Bundan sonra, Allah sana (seferden) dönmeyi nasip eder de onlardan bir grupla karşılaştırırsa, dahası onlar senden savaşa çıkma izni isterlerse, de ki: “Bundan böyle benimle kesinlikle sefere çıkmayacaksınız; ve benimle birlikte asla düşmana karşı savaşmayacaksınız! Madem siz bir kez oturup kalmaya razı oldunuz, bundan sonra da (seferden) geri kalanlarla birlikte oturmayı sürdürün!”[¹⁵⁰⁰]
[1500] “Geri kalanlardan” kastın kimler olduğu tartışılmıştır. Geleneksel yoruma göre, Fetih ile birlikte bir de bu sûrede (iki kez) kullanılan bu kelimeyle kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve sakatlar gibi savaşa katılamayan kesimler kastedilmiştir. Ama kelimenin “dura dura bozuldu, kokuştu” (Lisân) anlamı göz önüne alınınca, “geri kalanlardan” muradın “kasıtlı olarak savaştan kaçanlar” olduğu anlaşılır. Bizce, “oturanlar” anlamına gelen kaidin savaştan muaf tutulan birinci kesime, “geri kalanlar” anlamına gelen hâlifin ve türevleri ise savaştan kaçan ikinci kesime delâlet etmektedir. Kur’an İkiyüzlüler için ısrarla hâlifin kelimesini kullanırken (Bkz: Âyet 83, 87), onların kendileri için kâidîn kelimesini kullanmaları da (Bkz: 86. âyet) buna delâlet etmektedir. “Geri kalan” ifadesi, söz konusu anlam farkını “geride kalan” ifadesinden daha iyi yansıttığı için tercih ettik.