close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tevbe Sûresi 85. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velâ tu’cibke emvâluhum veevlâduhum(c) innemâ yurîdu(A)llâhu en yu’ażżibehum bihâ fî-ddunyâ vetezheka enfusuhum vehum kâfirûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onların malları, evlatları, seni şaşırtıp imrendirmesin. Şüphe yok ki Allah, onları o malla, o evlatla dünyada azaplandırmayı diler ve kafir olarak da güçlükle can vermelerini murad eder.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Sakın münafıkların ve marazlı takımının) Onların malları ve evlatları Seni imrendirmesin; Allah bunlarla, ancak onları dünyada (boşuna uğraştırıp) azaplandırmak (diliyor) ve onlar inkâr içindeyken canlarının da zorluk içinde çıkmasını istiyor (diye onları mal ve makamla oyalamaktadır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onların dünyevî zenginlikleri ve çocuklarının çokluğundan umdukları bahtiyarlık, seni imrendirmesin. Allah bütün bunlarla dünyada onları, azaba uğratmayı ve kâfir olarak canlarının çıkmasını istiyor.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onların malları, paraları ve evlâtları seni imrendirmesin. Allah bunlarla dünyada onları cezalandırmayı, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfir olarak onların canlarının çıkmasını istiyor.
bk. Kur’an-ı Kerim, 9/55.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Onların malları ve çocukları seni imrendirmesin. Allah bunlarla onlara dünyada azab etmeği ve canlarının kâfir olarak çıkmasını diliyor.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onların malları ve evlatları seni imrendirmesin; Allah bunlarla, ancak onları dünyada azablandırmak ve canlarının onlar inkâr içindeyken zorluk içinde çıkmasını istiyor.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onların ne malları, ne de evladları senin gözüne batmasın (bunlar hiç bir şey değil), Ancak Allah, onları dünyada bunlarla azablandırmayı ve kâfir oldukları halde canlarının çıkmasını murad ediyor.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onların mal ve evlatları senin gözünü kamaştırmasın. Allah, o mal ve evlatları ile dünya hayatında onları ancak cezalandırmak ve kâfir olarak gebermelerini istiyor.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onların mal ve çocukları seni imrendirmesin. Allah bunlarla, onlara dünyada azap etmek ve canlarının inkârcı olarak çıkmasını ister.
Besim Atalay
swap_vert close
Onların malları da, oğulları da seni imrendirmeye, Allah diler dünyada —bu yüzden— onlara azap vere, kâfir oldukları halde canları çıka
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onların malları ve evlatları seni imrendirmesin. Allah, bunlarla (yaptıklarından dolayı) onlara dünyada sıkıntı ve azap çektirmek istemekte ve canlarını inkârcı olarak almak istemektedir.
Bkz. 9/55 ve açıklaması.  
Cemil Said
swap_vert close
Ânların emvâline ve çocuklarına ta’accüb itme, Allâh ânları bu yüzden dünyâda da tecziye idecekdir. Rûhlarını kâfir olarak teslîm idecekler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Malları ve çocukları seni hayrete düşürmesin; Allah bunlarla onlara dünyada azabetmek ve canlarının inkarcı olarak çıkmasını ister.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onların malları ve evlatları seni imrendirmesin. Allah, bunlarla ancak, dünyada kendilerine azap etmeyi ve canlarının kâfir olarak çıkmasını istiyor.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onların malları ve evlâtları seni imrendirmesin; çünkü Allah onlara dünyada bütün bunlarla eziyet vermeyi ve canlarının da inkârcı olarak çıkmasını murat ediyor.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onların malları ve çocukları seni imrendirmesin. Çünkü Allah, bunlarla ancak dünyada onların azaplarını çoğaltmayı ve onların kâfir olarak canlarının güçlükle çıkmasını istiyor.
Edip Yüksel
swap_vert close
Paraları ve çocukları seni etkilemesin. ALLAH bunlarla, onları dünyada cezalandırmayı ve canlarının inkarcılar olarak çıkmasını ister.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onların ne malları, ne de evlatları seni imrendirmesin. Allah, onları dünyada bunlarla cezalandırmayı ve canlarının kâfir olarak çıkmasını murad ediyor, başka değil.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hem onların ne malları, ne evlâdları gözüne batmasin, o hiç bir şey değil, ancak Allah onları Dünyada bunlarla muazzep kılmayı ve kâfir oldukları halde canlarının çıkmasını murad buyuruyor
Emrah Demiryent
swap_vert close
*Onların, malları (nın) ve evlatları (nın çokluğu) seni hayrete düşürmesin. Allah bunlarla (o munâfıklara lütufta bulunmuş değildir; bilakis, Allah, ısrarla hakkı inkâr ettikleri ve nifakta bulundukları için) bu dünya hayatında onları cezalandırmak ve onlar küfür üzereyken canlarını almayı diler.
* “Onların, malları (nın) ve evlatları (nın çokluğu) seni hayrete düşürmesin”; Âyet-i kerîmenin hitabı zâhiren her ne kadar Hz. Muhammed [sallallahu aleyhi vesellem] efendimize yöneltilmiş ise de mana bakımından ümmetine yapılmıştır. Hitap, Peygamber üzerinden ümmete yapılmıştır. Allahu a’lem.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Öyleyse, onların malları ve çocukları seni imrendirmesin. Doğrusu, Allah, bunlarla, onlara dünya hayatında azap etmeyi ve canlarının kâfir olarak çıkmasını istiyor.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onların ne malları, ne evlâdları seni imrendirmesin. Allah bunlar (bu varlıkları) sebebiyle ancak kendilerini dünyâda azaba çarpdırmayı ve canlarının, onlar kâfir oldukları halde, güçlükle çıkmasını diler...
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Onların malları ve evlâdları seni imrendirmesin! Allah bunlarla ancak (bu ısrarlı inkârları sebebiyle) onlara hem dünyada azâb etmeyi hem de (affa lâyık olmadıklarından)onların kâfir kimseler olarak canlarının çıkmasını istiyor.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onların (tüm insani ve ahlâki değerleri ayaklar altına alarak yığıp biriktirdikleri) servetleri (ekonomik yapıları) ve evlatları (sosyal imkânları), sakın seni imrendirmesin (etkilemesin). Allah, ancak (onların münafık olmaları sebebiyle) bunlarla dünya hayatında onlara (mal ve evlat hususunda başlarına gelecek musibet, keder ve sıkıntılarla) azap vermek ve inkârcı iken (ölüm anında) canlarının güçlükle çıkmasını murad ediyor. *
(*) Meallerde ‘’…ve Allah, canlarının inkârcı olarak çıkmasını ister.’’ şeklindeki çeviri hatalıdır, çünkü yüce Allah hiçbir kulunun küfür ve inkâr üzere ölmesini istemez. Yani buradaki Allah’ın muradı inkâra değil, canlarının güçlükle çakmasına taalluk eder. Bu şu örneğe benzer! Şuçlu iken onu dövmek istiyorum’’ gibi: Burada onun suçlu olmasını değil, bu durumda iken, yani suç işlediği için onu dövmesini istiyorsun.’’ demektir. İşte ayette de durum böyledir. Yüce Allah onların küfür içinde ölmelerini değil, küfür içinde ölürlerken (o ölüm anında) canlarının güçlükle çıkmasını murad eder. Aşağıdaki tefsir metinlerine bakılabilir. والإرادة تعلقت بزهوق أنفسهم لا بالكفر وهذا كما تقول أريد أن أضربه وهو عاص فالإرادة تعلقت بالضرب لا بالعصيان. (مجمع البيان في تفسير القرآن) وقال بعض المفسرين: هو الخروج بصعوبة. (تفسير المنار) وليس في الآية ما يدل على ان الله تعالى اراد الكفر على ما يقوله المجبرة، لأن قوله {وهم كافرون} في موضع الحال كقولك اريد ان تذمه وهو كافر واريد ان تضربه وهو عاص وأنت لا تريد كفره ولا عصيانه بل تريد ذمه في حال كفره وعصيانه، وتقديره الاية إنما يريد الله عذابهم وازهاق انفسهم اي اهلاكها في حال كونهم كافرين، كما يقول القائل للطبيب: اختلف الي كل يوم وأنا مريض، وهو لا يريد المرض، ويقول لغلامه: اختلف الي وأنا محبوس، ولا يريد حبس نفسه (التبيان الجامع لعلوم القرآن) ، وقيل : المعنى فلا تعجبك أموالهم ولا أولادهم إنما يريد الله ليعذبهم بها في الدنيا لأنهم منافقون ، فهم ينفقون كارهين فيعذبون بما ينفقون والثالث: ليعذبهم بمصائبهم في أموالهم و أولادهم (فتح القدير الجامع بين فني الرواية والدراية ) أجاب الجبائي فقال: معنى الآية أنه تعالى أراد إزهاق أنفسهم حال ما كانوا كافرين، وهذا لا يقتضي كونه تعالى مريداً للكفر، ألا ترى أن المريض قد يقول للطبيب: أريد أن تدخل علي في وقت مرضي، فهذه الإرادة لا توجب كونه مريداً لمرض نفسه،,,, ، فكذا ههنا  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onların mallarının ve evlatlarının çokluğu senin hoşuna gitmesin. Allah dünyada onlara azap etmeyi ve canlarının inkâr etmiş olarak yok olmasını diliyor.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onların ne malları, ne de çocukları sakın seni imrendirmesin. Çünkü Allah onları dünyada bunlarla azaba uğratmak, onların canlarını tanımaz olarak almak diler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onların malları, çocukları hoşuna gitmesin. Allah ancak dünyada onlara bununla azap etmeyi, kâfir oldukları halde canlarının çıkmasını istiyor.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onların malları ve çocukları(nın çokluğu) seni hayrete düşürmesin [tu’cibke]. Allah onlara dünya hayatında bunlarla azap etmeyi ister ve onların canları da inkârcılar olarak güçlükle çıkar.
Kadri Çelik
swap_vert close
Malları ve çocukları seni imrendirmesin. Allah bunlarla onlara dünyada azap etmek ve canlarının kâfir olarak çıkmasını ister.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onların tüm insânî ve ahlâkî değerleri ayaklar altına alarak yığıp biriktirdikleri o göz alıcı servetleri ekonomik yapıları ve etraflarında pervane gibi dönen güçlü kuvvetli adamları ve çocukları, sosyal imkanları sakın seni imrendirmesin. Çünkü Allah, ilk bakışta güzel gibi görünen bu nîmet ve imkânlarla, aslında onları daha bu dünyada cezalandırmayı ve kâfir olarak canlarının çıkmasını istiyor. Çünkü hatırlayın, hani onlar güçlü ve sağlıklı iken:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Seni, onların malları da, çocukları da hayrete düşürmesin! Doğrusu Allah, onlara Dünya’da bunlarla azap etmeyi ve onlar kâfir iken canlarının çıkmasını istiyor.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Onların malı mülkü, çoluk çocuğu seni cezbetmesin. Çünkü Allah, dünya malını onlara zehir edecektir. Hepsinin canını inkarcı olarak alacaktır...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onların malları ve evlatları seni imrendirmesin! Allah bunlarla dünyada azap etmeyi ve canlarının kâfir olarak çıkmasını istiyor. Çünkü onlar mallarına evlatlarına güvenerek Allah’a isyan ediyorlar. Allah’ın yasalarına karşı çıkıyorlar. Müminlerin aleyhine davranıyorlardı.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onların malları ve çocukları seni imrendirmesin! Şüphesiz ki Allah bunlarla ancak dünyada onlara azap etmeyi ve onların kâfir olarak can vermesini istiyor. [*]
Benzer mesaj: Tevbe 9:55.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Onların malları da çocukları da sakın seni imrendirmesin. Çünkü Allah bunlarla sadece onlara dünya hayatında azap etmeyi ve onların, kâfir olarak canlarının çıkmasını istiyor.
Muhammed Esed
swap_vert close
(O halde) onların dünyevî zenginlikleri ve çocukları[nın çokluğundan umdukları bahtiyarlık] seni imrendirmesin: Allah bütün bunlarla bu dünya [hayatın]da onlara azap etmek ve canlarının hakkı inkar tutumu içinde çıkmasını [sağlamak] istiyor. ¹¹⁸
118 Karş. 3:178 ve 8:28, ve ilgili notlar. Yukarıdaki 55. ayetin aynen tekrarı olan bu ifade sorunun psikolojik önemini vurgulayıcı bir anlam taşıyor (Zemahşerî) -yani, manevî değerlerin, manevî bahtiyarlığın yanında yahut onların yokluğunda dünyevî zenginliğin, bahtiyarlığın hiçbir değer ifade etmediği vurgulanıyor.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onların ne mallarının ne de çocuklarının çokluğu seni imrendirmesin. Allah onları dünyada bunlarla cezalandırmak ve onlar küfre gömülüp gitmişken canlarını almak istiyor. 2/126, 3/178, 9/55, 19/75
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve onların malları da, çocukları da seni hayrete düşürmesin:[¹⁵⁰²] şu kesin ki Allah, bu şeyleri dünyada onlar için bir azaba dönüştürmek ve canlarını inkâra gömülüp gitmişken çekip almak istiyor.[¹⁵⁰³]
[1502] Kur’an’ın bir çok yerinde mal “ekonomik gücü”, çocuklar ise “insan gücünü” simgeler. [1503] Âyet münafığın tek dünyalı tasavvuruna kinayeli bir atıf içeriyor.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey iman ehli) Onların mal ve servetleri (nin fazla olması) sakın sizi imrendirmesin. (Helal haram demeden edinilen o mallar ve kendileri gibi küfre meyyal evlatlar, imrenilecek şeyler değildir.) Çünkü Allah onları bunlarla (böyle mal ve evlatlarla) dünyada azaba uğratmayı, (Rablerini unutarak, batıl bataklığına düşüp saplanmalarını) ve canlarının -birer kafir olarak- güçlükle çıkmasını diliyor! (Onlar, münafıklar bu azabı çoktan hak etmişlerdir, zira dünyada zevk ve sefalarının, huzurlarının bozulmasını katiyen istemezler, nitekim)
Osman Fırat
swap_vert close
Onların malları ve evlâdları seni imrendirmesin; Allâh onlara dünyâda, bunlarla azâbetmeyi ve kâfir olarak canlarının çıkmasını istiyor.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onların malları ve evladları seni imrendirmesin. Allah Teâlâ diliyor ki, onları bunlar sebebiyle dünyada azaba uğratsın ve onların canlarını kâfirler oldukları halde gidersin.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onların ne malları ne de evlatları seni imrendirmesin. Çünkü Allah bunlarla onlara dünyada sıkıntı ve azap çektirmek istemekte ve canlarının kâfir olarak çıkmasını dilemektedir. [9, 55]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onların malları ve evladları seni imrendirmesin; Allah onlara dünyada, bunlarla azabetmeyi ve kafir olarak canlarının çıkmasını istiyor.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onların (münâfıkların) malları ve evlâdları seni i'câb itmesün. Allâh Te'âlâ emvâl ve evlâd ile onları 'azâb itmek murâd ider ve kâfir oldukları halde canlarının çıkmasını irâde iyler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onların malları ve evlatları seni imrendirmesin. Allah ister ki yaşadıkları bu hayatta bunlar sebebiyle onlara azap etsin ve ruhları, üzüntü içinde kâfir olarak çıksın.
Şaban Piriş
swap_vert close
Malları ve evlatları seni imrendirmesin, Allah bunlarla onları dünyada cezalandırmak istiyor. Onların canı kafir olarak zorlukla çıkar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onların malları ve evlâtları seni imrendirmesin. Allah onlara daha dünyada iken bunlarla sıkıntı vermeyi ve canlarının kâfir olarak çıkmasını istiyor.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Malları da evlatları da seni imrendirmesin. Allah bunlarla, dünyada onlara azap etmek istiyor. Kâfir olarak çıkacaktır canları.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ŧañlatmasuñ seni malları anlaruñ daħı oġlanları anlaruñ bayıķ diler Tañrı kim 'aźāb eyleye anlara anlaruñ-ıla dünyede daħı. çıķa canları anlar kāfirler iken.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ‘acebletmesün seni anlaruñ mālları, daḫı oġlı ḳızları. Dilemez TañrıTa‘ālā illā anlara ‘aẕāb eylemegi anuñ bile dünyāda. Daḫı cānları çıḳar anlar kāfirler‐iken.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onların nə mal-dövləti, nə də oğul-uşağı səni heyrətə salmasın. Allah bununla onlara (münafiqlərə) ancaq dünyada əzab vermək və kafir olduqları halda, canlarının (çətinliklə) çıxmasını istər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Let not their wealth nor their children please thee! Allah purposeth only to punish them thereby in the world, and that their souls shall pass away while they are disbelievers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Nor let their wealth nor their (following in) sons dazzle thee: Allah.s plan is to punish them with these things in this world, and that their souls may perish in their (very) denial of Allah.(1338)
1338 Except for the omission of a single word ("life"), this verse repeats verse 55 above. But the repetition indicates the harmonious closing of the same argument in two aspects. In 9:55 it occurred in connection with the reasons for refusing to receive the contributions of such persons to the expenses of an enterprise which though vital to Islam's defence was secretly opposed by such persons. Here (in 9:85) it is a question of refusing to participate in the obsequies of such persons after their death: it is natural to omit the word "life" in this case.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَا تُعْجِبْكَ
ve senin tuhafına gitmesin
اَمْوَالُهُمْ
onların malları
وَاَوْلَادُهُمْۜ
ve çocukları
اِنَّمَا
ancak
يُر۪يدُ
murad eder
اللّٰهُ
Allah
اَنْ يُعَذِّبَهُمْ
onlara azap etmeyi
بِهَا
bun- larla
فِي الدُّنْيَا
dünyada
وَتَزْهَقَ
ve çıkmasını
اَنْفُسُهُمْ
canlarının
وَهُمْ
onlar iken
كَافِرُونَ
kâfir kimseler
(Resulüm!) Onların malları(nın) ve çocukları(nın çokluğu) senin tuhafına gitmesin. Allah bunlarla ancak dünyada onlara azap etmeyi ve onların kâfir olarak canlarının çıkmasını murad eder.
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَعْجَبَ
Fiil-IV
ع ج ب
Hoşuna gitti, tuhafına gitti, gururlandırdı
مَال
İsim
م و ل
Mal, sermaye
وَلَد
İsim
و ل د
Çocuk , evlat
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَرَادَ
Fiil-IV
ر و د
Murâd etti, istedi, diledi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
عَذَّبَ
Fiil-II
ع ذ ب
Azap etti, cezalandırdı
بِهَا
Zamir
بِهَا
Onunla, onlar hakkında
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
دُنْيَا
İsim
د ن و
Dünya, yakın
زَهَقَ
Fiil-I
ز ه ق
Çıktı, yok oldu
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
كَافِرُون
Etken fiil
ك ف ر
Kâfirler, inkâr edenler, nankörler