Ve onlardan ölen kimsenin asla namazını kılma; mezarı başında da durma sakın: ¹¹⁶ çünkü onlar Allah’ı ve O’nun Elçisi’ni inkara yeltendiler ve bu günah içinde öldüler. ¹¹⁷
116 Yani, ölmeden önce tevbe edip ıslah bulmadığı takdirde. Rivayete göre, hayatı boyunca Hz. Peygamber’e muhalefet tavrı içinde olan ve Medine’li münafıkların lideri durumunda bulunan Abdullah b. Ubeyy ölüm yatağındayken oğlunu Hz. Peygamber’e göndererek, o’ndan, mezara konurken sarsınlar diye gömleğini vermesini, bir de cenaze namazını o’nun kıldırmasını ister. Hz. Peygamber bunu, Abdullah b. Ubeyy’in tevbe haleti içinde olduğuna yorar ve gömleğini gönderir, cenaze namazını da kıldırır. Ömer b. Hattâb, bütün müminlerin “Allah’ın düşmanı” olarak gördükleri birine karşı gösterilen bu hoşgörüye şiddetle karşı çıktığı zaman Hz. Peygamber şöyle buyurur: “Allah bu konuda beni muhtar kılmıştır [surenin 80. ayetine atıfla: “Onların bağışlanmaları için ister dua et, ister etme... -onlar için istersen yetmiş kez af dile ...vb.”]; dolayısıyla [onun için] yetmişten daha fazla dua edeceğim.” (Buhârî, Tirmizî ve Neseî’de bu rivayetin muhtelif tarîkleri kaydedilmiştir. İbni Hanbel, İbni ‘Abbâs’a dayanarak; Buhârî ve Müslim İbni Ömer’e dayanarak; Müslim keza Câbir b. Abdullah’a dayanarak). Aynı olaya ilişkin muhtelif rivayetler başka bazı Hadis derlemelerinde de yer almaktadır. Abdullah b. Ubeyy, Hz. Peygamber Tebük seferinden döndükten bir süre sonra öldüğüne ve surenin 84. ayeti de -surenin büyük bir kısmı gibi- bu sefer sırasında vahyedilmiş olduğuna göre bu ayetle getirilen yasak, müteakip ayetlerin de delalet ettiği gibi, sadece, “Allah’ı ve O’nun Elçisi’ni inkara yeltenen ve bu günah içinde ölen” yani, bu günahtan tevbe edip dönmeden ölenlerle ilgilidir, onlar için geçerlidir.117 Lafzen, “günahkar olarak öldüler”.