Yalnızca, [savaşa katılmak için] her bakımdan müsait ve varlıklı oldukları halde senden [katılmamak yönünde] izin isteyenler ¹²⁶ haklı olarak kınanıp sorumlu tutulabilir. Böyleleri evde kalanlarla birlikte oturmayı yeğlediler; Allah da bu yüzden onların kalplerini mühürledi; öyle ki, artık [ne yaptıklarını] bilmiyorlar.
126 Lafzen, “zengin oldukları halde, senden [sefere katılmamak hususunda] izin isteyen”. Ğanî terimi, “zengin olan kimse”, yahut “ihtiyaçtan azade olan” ya da “kendine yeterli” anlamına geliyor; bu anlam örgüsü içinde malî yeterlilik yanında bedenî elverişliliği de ifade ettiği açıktır. Demek ki, burada hem bedenî yeterlik olarak sefere katılmakta bir engeli bulunmayanlar, hem de parasal gücüyle kendi silah, teçhizat ve bineğini sağlayabilecek durumda olduğu halde sefer dışı kalmak isteyenler sözkonusudur (karş. yukarıda 86-87. ayetler).