba cahiller oldular.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir, inanmazlar. [*]
Benzer mesaj: Bakara 2:6.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Sen, onları uyarsan da uyarmasan da fark etmez; artık onlar, asla inanmayacaklar.¹
1 Bak. (Bakara: 6, Yûnus: 96–97)  
Muhammed Esed
swap_vert close
artık onları uyarsan da uyarmasan da onlarca birdir: inanmazlar.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Artık onları uyarsan da uyarmasan da fark etmez çünkü iman etmezler. 6/69-70, 16/125, 50/45
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Şu halde sen onları uyarsan da, uyarmasan da onlar için fark etmez: iman etmezler.
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Sen onları (azap ile) uyarsan da, uyarmasan da fark etmez. (Ne kadar uğraşsan) onlar iman etmezler..
Osman Fırat
swap_vert close
Onları uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir, iman etmezler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve onları korkutmuş olsan da, korkutmasan da onlara karşı müsavîdir, imân etmezler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Kendilerine müsavidir: ha uyardın onları, ha uyarmadın, artık iman etmezler onlar. . .
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir, inanmazlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onları inzâr idüb 'azâbdan korkutsan onlar içün müsâvîdir. Îmân itmezler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onları uyarsan da bir, uyarmasan da: inanmıyorlar.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onları uyarsan da uyarmasan da birdir, inanmazlar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Uyarsan da onlar için birdir, uyarmasan da; artık iman etmezler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sen ha uyarmışsın onları ha uyarmamışsın, fark etmez onlar için; inanmazlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı berāberdür anlaruñ üzere [235a] ķorķıdduñ mı kim anları yā ķorķıtmaduñ mı anları inanmazlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Berāberdür anlar üstine kendüleri ḳorḳutsañ, daḫı ḳorḳutmasañ. Daḫı īmān getürmezler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Peyğəmbər!) Sən onları qorxutsan da, qorxutmasan da, onlar çün birdir: iman gətirməzlər!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Whether thou warn them or thou warn them not, it is alike for them, for they believe not.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
The same is it to them(3950) whether thou admonish them or thou do not admonish them: they will not believe.
3950 When the stage just described is reached, revelation or spiritual teaching ceases to have any value for them. Why then preach? The answer is given in the verses following.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَسَوَٓاءٌ
ve eşittir
عَلَيْهِمْ
onlar için
ءَاَنْذَرْتَهُمْ
onları uyardın mı
اَمْ
yok- sa
لَمْ تُنْذِرْهُمْ
onları uyarmadın mı
لَا يُؤْمِنُونَ
iman etmezler
(Resulüm! Sen) Onları (âyetlerle) uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir, onlar iman etmezler.
سَوَٓاء
İsim
س و ي
Eşit, dümdüz, orta yol
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اَنْذَرَ
Fiil-IV
ن ذ ر
Uyardı
اَم
Bağlaç
اَم
Yoksa, yahut, ya da. Kendinden önce gelen kelimeyle bağlanan bir bağlaçtır, böylece ne kendinden önce gelen ne de sonra gelen kelime birbirinden bağımsız düşünülemez.
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
اَنْذَرَ
Fiil-IV
ن ذ ر
Uyardı
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı