close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tevbe Sûresi 84. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velâ tusalli ‘alâ ehadin minhum mâte ebeden velâ tekum ‘alâ kabrih(i)(s) innehum keferû bi(A)llâhi verasûlihi vemâtû vehum fâsikûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve onlardan biri ölürse kesin olarak namazını kılma ve mezarının başında durma. Şüphe yok ki onlar Allah'a ve Peygamberine kafir oldular ve buyruktan çıkmış kötü kişi olarak öldüler.
Hz. Muhammed (s.a.a)’in, münafıkların başı Ubeyy oğlu Abdullah'ın namazını kılması üzerine vahyedildiği rivâyet edilmiştir.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Resulüm, münafıklardan) Onlardan ölen birinin namazını (artık) hiçbir zaman kılma, mezarı başında da durma. Çünkü onlar, Allah’a ve Elçisine (karşı ihanet ve) inkâra sapmışlar ve fasık kimseler olarak ölüp (bu dünyadan imansız ayrılmışlardır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey peygamber! O münafıklardan, ölen kimsenin asla namazını kılma, mezarı başında da ne maksatla olursa olsun, durma sakın. Çünkü onlar, Allah'ı ve O'nun elçisini inkâr ettiler ve ilâhî buyrukları hiçe sayarak çiğneyip can verdiler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onların ölmüş olanlarından hiçbirine dua ve niyazda bulunarak cenaze namazı kılma. Kabrinin başında durup dua etme. Onlar Allah'ı ve Rasulünü inkârda ısrar ettiler, küfre saplandılar. Hak dinin, dışına çıkan fâsıklar, âsiler, bozguncular olarak öldüler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlardan ölen birinin üzerine asla namaz kılma ve kabrinin başında da bulunma. Onlar Allah'ı ve Peygamberini inkar ettiler ve fasık kimseler olarak öldüler.
84.Buhari ve Müslim`in Abdullah bin Ömer (r.a.)`den rivayet ettiklerine göre Abdullah bin Übeyy ölünce oğlu Resulullah (a.s.)`a gelerek ondan, babasının kefenlenmesi için gömleğini vermesini istedi. Resulullah (a.s.) da gömleğini verdi. Sonra ona cenaze namazı kıldırmasını istedi. Resulullah (a.s.) namazını kıldırmak üzere kalktı. Hz. Ömer (r.a.) kalkıp Resulullah (a.s.)`ın elbisesinden tutarak: "Ey Resulullah (a.s.)! Allah seni münâfıklar için namaz kılmaktan nehyettiği halde sen onun için namaz kılacak mısın?" dedi. Resulullah (a.s.) da: "Allah beni muhayyer bıraktı ve: "Onlar için ister mağfiret dile ister dileme. Sen onlar için yetmiş kere mağfiret dilesen de Allah onları bağışlamayacaktır" diye buyurdu. Ben yetmişten fazla mağfiret dileyeceğim" diye buyurdu. Hz. Ömer (r.a.): "O münâfıktır" dedi. Resulullah (a.s.) yine de onun için cenaze namazı kıldırdı. Bunun üzerine Yüce Allah bu ayeti kerimesini indirdi. Resulullah (a.s.) da bundan sonra münâfıklar için cenaze namazı kıldırmayı bıraktı. Bu rivayet Hz. Ömer (r.a.), Enes bin Malik (r.a.), Cabir bin Abdullah (r.a.) ve daha başka sahabilerden de nakledilmiştir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlardan ölen birinin namazını hiç bir zaman kılma, mezarı başında durma. Çünkü onlar, Allah'a ve elçisine (karşı) inkâra saptılar ve fasık kimseler olarak öldüler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Münafıklardan ölen hiç bir kimse üzerine, hiç bir zaman namaz kılma; kabri başında (gömülürken veya ziyaret için) durma. Çünkü onlar, Allah'ı ve Rasûlünü tanımadılar ve kâfir olarak can verdiler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlardan ölen hiçbir kimsenin namazını asla kılma ve kabrinin başında durma. Onlar, Allah’ı ve Resulünü inkâr ettiler ve onlar fasık (yoldan çıkmış, İlahî yasaları çiğnemiş) olarak öldüler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlar arasından ölenin namazını sakın kılma, mezarı başında da durma! Çünkü onlar Allah'ı ve Peygamberini inkâr ettiler ve yoldan çıkmış olarak öldüler.
Besim Atalay
swap_vert close
Onlardan birisi ölecek olsa, namazını hiç kılmayasın, mezarına uğrama, onlar hem Allaha, hem de peygamberine küfrettiler, buyrumdan dış olarak da öldüler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlardan ölen hiçbirinin asla (cenaze) duasını yapma (namazını kılma), kabrinin başında (gömülürken veya daha sonra dua etmek için) durma! Çünkü onlar Allah'ı ve Resulünü tanımadılar ve (dünyalıklarla) yoldan çıkmış olarak öldüler.
Bu ve 80. ayet münafıkların elebaşı Abdullah b. Ubey için nazil olmuştur. Oğlu Abdullah, babası ölüm döşeğinde iken onun affedilmesi için Hz. Peygamberden dua istemişti, Allah buna izin vermemişti. Bu defa da ölen babasının cenazesine katılarak dua etmesini istiyor, Allah buna da müsaade etmiyor. Bu âyetlerde, dünyayı ve dünyalıkları “Tanrı” edinmiş, nefsin istek ve arzularına kul-köle olmuş, egosunu her şeyin üstünde gören bugünün sorumsuz sözde Müslümanlarına da ciddi mesajlar vardır. Bugün dünyada milyonlarca insan -dini, dili, ırkı, rengi, soyu ve ailesi ne olursa olsun- açlık ve sefalet içinde yaşarken, sağlık sorunları sebebiyle her gün on binlerce insan yaşamını yitirirken altın kaplama arabalarla safari yaparak nefsini tatmin etmeye çalışan, özel jetlerle dünya turuna çıkarak gününü gün eden, modern ve yelkenli yatlarla okyanusları geçmeye çalışarak caka satan, prestij için milyonlarca dolarlık yalılarda oturarak keyif çatan ancak yoksulları görmeyen ve görmek için bir gayreti bulunmayan, fakiri ve yolda kalmışı dikkate almayan sözüm ona Müslümanlarla Tebük Seferinden kaçan o günün sözde Müslümanları arasında ciddi benzerlik bulunmaktadır.  
Cemil Said
swap_vert close
Münâfıklardan biri vefât ider ise ânın içün du’â itme, kabrini ziyâret itme, çünki ânlar Allâh’a ve rasûlüne inanmadılar, fâsık olarak vefât itdiler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlardan ölen kimsenin namazını sakın kılma, mezarı başında da durma! Çünkü onlar Allah'ı ve peygamberini inkar ettiler, fasık olarak öldüler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlardan ölen hiçbirine asla namaz kılma ve kabrinin başında durma. Çünkü onlar Allah’ı ve Resûlünü inkâr ettiler ve fasık olarak öldüler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ve onların arasından ölen hiç kimsenin namazını kılma, mezarı başında da durma! Çünkü onlar Allah ve resulünü inkâr ettiler ve yoldan sapmış olarak öldüler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlardan ölmüş olan hiçbirine asla namaz kılma; onun kabri başında da durma! Çünkü onlar, Allah ve Resûlünü inkâr ettiler ve fâsık olarak öldüler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlardan ölen birisi için namaz kılma, mezarı başında da durma. Çünkü onlar ALLAH'a ve elçisine karşı geldiler ve yoldan çıkmışlar olarak öldüler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ve onlardan biri ölürse asla namazını kılma ve kabirinin başına gidip durma. Çünkü onlar Allah'ı ve Resulünü tanımadılar. Ve fasık olarak can verdiler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve içlerinde ölen birinin ebedâ namazını kılma ve kabrinin üzerinde durma, çünkü onlar Allahı ve Resulünü tanımadılar ve kâfir olarak can verdiler
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm!) Onlardan ölen birinin üzerine asla (cenaze) namaz (ı) kılma ve kabrinin başında da (defnedilirken veya ziyaret için) bulunma. Zira onlar, Allah’ı ve Resûlü’nü inkâr ettiler ve fâsık (kâfir) kimseler olarak öldüler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlardan ölen hiçbir kimseye, asla salat¹ etme ve kabirlerinin başında da durma. Çünkü onlar, Allah'a ve Resul'üne nankörlük ettiler. Ve onlar fasık olarak öldüler.
1- Dua, cenaze salatı.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlardan ölen hiç bir kimseye ebedî düâ etme (Defn veya ziyaret için) kabrinin başında da durma. Çünkü onlar Allâhı ve Resulünü inkâr ile kâfir oldular, onlar faasık (adam) lar olarak öldüler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Onlardan ölen birinin üzerine, ebedî olarak aslâ namaz kılma(2) ve onun kabri başında durma! Çünki onlar, Allah ve Resûlünü inkâr ettiler ve onlar, fâsık kimseler olarak öldüler.
(2)“ ‘Münâfık öldükten sonra namazı kılınmaz’ meâlindeki âyet, o zamandaki ihbâr-ı İlâhî (Allah’ın haber vermesi) ile bilinen kat‘î münâfıklar demektir. Yoksa zan ile, şübhe ile münâfık deyip namaz kılmamak olmaz. Mâdem لآَ اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ [Allah’dan başka ilâh yoktur] der, ehl-i kıbledir. Sarih (açık) küfür söylemese veyâhut tevbe etse, namazı kılınabilir.” (Emirdağ Lâhikası I, 110)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve onlardan (o ikiyüzlü münafıklardan) ölmüş olan hiçbirine asla salât (dua) etme ve (hakkında dua ve şefaat etmek maksadıyla) asla kabri başında da durma. Doğrusu onlar, Allah’ı ve O’nun elçisini inkâr ettiler ve yoldan çıkanlar olarak öldüler. *
(*) Bu ve 80. ayet münafıkların elebaşı Abdullah b. Ubey için nazil olmuştur. Oğlu Abdullah, babası ölüm döşeğinde iken onun affedilmesi için Hz. Peygamberden dua istemişti, Allah buna izin vermemişti. Bu defa da ölen babasının cenazesine katılarak dua etmesini istiyor, Allah buna da müsaade etmiyor. Bu âyetlerde, dünyayı ve dünyalıkları “Tanrı” edinmiş, nefsin istek ve arzularına kul-köle olmuş, egosunu her şeyin üstünde gören bugünün sorumsuz sözde Müslümanlarına da ciddi mesajlar vardır. Bugün dünyada milyonlarca insan -dini, dili, ırkı, rengi, soyu ve ailesi ne olursa olsun- açlık ve sefalet içinde yaşarken, sağlık sorunları sebebiyle her gün on binlerce insan yaşamını yitirirken altın kaplama arabalarla safari yaparak nefsini tatmin etmeye çalışan, özel jetlerle dünya turuna çıkarak gününü gün eden, modern ve yelkenli yatlarla okyanusları geçmeye çalışarak caka satan, prestij için milyonlarca dolarlık yalılarda oturarak keyif çatan ancak yoksulları görmeyen ve görmek için bir gayreti bulunmayan, fakiri ve yolda kalmışı dikkate almayan sözüm ona Müslümanlarla Tebük Seferinden kaçan o günün sözde Müslümanları arasında ciddi benzerlik bulunmaktadır. (C. Külünkoğlu Meali Tevbe-84. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Eğer onlar (münafıklardan) birisi ölmüşse, ebedi olarak (cenaze) namazını kılma ve kabrinin başında (bağışlanması için) durma. Zira onlar Allah ve elçisini inkâr etmişler, sonrada yoldan çıkmış günahkârlar olarak ölmüşlerdir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlardan ölen hiç bir kimsenin namazını kılma. Onların mezarı başında da durma. Çünkü onlar Allah’ı, elçisini tanımadılar, karıştırıcı olarak öldüler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlardan hiçbir kimsenin namazını asla kılma, kabrinde de durma [⁶], çünkü onlar Allah ve peygamberini tanımadılar, fasık olarak öldüler.
[6] Defni için veya ziyaret için kabrine gitme!  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlardan ölen birinin asla namazını kılma/dua etme ve onun kabri başında da durma.²² Muhakkak ki onlar Allah’ı ve elçisini inkâr ettiler ve onlar yoldan çıkmış kimseler olarak öldüler.
22 Kabrine uğrama anlamındadır.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlardan ölen birinin üzerine asla namaz kılma ve mezarı başında da durma! Çünkü onlar Allah'ı ve peygamberini inkâr ettiler ve fasıklar olarak öldüler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlardan ölen hiç kimsenin cenaze namazını kılma ve mezarının başında duâ etmek için durma! Çünkü onlar, Allah’ı ve Elçisini inkâr ettiler ve fırsat varken tövbe de etmeyip, kâfir olarak can verdiler! Ve sonunda, uğrunda kâfirliği bile göze aldıkları dünya nîmetlerini bırakıp gittiler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlardan ölmüş hiç kimsenin namazını ebedî olarak kılma! Kabiri başında da durma! Onlar, Allah’ı ve O’nun rasûlünü inkâr ettiler. Fâsıklar (yoldan çıkıp sapmışlar) olarak öldüler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! Onlardan biri ölürse, asla cenaze namazını kılma, kabri başında durma: çünkü onlar Allah ve resulünü inkar etmiş ve asî olarak ölmüşlerdir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Münafıklardan ölenlerin cenaze toplantısına katılma! Onların cenaze salat-ını ikame etme! Onların kabrinin başında durma! Onlara sahip çıktığını gösterme! Sen onların salatında bulunursan, cenaze toplantılarına katılırsan, kabirlerinin başında durursan yanlış anlaşılır. Onun için asla böyle bir şey yapma! Çünkü onlar Allah’ı ve Resulünü inkâr ettiler. Bozguncular olarak öldüler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlardan ölmüş olan hiçbirine asla [salât] (dua) etme; [*] onun kabri (başı)nda da durma! Şüphesiz ki onlar, Allah’ı ve Elçisini inkâr ettiler ve yoldan çıkanlar olarak öldüler.
Kimin inançsız olduğu kendi itirafının dışında bilinemeyeceği için, bu hükmü günahkârlara da yansıtmak doğru değidlir. Bu kişiler müslümanların aleyhine olmuşlar, onları yurtlarından çıkarmışlar, müslümanlarla birlikte değil de kâfirlerle işbirliğine girmişlerdi. Böylelerinin sözleri de hayatları da inkârlarına delil olduğu için, Tevbe 9:113 gereği onlara yönelik Yüce Allah’tan bağışlanma dileğinde bulunulamaz.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Onlardan biri ölürse sakın (cenaze) namazını kılma ve kabrinin başında da durma. Çünkü onlar Allah’ı ve Elçisini tanımadılar ve dosdoğru yoldan çıkmış olarak, can verdiler.¹
1 Bu âyet, Peygamberimizin Tebük seferinden sonra ölen, münâfıkların lideri Abdullah b. Ubey’in cenaze namazını kılmaktan alıkoymak için nâzil olmuştur. Abdullah b. Ubey’in oğlu Abdullah, Peygamberimizden babasına kefen yapmak üzere gömleğini istedi, o da verdi. Daha sonra da cenaze namazını kıldırmasını istedi. Hz. Peygamber (a.s) bunu da kabul etti. Fakat Hz. Ömer (r.a) Peygamberimizden bunu yapmamasını istedi… Hz. Peygamber, tam namazı kıldırmak üzereyken, bu âyet nâzil oldu. (Kurtubî) Peygamberimizin bu namazı kıldırdığına dâir rivâyetler varsa da yukarıdaki rivâyet daha çok tercih edilmektedir. Bu âyetle, Müslümanların imamları ve liderlerinin, İslâm düşmanlarının veya münafıkların cenaze namazlarını kıldırmaları yasaklandı.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve onlardan ölen kimsenin asla namazını kılma; mezarı başında da durma sakın: ¹¹⁶ çünkü onlar Allah’ı ve O’nun Elçisi’ni inkara yeltendiler ve bu günah içinde öldüler. ¹¹⁷
116 Yani, ölmeden önce tevbe edip ıslah bulmadığı takdirde. Rivayete göre, hayatı boyunca Hz. Peygamber’e muhalefet tavrı içinde olan ve Medine’li münafıkların lideri durumunda bulunan Abdullah b. Ubeyy ölüm yatağındayken oğlunu Hz. Peygamber’e göndererek, o’ndan, mezara konurken sarsınlar diye gömleğini vermesini, bir de cenaze namazını o’nun kıldırmasını ister. Hz. Peygamber bunu, Abdullah b. Ubeyy’in tevbe haleti içinde olduğuna yorar ve gömleğini gönderir, cenaze namazını da kıldırır. Ömer b. Hattâb, bütün müminlerin “Allah’ın düşmanı” olarak gördükleri birine karşı gösterilen bu hoşgörüye şiddetle karşı çıktığı zaman Hz. Peygamber şöyle buyurur: “Allah bu konuda beni muhtar kılmıştır [surenin 80. ayetine atıfla: “Onların bağışlanmaları için ister dua et, ister etme... -onlar için istersen yetmiş kez af dile ...vb.”]; dolayısıyla [onun için] yetmişten daha fazla dua edeceğim.” (Buhârî, Tirmizî ve Neseî’de bu rivayetin muhtelif tarîkleri kaydedilmiştir. İbni Hanbel, İbni ‘Abbâs’a dayanarak; Buhârî ve Müslim İbni Ömer’e dayanarak; Müslim keza Câbir b. Abdullah’a dayanarak). Aynı olaya ilişkin muhtelif rivayetler başka bazı Hadis derlemelerinde de yer almaktadır. Abdullah b. Ubeyy, Hz. Peygamber Tebük seferinden döndükten bir süre sonra öldüğüne ve surenin 84. ayeti de -surenin büyük bir kısmı gibi- bu sefer sırasında vahyedilmiş olduğuna göre bu ayetle getirilen yasak, müteakip ayetlerin de delalet ettiği gibi, sadece, “Allah’ı ve O’nun Elçisi’ni inkara yeltenen ve bu günah içinde ölen” yani, bu günahtan tevbe edip dönmeden ölenlerle ilgilidir, onlar için geçerlidir.117 Lafzen, “günahkar olarak öldüler”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ve onlardan biri ölürse katiyen cenaze namazını kılma mezarı başında da durma! Çünkü onlar Allah’a ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden Elçisine nankörlük edip karşı geldiler ve yoldan çıkmış fasık olarak öldüler. 2/161- 217, 3/90- 91, 47/34
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve onlardan ölen herhangi birinin namazını kılma ve kabrinin başında da asla bulunma! Çünkü onlar Allah’a ve Elçisi’ne nankörlük ettiler ve yoldan sapmış bir halde öldüler.[¹⁵⁰¹]
[1501] Hz. Cabir’den: “Münafıkların elebaşı öldüğünde namazını Rasulullah’ın kıldırmasını vasiyet etmişti. Oğlu Allah Rasûlü’ne geldi ve dedi ki: Babam senin gömleğinle kefenlenmeyi vasiyet etti…” (Müslim’den nkl: İbn Kesir). Bu istismarcı tavır, bir ömür Allah Rasûlü’ne ve onun dâvâsına karşı sinsice savaşan İbn Ubeyy’in ‘tüketici’ elçi tasavvuruna ibretlik bir örnektir (Bkz: âyet 80, notlar). Bu örnek üzerinden verilen ibret dersi şudur: Münafık imana değil imaja yatırım yapar, mü’min ise imaja değil imana yatırım yapar. Zira Allah insanın imajına değil imanına bakar.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed, sakın merhamete gelip de) Onlardan ölen birinin (cenaze) namazını kıldırma, kabrinin başında da bulunma, (onlar için dua ve bağışlanma dileme) Çünkü onlar Allah ve Resulünü (emirlerini) inkar ettiler ve (küfür ve nifakta direnerek) kafir olarak öldüler!
Osman Fırat
swap_vert close
Ve Onlardan ölen birinin üzerine ebedi olarak dua yapma ve mezarı başında da durma. Çünkü onlar Allâh’ı ve Elçisini inkar ettiler ve yoldan çıkmış olarak öldüler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve onlardan hiçbir şahsın üzerine ölmüş olunca ebedîyyen namaz kılma ve kabrinin üzerinde durma. Çünkü onlar Allah Teâlâ'yı ve Resûlünü inkar ettiler ve onlar fâsık olarak öldüler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onlardan ölen hiçbir kimsenin cenaze namazını kılma ve kabri başında dua etmek üzere durma. Çünkü onlar Allah'ı ve Resulünü tanımadılar ve yoldan çıkmış olarak öldüler.
İbn Übey öldüğünde, halis bir Müslüman olan oğlu Abdullah Hz. Peygamber’e gelerek cenaze namazını kıldırmasını rica etti. Pek şefkatli olan Efendimiz (a.s.m) o tarafa doğru kalkınca Hz. Ömer 80. âyeti hatırlattı. Hz. Peygamber: “Demek Allah izin verdi, ben de yetmişten daha fazla istiğfar ederim.” dedi. Bunun üzerine bu âyet indirilip kesin hükmü bildirdi.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ve Onlardan ölen birinin üzerine asla namaz kılma, onun kabri başında durma. Çünkü onlar Allah'ı ve Elçisini tanımadılar ve yoldan çıkmış olarak öldüler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlardan (münâfıklardan) fevt olan biri üzerine ebeden namâz kılma ve kabrinin üzerinde durma, çünki onlar Allâh ve Rasûl'üne küfr itdiler ve fâsık oldukları halde fevt oldılar. [¹]
[1] Ömer ibnü'l Hattâb radiyallahu'anh diyor ki: "Abdullah bin Ubey fevt olunca namâzını kılmak üzere Rasûl-ü Ekrem da'vet olundı. Fahr-i Kâinât teşrîf içün ayağa kalkdıkda : "Yâ Rasûlallah İbn-i Übey senin hakkında şöyle şöyle söylemişdi sen onun üzerine namâz mı kılacaksın? diyerek me'âyibini ta'dâd itdim. Rasûlullah: "Yâ Ömer Onun üzerine namâz kılmakla kılmamak arasında tahyîr olundum. Ben kılmağı ihtiyâr itdim. Eğer onun 'afv olunacağını bilseydim yetmişden ziyâde istiğfâr iderdim" buyurdılar ve namâzını kılub 'avdet iylediler. Biraz sonra bu âyet-i kerîme nâzil olarak münâfıklar üzerine namâz kılmağı men' buyurdı."  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlardan ölen birine asla dua etme (namaz kılma). Mezarı başında da bulunma. Çünkü onlar, Allah’ı ve elçisini göz ardı etmiş ve yoldan çıkarak fâsık olarak ölmüşlerdir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlardan ölen kimsenin namazını sakın kılma, mezarı başında da durma! Çünkü onlar Allah'a ve Resulü'ne nankörlük ettiler ve fasık olarak öldüler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Öldüklerinde onlardan hiçbirinin namazını kılma, kabrinin başında durma. Çünkü onlar Allah'ı ve Resulünü inkâr ettiler ve fasık olarak öldüler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onlardan ölen biri üzerine asla dua etme; böyle birinin mezarı başında da durma. Bunlar Allah'a ve resulüne nankörlük ettiler ve yoldan sapmış olarak ölüp gittiler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı namāz ķılma kimseye anlardan kim öldi hemįşe daħı ŧurmasini üzere bayıķ anlar kāfir oldılar Tañrı’yı daħı resūlını daħı öldiler anlar ŧā'atdan çıķıcılar iken.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı namāz ḳılma anlaruñ ölüsi üstine hergiz. Daḫı durma anuñ ḳabriüstine. Taḥḳīḳ anlar kāfir oldılar Tañrı Ta‘ālāya, daḫı resūline. Daḫı öldileranlar kāfirler‐iken.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlardan (münafiqlərdən) ölən heç bir kəsə heç vaxt namaz qılma, qəbrinin başında durma. Çünki onlar Allahı, Onun Peyğəmbərini dandılar və fasiq olaraq öldülər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And never (O Muhammad) pray for one of them who dieth, nor stand by his grave. Lo! they disbelieved in Allah and His messenger, and they died while they were evil-doers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Nor do thou ever pray for any of them that dies, nor stand at his grave;(1337) for they rejected Allah and His Messenger, and died in a state of perverse rebellion.
1337 On the death of a Muslim, it is the pious duty of every neighbouring Muslim who can, to assist in the simple funeral ceremonies—the prayer for mercy before the body is consigned to the grave, and the consignment of the body to the grave, by a simple, solemn, and dignified ritual. For those who have shown hostility to Islam, this would not be seemly and is forbidden. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَا تُصَلِّ
ve namaz kılma
عَلٰٓى
üzerine
اَحَدٍ
birinin
مِنْهُمْ
onlardan
مَاتَ
öldü
اَبَداً
ebediyen
وَلَا تَقُمْ
ve durma
عَلٰى قَبْرِه۪ۜ
onun kabri başında
اِنَّهُمْ
çünkü onlar
كَفَرُوا
inkâr ettiler
بِاللّٰهِ
Allah'ı
وَرَسُولِه۪
ve resulünü
وَمَاتُوا
ve öldüler
وَهُمْ
onlar iken
فَاسِقُونَ
fâsık kimseler
Onlardan ölen birinin üzerine (varıp) asla (cenaze) namaz(ını) kılma ve onun kabri başında da durma! Çünkü onlar, Allah'ı ve resulünü inkâr ettiler ve fâsık olarak öldüler.
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
صَلّٰى
Fiil-II
ص ل و
Namaz kıldı, dua etti, destekledi, salât etti
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اَحَد
İsim
ا ح د
Bir tek, bir
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مَاتَ
Fiil-I
م و ت
Öldü
اَبَدًا
Zaman zarfı
ا ب د
Hiçbir zaman, ebediyen, sürekli, asla
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
قَامَ
Fiil-I
ق و م
Dikildi, ayakta durdu, kalktı, kıyamda durdu
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
قَبْر
İsim
ق ب ر
Kabir
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
مَاتَ
Fiil-I
م و ت
Öldü
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
فَاسِق
Etken fiil
ف س ق
Fâsık