close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tevbe Sûresi 77. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fea’kabehum nifâkan fî kulûbihim ilâ yevmi yelkavnehu bimâ aḣlefû(A)llâhe mâ ve’adûhu vebimâ kânû yekżibûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Böylece de Allah'a ettikleri vaadi tutmadıklarından ve yalan söylediklerinden dolayı kendisine kavuşacakları güne dek yüreklerine münafıklığı ilka etti.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
İşte, Allah’a verdikleri sözden döndükleri (dünyalık makam ve menfaat hatırına, Hakk davadan yüz çevirdikleri) ve (kendilerini mazur ve makul göstermek üzere de hâlâ) yalan söyledikleri içindir ki, O (Allah) da Kendisiyle karşılaşacakları (hesap) gününe kadar onların kalbine nifak (döneklik ve tedirginlik hastalığı) sokuverdi. (Bu nedenle hep kararsız, tutarsız ve huzursuz kimselerdir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bunun üzerine Allah da, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar, içlerinde taşıyacakları bir ikiyüzlülük sokar onların kalplerine. Bu onların Allah'a verdikleri sözü, yerine getirmekten geri durmaları ve yalan söylemeyi alışkanlık haline getirmeleri yüzündendir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah'a verdikleri sözden döndüklerinden ve yalan söylemeye devam ettiklerinden dolayı, Allah, kendi huzuruna çıkacakları güne kadar onların kafalarına, kalplerine nifâk, ikiyüzlülük soktu.
Ahmet Varol
swap_vert close
O da, Allah'a verdikleri sözden dönmeleri ve yalan söylemeleri sebebiyle kendisine kavuşacakları güne kadar kalplerine bir nifak koydu.
Ali Bulaç
swap_vert close
Böylece O da, Allah'a verdikleri sözü tutmamaları ve yalan söylemeleri nedeniyle, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar, kalplerinde nifakı (sonuçta köklü bir duygu olarak) yerleşik kıldı.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Nihayet Allah'a verdikleri sözü tutmadıkları ve yalan söylemeği âdet edindikleri için, Allah da bu işlerinin sonunu, kalblerinde kıyamet gününe kadar devam edecek bir nifaka çeviriverdi.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Allah’a söz verdiklerinin hilafını (tersini) yaptıkları ve yalan söyledikleri için, Allah da, O’nunla karşılaşacakları güne kadar devam edecek bir münafıklığı ceza olarak kalplerine soktu.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah'a verdikleri sözden döndüklerinden ve yalan söylediklerinden dolayı Allah, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar onların kalplerine iki yüzlülük sokmuştur.
Besim Atalay
swap_vert close
Onlar, Allaha karşı, verdikleri sözden dönmüş olduklarıyçin, yalan söyledikleriyçin, ona kavuşana dek, onların yüreğinde kaypaklık yerleştirdik
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Allah'a verdikleri sözden dönmeleri ve yalan söyleyip durmaları yüzünden, Allah da kendisine kavuşacakları güne kadar onların kalplerinde münafıklığı yerleştirdi.
Cemil Said
swap_vert close
Allâh ânların kalblerindeki nifâkı, Allâh’ın huzûruna çıkub da itdikleri va’adlerin ve başkalarını tekzîb itdiklerinin hesâblarını virinceye kadar idâme itdirecekdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah'a verdikleri sözden caydıkları ve yalancı oldukları için O'nunla karşılaşacakları güne kadar Allah kalblerine nifak soktu.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah’a verdikleri sözü tutmadıkları ve yalan söyledikleri için O da kalplerine, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar (sürecek) bir nifak soktu.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bunun üzerine Allah da kendisine verdikleri sözden caydıkları ve hep yalan söyledikleri için, kendi huzuruna çıkacakları güne kadar yüreklerine münafıklığı yerleştirdi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Nihayet, Allah'a verdikleri sözden döndüklerinden ve yalan söylediklerinden dolayı Allah, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar onların kalbine nifak (iki yüzlülük) soktu.
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH'a verdikleri sözden caydıkları ve yalan söyledikleri için kendisiyle karşılacakları güne kadar kalplerine iki yüzlülük soktu.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah'a verdikleri sözü tutmadıkları ve yalan söyledikleri için, O da bu yaptıklarının sonucunu kıyamet gününe kadar yüreklerinde sürüp gidecek bir münafıklığa çevirdi.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Allaha verdikleri va'di tutmadıkları ve yalan söylemeği âdet edindikleri için o da bu fi'llerinin akıbetini kalblerinde kıyamet gününe kadar sürecek bir nifaka kalb ediverdi
Emrah Demiryent
swap_vert close
Allah’a verdikleri sözü tutmadıkları ve (devamlı) yalan söyledikleri için, (Allah da) onların kalplerine kendisinin (manevi) huzuruna çıkacakları güne kadar (sürecek) bir nifak soktu.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Allah'a verdikleri sözü tutmamaları ve yalan söylemeleri nedeniyle, Kendisi ile karşılaşacakları güne kadar onların kalplerine nifak¹ soktu.
1- Birden çok inanca sahip olmak, inanmadığı halde çıkarı için ve çeşitli nedenlerle inanıyor gibi görünmek, ikircikli davranmak.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Nihayet, Allaha va'd etdiklerini tutmadıkları, yalan söyledikleri için O da (bu fiillerinin) akıbetini kalblerinde, kendisinin huzuruna çıkacakları güne kadar (sürecek), bir nifak yapdı.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
İşte Allah'a verdikleri sözden dönmeleri ve yalan söyleyegelmeleri sebebiyle,(Allah da) âkıbetlerini, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar kalblerinde (devâm edecek) bir nifak yaptı.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Allah’a verdikleri sözden caydıkları ve yalan söyledikleri için O’nunla karşılaşacakları güne kadar (bu davranışları) akıllarında sürekli bir nifak oluşturdu. *
(*) Ayette geçen (فَأَعْقَبَهُمْ) fiilindeki zamir Allah’a değil, o cimrilikle ilgili davranışlarına gider. Zira insan ne kadar münafık veya inkârcı da olsa, Allah kimsenin gönlüne/aklına nifak ve inkârı sokmaz. Ama maalesef burada olduğu gibi birçok ayette bununla ilgili mevcut mealler de hep hatalı olmuştur. Konuyla ilgili tefsirlerdeki bazı görüşler aşağıya alınmıştır. عن الحسن وقتادة رضي الله عنهما: أن الضمير للبخل. يعني: فأورثهم البخل {نِفَاقا ) (تفسيرالكشاف ) وقيل: أي أعقبهم البخل نفاقاً؛ ولهذا قال: «بَخِلُوا به».(الجامع لاحكام القرآن ويجوز أن يكون الضمير للبخل والمعنى فأورثهم البخل نفاقاً متمكناً في قلوبهم.( انوار التنزيل واسرار التأويل)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Antlaşmalarına aykırı davranmaları, yalan söylemeleri sebebiyle, Allah da onların kalplerine, o’na (ölüm gelinceye) kavuşuncaya kadar ikilik (nifak) soktu.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bunu sonunda Allah onların yüreklerine, kendilerine kavuşacakları güne kadar sürecek olan iki yüzlülüğü yerleştirdi. Allah’a verdikleri sözden döndükleri , yalan söyledikleri için.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Artık Allah, kendisine karşı vaadettikleri şeyden caydıklarından, yalancı olmalarından dolayı kavuşacakları kıyamet gününe kadar kalplerinde nifaka yer verdi.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Kendisine verdikleri sözden döndükleri ve yalan söylediklerinden dolayı Allah, kendisiyle karşılaşılacağı güne kadar onların kalplerine bir nifâk sokmuştur²⁰.
20 Krş. Bakara, 2/10  
Kadri Çelik
swap_vert close
Allah'a verdikleri sözden caydıkları ve yalan söyledikleri için O'nunla karşılaşacakları güne kadar (bu davranışları) kalplerinde sürekli bir nifak oluşturdu.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bunun üzerine Allah, kendisine verdikleri sözden döndükleri ve sürekli yalan söyledikleri için, huzuruna çıkacakları o büyük Gün gelinceye kadar, kalplerine inkâr ve ikiyüzlülük hastalığını soktu. Hâl böyleyken, ne cesaretle Allah’ın elçisi ve müminler aleyhinde plânlar kuruyorlar?
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onları, Allah’a verdikleri sözden döndükleri sebebiyle ve yalanlıyor oldukları sebebiyle, O’nunla karşılaşacakları güne kadar kalblerinde nifak bırakarak cezalandırdı.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sonunda Allah onların kalbine ölünceye kadar sürecek bir huzursuzluk yerleştirdi. Neden mi? Çünkü Allah'a verdikleri sözü tutmadılar. Çünkü hep yalan söylediler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah’a verdikleri sözü tutmadıkları ve söyledikleri yalanlar yüzünden; Allah da kalplerinde var olan nifakı, ikiliği, bozgunculuğu, küfrü ölecekleri güne kadar devam ettirmelerine karışmadı. Küfürleriyle, nifaklarıyla huzurdaki hesaba gelmelerini kabul etti. Zaten onlar istemedikçe Allah onların kalbini değiştirecek değildi. Allah yeryüzünde imtihan edilen hiçbir insanın kalbine hükmedip değiştirecek değildi. Allah imtihan yasası gereği inkâr edenleri inkârlarında bırakır. İnananlara daha iyi olmaları için yardım eder.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sonunda, Allah’a verdikleri sözden döndüklerinden ve yalan söylediklerinden dolayı, (Allah) kendisiyle karşılaşacakları güne kadar onların kalbine [nifak]ı (ikiyüzlülüğü) yerleştirmiştir. [*]
Bu ayette verilmek istenen mesaj, kalplerine nifak yerleştirilenlerin bunu hak ettiklerini, kendilerine haksızlık edilmediğini bildirmektir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Allah’a verdikleri sözü tutmamaları ve yalan söylemeleri sebebiyle Allah, kendisiyle karşılaşacakları (kıyamet) gününe kadar, onların kalplerine münâfıklık soktu.
Muhammed Esed
swap_vert close
Bunun üzerine Allah da, Kendisiyle karşılaşacakları Gün’e kadar içlerinde taşıyacakları bir nifakı sokar onların yüreklerine. ¹⁰⁵ Bu, onların, Allah’a verdikleri sözü yerine getirmekten geri durmaları ve yalan söylemeyi alışkanlık haline getirmeleri yüzündendir. ¹⁰⁶
105 Lafzen, “Allah da onlara, O’nunla karşılaşacakları güne kadar kalplerinde (taşıyacakları) bir nifak ile karşılık verir” (a‘kabehum). (Burada, “O’nunla karşılaşacakları gün”den kasıt Kıyamet Günü’dür.) Bu açıklamasıyla Kur’an, belli bir tip insanda, “nifak” ya da “ikiyüzlülük” olarak tanımlanan zihnî tutumun dünyevî zenginliklere karşı duyulan aşırı tutkudan kaynaklandığını vurgulamaktadır; bunun tersi pek mümkün değildir; yani nifakın bir sonuç değil de sebeb olduğunu söylemek mantıken pek doğru olmayacaktır (keza bkz. 29:11 ve ilgili 7. not). Bu konuda karş. Ebû Hureyre’nin Hz. Peygamber’den rivayet ettiği: “Münafığın alameti üçtür: konuştuğu zaman yalan söyler; söz verdiği zaman sözünden döner ve kendisine güvenildiği (bir şey, bir iş, bir sır emanet edildiği) zaman ihanet eder” Hadisi. (Buhârî, Müslim, Tirmizî ve Neseî; Buhârî, Müslim, Ebû Dâvûd, Neseî, İbni Mâce ve İbni Hanbel Abdullah b. ‘Amr’dan benzer içerikli hadis metinleri nakletmişlerdir.)106 Yani, yeminleri bozmak için bahane arayarak kendi kendilerine karşı yalan söylemeleri, kendi kendilerini aldatmaları yüzündendir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Gerek Allah’a verdikleri vaatten dönmeleri ve gerekse yalan söylemeleri nedeniyle kalplerindeki nifak ölüp gidecekleri zamana kadar sürecektir. 2/27- 84, 5/13- 75, 7/169
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bunun üzerine O da, Zâtıyla karşılaşacakları güne kadar kalplerinde (taşıyacakları) bir nifakı başlarına sarar. Bu, onların Allah’a verdikleri sözden dönmeleri ve yalan söylemeyi alışkanlık hâline getirmeleri yüzündendir.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Sonunda da Allah (onlara ceza olmak üzere) Allah'a verdikleri sözden döndüklerinden ve yalan söylediklerinden dolayı, kalplerindeki nifakı, huzuruna varacakları güne kadar sabit kıldı! (Artık o münafıklar kıyamete dek iki yüzlülükten kurtulamayacak ve hak ettikleri cezalarına kavuşacaklardır)
Osman Fırat
swap_vert close
Kendisine verdikleri sözden döndüklerinden ve yalan söylediklerinden dolayı Allâh, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar onların kalblerine bir nifak (iki yüzlülük) sokmuştur.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Artık Allah Teâlâ'ya vaadettikleri şeyde O'na muhalefet ettikleri için ve yalan söyler oldukları için O da onların bu hareketlerinin akibetini ona mülâki olacakları güne kadar onların kalplerinde bir nifaka döndürdü.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah'a verdikleri sözden dönmeleri ve yalan söylemeyi âdet edinmeleri sebebiyle, Allah da bu işlerinin neticesini, kalplerinde kıyamet gününe kadar sürecek bir münafıklık kıldı.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kendisine verdikleri sözden döndüklerinden ve yalan söylediklerinden dolayı Allah, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar onların kalblerine iki yüzlülük sokmuştur.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh'a ve 'ahidlerine halef itdikleri ve yalan söyledikleri cihetle Allâh Te'âlâ bu fi'illerinin 'âkıbetini kıyâmete kadar kalblerinde nifâk kıldı.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah da onları, kendine kavuşacakları güne kadar içlerinde kalacak bir münafıklıkla cezalandırdı. Bunun sebebi ona verdikleri sözden dönmeleri ve yalan söylemeleridir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah'a verdikleri sözden caydıkları ve yalancı oldukları için, O'nunla karşılaşacakları güne kadar Allah onların kalplerinde bir nifak ile cezalandırdı.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Allah'a verdikleri sözden dönmeleri ve yalan söyleyip durmaları yüzünden, Allah da onların bu yaptıklarının sonucunu, kendisine kavuşuncaya kadar kalplerinde kalacak bir münafıklığa çevirdi.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Nihayet, Allah, kendisine verdikleri söze ters düştüklerinden, yalana sapıp durduklarından, huzuruna çıkacakları güne kadar onların kalplerine ikiyüzlülük yerleştirdi.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes eyledi āķįbetin anlaruñ münāfıķlıķ göñülleri içinde ol güne degin kim göreler anı andan ötürü kim ħilāf eylediler Tañrı’ya anı kim va'de eylediler aña daħı andan ötürü kim oldılar yalan söylerler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anuñ ‘aḳabince münāfıḳlıḳ geldi yüreklerine ḳıyāmet günine deginmuḫālefet itdüklerinden ötürü Tañrıya va‘de eyledüklerini, daḫı yalan söyle‐dükleri sebebi‐y‐ile.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Allaha) verdikləri və’də xilaf çıxdıqlarına, yalan danışdıqlarına görə Allah da onların ürəyinə qarşılaşacaqları günə (qiyamət gününə) qədər (davam edəcək) nifaq saldı.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
So He hath made the consequence (to be) hypocrisy in their hearts until the day when they shall meet Him, because they broke their word to Allah that they promised Him, and because they lied.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
So He hath put as a consequence(1332) hypocrisy into their hearts, (to last) till the Day, whereon they shall meet Him: because they broke their covenant with Allah, and because they lied (again and again).
1332 If men are false to their covenants and words, the natural consequence will be hypocrisy to cover their falsehood. All consequences of our own acts are in Qur'anic language ascribed to Allah. Such consequences will last till the Day of Judgement, when they will have to account for their deeds. They may think that they are deceiving men by their hypocrisy, but they cannot deceive Allah, to Whom all their most secret thoughts and plots and doings are known.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَاَعْقَبَهُمْ
böylece âkıbet- lerini yaptı
نِفَاقاً
bir nifak
ف۪ي قُلُوبِهِمْ
kalplerinde
اِلٰى يَوْمِ
o güne kadar ki
يَلْقَوْنَهُ
kendisiyle karşılaşacaklar
بِمَٓا
o şey se- bebiyle ki
اَخْلَفُوا
caydılar
اللّٰهَ
Allah'a
مَا
o şey- den ki
وَعَدُوهُ
onu söz verdiler
وَبِمَا
ve o şey sebebiyle ki
كَانُوا
idiler
يَكْذِبُونَ
yalan söylüyorlar
Böylece Allah'a verdikleri sözden dönmeleri ve yalan söylemeleri sebebiyle (Allah da) kendisiyle karşılaşacakları güne kadar onların kalplerine bir nifak (iki yüzlülük hastalığı) yerleştirdi.
اَعْقَبَ
Fiil-IV
ع ق ب
Âkıbetini gösterdi, son duruma getirdi
نِفَاق
Fiilimsi-III
ن ف ق
Nifak
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
قَلْب
İsim
ق ل ب
Kalp, yürek
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
لَقِىَ
Fiil-I
ل ق ي
Karşılaştı, kavuştu
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَخْلَفَ
Fiil-IV
خ ل ف
Döndü, caydı, muhalefet etti, halife oldu
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
وَعَدَ
Fiil-I
و ع د
Telkin etti, vaad etti, tehdit etti, söz verdi, uyardı
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
كَذَبَ
Fiil-I
ك ذ ب
Yalan söyledi, yalancı çıktı, yalan uydurdu