close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Vâkıa Sûresi 22. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve hûrun ‘în(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve onlara kara gözlü huriler de var ki.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ve iri gözlü huriler(den),
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
ve onlara iri kara gözlü huriler de var ki,
Ahmet Tekin
swap_vert close
İri, güzel gözlü hûriler vardır.
Ahmet Varol
swap_vert close
(Orada) iri gözlü huriler (vardır).
Ali Bulaç
swap_vert close
Ve iri gözlü huriler,
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlar için, iri gözlü (güzel yüzlü) hûriler de var;
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve onlar için ceylan gözlü hanımlar da var.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
22,23,24. Yaptıklarına karşılık olarak orada sedefteki inciler gibi güzel gözlü eşler de vardır.
Besim Atalay
swap_vert close
20,21,22,23,24. Yaptıkları işlerin ödülleri olaraktan, beğendikleri yemiş, diledikleri kuş eti, sadefinde olan inciler gibi güzel gözlüler verilecek onlara
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
22-23-24. (Onlar için, dünyada) yaptıklarına karşılık bir mükâfat olarak, (sedefteki) saklı inciler gibi, keskin bakışlı eşler/arkadaşlar (olacaktır).
Bkz. 44/54 ve dipnotu, 52/20, 55/72  
Cemil Said
swap_vert close
22,23. Sedefinde mahfûz inci gibi gözleri olan hûriler etrâflarında bulunacaklardır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
22,23,24. İşlediklerine karşılık olarak, sedefteki inciler gibi ceylan gözlüler vardır. Orada boş ve günaha sokacak bir söz duymazlar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
22,23. Onlar için saklı inciler gibi, iri gözlü huriler de vardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Güzel gözlü hûriler;
Diyanet Vakfı
swap_vert close
22, 23. Saklı inciler gibi, iri gözlü hûriler,
Edip Yüksel
swap_vert close
Güzel eşler...
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İri gözlü hûriler,
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Huri ıyn
Emrah Demiryent
swap_vert close
22-23. Ve (ayrıca) sanki (sedef içerisinde) saklı inciler gibi, iri gözlü huriler de vardır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Parlak iri bembeyaz gözlüler.¹
1- 55/Rahman, 72. ayet dipnotuna bakınız.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Orada) şahin gözlü huurîler de (vardır),
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Bir de iri (güzel) gözlü hûriler!
İhsan Aktaş
swap_vert close
22,23. Ve (yine cennetlik olan erkek ve kadınlara nimetlerin servisini yapmak ve kendilerine her türlü hizmeti sunmak için etraflarında) saklı inciler gibi, iri gözlü (ve güzel bakışlı) huriler (özel hizmetçiler) de dolanırlar. *
(*) Vakia-22. ayette geçen ( وحورعين )‘’ve hurun i’yn’ün’’17. ayette geçen (يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَانٌ ) ‘’yetufu aleyhim vildanun’’cümlesindeki ‘’vildan’’ kelimesine atıf olduğu hususunda şüphe yoktur. Mademki, Arapça dili gramer kuralları gereği matuf, matufu aleyhinin hükmünü alıyor, öyleyse, huriler de tıpkı vildanlar gibi cinsel amaçlı olmayan, erkek ve kadın demeden cennet ehline hizmet eden yaratıklardır. İşte 22. ayette geçen (وحورعين) ‘’ve hurun îynün’’ cümlesinin de 17. ayet olan يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَانٌ مُّخَلَّدُونَ ﴿١٧﴾) ‘’yetufu aleyhim vildanun muhalledune’’ cümlesindeki ‘’vildan’’ kelimesine atıf olduğuna dair aşağıda metinleri gösterilen (التحرير والتنوير - الدر المصون - تفسير لبغوي - مفاتيح الغيب للرازي) tefsirlere bakılabilir. Yani matufun aleyhi’nin hükmü ne ise, matuf da aynı hükmü aldığından 22. ayette geçen hurilerin de görevleri, tıpkı vildan gibi erkek kadın demeden cennet ehline hizmet etmektir. Yani cennet ehline hizmet için vildan ve gılman’ın yanı sıra ayrı bir yaratık olan ( حور عين) ‘’hurün iyn’’ gibi özel hizmetçiler de bulunur. Ayrıca aşağıdaki Arapça metninde de geçtiği gibi cennet ehlinden mü’min olanlar için vildan, muttaki mü’minler için ise huriler, yani özel hizmetçiler vardır. Yani iki hizmetçi türü vardır. Biri vildan, öteki ise özel hizmetçiler olan hurilerdir. (الله اعلم) Ayrıca huriler (özel hizmetçiler) insan cinsinden olmadıkları için kendileriyle cennet ehlinin cinsel istekleri de söz konusu olamaz. Çünkü doğal olarak her canlının ancak kendi türüne karşı cinsel arzusu söz konusu olabiliyor. Özetle, Kur’an’da hurilerin insanlarla “eşleştirileceği” (zevvecnahum) ifade edilmektedir Bkz: (Duhan-54, Tur-20); fakat bu eşleştirmede cinsellik olduğu şeklinde bir beyan yoktur. Nitekim Kur’an’da nefislerin eşleştirilmesi için bkz: (Tekvir Sûresi-7) Ahirette insanların gruplar şeklinde birleştirilmesi için bkz: (Vakıa-7) de aynı kelime (zevc) geçmekte ama buradaki “eş, grup olma” anlamındaki “zevc” kelimesinden kimse cinsel ilişkili bir eşleştirmeyi anlamamaktadır. Peki, niteliği bilinmeyen bir varlığın insanlarla buluşturulmasından hangi gerekçeyle kesin bir şekilde cinsellik anlamını, hem de sadece erkekler için çıkarmaktayız. Cennet nimetleri, bu dünyada erkek kadın demeden yapılan iyiliklerin ve yüce Allah’ın hem erkeklere hem kadınlara rahmetinin bir sonucu değil midir? Ayrıca Kur’an’da sözü edilen hurilerin, cennete girecek insanların arkadaşları veya hizmetçileri veya rehberleri gibi bir vazifeleri olabileceğini de düşünmek pekâla mümkünken, neden onların “cinsel partner” olduğunda ısrar edilmektedir? Zaten Vakia -17-18. ayetlerinde de (يطوف عليهم ولدان مخلدون بأكواب وأباريق وكأس من معين الخ) ‘’ Çevrelerinde kaynağından (lezzetli içeceklerden) doldurulmuş kâseler, sürahiler ve bardaklarla sonsuza dek hizmet sunacak gençler dolaşır…’’şeklindeki ifadeden hemen sonra ‘’vildan’’ kelimesine (وَحُورٌ ع۪ينٌۙ) ‘’ ve hurun îynün’’ (Vakia-22) cümlesinin de atıf yapılmış olması hurilerinin de görevleri vildan gibi erkek kadın demeden cennet ehline hizmet etmek olduğunun açık bir delili olur. Çünkü matufu aleyhinin hükmü ne ise, matufun hükmü de aynıdır. Ayrıca Arapçada (زوج)’’zevvece’’ ifadesi (ب) (b) harfiyle gelirse, bir araya getirmek, eşleştirmek, arkadaş yapmak gibi cinsel amaçlı olmayan anlamlara gelir. Ama (ب) harfiyle gelmezse işte o zaman evlilik veya cinsellik anlamında gelebilir. Örneğin: (فَلَمَّا قَضٰى زَيْدٌ مِنْهَا وَطَرًا زَوَّجْنَاكَهَا) ‘’Ahzap-37’’ İşte görüldüğü üzere buradaki ayet (زوجناك بها)’’zevvecnake biha’’ şeklinde gelmemiştir, yani burada (b) harfi yoktur. Çünkü bundan maksat evliliktir. Demek ki, hurilerle ilgili kullanılan ‘’zevvecna’’ ifadesinin anlamı, Ahzâb- 37. ayetin anlamından farklıdır, yoksa onlar da tıpkı Ahzab-37.ayet gibi (ب) harfiyle gelmeyeceklerdi. Yani ilgili ayetler, (وزوجناهم بحور) ’’ve zevvecnahum bihurin’’ değil de, (وزوجناهم حورا)’’ve zevvecnahum huren’’ şeklinde geleceklerdi. İşte o zaman ilgili ayetlerden evlilik veya cinsellik anlaşılabilirdi. Ayrıca bazı ayetlerde bulunan (حور مقصورات في الخيام - قاصرات الطرف)gibi ifadelerden de anlaşıldığı üzere huriler erkek kadın demeden otağlarda/saraylarda ve özel kapalı alanlarda cennet ehline hizmet ederler ve hatta onlara rehberlik de yaparlar, ama ‘’vildan ise diğer normal yerlerde, yani saray ve otağların dışında hizmet ederler. İşte aralarındaki fark da bu olabilir. (الله اعلم) (وَحُورٌ) معطوف على ولدان (عِينٌ) صفة حور أي: إن الحور يطفن عليهم بذلك، ( الدر المصون) { وَحُورٌ عِينٌ } بالرفعِ عطفٌ على ولدانٌ (إرشاد العقل السليم إلى مزايا الكتاب الكريم) ويفهم من قوله ان حور العيىن ايضا يخدمن لرجال ونساء اهل الجنة كالولدان وقوله ( وَحُورٌ عينٌ ) معطوف على قوله ( وِلْدَانٌ مُّخَلَّدُونَ ) أي ويطوف عليهم حور عين تفسير البغوي) (وحور عين) عطف على ولدان مخلدون ، أي ويطوف عليهم حور عين ( التحرير والتنوير) الأولى: الرفع وهو المشهور، ويكون عطفاً على ولدان (مفاتح الغيب –للرازي) حور" مرفوعة ( منونة) وهى معطوفة على ولدان مخلدون ، يشتركون معهم فى فعل الطواف بالأكواب وغيرها - كل من بحث الأيات تجاهل عمداً أو لسوء فهم هذا العطف ،لو وحورُ عين: كلمة "فرضنا أن الواو هى واو الإبتداء وتدبرنا الأية لوجدنا أنها مقطوعة السياق لآن ما قبل الأيات يتكلم عن (عَلَى سُرُرٍ مَوْضُونَةٍ (15) مُتَّكِئِينَ عَلَيْهَا مُتَقَابِلِين - 16 - وما بعدها يتكلم عن طواف ولدان مخلدون ، فما موقع حور عين هنا من السياق على فرض أنها أية مستقلة يذاتها؟ لا معنى لها. لهذا الواو عاطفة لحور عين على ولدان مخلدون.هذا يؤدى بفهمنا إلى أن " حور عين" نوع من الخدم الخاص بدرجة المتقين ويقابله الغلمان خدم لدرجة الذين أمنوا - حور عين: خدم متواجد بإستمرار لخدمتهم ، يذهب ويجىء ، ولا يفارقهم فهو تحت أعينهم طوعا لأمرهم ( عين ) زوجناهم بحور عين: التزويج ب خلاف تزوج فلان ، حرف الجر يفيد فقط الملازمة بين شيئن. أما قولك " تزوجتها" فتعنى هنا الزواج الذى كما نعلمه بعدعقد النكاح (ماهية وكنه الحور العين ؟؟؟) فالحور العين _كما بينت الآيات هي للذكور والإناث على حد سواء، والحور ليست نساء خلقهن الله تعالى لمتعة الرجل كما يزعمون، بل إنهن خدم في الجنة خلقهن الله تعالى للمؤمنين ذكورا وإناثا، وكلمة (زوجناهم) في قوله تعالى:﴿وَزَوَّجْنَاهُمْ بِحُورٍ عِينٍ﴾ (الطور 20) لا تعني الزواج بمعنى النكاح أو علاقة الرفث، بل تعني التزواج الذي هو الاقتران، فالزوج هو المقترن بالشيء ولا تقال فقط على النكاح أو الزواج. - فالحور خدم لأهل الجنة كالولدان المخلدين يطفن على كل أهل الجنة مثلهم، ولكن الفرق بينهما يكمن في أن الحور العين يطفن على أهل الجنة في القصور والخيام، أما الولدان المخلدون فيطوفون عليهم خارجها : المرجع :(الحور العين تطوف على المؤمنين في الجنة رجالهم ونسائهم - حبل الله) وليس لفظ الزواج يقصد به المناكحة دائما، وإنما الأصل فيه الاقتران والمصاحبة الدائمة، ولا شك أنه يشمل المؤمنين والمؤمنات، فكما يزوج المؤمن بالحور العين تزوج المؤمنة بها زواج اقتران ومصاحبة لا زواج مناكحة.يقول الأصفهاني وقوله تعالى: {وزوجناهم بحور عين} أي: قرناهم بهن، ولم يجئ في القرآن زوجناهم حورا، كما يقال زوجته امرأة، تنبيها أن ذلك لا يكون على حسب المتعارف فيما بيننا من المناكحة ([1] .(لمفردات، للراغب، كتاب الزاي، باب زوج)) ألطمث . ليس له أيّ دعوة بالنساء، ولا علاقة له على الإطلاق بأيّ نوع من النساء والشهوات الجنسيَّة (مفهوم "قاصرات الطرْف" و"عُرُبًا أترابًا" و"كواعب أترابًا" في القرءان الكريم). يقول الباحث الاسلامي المهندس الكيالي : الحور العين دليل سياحي، أو الخدم الذين يقدمون الطعام والشراب والفواكه ، وليس للعمل الجنسي مثلما يعتقد الكثير- [ والحُـورُ العـيْنُ ] هـنّ فقـط للخـدمـات و العـمل على راحة [ نُـزلاء الجـنّة ] ، و دون لمْـس منَ الـناس لـكلّ إنسـانٍ في الجـنـة ، زوجة : [ واحـدة مـنَ الـناس ] حصـراً ، و مـنَ الـداخـلات إلى الجـنّة ، لقـوله تعالى ( ادخُلـوا الجـنّـة أنتُـم و أزواجـكُم ) الزخـرف 70: - الـزوجات في الجـنة هـنّ منْ ذات : [ الصـنف ] ، فالـذكر مـن الناس يتـزوّج أنثى منَ الـناس [ تـدخل ] الجـنة معـه ، و [ الجـنيّ ] في الجـنة يتـزوّج من [ جـنـيّة ] مـن صـنفه ، أمّـا الحـوريـات فهـنّ مـن صـنف [ المـلائـكة ] الكـرام ، لأنـهن لـم يعشـن الحـياة الـدنيـا على الأرض ، و المـلائكـة لا يتـزوجـون ، فهـذه [ سـنّـة ] الله في خـلقـه ( و لـن تجـد لسـنّة الله تبـديلاً ) الفـتح 23 (حور العين في الجنة ليست للزواج الجنسي ولكن لخدمة اهل الجنة د. كيالي)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Gözlerin hoşuna giden hizmetçi çocuklar,
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ceylan gözlüler vardır,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
22, 24. Onların işledikleri iyiliğe mukabil saklı, (El dokunmamış) inci gibi iri kara gözlü hûriler de vardır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Güzel bakışlı huriler,
Kadri Çelik
swap_vert close
Ve iri gözlü beyaz tenliler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve güzel gözlü pırıl pırıl, tertemiz eşler onların olacak.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İri gözlü hûriler!
Mehmet Çakır
swap_vert close
21,22. canın çektiği kuş etleri, // kömür gözlü hûrîler,
Mehmet Çoban
swap_vert close
Bir de iri gözlü huriler,
Mehmet Okuyan
swap_vert close
22,23,24. Saklı inciler gibi güzel gözlü huriler yaptıklarının bir karşılığı olarak kendilerine (verilecektir). [*]
Benzer mesaj: Sâffât 37:48; Sâd 38:52; Duhân 44:54; Tûr 52:20; Rahmân 55:56, 72. Bu ayetlerde geçen [hûr] kelimesinin cinsiyet ve cinsellik içermesi söz konusu değildir. Çünkü kadın-erkek bütün cennetliklere cennet arkadaşı olarak ikram edilecektir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
22,23. Sanki (sedef içerisinde) saklı inciler gibi güzel gözlü, beyaz tenli ve kusursuz eşler,
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve en güzel gözlü saf ve temiz eşler ⁸ [yanlarında olacak],
8 Hûr ismi -ki ben onu “saf ve temiz eşler” olarak çevirdim- hem müzekker ahver’in hem de müennes havrâ’ın çoğuludur. Bu her iki terim de, “havar sayesinde ayırd edilen bir kişi”yi tanımlar. Havar, “göz küresinin yoğun beyazlığı ile ‘iris’in parlayan siyahlığının kontrastı”nı gösterir (Kâmûs). Daha genel anlamda havar, “beyazlık” (Esâs) yahut moral bir vasıf olarak “sağlık” anlamına gelir (karş. Taberî, Râzî ve İbni Kesîr’in 3:52’deki havâriyyûn terimi ile ilgili açıklamaları). Bu sebeple (ikinci kısmındaki ‘în kelimesi a‘yan kelimesinin çoğulu olan) hûrin ‘în bileşik ifadesi aşağı yukarı “en güzel gözlere sahip saf ve temiz varlıklar [ya da, daha spesifik olarak “saf ve temiz eşler”]i gösterir. Râzî 52:20’deki aynı ifade ile ilgili yorumunda, insanın gözleri onun ruhunu bedenin başka herhangi bir uzvundan daha çok yansıttığı için, ‘în, “zengin ruhlu” yahut “engin ruhlu” olarak anlaşılabilir. İlk Kur’an müfessirlerinin büyük bir kısmı -Hasan Basrî de aralarındadır- hûr terimini daha ziyade dişi karakterde algılamışlar ve bu terimi “kadın cinsi arasındaki dürüst ve erdemli kimseler” şeklinden başka türlü anlamamışlardır (Taberî) -“dişleri dökülmüş bu yaşlı kadınlarınızı [bile] Allah yeni varlıklar olarak diriltecektir” (Hasan Basrî, Râzî’nin 44:54 ile ilgili yorumunda nakledilmiştir). Bu bağlamda bkz. ayrıca 38:52 ile ilgili not 46.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Kusursuz bakışlı güzel eşler. 2/25
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve kusursuz bakışlı temiz eşler;[⁴⁸⁸⁹]
[4889] Hûrun ‘ıyni çeviri gerekçemiz için Tûr 20; Rahmân 72 ve Sâffât 48. âyetlerin ilgili notlarına bkz.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
22,23. Ve perde arkasında saklı inciler gibi şahin gözlü huriler! (vardır.)
Osman Fırat
swap_vert close
Ve iri gözlü Hûriler,
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
(Ve orada) Pek güzel gözlü huriler de (vardır).
Suat Yıldırım
swap_vert close
22, 23. Ve gün görmemiş saklı inciler gibi güzel eşler. . .
Süleyman Ateş
swap_vert close
İri gözlü huriler,
Süleyman Tevfik
swap_vert close
22,23. Sadefinde gizli ve el dokunmamış inci gibi güzel gözli hûriler vardır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Çevrelerinde siyah iri gözlü kadın hizmetçiler (huriler) de dolaşır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Ve iri gözlü huriler..
Ümit Şimşek
swap_vert close
Bir de güzel gözlü eşler vardır:
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ve genç kadınlar, iri ve siyah gözlü.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ķarası gey ķara aķı gey aķ büyük gözlüler
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
daḫı gözleri ulu ḥūrīler,
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Onlar üçün orada) iri (ahu) gözlü, qəşəng hurilər də vardır.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And (there are) fair ones with wide, lovely eyes,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And (there will be) Companions with beautiful, big, and lustrous eyes,-(5233)
5233 Cf. 44:54, and n. 4729. The companionship of Beauty and Grace is one of the highest pleasures of life. In this bodily life it takes bodily form. In the higher life it takes a higher form. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَحُورٌ
ve hûriler
ع۪ينٌۙ
iri gözlü
(22-23) Saklı inciler gibi iri gözlü (güzel bakışlı) hûriler,
حُور
İsim
ح و ر
Hûriler
عِين
İsim
ع ي ن
İri gözlü