81,82. Sırf Allah’ın Elçisine muhalefet etmek için sefere çıkmayarak oturmaları ile sevinip, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad etmek hoşlarına gitmeyenler (bir de); “Bu sıcakta savaşa gitmeyin.” dediler. (Sen) onlara: “Cehennem ateşi, çok daha sıcaktır!” de. Ah (o münâfıklar dünyada) az güleceklerini, kazandıkları günahın cezâsını (âhirette) çekerken çok ağla yacaklarını bir anlayabilseler!¹
1 Bu 82. âyetteki (ل)’lar emir için değil, tehdit içindir. Asıl harekeleri ise kesra’dır. (Kurtubî) Yukarıdaki tercüme, bu duruma göre yapılmıştır. Ancak emir için de düşünülebilir. O zaman âyetin tercümesi; “(O münâfıklar) kazandıkları günâhın cezâsı olarak, (bundan sonra) az gülsünler ve (hallerine) çok ağlasınlar.” şeklinde olur. Her iki tercümede de hitâp, Müslümanlara değil, münâfıklaradır. Birçokları bu âyeti neredeyse tamamen Müslümanlar için indirilmiş gibi anlatıp kendi mistik meşreplerinin aracı olarak kullanmışlar, ağlayarak, nutuklar atarak, Müslümanları bu sapkınlıklarına alet etmişlerdir. Her ne kadar Müslüman, vara-yoğa gülen, hayatı kahkahalardan ibaret olan, hafif meşrep kimseler değilse de Peygamberinin ve ashâbının güldükleri kadar gülmeye, sevindikleri kadar da sevinmeye hakkı olan kimsedir. Bu âyete göre Müslüman dünyadaki kazançlarına, meşru bir şekilde sevinip gülecek veya sevinip gülemeyeceği kazançları yapmaktan kaçınacak, âhirette ise çok fazla gülüp-sevinecektir. Yoksa dünyasını çilehaneye dönüştürüp, Hint mistikleri gibi somurtmayacaktır.