close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Vâkıa Sûresi 79. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Lâ yemessuhu illâ-lmutahherûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ona, temiz olanlardan başkaları dokunamaz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ki Ona (Kur’an’a) temizlenip arınmış olanlardan başkası temas kuramaz. (Gusülsüz ve abdestsiz dokunamaz.) [Bu ayetle; maddi ve manevi kirlerden, şehvani ve şeytani fikirlerden kurtulamayanların, Onun hakikatine ulaşamayacağı ve Kur’an’ın mesajını kavrayamayacağı da ikaz edilmektedir.]
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O'na ancak arınıp, temizlenmiş olanlar dokunabilir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Tertemiz olan meleklerden başkası ona el süremeyecek, emin elçiden, masum peygamberden başkası onu dile getiremeyecek, şirkten ve inkârdan arınan temiz mü'minlerden başkası eline alıp faydalanamayacak, mânalarına nüfuz edemeyecek, sevabına nail olamayacaktır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ona temiz olanlardan başkası dokunamaz.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ona, temizlenip-arınmış olanlardan başkası dokunamaz.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ona tertemiz (abdestli) olanlardan başkası el sürmesin.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Temizlerden başkası ona dokunmaz. (Onu anlamaz.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
79,80. Onunla ancak temiz olanlar iletişim kurabilir. Âlemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir.[604]
[604] Kur’ân’a dokunmak hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVIII, 549-551.  
Besim Atalay
swap_vert close
Ona ancak, arınmış olanlar dokunabilir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ona ancak arındırılmış olanlar dokunabilir.
“Arındırılmış” anlamına gelen “mutahharûn” kelimesine birçok mealde “arınmış/temiz olanlar” yani “cünüplükten ve abdestsizlikten temizlenmiş olanlar” manası verilmektedir. Namazı ikame etmek için abdesti şart koşan Maide 5/6. ayeti Mekke döneminin sonlarına doğru nazil olmuştur. Bu ayet ise namazın farziyetinden çok önce inmiştir. Dolaysıyla “abdestsizlikten temizlenmek” olarak yorumlanması doğru olmaz. Ayrıca Kur’an’da abdest şartı, Maide suresinin 5/6. ayetiyle sadece namaz için zorunlu kılınmış. Kur’an okumak için ise Nahl suresinin 16/98. ayetiyle sadece Şeytan’dan Allah’a sığınma koşulu getirilmiştir. Müşrikler; “vahiy peygambere gelirken cinler ve kötü niyetli insanlar ona başka şeyler kattılar ve onu değiştirdiler” şeklinde iftira atıyorlardı. Bunun üzerine “Ona ancak arındırılmış (şirkten ve inkârdan) temizlenmiş olanlar dokunabilir” ayetini göndererek, Allah onların bu iftiralarına cevap vermiştir.   
Cemil Said
swap_vert close
Âna yalnız temiz olanlar el sürebilürler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
77,78,79,80. Doğrusu bu Kitap, sadece arınmış olanların dokunabileceği, saklı bir Kitap'da mevcutken Alemlerin Rabbi tarafından indirilmiş olan Kuranı Kerim'dir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ona, ancak tertemiz olanlar dokunabilir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ona ancak tertemiz olanlar (melekler) dokunabilir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ona ancak temizlenenler dokunabilir.  
 Âyette geçen kitabın elimizdeki mushaf veya levh-i mahfuzdaki aslı olduğu söylenmiştir. Mushaf olduğu yolundaki yoruma göre Kur’an’ın abdestsiz ele alınamayacağına hükmedilmiştir. Kur’an abdestsiz tutulmaz fakat ezbere okunabilir. Cünüp olan kimse ise, Kur’an’a el süremediği gibi ezbere de okuyamaz.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Onu ancak temizler kavrayabilir.
77-79 Bu ayetler, hemen hemen tüm Kuran ciltlerinin kapağına konan ayetlerdir. Bütün Kuran'ın içinden neden bu ayetler icma ile seçiliyor? Neden, Kuran'ın ellinin üzerindeki isim-sıfatı arasından sadece bir kez burada geçen "Kerim" (Şerefli/Yüce) seçiliyor? Kuran'a ihanet edenlerin, ortak koştukları öğretiler için seçtikleri Hadis, Sünnet ve İcma gibi kelimelerin Kuran'da olumsuz anlamlarda kullanıldığını biliyoruz (33:38; 35:43). Neredeyse ölülere özgülenen YaSin Suresinin, mesajın "dirileri" uyarmak için gönderildiğini bildiren biricik ayeti içerdiğini biliyoruz (36:70). Peki neden Kuran için sıkça kullanılan Zikr (Mesaj), Hakim (Hikmet), Mübin (Apaçık), Nur (Işık) gibi kelimeleri değil, bu ayette geçen Kerim? Neden bu ayet? Neden örneğin, Kuran'ın anlaşılır bir kitap olduğunu üstüste dört kez vurgulayan ayet değil (54:17, 22, 32, 40)? Veya neden 12:111; 15:1; 17:9; 17:88-89; 30:58; 41:3; 55:2 . . . ayetlerinden biri değil? Kuran bilgisine sahip olanlar için cevap meçhul değildir. Müşrik din adamları, bu üç ayeti (56:77-79) icma ile anlamamışlar ve saptırdıkları biçimiyle bu ayetlerin halkın büyük çoğunluğunu Kuran'dan uzaklaştırabileceğini düşünmüşlerdir. Müşrik dinadamları bu ayeti, abdestsiz olanların Kuran'a DOKUNMAMAları olarak çevirirler. Hayızlı kadınları "pis" gördüklerini de düşünürsek, anlamı icma ile çarpıtılmış bir ayeti en populer ayet ve o ayette geçen Kerim kelimesini en popüler sıfat haline getirmelerinin şeytani bir melanetin ürünü olduğu anlaşılır. Kuran'ın bir cep kitabı, bir başucu kitabı olmasını engellemek ve Kuran'ı rafa kaldırıp duvara çivilemek amacını güden plan ne yazık ki büyük oranda başarıya ulaşmıştır. Kuran, bir tren, yüksek voltajlı bir trafo veya cin gibi çarpacak tehlikeli bir nesneye çevrilmiştir. Kuran, anlaşılması çok zor, dokunulması tehlikeli, ve ulaşılması imkansız "yüce" bir kitap olunca, hoşgelsin hadisler, sünnetler, mezhepler ve bilumum palavralar! Kuran'ı Kerimi yeterli görmeyen inkarcılar, Tanrı tarafından Kuran'ı Kerim'i anlamaktan menedilmişlerdir (17:45; 18:57). Çok ilginçtir ki, Kuran'ı kaynak olarak yeterli görmeyenler Kuran'ın anlaşılması ile ilgili ayetlerin bizzat kendilerini anlamamışlardır. Nitekim, 7:3; 17:46; 41:44; 56:79 ayetleri, "hem-tez-hem-kanıt" olan özgün bir dille kanıtı tezin içine gömen birer sanat eseridir.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ona temizlenenlerden başkası el süremez.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
ona tertemiz temizlenmiş olanlardan başkası el süremez
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ona (Kur’ân’a) temiz olanlardan başkası dokunamaz.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ona arındırılmış olanlardan başkası dokunamaz.¹
1- Bu ayet, Kur'an'a abdestsiz dokunulmayacağına dair görüşe kanıt olarak gösterilmektedir. Oysaki müşriklerin; “Vahiy, nebiye indirilirken ona cinler başka şeyler kattılar” iddialarına yanıt verilmektedir; “Ona ancak arındırılmış olanlar dokunabilir.” denerek, onların bu iddiaları yalanlanmaktadır. Yani vahyin hiçbir değişikliğe uğramadan Nebiye olduğu gibi ulaştığı söylenmektedir. Ona; ne cin ne insan, kötü amaçlı hiç bir müdahale söz konusu olmamıştır. Ona, bir ilave veya eksiltme yapılması söz konusu değildir. Ona, ancak arındırılmış olanlar dokunabilir Çevirilerde, metindeki “mutahharun” sözcüğüne “arınmış/temiz olanlar” şeklinde anlam verilmektedir. Bu yanlış bir anlamlandırmadır. Ayet, “arınmış olan” demiyor; “arındırılmış olan” diyor. “Arınmış” olmakla, “arındırılmış” olmak aynı şey değildir. Temiz olmak, bir kimsenin kendi kendisine yaptığı bir şeyken; “Temizlendirilmiş/arındırılmış olmak, başkası tarafından yapılan bir şeydir. Zaten ayette söz konusu edilen temizlik fiziki bir temizlik de değildir. Bir kimseye, “temiz insan” dendiğinde kast edilen temizlik neyse o türden bir temizliktir. Nasıl ki birine “temiz insan” dendiği zaman, eli yüzü yıkanmış, üstü başı temiz olan değil; güvenilir, dürüst, iyi bir kimse olduğu anlaşılıyorsa, bu ayette de söz konusu olan temizlik, bu tür ahlaki bir temizliktir. Onun için sizin dokunduğunu söylediğiniz şeylerin dokunmuş olması mümkün değildir. Dolayısı ile bu ayetin, “Kur'an okunurken abdestli olmak gerekir.” le bir ilgisi yoktur.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ona tam bir suretde temizlenmiş olanlardan başkası el süremez.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ona ancak temizlenmiş olan kimseler dokunur.(1)
(1)Kur’ân-ı Kerîm abdestsiz olarak ele alınamaz, ama ezbere okunabilir. Ancak cünüb olan kimse Kur’ân’a el süremediği gibi, ezbere de okuyamaz. (Râzî, c. 15/29, 195)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ona (o kitaba, Levh-i Mahfuza fıtratlarıyla) tertemiz olanlardan (görevlendirilmiş meleklerden) başkası dokunamaz. *
(*) Ayette geçen ‘’hu’’zamiri Kur’an’a değil, Levhi Mahfuza’’işarettir. (Aşağıdaki tefsir metinlerine bkz:). Ayrıca ‘’muttahharun’’fıtrat ve yaratılışarı açısından temiz olan melekleri ifade eder, insan için ‘’muttahharun’’ ifadesi kullanılmaz, belki ‘’mutatahharun’’ yani temizlenenler’’ ifadesi kullanılır. Mesela: Biz dua ederken ) اللهم اجعلني من المتطهرين) ‘’Allahummec’alni minel mutettahhirin’’ Yani ‘’Ey Allah’ım, beni temizlenenlerden eyle!’’ diyoruz .) اللهم اجعلني من المطهرين) ‘’Allahummec’alni minel muttahhirin’’demeyiz. Bu nedenle: Kur’an’ı Kerime abdestsiz dokunmanın hiçbir sakıncası yoktur. Ayrıca sebeb-i nüzûlü de esas alınarak; ayetteki “ona” zamirinden maksat, yani o dokunulamaz olan bu Kur’an değildir. Çünkü Kur’an Mekke’de henüz bir kitap olarak meydana gelmemiş ve hitap da müşrikleredir. Aynı zamanda Sâffât- 7-8 ve Abese- 13-16’da olduğu gibi el-Kitâbu’l-Meknûn (Levh-i Mahfûz’)dur.“Ona da şeytanlar değil, ancak arındırılmış (tertemiz olan) melekler dokunabilir.” Sûrenin Mekke’de nâzil oluşundan dolayı bu ifade, aynı zamanda müşriklerin, “Onu şeytanlar indirdi.” sözlerine bir cevap mahiyetindedir (Cevzî, s.203-207) “Ona zamiri de Kitab’a daha yakın olduğundan ona râcidir.” denmiştir (İbni Cüzey,s.87) (لا يمسه ) أي ذلك الكتاب المكنون ، ( إلا المطهرون ) وهم الملائكة الموصوفون بالطهارة ، يروى هذا عن أنس ، وهو قول سعيد بن جبير ، وأبي العالية ، وقتادة وابن زيد : أنهم الملائكة ، وروى حسان عن الكلبي قال : هم السفرة الكرام البرر (تفسير البغوي ) (لا يَمَسُّهُ إِلا الْمُطَهَّرُونَ ) يقول تعالى ذكره: لا يمسّ ذلك الكتاب المكنون إلا الذين قد طهَّرهم الله من الذنوب حدثني محمد بن سعد، قال: ثني أبي، قال: ثني عمي، قال: ثني أبي، عن أبيه، عن ابن عباس، قال: إذا أراد الله أن ينـزل كتابا نسخته السفرة، فلا يمسه إلا المطهرون، قال: يعني الملائكة - حدثنا بشر، قال: ثنا يزيد، قال: ثنا سعيد، عن قتادة، قوله: ( لا يَمَسُّهُ إِلا الْمُطَهَّرُونَ ) ذاكم عند ربّ العالمين، فأما عندكم فيمسه المشرك النجس، والمنافق الرَّجِسة (تفسير الطبري ) جوَّز بعض العلماء ذلك، (أي مس المصحف بلا وضوء ) وذهب إليه أبو حنيفة في إحدى الروايتين عنه، كما جوَّزه داود بن علي)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
O saklı kitaba, Rableri tarafından temizlenmiş olanlardan (görevlendirilmiş melekler) başkası dokunamaz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ona arı sili olanlardan başkası el süremez.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ona yalnız pak olanlar dokunabilir [¹].
[1] Veya Levh-i Mahfuz'dadır, ona melâike-i mutahharîn muttali olabilir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ancak temizlendirilmiş [mutahherûn] olanların dokunabileceği,¹⁰
10 “Mutahherûn” kelimesi, temiz veya temiz olanlar değil, “temizlendirilmiş” olanlar demektir. Bunlar melekler ve peygamberlerdir. Nitekim Ebussuûd, mukerrebûn/Allah’a en yakın olan melekler olduğunu söyler (bkz. Ebussuûd Tefsiri). Yani görevli melek/meleklerin veya peygamberlerin dokunabileceği veya erişebileceği Kitap’ta mevcutken, oradan Âlemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir. Bu ayetten elimizdeki Kur’an’ın abdestsiz dokunulamayacağı anlamını çıkaranlar da olmuştur ama ayetten bu anlam çıkmaz. Bu ayet nazil olduğunda abdest ayeti olan Mâide, 5/6 henüz nazil olmamıştı ve Kur’an da henüz bir kitap hâlinde değildi. Ayette görevli meleklerin ve Cebrail vasıtasıyla da peygamberlerin dokunabileceği saklı Kitap, Allah’ın katındaki Levh-i Mahfûz’dur.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Ona, temizlenip arınmış olanlardan başkası dokunamaz.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Cebrail onu Levh-i Mahfuz’dan Peygamberin kalbine indirirken, hiçbir cin, şeytan ve benzeri şerli yaratık ona bir şey karıştıramaz ve ondan bir şey eksiltemez. Çünkü ona, tertemiz meleklerden başkası dokunamaz!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ona, Temizlenmişler’den başkası dokunmaz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Onunla, sadece içi dışı temiz olanlar iletişim kurabilir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Katımızdaki kitaba temiz olanlardan başkası dokunamaz. Onların zannettiği gibi kitabın korunduğu yere her varlık giremez. Ne şeytanlar ne de bilinmeyen varlıklar, kitabın korunduğu yere ulaşamazlar. Kitabın korunduğu yere ancak Rabbinin izin verdikleri girebilir. Yoksa onlar bize okuduğun ayetler senin sözün mü diyorlar? Yoksa onlar şöyle mi diyorlar? “Diyelim ki gerçekten sana Allah vahiy gönderiyor. Peki! Allah’ın katından ayetler sana gelirken yolda şeytanlar musallat olmuş olamaz mı?” Veya şöyle mi diyorlar! “Kitabın aslının olduğu yerden şeytanlar cinler almış, sana getirirken değiştirmişler olamaz mı?” Böyle söyleyerek kafaları karıştırmak mı istiyorlar?
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ona arındırılmış (melek)lerin dışında kimse dokunamaz. [*]
Buradaki mesaj Yüce Allah’ın katındaki saklı kitaba Allah’a yakınlaştırılmış meleklerden başkasının dokunamayacağı, ulaşamayacağı, müdahale edemeyeceği gerçeğine dikkat çekmeyle ilgilidir. Konunun, mevcut hâliyle eldeki mushafa abdestsizlerin dokunamayacağı şeklindeki bir yasakla ilişkisi yoktur. Kur’an, kendisine dokunulsun diye indirilmiş bir kitaptır; ona abdestli dokunmak ise bir saygı göstergesidir; hüküm değildir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ona, ancak temizlenenler dokunabilir.¹
1 Yani Kur’an’ın vahyolunmasına, değil şeytanların müdahalesi, temiz olan meleklerden başkası dahi onun yanına yaklaşamaz. Bazı müfessirler bu âyeti; “Temiz olanlardan başkası ona dokunamaz.” şeklinde tercüme etmişlerdir. Ancak bu yorumlar, âyetin öncesi ve sonrası ile uygun düşmemektedir. Dolayısı ile bu âyetten, “Kur’an’a abdestsiz dokunmak yasaktır” şeklinde fıkhi bir hüküm çıkarmak doğru değildir. Dünyada bu kitaba, ancak îman edenlerin, temiz olarak dokunmaları daha güzel olur. Bu konu ile ilgili bazı rivâyetler şu şekildedir: a- Hz. Ali (r.a): “Cünüplüğün dışında hiçbir şey Peygamberimizi Kur’an okumaktan alıkoymazdı.” (Tirmîzî, Nesâî) b- Hz. Peygamber’in Herakliyus’a gönderdiği mektupta; “Ey Kitap Ehli, sizinle bizim aramızdaki ortak bir kelimeye gelin.” âyeti yazılı idi. (Buhari) İbnu Hazm: “Fakihlerin Kur’an’a abdestsiz dokunmak ve okumak hakkında ileri sürdükleri delillerin hiç biri, ne Kur’an’da ne de Sünnet’te sâbit değildir” demiştir. Buna rağmen Kur’an’a edeben abdestsiz dokunmamak tavsiye olunmaktadır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
ki ona ancak [kalben] temiz olanlar dokunabilir: ²⁷
27 Yani, yalnızca temiz kalpli olanlar onu doğru olarak anlayabilir ve ondan bir fayda elde edebilirler. “Sağlam korunan [yani bozulmaz] ilahî kelâma” (kitâbun meknûn) yapılan bir önceki atıf konusunda bkz. 85:21-22 ve ilgili not 11.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ona temiz yaratılmış olan (meleklerden) başkası dokunamaz. 67/5
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ona ancak temiz kılınanlar dokunabilir:[⁴⁹²⁴]
[4924] Yani: “Onu kaynağında tahrif etmek için hiçbir şeytan ona el uzatamaz”. Bu âyet Şu’arâ’ 211-212 ışığında anlaşılmalıdır. Bu âyetin mushafa abdestli dokunmanın hükmüyle herhangi bir alâkası yoktur. Çünkü: 1) Bu âyet indiğinde henüz elde “kitap” denilebilecek bir “mushaf” bulunmamaktadır. 2) O dönemde henüz abdesti farz kılan Mâide 6 inmemişti. 3) Âyetin hitap bağlamı mü’minler değil kâfirlerdir. 4) Âyetin konusu insanlar değil cin ve melek gibi görünmeyen varlıklardır. 5) Âyetteki temizlik de maddî değil 3:55, 8:11, 9:103 gibi birçok âyette kullanıldığı üzre mânevî temizliktir ki, vahyin sayfaları da “temiz sayfalar” olarak anılır (98:2). 6) Inşâ değil haber cümlesidir. Yani; “dokunmasın” değil, istese de “dokunamaz” denilmektedir. 7) Âyet ahkâm âyeti değildir, çünkü Mekkîdir. 8) Meknûn kitap, yani “korunmuş/saklanmış kitap” elle tutulup gözle görülemez.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ona arınmış olanlardan (meleklerden gayrısı) dokunamaz.
(Nitekim Şuara suresinin 210 ile 211. ayetlerinde: "Kur'an'ı şeytanla indirmedi, bu onlara yakışmaz, zaten güçleri de yetmez" buyurulmuştur)  
Osman Fırat
swap_vert close
Ki ona tahir (maddi ve manevi temiz olanlardan) başkası ilişemez.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ona tamamen temiz olanlardan başkası el süremez.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ona tertemiz (abdestli) olanlardan başkası dokunamaz.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ki ona temizlerden başkası dokunmaz.
Burada sözü edilen saklı Kitap'ın, Levh-i Mahfûz olduğunu söyleyenler varsa da kanâ'atimize göre bu, Kur'ân'dan önceki İlâhî Kitapdır. Burada yahûdî âlimlerin, kitablarına olan saygı ve özenlerine işâret edilmektedir. Bu ta'bîr ile Mushaf'ın kendisi de kasdedilmiş olabilir. Eğer kasıt Mushaf ise Kur'ân'a, tertemiz, abdestli olanlardan başkasının el sürmeyeceği anlatılır. Kitap-ı Meknûn'u, Mushaf'ın kendisi kabul edenlerin çoğunluğu, abdestsiz Mushafa el sürülmeyecğini düşünmüş ve benimsemişlerdir. Abdestsiz Mushaf'a el sürülmese de abdestsiz Kur'ân okunabilir. Yine fakîhlerin görüşüne göre cünüp iken Kur'ân'a ne el sürülür, ne de ezbere Kur'ân okunur. Ancak bu görüşlerin Kur'ân'dan kaynaklanan bir delîli yoktur. Nitekim Selmân-ı Fârisî gibi bazı sahâbîler, abdestsiz Kur'ân'ın tutulabileceği kanısındadırlar.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ona temiz nefislerden başkası mess itmez. (Dokunmaz).
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ona tertemiz sayılanlardan başkası dokunamaz.
Şaban Piriş
swap_vert close
Ona arınmış olanlardan başkasının dokunamaz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Tertemiz olanlardan başkası ona dokunmasın.(9)
(9) Bu ibarenin hem “dokunamaz,” hem de “dokunmasın” şeklinde anlaşılması mümkündür. Bazıları bunu “Tertemiz olan meleklerden başkası, Levh-i Mahfuzdaki Kur’ân’a el süremez” şeklinde anlamışlardır. Ancak çoğunluk, bu âyeti, tertemiz olanlardan, yani abdestli olanlardan başkasının mushafa el süremeyeceği şeklinde telâkki etmektedir ki, dört mezhebin dördünde de hüküm bu şekildedir. Bununla beraber, birinci şık kabul edilse bile, göktekilerin ancak tertemiz olarak dokunabildikleri şeye karşı yerdekilerden de aynı saygıyı beklemek en doğru davranış olur. Yalnız Malikî mezhebinde, Kur’ân öğrenen ve öğretenler için bir istisna tanınmış, bunların mushafa abdestsiz dokunmaları caiz kabul edilmiştir.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ona, arındırılmışlardan başkası dokunmaz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
yoķanmaya aña illā arınmışlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Aña yapışmasun, illā arınmış kişiler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ona yalnız pak olanlar toxuna bilər!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Which none toucheth save the purified,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Which none shall touch but those who are clean:
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لَا يَمَسُّهُٓ
ona dokunamaz
اِلَّا
an-cak
الْمُطَهَّرُونَۜ
temizlenmiş olanlar
O (Levh-i Mahfuz)a ancak (gönül itibariyle) tertemiz olanlar dokunabilir.
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
مَسَّ
Fiil-I
م س س
Dokundu, gelip çattı
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
مُطَهَّرُون
Edilgen fiil-II
ط ه ر
Temizlenmiş olanlar