close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tevbe Sûresi 75. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veminhum men ‘âheda(A)llâhe le-in âtânâ min fadlihi lenassaddekanne velenekûnenne mine-ssâlihîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlardan, bize lutfuyla, keremiyle ihsanda bulunursa biz de yoksullara tasadduk ederiz ve mutlaka iyi kişilerden oluruz diye Allah'la ahdedenler de var.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onlardan (münafıklardan) kimi de: "Andolsun, eğer bize bol ihsanından (zenginlik) verirse kesinlikle zekât ve sadaka vereceğiz ve salihlerden olacağız" diye Allah’a ahdetmişlerdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve o münafıklar arasında, “Doğrusu eğer Allah, bize cömertliğinden birşeyler bahşederse, şüphesiz biz de hayır yollarına harcar, dürüst ve erdemli kimselerden oluruz” diye Allah'a söz verenler de var.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onların içlerinde Allaha taahhütte bulunanlar da vardı: “- Allah bize lütfundan, ihsanından verirse, mutlaka imanda sadâkatin ve kemalin ifadesi olan sadakayı, vicdanımızı, servetimizi, sosyal bünyemizi arındıran berekete vesile olan zekâtı veririz, malî mükellefiyetleri yerine getiririz, kesinlikle dindar, ahlâklı, hayır-hasenat sahibi müslümanlardan, sâlihlerden oluruz” diyorlardı.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlardan: "Eğer Allah bize kendi lütfundan verirse mutlaka sadaka vereceğiz ve salihlerden olacağız" diye Allah'a kesin söz verenler var.
75-77.Taberani, İbnu Merdeviye, İbnu Ebi Hatim ve Delâil`de Beyhaki`nin rivayet ettiklerine göre Sa`lebe bin Hâtib Resulullah (a.s.)`a gelerek: "Ey Resulullah (a.s.)! Bana mal vermesi için Allah`a dua et!" diye istekte bulundu. Resulullah (a.s.): "Yazık sana ey Sa`lebe! Şükrünü yerine getirebileceğin az mal senin için şükrünü yerine getirmeğe güç yetiremeyeceğin çok maldan hayırlıdır" diye buyurdu. Sa`lebe: "Vallahi eğer Allah bana mal verirse her hak sahibine hakkını vereceğim" dedi. Resulullah (a.s.) da onun için dua etti. Bundan sonra adam bir koyun satın aldı. Bu koyundan üreyen yavrular o kadar çoğaldı ki Medine`nin sokakları kendisine dar gelmeğe başladı. Dolayısıyla sürüsünü kenar bir yere çekti. Bu sırada namaza gelir sonra koyunlarının yanına giderdi. Sonra sürüsü o kadar arttı ki Medine`nin otlakları yetmemeğe başladı. Bu kez sürüsünü daha uzak bir yere götürdü. Böyle olunca sadece cuma namazlarını geliyor sonra sürüsünün yanına gidiyordu. Sürüsü biraz daha artınca biraz daha uzağa çekildi ve artık cumayı da cemaati de tamamen terketti. Sonra Yüce Allah zekât emrini gönderdi. Resulullah (a.s.) zekâtları toplamaları üzere iki adam görevlendirdi ve bunların ellerine bir yazı verdi. Resulullah (a.s.)`ın zekât toplama görevlileri Sa`lebe`nin yanına giderek Resulullah (a.s.)`ın yazısını kendisine okudular. Sa`lebe: "Diğer insanların yanlarına gidin, onların zekâtlarını topladıktan sonra bana uğrayın" dedi. Görevliler de öyle yaptılar. İkinci kez uğradıklarında ise Sa`lebe: "Bu cizyenin bir kardeşinden başka bir şey değildir" dedi. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.İbnu Cerir ve İbnu Merdeviye de Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan buna benzer bir rivayet nakletmişlerdir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlardan kimi de: 'Andolsun, eğer bize bol ihsanından verirse gerçekten sadaka vereceğiz ve salihlerden olacağız' diye Allah'a ahdetmiştir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlardan kimi de Allah'a şöyle kesin söz (ahd) vermişti: Eğer (Allah) bize lütuf ve kereminden ihsan ederse, muhakkak zekâtını vereceğiz, gerçekten sâlihlerden olacağız.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlardan öyleleri var ki: “Eğer Allah, fazl ve ihsanından bize verirse (bizi zengin ederse) sadaka verir ve hayırlı işler yapanlardan oluruz” diye Allah’a söz verdiler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlardan kimi de, “Eğer Allah, lütfundan bize de verirse elbette sadaka vereceğiz ve iyilerden olacağız” diye Allah'a and içti.
Besim Atalay
swap_vert close
İçlerinde öyleleri vardır ki: «Allah bize erdeminden verirse, her hal, biz de sadakalar vererek, onatlardan oluruz» diyerekten Allaha ant içerler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlardan bazıları: “Eğer Allah bize lütfundan bol mal verirse, sadaka verenlerden ve iyi amel edenlerden olacağımıza yemin ederiz” diye Allah'a söz vermişlerdi.
“Allah bize lütfundan bol mal verirse” ifadesi, Münafıkların bazılarının, Hz. Peygamber’e ve o’nun tebliğ ettiği dine ilgi duymaktan çok, Hz. Peygamberin ve onun getirdiği dinin onlara sağlayabileceği maddî nimetlere karşı ilgi duymalarına işaret ediyor.  
Cemil Said
swap_vert close
İçlerinden ba’zıları Allâh ile ’ahd itdiler "Bizden eltâfını dirîğ itmez ise zekât viririz ve ’âdil oluruz" didiler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Aralarında: "Allah bize bol nimetinden verecek olursa, and olsun ki sadaka vereceğiz ve iyilerden olacağız" diye O'na and verenler vardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İçlerinden, “Eğer Allah bize lütuf ve kereminden verirse, mutlaka bol bol sadaka veririz ve mutlaka salihlerden oluruz” diye Allah’a söz verenler de vardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onların içinde öyleleri var ki, “Allah bize lütuf ve kereminden bahşederse biz de elbette hayır yolunda harcar ve iyi kimselerden oluruz” diye Allah’a söz vermişlerdi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlardan kimi de, Eğer Allah lütuf ve kereminden bize verirse, mutlaka sadaka vereceğiz ve elbette biz sâlihlerden olacağız! diye Allah'a and içti.
Edip Yüksel
swap_vert close
Hatta bazıları, "Bize lütfundan verirse, paramızı yardım için harcayacağız ve dürüst insanlardan olacağız," diye ALLAH'a söz verdiler
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Yine onlardan kimi de Allah'a şöyle ahdetmişlerdi: "Eğer bize lütuf ve kereminden ihsan ederse biz de elbette zekâtı veririz ve kesinlikle salihlerden oluruz." diye söz vermişlerdi.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Yine onlardan kimi de Allaha şöyle ahdetmişlerdi: «eğer bize fadlından ihsan ederse her halde zekâtını veririz ve her halde salihînden oluruz»
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ve içlerinde, “Eğer Allah, lütuf ve kereminden bize (zenginlik) verirse, mutlaka sadaka vereceğiz ve elbette biz sâlihlerden olacağız!” diye Allah’a söz vermiş olanlarda var.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlardan kimi de “Eğer lütfundan bize verirse, ant olsun sadaka vereceğiz ve ant olsun salihlerden¹ olacağız.” diye Allah'a söz vermişlerdi.
1- Bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, düzeltici olmak, yapıcı olmak, iyi olmak, düzeltmeye teşvik etmek, iyiye yönlendirmek.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
İçlerinden kimi de Allaha (şöyle) ahdetmişdi: «eğer bize lütf-ü, kereminden ihsan ederse, andolsun, zekâtını vereceğiz, muhakkak saalihlerden olacağız».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Onlardan kimisi de: “Yemîn olsun ki, eğer (Allah) fazlından bize verirse, mutlaka sadaka (ve zekâtını) vereceğiz ve mutlaka sâlihlerden olacağız” diye Allah'a söz verdi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve onlardan bazıları: “Eğer Allah bize lütfundan bol mal verirse, elbette sadaka (zekât vb.) verip iyi amel edenlerden olacağız”diye Allah’a kesin söz verdiler.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onların içinden, eğer Allah lütfu ile onlara (dünyalık) verirse, elçinin getirdiği dini kabullenip tasdik edeceklerine ve emredilen doğru işlerin hepsini yapacaklarına dair, Allah’la antlaşma yapanlar vardı.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İçlerinden bir kısmı da Allah’a şöyle and içmişlerdi: "Eğer bize vergisinin bolluğundan ötürü verecek olursa, biz de ne olursa olsun zekatını vereceğiz, ne olursa olsun iyi kimseler olacağız."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
İçlerinden öyleleri vardır ki «— * Allah bize inayetinden servet verirse mutlak sadaka veririz, Salihlerden oluruz» diye Allah ile ahdlaşmışlardı.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlardan kimileri, “Eğer Allah lütfundan bize verirse, biz de elbette sadaka veririz ve iyi ve yararlı işler yapanlardan [sâlihîn] oluruz” diye Allah’a söz verdiler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlardan kimi de “Allah bize bol nimetinden verecek olursa, hiç şüphesiz sadaka vereceğiz ve iyilerden olacağız” diye Allah'a kesin söz vermişlerdi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Yine onlardan bazıları, Allah’a şöyle söz vermişlerdi: “Şâyet Allah, bize de lütuf ve kereminden zenginlik bahşedecek olursa, o zaman elbette bir kısmını Allah yolunda harcayarak bağışta bulunacağız ve kesinlikle dürüst ve iyiliksever insanlar olacağız!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlardan bir kısmı: -“And olsun ki lütfundan bize verdiğinde, elbette, tasadduk ederiz; Salihler’den (İyiler’den) oluruz” diye Allah’a ahid vermiş kimseler de vardır
Mehmet Çakır
swap_vert close
Kimileri de Allah'a şartlı söz veriyor ve: " Allah bize bol bol versin biz de vergimizi verip, itibarlı olalım " diyorlardı.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İçlerinden "Eğer Allah bize lütuf ve kereminden verirse, mutlaka bol bol sadaka veririz, mutlaka iyilerden oluruz!" diye Allah’a söz verenler vardır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlardan kimi de “(Allah) lütfundan bize verirse, mutlaka [sadaka] vereceğiz ve (özü sözü) iyilerden olacağız!” diye Allah’a söz vermişti.
Mehmet Türk
swap_vert close
Onlardan kimi de, “eğer Allah lütfundan bize verirse, mutlaka sadakamızı vereceğiz ve kesinlikle iyi kullardan olacağız.” diye Allah’a söz verdiler.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve onların arasında, “Doğrusu, eğer Allah bize cömertliğinden [bir şeyler] bahşederse, kuşkusuz biz de hayır için harcar (sadaka verir) ve hiç kuşkusuz dürüst ve erdemli kimselerden oluruz!” diye Allah’a yemin edenler var.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlardan ‘Eğer Allah bize bolca mal mülk verirse, kesinlikle sadaka vereceğiz ve iyi kimselerden olacağız’ diyerek Allah’a ahit/söz verenler vardır. 2/100- 101- 271, 4/77, 5/119, 36/47
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Hem, onlar arasında “Eğer O lutfundan bize de bir şeyler verirse, elbet biz de hayır hasenat için harcar, böylece iyiler arasına biz de karışmış oluruz!” diye Allah’a yemin edenler var.
Orhan Kuntman
swap_vert close
İçlerinden kimi de: 'Eğer Allah lutfu kereminden bize (mal ve servet) verirse, andolsun ki, zekatımızı, sadakalarımızı vereceğiz ve elbette (diğer dini görevlerimizi de yerine getirerek) salih kimselerden olacağız" diye Allah’a yemin ettiler.
Osman Fırat
swap_vert close
İçlerinden, "Eğer Allah bize fazlından verirse, mutlaka sadaka veririz ve mutlaka salihlerden oluruz" diye Allah’a söz verdiler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve onlardan bazıları da Allah Teâlâ'ya ahdetmişti ki: «Eğer fazlından bize verir ise elbette tasaddukta bulunacağız ve elbette sâlih kimselerden olacağız.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onlardan kimi de Allah'a şöyle kesin söz vermişlerdi: “Eğer Allah bize lütfundan verirse, biz de mutlaka zekât ve teberrûda bulunacak ve elbette iyi insanlardan olacağız. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kimileri de: "Eğer Allah, lutfundan bize verirse elbette sadaka vereceğiz ve yararlı insanlardan olacağız!" diye Allah'a and içtiler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlardan ba'zıları vardır ki "Eğer Allâh bize ihsân ider ise ondan tasadduk ideriz ve sâlihlerden oluruz" diye 'ahid iderler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İçlerinden bir kısmı da Allah’a şöyle söz vermişlerdi: “Bize cömertçe verirsen elbette zekat(sadaka) vereceğiz ve iyilerden olacağız.”
Şaban Piriş
swap_vert close
İçlerinde 'Allah bize bol nimetinden verirse, kesinlikle sadaka vereceğiz ve doğru kimselerden olacağız.' diye O'na and verenler vardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlardan, “Eğer Allah bize lütfundan birşey verecek olursa biz de bağışta bulunur ve iyi insanlardan oluruz” diye Allah'a söz verenler vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İçlerinden bazıları da Allah'a şöyle ant içti: "Eğer Allah, lütfundan bize verirse, elbette sadaka dağıtacağız ve elbette iyilik ve barış için çalışanlardan olacağız."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı anlardan oldur kim 'ahd ķavl eyledi Tañrı-y-ıla “eger vire bize fażlından ya'nį mal śadaķa virevüz daħı olavuz śāliḥlerden.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı anlaruñ niçesi ‘ahd eyledi, and içdi. Eyitdi ki eger Tañrı bize māl virsekereminden, ṣadaḳa eyler‐biz, ṣāliḥlerden olur‐biz dirler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Münafiqlərin) bə’zisi də Allahla belə əhd etmişdir: “Əgər Allah bizə Öz ne’mətindən (mal-dövlət) bəxş etsə, biz mütləq sədəqə (həmin malın zəkatını) verəcək və sözsüz ki, əməlisalehlərdən olacağıq”.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And of them is he who made a covenant with Allah (saying): If He give us of His bounty We will give alms and become of the righteous.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Amongst them are men who made a covenant with Allah, that if He bestowed on them of His bounty, they would give (largely) in charity, and be truly amongst those who are righteous.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمِنْهُمْ
ve onlardan
مَنْ
kimi
عَاهَدَ
söz verdi
اللّٰهَ
Allah'a
لَئِنْ
andol- sun eğer
اٰتٰينَا
bize verirse
مِنْ فَضْلِه۪
fazlından
لَنَصَّدَّقَنَّ
mutlaka sadaka vereceğiz
وَلَنَكُونَنَّ
ve elbette olacağız
مِنَ الصَّالِح۪ينَ
sâlihlerden
Bir de onlardan kimi, "eğer (Allah) fazlından (lütuf ve ihsanından) bize verirse mutlaka biz de sadaka (ve zekât) vereceğiz ve elbette biz sâlihlerden olacağız!" diye Allah'a söz verdiler.
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
عَاهَدَ
Fiil-III
ع ه د
Antlaşma yaptı, söz verdi, ahd etti
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
فَضْل
İsim
ف ض ل
Lütuf, fazilet, kerem, üstünlük
تَصَدَّقَ
Fiil-V
ص د ق
Sadaka verdi, bağışladı
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
صَالِح
Etken fiil
ص ل ح
Sâlih kimse, sâlih olan