Allah onlar için, altlarından ırmaklar akan Cennetler hazırladı;(2) orada ebedî olarak kalıcıdırlar. İşte büyük kurtuluş budur!
(2)“Dünya, âlem-i âhirete bir fihrist hükmündedir. Bu fihristte âlem-i âhiretin mühim mes’elelerine olan işâretlerden biri, cismânî olan rızıklarda lezzetlerdir. Bu fânî, hakīr (kıymetsiz) ve zelîl (alçak)dünyada bu kadar ni‘metleri ihsâs (hissettirmek) ve ifâza etmek (bolca vermek) için insanın vücûdunda yaratılan havâs (duygular) ve hissiyât (hisler), ve cihâzât ve a‘zâ gibi âlât (âletler) ve edevâtından(takımlardan) anlaşılıyor ki, âlem-i âhirette تَجَرِّ مِنْ تَحْتِهاَ الْأَنْهاَرُ [Altlarından ırmaklar akar] âyet-i kerîmesinin delâletiyle kasırların altında, ebediyete lâyık cismânî ziyâfetler olacaktır.” (Mesnevî-i Nûriye, Şemme, 192)