close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Vâkıa Sûresi 13. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Śulletun mine-l-evvelîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Öncekilerin birçoğu.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Bu ileri geçen öncülerin) Birçoğu (Hakk Dine ve hizmete herkesten evvel giren ve sonuna kadar sadakatle direnen ilklerden-)öncekilerden;
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Önceki toplumların veya peygamberlere önce inananların pek çoğu,
Ahmet Tekin
swap_vert close
Önceki ümmetlerin bazılarından çok.
Ahmet Varol
swap_vert close
Çoğu öncekilerden.
Ali Bulaç
swap_vert close
Birçoğu geçmiş (ümmet)lerden,
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Evvelki ümmetlerin (hayırda ileri geçenlerinden) çok kimseler,
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Eskilerden büyük bir cemaat,
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
13,14. Onların çoğu öncekilerden, azı da sonrakilerdendir.
Besim Atalay
swap_vert close
Birçok öncekilerden
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onların birçoğu geçmiş ümmetlerdendir.
Cemil Said
swap_vert close
13,14. Bunlar meyânında evvelki kavimlerden kesretli mikdârda ve sonraki kavimlerden az mikdârda bulunacakdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
13,14. Onların büyük kısmı eski ümmetlerden, bir kısmı da sonrakilerdendir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
13,14. Onların çoğu öncekilerden, azı da sonrakilerdendir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Çoğu önce gelip geçmişlerden;
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Onların) çoğu önceki ümmetlerden,
Edip Yüksel
swap_vert close
Onların büyük bir kısmı önceki nesillerden,
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Çoğu önceki ümmetlerden,
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bir çok evvelînden
Emrah Demiryent
swap_vert close
12-13-14. (Dünyada iken, Allah’ı razı edecek amellerde, öne geçen mü’minler) Naîm cennetlerindedirler. Onların çoğu, önceki (ümmet) lerden, azı da sonrakilerdendir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Birçoğu öncekilerden.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Bir çok (u) evvelki (ümmet) lerden,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
13,14. (Sâbikundan olanlar) önceki (ümmet)lerden birçok, sonrakilerden ise azdır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
13, 14. (Bu ileri geçen öncülerin) bir grubu (her ümmetten ilk iman eden, hak davete ve hizmete herkesten evvel giren ve sonuna kadar sadakatle direnen ilklerden) öncekilerden; birazı da (bu hayırlı harekete geç katılsa da büyük fedakârlık ve yararlılık gösteren) sonrakilerdendir. *
(*) Bu ayet, Hz. Peygamberin şefaatiyle ümmetinin tamamının Cennet’e gireceğine dair yapılan rivayetlerin tamamının uydurma olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. İşte İlgili uydurma rivayetlerden birkaç tanesi şunlardır: 1- (Ümmetimden, şirk üzere ölmeyen herkese Allah’ın izni ile şefaat edeceğim.) [Buhari, Müslim] 2- (Kıyamette “Ya Rabbi, zerre kadar imanı olanı Cennete koy!” diyeceğim. Hepsi şefaatimle Cennete girecek.) [Buhari) İşte bu ve bunlar gibi daha birçok uydurma hadisleri görmek mümkündür. Bunlar Kur’an’a aykırıdır, hadis olamazlar. Hâlbuki sadece bu ayet bile bu tür rivayetleri külliyen reddediyor. Çünkü bu ayette göre sonrakilerden/islam ümmetinden/o Naîm Cennetlerine hepsi veya çoğu değil, bir kısmı girecek, ama uydurma hadislere göre Hz. Peygamberin şefaatiyle herkes cennette girecektir. İşte ayette وَقَلِيلٌ مِّنَ الْآخِرِينَ ﴿١٤﴾)’’ birazı sonrakilerdendir’’ deniliyor. Yani İslam ümmetinden az bir kısmı oraya girer. Zaten hiçbir ayette/Kur’an’da/ ne Hz. Peygamberin, ne de başka bir peygamberin ahirette şefaat edebileceğine dair en ufak bir işaret yoktur, bilakis o gün şefaatin kesinlikle olmadığına ve hiçbir kimsenin başkasına fayda sağlamayacağına dair net bir şekilde vurgu yapılmaktadır. Konuyla ilgili Bakara-254. ayet ve açıklamasına bakılabilir Bazı ayetlerde izne bağlanan şefaat ise, dünyada iken peygamberlerin kendi ümmetlerine ve Müslümanların birbirlerine yaptıkları dua ve istiğfarlarıdır. Yani dua ve istiğfarın/ izne bağlanan şefaatin/ yeri dünya hayatıdır, ahiret değidir. Bunun şiârî şöyledir. (الشفاعة في الدنيا وحصادها في الاخرة)‘’şefaat/dua, istiğfar, ibadet vs/ dünyadadır, onun hasadı ise ahirettedir.’’ Ayrıca ayette geçen ‘’süllet’’kelimesinin anlamı, grup, cemaat, zümre ve bir kısım gibi anlamlarda olduğuna dair aşağıdaki lügat metinlerine bkz: لثُّلَّةُ الجماعةَ من الناسِ (المعجم: اللغة العربية المعاصر) جَمَاعَةٌ، فَصِيلَةٌ، طَائِفَةٌ.الواقعة آية 39 ثُلَّةٌ مِنَ الأَوَّلِينَ وثُلَّةٌ مِنَ الآخِرِينَ (قرآن) (تعريف و معنى ثلة في قاموس الكل.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Bir kısmı önceki yaşamış topluluklardan.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bunların birçoğu eskilerdendir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Evvelkilerden büyük bir cemaat,
İsmail Yakıt
swap_vert close
Çoğu [sulletun] öncekilerden,
Kadri Çelik
swap_vert close
Birçoğu öncekilerden.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Çoğu önceki nesillerden,
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İlk Öncekiler’den birçok;
Mehmet Çakır
swap_vert close
13,14. Çoğu eskilerden; // birazı da yenilerden oluşan bu karma kuşak,
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onların çoğu önceki toplumlardan,
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Çoğu önceki (ümmet)lerdendir.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Onların) çoğu geçmiş (ümmet)ler-den,¹
1 Sabikunun çoğunluğunun geçmiş ümmetlerden olması, o ümmetlerin Muhammed ümmetinden fazla olmasından dolayıdır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
çoğu eski zamanların,
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Cennettekilerin çoğu önceki gruptan. 56/10
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
çoğu öncekilerden,
Orhan Kuntman
swap_vert close
Birçoğu evvelki ümmetlerden (evvelki Peygamberlerin ashabı)
Osman Fırat
swap_vert close
Bir kısmı öncekilerden,
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
(O Sabikûn) Evvelkilerden bir cemaattır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
13, 14. Çoğu önceki ümmetlerden, biraz da sonrakilerden.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Çoğu öncekilerden,
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Evvelki ümmetlerde çok
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onların çoğu eskilerden,
Şaban Piriş
swap_vert close
Bir çoğu öncekilerden.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onların birçoğu öncekilerdendir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Büyük kısmı öncekilerden,
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
13-14. bir bölük öñdingilerden daħı az śoñraġılardan ya'nį ilerġi ümmetlere göre.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
[Bir] bölük ilerüki ümmetlerden
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Öndə olanların) çoxu əvvəlkilərdən (keçmiş peyğəmbərlərin ümmətlərindən),
M. Pickthall (English)
swap_vert close
A multitude of those of old
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
A number of people from those of old,(5228)
5228 Of great Prophets and Teachers there were many before the time of the Prophet Muhammad. As he was the last of the Prophets, he and the great Teachers under his Dispensation will be comparatively fewer in number, but their teaching is the sum and flower of all mankind's spiritual experience.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
ثُلَّةٌ
çoğu
مِنَ الْاَوَّل۪ينَۙ
öncekilerden
(Onların) Çoğu önceki (ümmet)lerden,
ثُلَّة
İsim
ث ل ل
Cemaat, ahali, topluluk , çoğu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَوَّل
İsim
ا و ل
İlk, önce, birinci, başta, evvel