close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tevbe Sûresi 92. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velâ ‘alâ-lleżîne iżâ mâ etevke litahmilehum kulte lâ ecidu mâ ahmilukum ‘aleyhi tevellev vea’yunuhum tefîdu mine-ddem’i hazenen ellâ yecidû mâ yunfikûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Bir de sana gelince onları bindirmek için senden binek istemişlerdi de sizi bindirecek binek bulamıyorum demiştin; bu uğurda sarfedecek bir şey bulamadıklarından mahzun olup gözleri yaşlarla dolarak dönmüşlerdi; onlara da suç yok.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Bir de (cihada katılabilecekleri bir bineğe) bindirmen için Sana her gelişlerinde; "Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum" dediğin (sadık kimseler) ve infak edecek bir şey bulamayıp hüzünlerinden dolayı gözlerinden yaşlar boşanır vaziyette geri dönenler üzerinde de (vebal) yoktur. (Onlar da sorumlu tutulmayacaklardır.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve sana kendilerine binek sağlaman için başvurduklarında, “Sizi bindirecek birşey bulamıyorum” dediğin zaman, bu yolda harcayacak imkanları olmadığı için, üzüntüsünden gözleri yaşararak dönüp gidenler de, sorumlu tutulmayacaklardır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kendilerine binek bulup savaşa gönderesin diye, gönüllü olarak sana gelenlere: “Size binek olarak verecek bir şey bulamıyorum” dediğin zaman, bu uğurda harcayacak bir şey bulamadıklarından dolayı üzülüp, gözlerinden yaş döke döke dönüp gidenlere de bir günah yoktur.
Ahmet Varol
swap_vert close
Kendilerine binek bulman için sana geldiklerinde: "Size binek bulamıyorum" dediğin zaman harcayacak bir şey bulamadıklarından dolayı üzüntüden gözlerinden yaşlar akarak geri dönenler için de bir günah yoktur.
92.İbnu Ebi Hatim`in Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre Resulullah (a.s.) Müslümanlardan savaş için hazırlık yapmalarını istedi. Ashabdan bir grupla birlikte Abdullah bin Ma`kıl Resulullah (a.s.)`a gelerek: "Ey Resulullah (a.s.)! Bize binek bul!" dedi. Resulullah (a.s.): "Sizi bindireceğim bir şey bulamıyorum" dediler. Onlar da ağlayarak geri döndüler ve savaş gideri ve binek bulamadıklarından dolayı cihaddan geri kalmak kendilerine çok ağır geldi. Bunun üzerine Yüce Allah bu ayeti kerimeyi indirdi  
Ali Bulaç
swap_vert close
Bir de (savaşa katılabilecekleri bir bineğe) bindirmen için sana her gelişlerinde 'Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum' dediğin ve infak edecek bir şey bulamayıp hüzünlerinden dolayı gözlerinden yaşlar boşana boşana geri dönenler üzerinde de (sorumluluk) yoktur.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bir de o kimselere günah yoktur ki, kendilerini bindirip savaşa sevkedesin diye, sana geldikleri zaman (kendilerine): “-Sizi bindirecek bir hayvan bulamıyorum” demiştin. Bu uğurda sarf edecekleri şeyi bulamadıklarından dolayı kederlerinden gözleri yaş döke döke döndüler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Kendilerini (binek sağlayarak) bindirmen için, sana geldiklerinde, sen: “Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum” deyince, harcayacak bir şey bulamadıklarından dolayı üzüntüden gözlerinden yaş akarak dönenlerin de aleyhlerine bir günah, bir ayıplama olamaz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Kendilerine binek sağlaman için sana geldiklerinde, “Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum” deyince, harcayacak bir şey bulamamanın üzüntüsünden gözleri yaş dökerek geri dönen kimselere de sorumluluk yoktur.
Besim Atalay
swap_vert close
Sana binit istemekçin gelip de: «Size binit bulamam» dediğinde, geçinmesi yokluğundan, kaygıyla gözleri yaş dökenlere dahi güçlük yoktur
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Bir de kendilerine (savaşa katılabilecek malzeme ve) binek temin etmen için sana her gelişlerinde: “Size verecek binek bulamıyorum” dediğin ve (binek ve savaş malzemesi satın alabilmek için) harcayacak bir şey bulamayıp üzüntüden gözlerinden yaş dökerek geri dönenlere de (sorumluluk) yoktur.
Tebük Seferine katılmak isteyen fakat yiyecek, giyecek ve binek bulamayan bazı fakir Müslümanlar Hz. Peygamber’e gelerek yardım istemişlerdi. Ancak imkânların kıtlığından Hz. Peygamber kendilerine yardımcı olamayacaklarını söylemişti. Onlar da sefere katılamamanın üzüntüsüyle ağlayarak evlerine dönmüştü. Bu ayetle hem sorumluluktan kurtulacakları ve hem de Allah’a ve Resulüne olan sadakatlerinden dolayı kendilerine mükâfat verileceği ifade ediliyor.  
Cemil Said
swap_vert close
Tahammülleri olmadığından nâşî senden binecek hayvân ve nafaka isteyenler ve sen de "Size virecek bir şeyim yokdur." cevâbını virmekliğin üzerine gözyaşlarıyla ’avdet idenler ve sarf idecek hiç bir şeyleri olmadığından dolayı mahzûn olanlar da bu zümredendir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Binek vermen için sana geldiklerinde, "Size binek bulamıyorum" dediğin zaman, sarfedecek bir şey bulamadıkları için üzüntüden gözyaşı dökerek geri dönenlere de sorumluluk yoktur.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Kendilerini bindirip (cepheye) sevk edesin diye sana geldikleri zaman, senin, “Sizi bindirebileceğim bir şey bulamıyorum” dediğin; bu uğurda harcayacakları bir şey bulamadıklarından dolayı üzüntüden gözleri yaş döke döke geri dönen kimselere de bir sorumluluk yoktur.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Kendilerine binek sağlaman için sana gelip de, “Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum” diye cevap verdiğin zaman, harcayacak bir şey bulamamanın üzüntüsünden göz yaşları dökerek geri dönenlere de günah yoktur.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Kendilerine binek sağlaman için sana geldiklerinde: Sizi bindirecek bir binek bulamıyorum, deyince, harcayacak bir şey bulamadıklarından dolayı üzüntüden gözleri yaş dökerek dönen kimselere de (sorumluluk yoktur).  
 Ashâb-ı kiramdan, çok fakir olan bir gurup Tebük seferine katılmak istemiş fakat yiyecek, giyecek ve binek bulamamışlardı. Bunları temin etmesi için Peygamber (s.a.)’e baş vurdular. O da onları bindirip sevkedecek bir şey bulamadığını bildirince, üzüntülerinden ağlayarak geri döndüler. İşte 92. âyette bunlara işaret edilmektedir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Aynı şekilde, kendilerini bindirmen için sana geldiklerinde, "Sizi bindirecek bir taşıt bulamıyorum," dediğin ve mali yetersizliklerinden dolayı üzüntüden gözlerinden yaş akarak geri dönenler de kınanamaz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Kendilerini bindirip savaşa gönderesin diye gönüllü olarak sana geldiklerinde, "Sizi bindirecek birşey bulamıyorum." dediğin zaman, bu uğurda harcayacakları birşey bulamadıklarından dolayı üzülüp gözlerinden yaş döke döke geri dönüp gidenlere de bir günah yoktur.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Onlara da harec yoktur ki her ne zaman kendilerini bindirip sevkedesin diye sana geldilerse «sizi bindirecek bir şey bulamıyorum» dediğin cihetle bu uğurda sarfedecekleri şeyi bulamadıklarından dolayı hüzünlerinden gözleri yaş döke döke döndüler
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Cihada katılmak için) kendilerine binek sağlaman için sana başvurduklarında, “Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum” dediğin zaman, bu uğurda harcayacakları bir şey bulamadıklarından dolayı üzüntüden gözleri yaş döke döke geri dönen kimselere de bir sorumluluk yoktur.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Bir de; sana, kendilerine binek sağlaman için başvurduklarında, “Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum.” dediğin zaman, harcayacakları bir şeyleri olmadığı için üzüntüden gözlerinden yaşlar akıtarak geri dönüp gidenlere de bir sorumluluk yoktur.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Bir de şunlara günâh (ve mes'ûliyyet) yokdur ki: Kendilerini bindir (ib sevk et) men için ne zaman sana geldilerse, «Size bir binek bulamıyorum» dedin ve (bu uğurda kendileri) harcayacak bir şey bulamadılar da kederlerinden gözleri yaş döke döke döndüler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Kendilerini (savaşa katılmak üzere bir binek te'mîn ederek) bindirmen için sana geldikleri zaman: “Sizi üzerine bindireceğim bir şey (bir binek) bulamıyorum!” deyince,(kendilerinden) sarf edecek bir şey bulamadıkları için üzüntüden gözleri yaş döke döke geri dönen kimselerin aleyhine de (suçlamak için yol yoktur)!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Bir de kendilerine (Medine’ye her an bir saldırı hazırlığı içindeki Bizanslılara karşılık vermek üzere sefere katılabilecek malzeme ve) binek sağlaman için sana geldiklerinde’’ Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum’’ deyince, harcayacak bir şey bulamamanın üzüntüsünden gözleri yaş dökerek geri dönenlere de sorumluluk yoktur. *
(*) Tebük Seferine katılmak isteyen fakat yiyecek, giyecek ve binek bulamayan bazı fakir Müslümanlar Hz. Peygamber’e gelerek yardım istemişlerdi. Ancak imkânların kıtlığından Hz. Peygamber kendilerine yardımcı olamayacaklarını söylemişti. Onlar da sefere katılamamanın üzüntüsüyle ağlayarak evlerine dönmüştü. Bu ayetle hem sorumluluktan kurtulacakları ve hem de Allah’a ve Resulüne olan sadakatlerinden dolayı kendilerine mükâfat verileceği ifade ediliyor. (C. Külünkoğlu Meali Tevbe- 92. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Birde, kendilerinin savaşa gitmeye vasıtaları olmadığı için, onları savaşa götürmen için gelen fakirler var ya, onlara “Sizi savaşa götürecek imkânımız yok, geriye dönün” dediğinde, savaşa gidemeyecek vasıtaları olmama üzüntüsünden gözleri yaşlarla dolar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bir de o kimseler ki binek veresin diye gelince sen: "Size verecek binek yok" dedin de onlar kaygılarından, harcıyacakları olmamaktan dolayı gözyaşı akıttılar, onlara da günah yoktur.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Binek veresin diye sana geldikleri zaman onlara sizin için binek bulamam dediğin vakit sefer uğrunda harcedecek birşey bulamadıklarından göz yaşı dökerek, tasalanarak dönüp gidenlere de itap yoktur.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Yine, kendilerine binek vermen için sana geldiklerinde, “Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum” dediğin zaman, (cihat için) sarf edecek bir şey bulamadıkları için üzüntüden gözyaşı dökerek geri dönenlere de (sorumluluk) yoktur.
Kadri Çelik
swap_vert close
Bir de kendilerini bindirmen için sana her gelişlerinde onlara, “Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum” dediğin ve infak edecek bir şey bulamayıp hüzünlerinden dolayı gözlerinden yaşlar boşanarak geri dönenler üzerinde de (sorumluluk) yoktur.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hele şu, kendilerine savaşa çıkacak malzeme ve binek temin etmen için huzuruna geldiklerinde, “Üzgünüm, size verecek binek bulamıyorum!” dediğin zaman,binek ve savaş araç gereçleri satın almak üzere harcayacak bir şey bulamadıkları için üzüntüden gözleri yaşararak ve yürekleri kan ağlayarak dönüp giden o fedâkâr müminlere de sorumluluk yoktur.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onları taşıtman için sana geldiklerinde, “Sizi üzerinde taşıtacağım bir şey bulamıyorum” dediğin zaman dönüp gitmiş ve “Harcayacak bir şey bulamıyorlar” diye üzülerek gözleri Yaş dökmüş olanlar aleyhine de (hiçbir yol) yoktur.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Kendilerine bir binek aracı ayarlaman için sana gelip de senin: " sizi götürebilecek bir taşıt bulamıyorum " dediğinde, savaşa sarfedecek bir şeyleri olmadığı için, duygulanıp iki gözü iki çeşme dönenler de mazeretli sayılırlar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Kendilerini bir ata veya bir deveye bindirip savaş meydanına götüresin diye sana geldikleri zaman, senin "Sizi bindirebileceğim bir şey bulamıyorum!" dediğin; bu uğurda harcayacakları bir şey bulamadıklarından dolayı üzüntüden gözlerinden yaş dökerek geri dönen kimselere de sorumluluk yoktur.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kendilerine binek sağlaman için sana geldiklerinde “Sizi bindirecek bir (binek) bulamıyorum.” deyince, (savaş için) infak edecek hiçbir şey bulamadıklarından dolayı üzüntüden gözyaşı dökerek dönen kişilere de (sorumluluk yoktur). [*]
Yüce Allah Tebük Gazvesi’ne katılamayacağı için sorumluluktan uzak tuttuğunu bildirdiği dördüncü bir gruba değinmektedir. Sözü edilen kişilerin Hz. Muhammed’in yanına geldikleri, kendilerine binek vermesi için istekte bulundukları, Hz. Muhammed’in de kendilerine hitaben “Sizi savaşa götürmek için üzerinde taşıyabileceğim, bindirebileceğim bir binek yok” dediği insanlar olduğu ifade edilmektedir. Ayetin devamında, bu kişilerin Hz. Muhammed’den bu cevabı aldıktan sonra savaş için infak edebilecek herhangi bir şey bulamamanın derin hüznü içerisinde gözyaşlarına boğularak geri döndükleri bildirilmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Kendilerine binek sağlaman için sana geldikleri zaman, sen kendilerine: “Sizi üzerine bindireceğim bir şey bulamıyorum.” deyince, (bu yolda) harcayacak bir şey bulamadıklarından dolayı üzülüp, gözlerinden yaş dökerek geri dönüp gidenlere¹ de (bir günâh) yoktur.
1 Bunlar yedi kişi idiler. Peygamberimize gelerek savaşa katılmak istediklerini belirttiler. Peygamberimiz de: “Sizi üzerine bindireceğim bir şey bulamıyorum.” deyince ağlayarak dönüp gittiler. (Vâhidî)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve sana, kendilerine binek sağlaman için başvurduklarında, “Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum” dediğin zaman, bu yolda harcayacak imkanları olmadığı için üzüntüden gözleri yaşararak dönüp gidenler de sorumlu tutulmayacaktır.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Binek vermen için sana geldiklerinde: – Size binek temin edemiyorum, dediğin zaman, harcayacak bir şey bulamadıkları için üzüntülerinden gözlerinden yaş dökerek geri dönenlere de bir günah ve kınama yoktur. 2/246, 4/76, 48/17
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bir de sana kendilerine binek sağlaman için geldiklerinde, “Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum” dediğin zaman, bu yolda harcayacak bir şey bulamadıkları için üzüntüden gözlerinden yaşlar boşanarak geri dönenlere de bir sorumluluk yoktur.[¹⁵¹²]
[1512] Bunların, Ensar ve daha başka kabilelere mensup yoksul kişiler olduğu rivayet edilir (İbn Kesir). Mücâhid’in rivayetine göre bunlar arasında Ma’kil, Süveyd ve Numan adlı üç yoksul kardeş de vardır (Râzî). Rasulullah’tan kendilerini ve azıklarını taşıyacak binek temin etmesini talep etmişler, istekleri karşılanamayınca, hıçkıra hıçkıra ağlayarak geri dönmüşlerdir. Tefidu mine’d-dem‘, ağlamaktan öte, gözlerin pınar kesilmesidir (Zemahşerî). “İki gözü iki çeşme” şeklindeki çevirimizin gerekçesi budur.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Öyle kimselere de günah yoktur ki, kendilerine binek sağlaman için sana her müracaat edişlerinde "Size bir binek bulamıyorum" dedin de, sefer için harcayacak bir şey bulamadıklarından ötürü, kederlerinden gözleri yaşla dolu geri dönüverdiler.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve sana, kendilerine binek sağlaman için başvurduklarında, "Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum" dediğin zaman, bu yolda harcayacak imkanları olmadığı için üzüntüden gözleri yaşararak dönüp gidenler de sorumlu tutulmayacaktır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve o kimselere de günah yoktur ki, her ne zaman kendilerine binek veresin diye sana geldikçe, «Sizi üzerine bindirecek bir şey bulamıyorum,» dedin de sarfedecek bir şey bulamadıkları için gözleri yaş döke döke geri dönüverdiler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ey Resulüm! Binek temin etmen için sana geldiklerinde: “Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum. ” deyince, harcayacak para bulamamaları sebebiyle gözyaşı döke döke dönüp gidenleri de kınamak doğru değildir.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kendilerini (binek sağlayıp) bindirmen için sana geldikleri zaman, sen: "Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum" deyince harcayacak bir şey bulamadıklarından dolayı üzüntüden gözlerinden yaş akarak dönen kimselerin aleyhine de (yol yoktur, Onlar da kınanmazlar).
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Sana gelüb de "Bizi cihâd içün techîz it" didiklerinde "Sizi techîz idecek şeyim yokdur" cevâbını virdiğinde nafaka ve levâzım seferi bulamadıklarından mahzûn olarak gözlerinden yaşlar akarak 'avdet idenlere de (cihâddan geri kalmalarında) günâh yokdur. [²]
[2] Bunlar bilâhare "bükâûn" tesmiye idilen yedi kişi idiler.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bir bineğe bindiresin diye sana gelenler de var. “Sizi bindirecek binek bulamıyorum” dediğinde onlar, harcayacak bir şey bulamadıkları için üzüntüden dolayı gözlerinden yaşlar akarak geri dönmüşlerdi. Onlar da sorumlu tutulmayacaklardır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Binek vermen için sana geldiklerinde:-Size binek bulamıyorum, dediğin zaman, sarfedecek bir şey bulamadıkları için üzüntülerinden gözleri yaş dökerek geri dönenlere bir sorumluluk yoktur.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Kendilerine bir binek temin etmen için sana gelip de sen “Sizi bindirecek birşey bulamadım” dediğinde, bir yol harçlığı bulamadıkları için üzgün ve gözü yaşlı geri dönenleri kınamak için de bir neden yoktur.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Kendilerini bindirmen için sana geldiklerinde sen, "Sizi bindirecek bir şey bulamam" deyince, harcayacak bir şey bulamadıklarından, üzüntüyle gözlerinden yaşlar boşalarak geri dönen kimseler için de herhangi bir günah yoktur.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı anlaruñ üzere kim ķaçan geldiler saña tā bindüresin anları eyittüñ “bulımazın anı kim bindürem sizi anuñ üzere.” döndiler ol ḥālde kim anlaruñ gözleri ŧolup aķar göz yaşından ķayġudan ötürü andan ötürü kim bulmazlar anı kim ħarc eyleyeler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ol kişiler üstine yazuḳ yoḳdur ḳaçan geldiler saña özlerini götürmeg‐içün. Sen eyitdüñ: Ṭapmazın sizi götürecek nesne. Anuñ üstine giderler, gözlerinden yaş aḳup ḳayġu‐y‐ıla bulmadıḳları‐çun nafaḳa eyleyecek nes‐ne.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Döyüşə getməyə minikdən ötrü) yanına gəldikdə: “Sizin minməyiniz üçün bir heyvan tapmıram”,- deyərkən (cihad yolunda) sərf etməyə bir şey tapa bilmədikləri üçün kədərdən gözlərindən yaş axa-axa geri dönənlərdə heç bir günah yoxdur!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Nor unto those whom, when they came to thee (asking) that thou shouldst mount them, thou didst tell: I cannot find whereon to mount you. They turned back with eyes flowing with tears, for sorrow that they could not find the means to spend.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Nor (is there blame) on those who came to thee to be provided with mounts(1344), and when thou saidst, "I can find no mounts for you," they turned back, their eyes streaming with tears of grief that they had no resources wherewith to provide the expenses.
1344 Hamala, yahmilu, here seems to mean: to provide means of transport, viz. mounts (horses, camels, etc.) for riding, and perhaps beasts of burden for carrying equipment and baggage, suitable to the rank of those concerned. It may possibly mean other facilities for getting about, such as boots and shoes, or provisions: for any army's march depends upon all these things. Where people fight as volunteers for a cause, without an extensive war fund, those who can afford it provide such things for themselves, but those without means, yet anxious to serve, have to be left behind. Their disappointment is in proportion to their eagerness to serve.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَا
ve yoktur
عَلَى الَّذ۪ينَ
o kimselerin üzerine ki
اِذَا مَٓا
o şey vaktinde
اَتَوْكَ
sana geldiler
لِتَحْمِلَهُمْ
kendilerini bin- dirmen için
قُلْتَ
dedin
لَٓا اَجِدُ
bulamıyorum
مَٓا
o şe- yi ki
اَحْمِلُكُمْ
sizi bindireceğim
عَلَيْهِۖ
üzerine
تَوَلَّوْا
geri döndüler
وَاَعْيُنُهُمْ
gözleri iken
تَف۪يضُ
dolup taşıyor
مِنَ الدَّمْعِ
yaştan
حَزَناً
üzülerek
اَلَّا يَجِدُوا
bulamamala- rından dolayı
مَا
o şe- yi ki
يُنْفِقُونَۜ
infak edecekler
Kendilerini (savaşa katılmak üzere bir bineğe) bindirmen için sana geldiklerinde, "sizi bindirecek bir şey bulamıyorum" deyince, (bu uğurda) infak edecek bir şey bulamadıklarından dolayı üzüntüden gözleri yaş dökerek geri dönen kimselere de (bir günah) yoktur.
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
حَمَلَ
Fiil-I
ح م ل
Taşıdı, yüklendi, hamile kaldı
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
وَجَدَ
Fiil-I
و ج د
Buldu
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
حَمَلَ
Fiil-I
ح م ل
Taşıdı, yüklendi, hamile kaldı
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
تَوَلّٰى
Fiil-V
و ل ي
Yüz çevirdi, çevirdi, geri döndü, dönüp gitti, üstlendi, dost edindi
عَيْن
İsim
ع ي ن
Pınar, göz, nezaret, içecek kaynağı
فَاضَ
Fiil-I
ف ي ض
Dolup taştı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
دَمْعٌ
İsim
د م ع
Gözyaşı
حَزَن
İsim
ح ز ن
Üzüntü, hüzün
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
وَجَدَ
Fiil-I
و ج د
Buldu
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَنْفَقَ
Fiil-IV
ن ف ق
İnfak etti, harcadı, nafaka verdi