13, 14. (Bu ileri geçen öncülerin) bir grubu (her ümmetten ilk iman eden, hak davete ve hizmete herkesten evvel giren ve sonuna kadar sadakatle direnen ilklerden) öncekilerden; birazı da (bu hayırlı harekete geç katılsa da büyük fedakârlık ve yararlılık gösteren) sonrakilerdendir. *
(*) Bu ayet, Hz. Peygamberin şefaatiyle ümmetinin tamamının Cennet’e gireceğine dair yapılan rivayetlerin tamamının uydurma olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. İşte İlgili uydurma rivayetlerden birkaç tanesi şunlardır: 1- (Ümmetimden, şirk üzere ölmeyen herkese Allah’ın izni ile şefaat edeceğim.) [Buhari, Müslim] 2- (Kıyamette “Ya Rabbi, zerre kadar imanı olanı Cennete koy!” diyeceğim. Hepsi şefaatimle Cennete girecek.) [Buhari) İşte bu ve bunlar gibi daha birçok uydurma hadisleri görmek mümkündür. Bunlar Kur’an’a aykırıdır, hadis olamazlar. Hâlbuki sadece bu ayet bile bu tür rivayetleri külliyen reddediyor. Çünkü bu ayette göre sonrakilerden/islam ümmetinden/o Naîm Cennetlerine hepsi veya çoğu değil, bir kısmı girecek, ama uydurma hadislere göre Hz. Peygamberin şefaatiyle herkes cennette girecektir. İşte ayette وَقَلِيلٌ مِّنَ الْآخِرِينَ ﴿١٤﴾)’’ birazı sonrakilerdendir’’ deniliyor. Yani İslam ümmetinden az bir kısmı oraya girer. Zaten hiçbir ayette/Kur’an’da/ ne Hz. Peygamberin, ne de başka bir peygamberin ahirette şefaat edebileceğine dair en ufak bir işaret yoktur, bilakis o gün şefaatin kesinlikle olmadığına ve hiçbir kimsenin başkasına fayda sağlamayacağına dair net bir şekilde vurgu yapılmaktadır. Konuyla ilgili Bakara-254. ayet ve açıklamasına bakılabilir Bazı ayetlerde izne bağlanan şefaat ise, dünyada iken peygamberlerin kendi ümmetlerine ve Müslümanların birbirlerine yaptıkları dua ve istiğfarlarıdır. Yani dua ve istiğfarın/ izne bağlanan şefaatin/ yeri dünya hayatıdır, ahiret değidir. Bunun şiârî şöyledir. (الشفاعة في الدنيا وحصادها في الاخرة)‘’şefaat/dua, istiğfar, ibadet vs/ dünyadadır, onun hasadı ise ahirettedir.’’ Ayrıca ayette geçen ‘’süllet’’kelimesinin anlamı, grup, cemaat, zümre ve bir kısım gibi anlamlarda olduğuna dair aşağıdaki lügat metinlerine bkz: لثُّلَّةُ الجماعةَ من الناسِ (المعجم: اللغة العربية المعاصر) جَمَاعَةٌ، فَصِيلَةٌ، طَائِفَةٌ.الواقعة آية 39 ثُلَّةٌ مِنَ الأَوَّلِينَ وثُلَّةٌ مِنَ الآخِرِينَ (قرآن) (تعريف و معنى ثلة في قاموس الكل.