close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Vâkıa Sûresi 15. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
‘Alâ sururin mevdûne(tin)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Altınlarla, mücevherlerle bezenmiş tahtlarda otururlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Hakka ve hayra öncülük eden cihad ve sebat ehli seçkin mü’minler) ’Özenle işlenmiş mücevher’ tahtlar (ve mükemmel koltuklar) üzerindedirler (artık çok mutlu ve onurludurlar).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Altınlarla ve mücevherlerle işlenmiş koltuklar üzerinde kurulacaklar
Ahmet Tekin
swap_vert close
Mücevherât ile işlenmiş tahtlar üzerindedirler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Mücevherlerle özenle işlenmiş tahtlar üzerindedirler.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Özenle işlenmiş mücevher' tahtlar üzerindedirler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Mücevheratla işlemeli tahtlar üstünde,
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Mücevheratla işlenmiş tahtlar üzerinde,
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
15,16. Mücevherlerle işlenmiş divanlar üzerinde karşılıklı olarak yaslanırlar.
Besim Atalay
swap_vert close
Altın işlemeli tahtların üzerinde
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
15-16. (Onlar) mücevherlerle işlenmiş tahtlar üzerinde karşılıklı olarak oturup yaslanırlar.
Cemil Said
swap_vert close
15,16,17,18. Altun ve kıymetli taşlardan müzeyyen serîrlere ittikâ idecekler ve biri birilerinin karşusında oturacaklar, ve etrâflarında hepsi bir yaşda çocuklar dolaşacaklar ve destiler ibrikler ve kâseler ile saf meşrûbatdan vireceklerdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
15,16. Mücevheratla işlenmiş tahtlara karşılıklı olarak yaslanırlar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
15,16. Onlar, karşılıklı yaslanmış vaziyette mücevheratla işlenmiş tahtlar üzerindedirler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
15-16. Karşılıklı olarak mücevherlerle işlenmiş tahtlar üstüne oturup kurulmuşlardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
15, 16. Cevherlerle işlenmiş tahtlar üzerindedir, karşılıklı olarak oturup yaslanırlar.  
 1 - 15. âyetlerde, kıyamet ve ahiret hayatının bir bölümü açıklanmaktadır. Buna göre, ahirette insanlar, üç sınıfa ayrılacaklardır. Bunların ikisi cennete, biri cehenneme girecektir. Cennete girecek olan «sağdakiler» amel defterleri sağından verilecek olan bahtiyar müminler demektir. «Soldakiler» de, kitapları sollarından verilen ve cehenneme girecek olan inkârcı ve günahkâr kimselerdir. Cennete girecek öteki gurubun adı da «öncüler»dir. Bunlar inanç ve amelleriyle, hayır yarışında önde olanlardır. Allah’a en yakın, rûhî tekâmülde en ileri seviyeye ulaşan kimselerdir. Bunların en makbul zümreyi teşkil ettikleri Kur’ân-ı Kerim’de açıklanmıştır. Ayrıca İslâm’a ilk girenler için de aynı terim kullanılır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Lüks mobilyalar üzerinde,
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
(Onlar) cevherlerle işlenmiş tahtlar üzerindedirler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Murassa' tahtlar üstünde
Emrah Demiryent
swap_vert close
15-16. (Onlar) mücevherlerle işlenmiş tahtlar üzerinde karşılıklı olarak oturup yaslanırlar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İşlemeli tahtlar üzerinde.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Onlar) cevherlerle örülmüş tahtlar üzerindedirler,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
15,16. (Mücevherlerle) işlenmiş tahtlar üzerinde karşı karşıya (kurulup) yaslanmış kimselerdir.(1)
(1)“Ehl-i Cennet, elbette arzu ederler ki, dünya mâcerâlarını tahattur etsinler (hatırlasınlar) ve birbirine nakletsinler; belki o mâcerâların levhalarını ve misâllerini (manzaralarını) görmeyi çok merâk ederler. Elbette sinema perdelerinde görmek gibi, o levhaları ve o vâkıaları müşâhede etseler (seyretseler) çok mütelezziz olurlar (lezzet alırlar). Mâdem öyledir, herhâlde dâr-ı lezzet ve menzil-i saâdet (lezzet ve saâdet yeri) olan dâr-ı Cennette, عَلٰي سُرُرٍ مُتَقاَبِل۪ينَ [Karşılıklı tahtlar üzerindedirler] âyetinin işâretiyle; sermedî (sonsuz)manzaralarda, dünyevî mâcerâların muhâveresi (sohbeti) ve dünyevî hâdisâtın (hâdiselerin) manzaraları Cennette bulunacaktır.” (Tılsımlar, 24. Mektûb, 74)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
15, 16. (Onlar, o naîm cennetlerine giren erkek ve kadınlar) mücevheratla işlenmiş tahtlar üzerinde karşılıklı olarak oturup yaslanırlar.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
(Onlar için) Hazırlanmış koltuklara.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Mücevherlerle işlenmiş tahtlar üzerirdedirler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Altından örülmüş, (inci ve yakut ve zümrütten işlenmiş) tahtlar üzerinde
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Bunlar), Altın ve mücevherle işlenmiş tahtlar/koltuklar [surur] üzerinde
Kadri Çelik
swap_vert close
Özenle mücevherlerden işlenmiş tahtlar üzerindeler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Altın, inci, elmas, yakut gibi mücevheratla işlenmiş koltuklar üzerinde,
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İşlemelerle süslenmiş tahtlar üzerinde;
Mehmet Çakır
swap_vert close
15,16. altın işlemeli minderlere kurulup // karşılıklı söyleşecekler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlar nimet cennetlerinde altın ve diğer mücevherlerle işlenmiş tahtlar üzerindedirler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
15,16. Karşılıklı olarak yaslanacakları mücevherlerle işlenmiş tahtlar üzerinde (ağırlanacaklar)dır.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Onlar cennette) mücevherlerle süslenmiş tahtlar üzerindedirler.
Muhammed Esed
swap_vert close
Onlar, altın işlemeli mutluluk tahtlarına [kurulacaklar],
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlar mücevherlerle süslenmiş tahtlar üzerine. 39-73-74
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Emek mahsulü[⁴⁸⁸⁵] huzur tahtlarına kurulacaklar;
[4885] Sadece burada geçen mevdûne lafzen: “Geçmeli, oymalı, işlemeli, murassa, kakmalı, kaplamalı”, mecazen “ince işçilikli, emek mahsulü” demektir. Tercihimiz, cennet nimetlerinin insanın dünyada yaptıklarını hatırlatan bir boyut taşıdığı gerçeğine dayanmaktadır (24. âyete bkz).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
15,16. İnci ve yakut ile süslenmiş tahtlar üzerinde karşılıklı oturup yaslanırlar;
Osman Fırat
swap_vert close
Müceveheratla işlenmiş mobilyalara yaslanırlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Altundan örülmüş tahtlar üzerindedirler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
15, 16. Mücevheratla işlenmiş tahtlara yaslanarak karşılıklı otururlar.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Altın ve cevahirle işlenmiş tahtlar üzerindedirler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
15,16. Dünyâdaki 'amellerinin mükâfâtı olarak murassa' kürsilerde birbirlerine karşı yaslanmışlardır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Mücevherlerle süslü tahtlara kurulur.
Şaban Piriş
swap_vert close
Süslenmiş tahtlar üzerinde.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Mücevheratla süslü tahtlar üzerindedirler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Süslü, nakışlı tahtlar üzerinde,
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
taħtlar üzeredürler örülmiş ya'nį altun ile cevher ile.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
muraṣṣa‘ taḥtlar üzere oturur,
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Onlar qızıl-gümüş, lə’l-cavahiratla) bəzənmiş taxtlar üstündə qərar tutacaq,
M. Pickthall (English)
swap_vert close
On lined couches,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
(They will be) on Thrones(5229) encrusted (with gold and precious stones),
5229 Cf. 15:47 ; 37:44, 52:20, and 88:13. [Eds.].  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
عَلٰى
üze- rinde
سُرُرٍ
tahtlar
مَوْضُونَةٍۙ
mücevherlerle işlenmiş
(Onlar) Mücevherlerle işlenmiş tahtlar üzerindedirler.
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
سُرُر
İsim
س ر ر
Tahtlar, koltuklar
مَوْضُونَة
Edilgen fiil
و ض ن
Mücevherlerle işlenmiş