close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tevbe Sûresi 71. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velmu/minûne velmu/minâtu ba’duhum evliyâu ba’d(in)(c) ye/murûne bilma’rûfi veyenhevne ‘ani-lmunkeri veyukîmûne-ssalâte veyu/tûne-zzekâte veyutî’ûna(A)llâhe verasûleh(u)(c) ulâ-ike seyerhamuhumu(A)llâh(u)(k) inna(A)llâhe ‘azîzun hakîm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Erkek ve kadın müminler, birbirlerinin yardımcısıdır; iyiliği emrederler, halkı kötülükten vazgeçirmeye çalışırlar, namaz kılarlar, zekat verirler, Allah'a ve Peygamberine itaat ederler. Allah'ın rahmet edeceği insanlar, bunlardır. Şüphe yok ki Allah üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Mü’min erkekler ve mü’min kadınlar da birbirlerinin velileri (dostları ve destekleyicileri)dirler. (Herkese ve birbirlerine her konuda) İyiliği emreder, kötülükten nehyedip çevirirler, namazı dosdoğru yerine getirirler, zekâtı verirler ve (her konuda) Allah’a ve Resulüne itaat ederler. İşte Allah’ın kendilerine rahmet edeceği bunlardır. Şüphesiz Allah Üstün ve Güçlüdür, Hüküm ve Hikmet sahibidir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Erkek ve kadın mü'minlere gelince, onlar birbirlerinin yakını ve dostlarıdırlar; hep iyi ve doğru olanın yapılmasını emrederler, kötü ve zararlı olanın yapılmasına engel olurlar; ve onlar namazlarında kararlı ve devamlıdırlar, zekatlarını verirler. Allah'a ve O'nun elçisine yürekten bağlılık gösterirler. İşte bunlardır, Allah'ın rahmetiyle kuşatacağı kimseler. O Allah ki, en yüce iktidar sahibi olan ve yaptığı herşeyi yerli yerince yapan.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Şuurlu ve kâmil mü'min erkekler, şuurlu ve kâmil mü'min kadınlar birbirlerinin velileri, dostları birbirlerinin haklarını, menfaatlerini koruyan güce ve otoriteye, kamu görevlerini icra yetkisine sahip kimselerdir. Kur'ân'ın ve sünnetin hükümlerini, meşrû olanı, İslâmî kurallarla örtüşen örfü, ilmî ve-rileri, mü'minlerin tasvip ettiği, icrasında hayır gördüğü, planları, programları, adâleti uygulayarak, kamu düzenini sağlarlar, iyiliği emrederler. Şeriatın suç saydığı ve haram kıldığı, kamu vicdanının tasvip etmediği, mü'minlerin icrasında hayır görmediği şeyleri, bunların savunuculuğunu, sözcülüğünü akıllarını kullanıp yasaklıyarak, önleyici tedbirler alarak kamu güvenliğini temin ederler. Namazı erkanına, şartlarına, vaktine riayet ederek âşikâre kılarlar, vicdanlarını, servetlerini, sosyal bünyelerini arındıran, berekete vesile olan zekâtı verirler. Allah'a ve Rasûlüne itaat ederler, Kur'ân'ı ve sünneti uygularlar. Allah onlara rahmetiyle ve merhametiyle muamele edecektir. Allah kudretlidir. Hikmet sahibi ve hükümrandır.
bk. Kur’an-ı Kerim, 3/104; Tefsîru Ebüssuûd, 4/82-84.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Mü'min erkeklerle mü'min kadınlar da birbirlerinin velileridirler. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyar, namazı kılar, zekatı verir, Allah'a ve Peygamberine itaat ederler. İşte bunlara Allah rahmet edecektir. Muhakkak Allah yücedir, hakimdir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Mü'min erkekler ve mü'min kadınlar birbirlerinin velileridirler. İyiliği emreder, kötülükten sakındırırlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler ve Allah'a ve Resûlü'ne itaat ederler. İşte Allah'ın kendilerine rahmet edeceği bunlardır. Şüphesiz, Allah, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Erkek ve dişi bütün mü'minler, birbirlerinin yardımcılarıdır: İyiliği emrederler, fenalıktan alıkoyarlar, namazı gereği üzre kılarlar, zekâtı verirler, Allah'a ve Rasûlüne itaat ederler. İşte bunları, muhakkak surette Allah rahmetiyle bağışlayacaktır. Gerçekten Allah Azîz'dir (Her şeye galibdir), Hakîm'dir (hükmünde hikmet sahibidir).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Mümin erkeklerle mümin kadınlar da birbirinin dostu ve sahibidirler. İyiliği emreder, kötülükten sakındırırlar, namazı doğruca kılarlar, zekâtı verirler, Allah’a ve elçisine itaat ederler. İşte bunlara Allah rahmet edecektir. Şüphesiz Allah, güç ve izzet sahibidir ve her şeyi yerli yerinde yapar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İnanmış erkekler ve inanmış kadınlar da birbirlerinin samimi dostlarıdır/birbirlerini desteklerler. İyiyi emreder, kötülükten sakındırırlar. Namazı kılar, zekâtı verir, Allah'a ve Peygamberine itaat ederler. İşte bunlara Allah rahmet edecektir. Kuşkusuz Allah, mülkünde galiptir; hikmet sahibidir.
Besim Atalay
swap_vert close
Erkek, kadın inananlar birbirinin dostudurlar, iyilikle emrederler, kötülükten alıkorlar, namaz kılıp, zekâtların verirler, Allah ile peygambere başeğerler, işte böyle olanları Allah yarlıgayacak, Allah emre, Allah bilge
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Mü'min erkeklerle mü'min kadınlar da birbirlerinin dostu, koruyucuları ve yardımcılarıdır. Bunlar iyiliği emrederek kötülükten sakındırırlar, namazı ikame ederler, zekâtı verirler, Allah'a ve resulüne itaat ederler. İşte Allah bu kimselere rahmet edecek (onları bağışlayacak ve destekleyecek)tir. Şüphesiz ki Allah mutlak galiptir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Burada kadın olsun, erkek olsun dostluk ve yardım konusunda müminlerle ilgili bir gerçek ortaya konuyor. Müşrikler ve münafıklar birbirlerinin dostu ve yardımcısı ise mü’min olan kadın ve erkeklerin de dost olmaktan ve birbirlerine yardım etmekten başka çareleri yoktur. İnananlar arasındaki dostluk ve yardımlaşma, öncelikli olarak iyiliği hayata geçirme ve kötülüğü bertaraf etme alanında görülmelidir. İşte tam bu noktada inananlar tek vücut gibi olmalıdır. Burada bir anlamda gerçek mü’minin özellikleri sıralanıyor: Öncelikle mü’min, mü ‘minin dostu ve kardeşi olmalıdır. (Hucurat 49/10). İyiliğin yayılması ve egemen olması için gayret göstermeli, kötülüklerin ortadan kaldırılması ve engellenmesi için mücadele vermelidir. Kendisine hayat hakkı veren ve yaşamını sürdürebilmesi için hesapsız nimetler bahşeden Yüce Yaratıcısıyla belli zamanlarda mutlaka bir araya gelerek hasbıhal etmelidir yani namazını kılmalıdır. Allah’ın kendisine lütfettiği nimetleri ihtiyaç sahipleriyle paylaşırken cömert olmalıdır, zekâtı ve infakı ihmal etmemelidir. Allah’a ve elçisine kayıtsız şartsız, sorgusuz sualsiz teslim olmalı ve itaatte asla kusur etmemelidir.  
Cemil Said
swap_vert close
Erkek ve kadın mü’minler biri birilerinin dostıdırlar, biri birilerine hayır işlemeği ve fenâlıkdan ictinâb itmeği tavsiye iderler, namâz kılarlar ve zekât virirler. Allâh ve rasûlüne itâ’at iderler Allâh ânlara rahm idecekdir. Çünki ’azîz ve hakîmdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velileridir; iyiyi emreder kötülükten alıkorlar; namaz kılarlar, zekat verirler, Allah'a ve Peygamberine itaat ederler. İşte Allah bunlara rahmet edecektir. Allah şüphesiz güçlüdür, hakimdir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Mü’min erkekler ve mü’min kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar. Namazı dosdoğru kılar, zekâtı verirler. Allah’a ve Resûlüne itaat ederler. İşte bunlara Allah merhamet edecektir. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Müminlerin erkekleri de kadınları da birbirlerinin velîleridir; iyiliği teşvik eder, kötülükten alıkoyarlar, namazı kılarlar, zekâtı verirler, Allah ve resulüne itaat ederler. İşte onları Allah merhametiyle kuşatacaktır. Kuşkusuz Allah mutlak güç ve hikmet sahibidir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Mümin erkeklerle mümin kadınlar da birbirlerinin velileridir. Onlar iyiliği emreder, kötülükten alıkorlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler, Allah ve Resûlüne itaat ederler. İşte onlara Allah rahmet edecektir. Şüphesiz Allah azîzdir, hikmet sahibidir.  
 İctimaî şuur, fertlerin dinî ve ahlâkî kusurları ve kötülükleri karşısında da duyarlı olmak zorundadır. Nitekim, 71. âyette, kadın olsun erkek olsun müminlerin, birbirlerine iyiliği emredip kötülükten alıkoymalarının, aralarındaki velayet bağı ve kardeşliğin zaruri bir sonucu olduğuna işaret edilmiştir. Bu görev ve yetki cinsiyet farkı gözetmeden İslâm toplumunun bütün fertlerine verilmiştir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
İnanan erkekler ve inanan kadınlar birbirlerinin dostudur. İyiliği emrederler, kötülükten menederler, namazı gözetirler, zekatı verirler, ALLAH'a ve elçisine uyarlar. İşte onlara ALLAH rahmet edecektir. ALLAH Üstündür, Bilgedir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Erkek ve kadın bütün müminler birbirlerinin dostları ve velileridirler. İyiliği emrederler, kötülükten vazgeçirirler, namazı kılarlar, zekâtı verirler, Allah'a ve Resulüne itaat ederler. İşte bunları Allah rahmetiyle yarlığayacaktır. Çünkü Allah azîzdir, hakîmdir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Erkek, dişi bütün Mü'minler ise birbirlerinin velileridirler: ma'rufu emir, münkerden nehyederler, namazı dürüst kılarlar, zekâtı verirler, Allah ve Resulüne itaat eylerler, işte bunları Allah yarın rahmetiyle yargılayacak, çünkü Allah azîz, hakîmdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Mü’min erkeklerle mü’min kadınlar da birbirlerinin velileridir (dostlarıdır). Onlar (insanlara) iyiliği tavsiye eder, kötülükten sakındırır, namazı kılar, zekâtı verir, Allah’a ve Peygamberine itaat ederler. İşte Allah bunlara rahmet edecektir. Şüphesiz Allah her işinde mutlak galip olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Mü'min erkekler ve mü'min kadınlar birbirlerinin velileridirler.¹ Ma'rufu² buyurur, munkerden³ sakındırırlar. Salâtı ikâme ederler, zekâtı verirler.⁴ Allah'a ve Resûlüne itaat ederler. İşte bunlara, Allah rahmet edecektir. Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.
1- Koruyucu, yardımcı, gözeten, destekleyici, yandaş. 2- İyiliği. 3- Kötülükten. 4- Çevirilerde ayette ki salat sözcüğüne namaz anlamı verilmektedir. Oysaki burada ki salat namaz değildir: ibadete layık yegâne ilah olarak Allah'a inanmak; kulluğu, Allah'a yönelmeyi, dua ve ibadeti şirkten arındırılmış bir bilinçle ve arınmış, temizlenmiş bir benlikle yapmak; yardımlaşmayı, destek olmayı canlı ve diri tutmak demektir. Salat, sözcük olarak namazın yanı sıra Allah'a yönelmek, ibadet, dua, rahmet, destek, dayanışma, yardımlaşma, yakından ilgilenme ve din gibi anlamlara gelmektedir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Mü'min erkekler de, mü'min kadınlar da birbirinin velîleri (dostları ve yardımcıları) dir. Bunlar (insanlara) iyiliği emrederler, (onları) kötülükten vaz geçirmeye çalışırlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler, Allaha ve Resulüne itaat ederler. İşte bunlar. Allah onları rahmetiyle yarlığayacakdır. Çünkü azîzdir (va'd ve vaîdini yerine getirmekden hiç bir şey Onu acze düşüremez), hakimdir (her şey'i yerli yerinde, hikmetle yapandır).
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Mü'min erkekler ve mü'min kadınlar ise birbirlerinin dost (ve yardımcı)larıdırlar. İyiliği emreder, kötülükten yasaklarlar, namazı hakkıyla edâ ederler, zekâtı verirler, Allah'a ve Resûlüne itâat ederler. İşte onlar, Allah'ın kendilerine (âhirette de) merhamet edeceği kimselerdir. Şübhesiz ki Allah, Azîz (kudreti dâimâ üstün gelen)dir, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Mü’min erkekler ve mü’min kadınlar birbirlerinin velileridir (vekil, yönetici, idareci vs.). Onlar (birbirlerine) iyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar, (bir arınma ibadeti olan) namazı dosdoğru kılarlar, (bir sosyal yardımlaşma olan) zekâtı (toplumun fakir, yoksul, yetim, muhtaç ve işsiz kesimine gönülden) verirler, Allah ve (tebliğ ettiği ilahi mesajlar hususunda) Resulüne itaat ederler. İşte onlara Allah rahmet edecektir. Şüphesiz, Allah, üstündür, (her konuda) doğru hüküm verendir. *
(*) İctimaî şuur, fertlerin dinî ve ahlâkî kusurları ve kötülükleri karşısında da duyarlı olmak zorundadır. Nitekim 71. âyette, kadın olsun erkek olsun mü’minlerin hem yönetim ve idarecilik konusunda hem de birbirlerine iyiliği emredip kötülükten alıkoymaları konusunda ayırım yapılmaksızın, aralarındaki velayet bağı ve kardeşliğin zaruri bir sonucu olduğuna işaret edilmiştir. Bu görev ve yetki (yani yöneticilik, idarecilik, temsil hakkı, iyi şeyleri emretme ve kötü şeylerden sakındırma, toplumu yönlendirme, kanunları uygulama, devleti yönetme vs. gibi toplumu ilgilendiren her konuda) cinsiyet farkı gözetmeden İslâm toplumunun bütün fertlerine verilmiştir. Çünkü ayette ‘’Mü’min erkeklerle mümin kadınlar da birbirlerinin velileridir (vekil, yönetici, idareci, temsilci vs.). Zira Arapçada velinin anlamı dost değildir. Zira Arapçada veli, çoğulu evliya ifadesinin karşılığı, “velâyet”; idarî, siyasî ve hukukî velâyettir [korunma, gözetilme ve yönetilmedir]. Çünkü Arapçada dost ifadesinin karşılığı veli değil (خليل) ’’halil’’dir. Mesela: Furkan süresi 28. Âyette de’ ياويلتي لم اتخذ فلاانا خليلا ’(O gün, zalim kimse), yazıklar olsun bana, keşke falanı dost edinmeseydim!” diyecektir. Ve yine Bakara-254.ayette ((يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا أَنْفِقُوا مِمَّا رَزَقْنَاكُمْ مِنْ قَبْلِ أَنْ يَأْتِيَ يَوْمٌ لَا بَيْعٌ فِيهِ وَلَا خُلَّةٌ وَلَا شَفَاعَةٌ ‘’Ey iman etmiş olanlar! Hiçbir alışverişin, hiçbir dostluğun ve hiçbir şefaatin olmadığı kıyamet günü gelmeden önce, size rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcayın. İnkâr edenler ise zalimlerin ta kendileridir.’’ deniliyor. İşte bütün bu ayetlerde dost için (خليل)’’halil,’’dostluk için’’hullet’’ifadeleri kullanılmıştır. Veli konusunda aşağıdaki tefsir metinlerine bakılabilir. Ayrıca "İşlerini bir kadına bırakan topluluk felah bulamaz." (Buhârî, Meğâzî, 82, Fiten, 18; Tirmizî…) şeklindeki rivayet ise uydurma veya zayıf ve metrük olduğundan dini bir delil ve hüccet olamaz: Çünkü, 1. Bunun ilk ravisi olan Ebu Bekre es-Sekafî yalan şahitlik ve yaptığı kazf iftirası yüzünden Hz. Ömer tarafından kazf cezasına çarptırılmış biridir ve bundan tövbe de etmemiştir. Bu yüzden Kur’an’ın hükmü gereği (Nûr suresi-4) bunun şahitliği hiç kabul edilmemiştir. Peki şahitliği kabul edilmeyenin rivayetleri nasıl kabul edilebilir? 2. Diğer ikinci ravi olan İbn Cebele ise hem yalancılıkla itham edilmiş hem de hadisleri metrük olarak görülmüştür. Bu nedenle bu rivayet sahih değildir. 3. Şayet sahih olarak kabul etsek bile bu rivayetin mesajı genel olmadığından ve Kisra’ının öldürülmesinden sonra yönetimi devralan kızının durumu ve o günkü İran toplumu için söylendiğinden, bu rivayet dini bir hüccet ve delil sayılamaz… Sonuç olarak, Kur’an’a göre velayet yani toplumu ve devleti yönetme görev ve sorumluluğu her iki cinse de/erkek ve kadına/aynen verilmektedir. Bunun tersini söyleyen veya yönetimde cinsiyet ayrımı yapan tüm rivayetler, içtihatlar ve yorumlar yanlış ve uydurma olup Kur’an’a aykırıdırlar. ‘’veli’’ konusuna bkz: ويطلق الولي بمعنى من يتولى الأمر، ومن يكون صاحب الولاية (زهرة التفاسير) أَوْلِيَاءَ – اي أولياء أمورهم وشؤنهم الدنية والدنيوية -ويحتمل قوله: {وَٱلْمُؤْمِنُونَ وَٱلْمُؤْمِنَاتُ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَآءُ بَعْضٍ}: على الأمر، (تأويلات أهل السنة - الماتريدي) والولي يطلق على كل من ولي أمراً أو قام به...،(ولي - ويكيبيديا) الولي: (مصطلحات) بفتح الواو وكسر اللام جمع أولياء ، كل من ولي أمرا أو قام به . ذكرا كان أو أنثى ) تعريف و معنى ولي في معجم المعاني الجامع ) إذا أخذنا الآية الكريمة «بعضهم أولياء بعض» بمعنى الولاية فمعنى ذلك أنَّ كل مؤمن (أي سواء كان ذكورا أو أنثي) يتمتع بالولاية على المؤمن الآخر. فلكي يتمكن المؤمنون من الأمر والنهي فيما بينهم لابد أن يتمتعوا بمبرر قانوني وسلطة قانونية، والله تعالى هو ولي الجميع ويجعل ولاية وقدرة قانونية للمؤمنين بعضهم على بعض ليتيسر لهم الإشراف والتدخل في أعمال بعضهم البعض، فيقومون بالأمر والنهي كما ينبغي (بَعْضُهُمْ أَوْلِيَاءُ بَعْضٍ - شبكة فجر الثقافية) والولاية: تولي الأمر، وحقيقته:الولاية تولي الأمر. (التفسير الاشتقاقي لجذر الكلمة "ولي" - تفسير و معنى كلمة أولياء - أَوْلِيَاء من سورة التوبة آية رقم-71). قال الله تعالى في سورة التوبة الآية 71 وَالْمُؤْمِنُونَ وَالْمُؤْمِنَاتُ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَاءُ بَعْضٍ يَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ الخ (الولاية العامة)، الرجال المؤمنون والنساء المؤمنات سواء في الولاية (الولاية بين المؤمنين المرأة في الولاية والقيادة : وفند الباحث الاسلامي الرمح صحة الحديث، الذي رواه أَبِو بَكْرَةَ بأنه "(لَنْ يُفْلِحَ قَوْمٌ وَلَّوْا أَمْرَهُمْ امْرَأَة ) وينص الحديث: (لَقَدْ نَفَعَنِي اللَّهُ بِكَلِمَةٍ سَمِعْتُهَا مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَيَّامَ الْجَمَلِ بَعْدَ مَا كِدْتُ أَنْ أَلْحَقَ بِأَصْحَابِ الْجَمَلِ فَأُقَاتِلَ مَعَهُمْ . قَالَ : لَمَّا بَلَغَ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَنَّ أَهْلَ فَارِسَ قَدْ مَلَّكُوا عَلَيْهِمْ بِنْتَ كِسْرَى قَالَ: لَنْ يُفْلِحَ قَوْمٌ وَلَّوْا أَمْرَهُمْ امْرَأَةً )رواه البخاري (4425)، ورواه النسائي في "السنن) ويقدم الرمح البرهان على كلامه بدور السيدة عائشة في موقعة الجمل: "السيدة عائشة قادت جيش المسلمين في موقعة الجمل، ولوكانت رواية (لَنْ يُفْلِحَ قَوْمٌ وَلَّوْا أَمْرَهُمْ امْرَأَة ) صحيحاً لما مشوا خلفها". واستشهد الرمح بالآية القرآنية رقم 71 من سورة التوبة "المؤمنون والمؤمنات بعضهم أولياء بعض" مستدلاً من خلالها على أن المرأة قد تكون في الولاية والقيادة، وأن الولاية لدى المرأة والرجل تنبع من حسن القيادة والتدبير والحكمة، بحسب قوله.يرفض الرمح طرح قضية الأفضلية بين النساء والرجال بقوله "الرجل والمرأة يكملان بعضهما"، واستشهد بعبارات من القرآن مثل "المؤمنون والمؤمنات والمسلمون والمسلمات"، مؤكداً أن واو العطف هنا تسمى لغة المساواة بالحكم وليس أن المرأة ملحقة بالرجل(أحاديث دينية ضعيفة تخص النساء لا تصدقوها) هناك من يدَّعي حرمة تولي المرأة المناصب القيادية عامة ومنصب القضاء خاصة مستدلًا بحديث: «لَنْ يُفْلِحَ قَوْمٌ وَلَّوْا أَمْرَهُمُ امْرَأَةً»، فما مدى صحة هذا الكلام؟ الجواب : هذه الدعوى باطلة، والاستدلال عليها بالحديث المذكور غير صحيح؛ لأن الحديث ورد في واقعة معينة ولم يردْ على سبيل العموم، وإنما كان دليلًا وعلامةً على استجابة دعاء النبي صلى الله عليه وآله وسلم على كسرى ومُلْكِه، فلا يستقيم في العقل حملُه على وجه العموم، ولا يُعَدُّ إخبارًا عامًّا منه صلى الله عليه وآله وسلم بأن كل قوم يُوَلُّون امرأةً عليهم أنهم لا يُفلحون، وإلا لكان ذلك مخالفًا في بعض الأحيان للواقع.( بيان المراد من حديث: «لن يفلح قوم ولوا أمرهم امرأة» - الفتاوى - المفتي : الأستاذ الدكتور / شوقي إبراهيم علام)ً" ما مدى صحته؟ هو موجود في صحيح البخاري, لكن الحديث لم يرو إلا عن أبي بكر الثقفي بعد انهزام السيدة عائشة -رضي الله عنها- في وقعة الجمل. وأبو بكر قد جلد بسبب شهادة قد أدلى بها.فكيف يؤخذ بالحديث وهو ليس متواترا، وراوي الحديث قد أقيم عليه حد من الحدود؟؟فائدة: هذا الحديث رواه الطبراني في الأوسط من طريق عبد الرحمن بن عمرو بن جبلة، قال: أخبرنا أبو عوانة، قال: أخبرنا سماك بن حرب، عن جابر بن سمرة قال: سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول:«لن يفلح قوم يملك أمرهم امرأة» ثم قال: لا يروى هذا الحديث (عن جابر بن سمرة إلا بهذا الإسناد، تفرد به: عبد الرحمن بن عمرو بن جبلة ولكن ابن جبلة هذا متهم بالكذب قَالَ الدَّارَقُطْنِيّ هو مَتْرُوك يضع الحَدِيث برهان الدين الحلبي - الكشف الحثيث عمن رمي بوضع الحديث) وقصة عمر مشهورة في جلده أبا بكرة ونافعا، وشبل بن معبد، لشهادتهم على المغيرة بالزنى، ثم استتابهم، فأبى أبو بكرة أن يتوب، وتاب الآخران الخ (أبو بكرة الثقفي – ويكيبيديا) الصحابي ابو بكرة فاسق بنص القران الكريم.كان ممن جلدهم عمر في قذف المغيرة بن شعبة و أجمع أهل العلم أنه أبى التوبة من القذف .وقد قال الله (والذين يرمون المحصنات ثم لم يأتوا بأربعة شهداء فاجلدوهم ثمانين جلدة ولا تقبلوا لهم شهادة أبدا وأولئك هم الفاسقون ) المرجع (سير أعلام النبلاء - الذهبي - ج 3 - ص 5- 10)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İnanan erkeklerle inanan kadınlar, birbirlerinin yardımcılarıdır. Aralarında iyiliği emrederler ve kötü olan şeyleri de yasaklarlar, namazı kılarlar, zekâtı verirler, Allah’a ve O nun elçisine itaat ederler. Allah’ın merhamet edeceği kimseler işte onlardır. Elbetteki Allah her şeye güç yetiren ve her şeyin hükmünü verendir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İnanan erkekler de, inanan kadınlar da biribirlerinin yardımcılarıdır. Bunlar uygunu buyururlar, uygunsuzu yığarlar, namaz kılarlar, zekat verirler, Allah’a, peygamberlerine boyun eğerler, işte bunlar Allah’ın esirgiyecekleridir. Çünkü Allah erklidir, doğruyu bildiricidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Mü/min erkekler ile mü/min kadınlar da birbirlerinin yâr ve muavinidir. Onlar iyiliği emir, kötülüğü nehiy ederler. Namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler. Allah ve peygamberine ita/at ederler. İşte onları Allah esirgeyecektir. Çünkü Allah galib-i yektadır. Hakimdir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
İnanan erkekler ve inanan kadınlar birbirlerinin dostlarıdırlar. İyiliği kendilerine iş edinirler ve çevrelerine de telkin ederler [ye’murûne] ve kötülüğü engellerler, namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler, Allah ve elçisine itaat ederler. İşte onlara Allah rahmet edecektir. Muhakkak ki Allah Azîz’dir, Hakîm’dir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velileridir; iyiyi emrederler, kötülükten sakındırırlar, namaz kılarlar, zekât verirler, Allah'a ve elçisine itaat ederler. İşte Allah bunlara rahmet edecektir. Allah şüphesiz üstün güç sahibidir, hikmet sahibidir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hangi çağda ve hangi toplumda olursa olsun, erkek de olsa, kadın da olsa bütün inananlar, birbirlerinin yardımcıları, koruyucuları ve velisidirler. Münâfıkların tam tersine, onlar iyilikleri emreder, kötülükleri engellemeye çalışırlar; namazlarını kılar, zekâtlarını verirler; Allah’a ve Elçisine her konuda içtenlikle itaat ederler. Allah’ın rahmetiyle kuşatacağı kimseler, işte bunlardır. Hiç kuşkusuz Allah, sonsuz kudret ve hikmet sahibidir. Dolayısıyla, hiçbir iyilik mükâfâtsız bırakılmayacaktır:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Erkek Müminler ve kadın Müminler de birbirinin veliyyleridir. Ma’rûf’u (Örfe Uygun Olan’ı / Bilindik Olan’ı) iş ediniyorlar; Münker’den (Bilinmedik Olan’dan) kaçınıyorlar. Namaz’ı kılıyorlar; Zekât’ı veriyorlar. Allah’a ve O’nun rasûlüne itaat ediyorlar. İşte Allah onlara rahmet edecektir. Allah, hakîm azîzdir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bay - bayan bütün Müslümanlar birbirilerine yâr ve yardımcı olurlar. Hep milleti millet yapan değerleri savunur, her türlü kötülüğü savar, namazı kılar ve zekatı verirler, Allah'a ve resulüne itaat ederler. Allah onları, sevgi halkasına alacaktır. çünkü, görkemli gücü ile her şeye egemen olan sadece Allah'tır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Mümin erkekler ve Mümin kadınlar birbirlerinin dostudur. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar. Allah’ın yasalarına uyarak yaşarlar. Salat-ı ve zekât-ı dosdoğru ikame ederler. Allah’ın kendilerine verdikleri varlıklardan ihtiyaç sahiplerine gönül hoşluğuyla verirler. Allah’ın emirlerine harfiyen itaat ederler. Allah’ın yasalarını uygulayan Resulün emirlerini yerine getirirler. İşte bunlara Allah merhamet edecektir. Şüphesiz Allah mutlak güç, hüküm ve hikmet sahibidir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Mümin erkeklerle mümin kadınlar birbirlerinin dostudurlar. [*] (Birbirlerine) iyiliği emreder (öğütler), kötülükten engeller (sakındırır); [*] namazı kılar, zekâtı verir; Allah’a ve Elçisine itaat ederler. İşte Allah onlara merhamet edecektir. Şüphesiz ki Allah güçlüdür, doğru hüküm verendir.
Benzer mesajlar: Mâide 5:55-56; Enfâl 8:72.,Benzer mesajlar: Âl-i İmrân 3:104, 110; Mâide 5:79; A‘râf 7:164, 199; Hûd 11:116.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Erkek ve kadın bütün mü’minler, sadece birbirlerinin dostları (ve velileri)dirler. Onlar; birbirlerine iyiliği emreder, kötülükten sakındırır, namazı dosdoğru ve devamlı kılar, zekâtı verir, Allah’a ve Rasûlüne itaat ederler.¹ İşte bunlara da Allah, rahmet edecektir. Çünkü Allah, çok şerefli, hüküm (ve hikmet) sahibidir.
1 Kâfirlerin, müşriklerin, kendilerine kitap verilenlerin ve münâfıkların yaptıklarının tam tersini, yani Allah’ın ve Peygamberinin emrettiklerini, eksiksiz yerine getirirler.  
Muhammed Esed
swap_vert close
ERKEK ve kadın müminlere gelince, onlar birbirlerinin yakınlarıdırlar: ⁹⁹ [hep] iyi ve doğru olanın yapılmasını özendirir, kötü ve zararlı olanın yapılmasına engel olurlar; ve onlar namazlarında kararlı ve devamlıdırlar, arındırıcı yükümlülüklerini yerine getirir, Allah’a ve O’nun Elçisi’ne yürekten bağlılık gösterirler. İşte bunlardır, Allah’ın rahmetiyle kuşatacağı kimseler: muhakkak ki, doğru hüküm ve hikmetle yargılayan en yüce iktidar sahibidir Allah!
99 Yahut: “birbirlerinin koruyucusu [veya “hâmîsi ve koruyucusu]durlar.” Bununla birlikte, burada müminler, 67. ayette “aynı türden/aynı yapıda” olduklarından söz edilen münafıklara tezat olarak konduklarına göre, velî (çoğulu evliyâ’) teriminin, “birbirine dost, yakın” sözcükleriyle ifade edilebilecek birincil anlamıyla aktarılması daha yerinde olacaktır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin evliyası/yar ve yardımcılarıdır. İyi ve güzel olanı teşvik eder; kötü ve yanlış olanı da engellerler. Namazı hakkıyla kılarlar, zekâtı da seve seve verirler. Allah’a ve mesajlarını tebliğ eden Elçisine itaat ederler. Allah’ın rahmet edeceği kişiler işte bunlardır. Şüphesiz ki Allah üstün güç ve kuvvet sahibidir ve her şeyi yerli yerince yapandır. 2/257, 8/72, 3/104, 4/8- 89- 144, 7/196, 29/41, 45/19
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ama inanan erkekler ve inanan kadınlar (da) birbirlerinin dostu, koruyucusudurlar: İyi ve doğru olanı teklif eder, kötü ve yanlış olanı önlerler; ve namazı içtenlikle kılarlar, zekâtı da seve seve verirler; Allah’a ve O’nun Elçisi’ne uyarlar:[¹⁴⁸⁶] işte onlardır Allah’ın rahmetini bahşedeceği kimseler; çünkü her işinde mükemmel olan, her hükmünde tam isabet kaydeden yalnızca Allah’tır.[¹⁴⁸⁷]
[1486] Bu âyet, 67. âyette nitelenen ikiyüzlü tipin tam zıddı olan samimi mü’mini tanımlar. Kur’an’da çok sık dile getirilen bir vecibe olan el-emr bi’l-ma‘ruf ve’n-nehy ‘ani’l-münker, adı geçen âyette ikiyüzlülerin en tipik özelliği olarak tam ters bir işleve bürünmüş olarak karşımıza çıkar. İnananın namaz ve zekâtla ilgili tavrı ise, yine ikiyüzlülerin özellikleriyle ilgili 54. âyetin mukabilidir. Bu nedenledir ki, tercümedeki “içtenlikle” ve “seve seve” sıfatları zorunlu hâle gelmiştir. [1487] ‘Azîzun Hakîm: Âyet sonlarında sık sık karşılaştığımız Allah’la ilgili bu tür sıfatlar, kanaatimizce, Kur’an’ın diğer tüm tekrarlarında olduğu gibi, “nakarat” işlevi gören mücerret bir tekrar değildirler. Sonunda geldiği âyetin içeriğine, pasajın konusuna, özetle bağlamına göre nitelik ve/veya işlev kazanırlar. Böyle gördüğümüz içindir ki her ‘Azîzun Hakîm’i ‘nakarât’ saymayarak standart bir kalıpla çevirmedik. Bu ilkemizi bağlamın anlamı farklılaştırdığı diğer esma ve birbirinin aynı lafza sahip ibarelerde de uyguladık. Zira bir metnin mânasını oluşturmada bağlam da lafız kadar önemlidir. Bu âyet ve âyetin ait olduğu ve konusunu mü’min ve münafığın niteliklerinin oluşturduğu bu pasaj bağlamında Allah’ın izzet ve yüceliğine delâlet eden Azizun sıfatı, hemen öncesinde gelen inananlara rahmette yüce oluşuyla ilgilidir. Hâkimun sıfatı ise, bir duruş ve davranış biçimi olarak ikiyüzlülüğün insan için neden, nasıl, niçin mümkün olabildiği gibi sorularla tüketilemeyecek olan akıl sır ermez hikmete bir atıftır. Hemen söylemeliyiz ki, Kur’an’ın tam 47 yerinde birlikte gelen bu iki sıfat, yine Kur’an’ın hiçbir yerinde Hâkimun Aziz biçiminde gelmez. Bizce bu, yalnızca ses uyumu gerekçesiyle açıklanamayacak bir durumdur ve ikisi arasındaki kopmaz mâna bağına delâlet eder. Öncelik ve sonralığı anlamı doğrudan etkilemekte, birlikte geldikleri tüm yerlerde birbirlerinin anlamını tayin ve tesbit etmektedirler. Anlam verirken de hem bu iki sıfat arasındaki iç irtibat hem de bu sıfatların sonunda geldiği âyetin ve onun bağlı olduğu pasajın konusuyla anlam ilişkisini ele veren dış irtibat göz önünde bulundurulmalıdır. İç irtibata gerekçe olarak her yerde Azizun Hâkîm sıralamasıyla geldiğini göstermiştik. Dış irtibatın gerekçesini ise metin bize sunmaktadır. Bu, kimi zaman yukarıdaki iki örnekte olduğu gibi inne edatı, kimi zaman da “hâl karineleri”ni kapsayan bağlamdır. Öte yandan, tüm ilâhî esma, taşıdığı mânanın “en”lerini ifade eder. Belirsiz formda geliyorsa (‘Azîzun, Hakîmun gibi) “en akıl-sır ermez”, “en tarifsiz ve eşsiz”, “en sınırsız ve limitsiz” izzet ve hikmet’i ifade eder. Belirli formda geliyorsa (el-‘Azîz, el-Hakîm gibi) “mutlak-mükemmel” ve “sonsuzluk-tamlık” ifade eder. Bu üslubun sebebi yalnızca tüm noksan sıfatlardan münezzeh, tüm kemâl sıfatlarıyla muttasıf bir Allah inancını inşâ etmek için değildir. Bununla beraber bu üslub, insan tasavvurumuzu da inşâ etmeyi amaçlar. Buna göre hiç bir insan, hiç bir alanda, mutlaklık ve mükemmellik, sonsuzluk ve sınırsızlıkla nitelendirilemez. Zira bu nitelemeler yalnızca Allah’a mahsustur.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Münafıklar ile müşrikler birbirine dost oldukları gibi) Mümin erkeklerle mümin kadınlar da birbirlerinin dostu, yardımcılarıdır. Onlar iyiliği (Allah'ın ve Resulünün emirlerine itaati) emrederler, kötülükten (günah işlemekten) men ederler, (halkı irşâd ederler) Namazı dosdoğru kılarlar ve zekatı da verirler ve (başkalarını teşvik ettikleri gibi, kendileri de) Allah'a ve Resulüne (emir ve yasaklarına) itaat ederler, Allah elbette ki onlara, rahmetini ihsan edecektir, (dünyada zafere, ahirette cennete ulaştıracaktır) Şüphe yok ki Allah, herşeye gücü yetendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Osman Fırat
swap_vert close
Mü’min erkekler ve mü’min kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. iyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar. Namazı dosdoğru kılar, zekâtı verirler. Allah’a ve Resilüne itaat ederler. İşte bunlara Allah merhamet edecektir. Şüphesiz Allah üstün olan, hakim olandır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
İmân sahibi olan erkekler ile kadınlar ise bazıları bazılarının velîleridir. Mâruf ile emrederler, münkerden nehy eylerler ve namazı dosdoğru kılarlar ve zekâtı verirler. Ve Allah Teâlâ'ya ve Peygamberine itaatte bulunurlar. İşte bunları elbette ki, Allah Teâlâ rahmetine nâil buyuracaktır. Şüphe yok ki Allah Teâlâ azîzdir, hakîmdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Mümin erkeklerle mümin kadınlar birbirlerinin velileri, yardımcılarıdır. Onlar iyilikleri teşvik edip kötülükleri menederler. Namazı hakkıyla yerine getirir, zekâtı verir, Allah'a ve Resulüne itaat ederler. İşte onları Allah geniş rahmetine mazhar edecektir. Çünkü Allah azîzdir, hakîmdir (üstün kudret, tam hüküm ve hikmet sahibidir). [3, 104]
Süleyman Ateş
swap_vert close
İnanan erkekler ve inanan kadınlar, birbirlerinin velisidirler. İyiliği emrederler, kötülükten men'ederler, namazı kılarlar, zekatı verirler, Allah'a ve Elçisine ita'at ederler. İşte onlara Allah rahmet edecektir. Allah daima üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Erkek ve kadın mü'minler biribirinin dostı ve velîsidirler. Eyi ve müstahsen şeylerle emr ider ve fenâ şeylerden nehy iylerler. Namâzlarını kılub zekâtlarını virirler. Allâh ve Rasûl'üne itâ'at iderler. İşte onlara Allâh rahmet ider. Cenâb-ı Hak 'azîz ve hakîmdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İnanıp güvenen (mümin) erkeklerle inanıp güvenen (mümin) kadınlardan her biri diğerinin yakın dostudur(velisidir). Marufa (Kur’an ölçülerine) uygun olanı ister, münkere[*] (Kur’an ölçülerine uymayana) engel olurlar. Namazı tam kılar, zekâtı verirler. Allah’a ve Elçisine de boyun eğerler. Allah, işte bunlara ikramda bulunacaktır. Allah güçlüdür, doğru kararlar verir.
[*] Münker: Kur'an'a uymayan. Bakınız Al-i İmran 3/104 ve dipnotu  
Şaban Piriş
swap_vert close
Mümin erkekler ve mümin kadınlar bir birlerinin velileridir. İyiliği emrederler; kötülüğe engel olurlar. Namaz kılarlar, zekat verirler. Allah'a ve Resulüne itaat ederler. İşte bunlara Allah rahmet edecektir. Allah şüphesiz güçlüdür, hakimdir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Mü'min erkekler ve mü'min kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyiliği tavsiye eder, kötülükten sakındırır, namazı dosdoğru kılar, zekâtı verir, Allah'a ve Resulüne itaat ederler. İşte onlara Allah rahmet edecektir. Şüphesiz ki Allah'ın kudreti herşeye üstündür, hikmeti ise herşeyi kuşatır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Mümin erkeklerle mümin kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyilik ve güzelliği belirlenene özendirirler, kötülük ve çirkinliği belirlenenden sakındırırlar. Namazı/duayı yerine getirirler, zekâtı verirler. Allah'a ve resulüne itaat ederler. Allah bunlara rahmet edecektir. Allah Azîz'dir, Hakîm'dir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı mü’min erenler daħı mü’mine 'avratlar bir niceleri dostlarıdur bir nicenüñ. buyururlar eyü işi daħı yıġarlar yavuz işden daħı ŧurururlar namāzı daħı virürler zekātı daħı boyun virürler eyü işi daħı yalavacına. şunlar raḥmet ķıla anlara Tañrı. bayıķ Tañrı beñdeşsüzdür dürüst işlüdür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı mü’min erler daḫı mü’mine ‘avratlar biri birine dostlardurlar. Biribirine buyururlar yaḫşı işleri, daḫı biri birin ḳaytarurlar yaman işlerden,daḫı durġururlar namāzı ve virürler zekātı, daḫı muṭī‘ olurlar Tañrıya vepeyġamberine. Anlara raḥmet idiserdür Tañrı Ta‘ālā. Taḥḳīḳ TañrıTa‘ālā ‘azīzdür, ḥikmetler issidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Mö’min kişilərlə mö’min qadınlar bir-birinə dostdurlar (hayandırlar). Onlar (insanlara) yaxşı işlər görməyi əmr edər, pis işləri yasaq edər, namaz qılıb zəkat verər, Allaha və Peyğəmbərinə itaət edərlər. Allah, əlbəttə ki, onlara rəhm edəcəkdir. Allah, həqiqətən, yenilməz qüvvət sahibi, hikmət sahibidir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And the believers, men and women, are protecting friends one of another; they enjoin the right and forbid the wrong, and they establish worship and they pay the poor-due, and they obey Allah and His messenger. As for these, Allah will have mercy on them. Lo! Allah is Mighty, Wise.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
The Believers, men and women, are protectors one of another: they enjoin what is just, and forbid what is evil: they observe regular prayers, practise regular charity, and obey Allah and His Messenger. On them will Allah pour His mercy: for Allah is Exalted in power, Wise.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَالْمُؤْمِنُونَ
ve mü'min erkekler
وَالْمُؤْمِنَاتُ
ve mü'min kadınlar
بَعْضُهُمْ
bazıları
اَوْلِيَٓاءُ
velileridir
بَعْضٍۢ
bazısının
يَاْمُرُونَ
emrederler
بِالْمَعْرُوفِ
iyiliği
وَيَنْهَوْنَ
ve men ederler
عَنِ الْمُنْكَرِ
kötülükten
وَيُق۪يمُونَ
ve ikâme ederler
الصَّلٰوةَ
namazı
وَيُؤْتُونَ
ve verirler
الزَّكٰوةَ
zekâtı
وَيُط۪يعُونَ
ve itaat ederler
اللّٰهَ
Allah'a
وَرَسُولَهُۜ
ve resulüne
اُو۬لٰٓئِكَ
işte onlar ki
سَيَرْحَمُهُمُ
kendilerine rahmet edecektir
اللّٰهُۜ
Allah
اِنَّ
muhak- kak
اللّٰهَ
Allah
عَز۪يزٌ
Azîz'dir
حَك۪يمٌ
Hakîm'dir
Mü'min erkeklerle mü'min kadınlar da birbirlerinin velileri (dost ve yardımcıları)dır. Onlar iyiliği emrederler, kötülükten men ederler, namazı ikâme eder(ek her anda Allah'ın huzurunda durmaya çalışır)lar ve zekâtı ver(erek nefislerinin cimriliğini temizl)erler, Allah ve resulüne de (gönülden) itaat ederler. İşte, Allah onlara rahmet edecektir. Muhakkak ki Allah Azîz'dir, Hakîm'dir (bütün şeref ve kudretin sahibi olan, her işinde hikmet ve hayır olandır).
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan
مُؤْمِنَات
Etken fiil-IV
ا م ن
Mü'min kadınlar, iman eden kadınlar
بَعْض
İsim
ب ع ض
Bazı, bir kısmı
وَلِىّ
İsim
و ل ي
Veliyy (Allah'ın ismi, esmasıdır. Gerçek ve hakiki dost olan demektir), dost, veli
بَعْض
İsim
ب ع ض
Bazı, bir kısmı
اَمَرَ
Fiil-I
ا م ر
Emretti, buyurdu
مَعْرُوف
Edilgen fiil
ع ر ف
Örfe uygun, iyilikle, münasip, güzel, meşru
نَهٰي
Fiil-I
ن ه ي
Men etti, yasakladı, alıkoydu
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
مُنْكَر
Edilgen fiil-IV
ن ك ر
Tanınmayan, çirkin iş, hoşnutsuzluk, çok edepsizce şey
اَقَامَ
Fiil-IV
ق و م
İkâme etti, korudu, ayağa kaldırdı, doğrulttu, dosdoğru yaptı
صَلٰوة
İsim
ص ل و
Namaz, salât, dua
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
زَكٰوةَ
İsim
ز ك و
Zekât, temiz olmak, temizlik
اَطَاعَ
Fiil-IV
ط و ع
İtaat etti, tabi oldu, uydu, boyun eğdi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
رَحِمَ
Fiil-I
ر ح م
Merhamet etti, rahmet etti, acıdı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَزِيز
İsim
ع ز ز
Azîz (Allah'ın ismi, esmasıdır. Bütün şeref ve kudretin sahibi olan demektir), üstün, aziz, güçlü, şerefli, izzet sahibi, meşakkatli
حَكِيم
İsim
ح ك م
Hakîm (Allah'ın esması, ismidir. Her işinde hikmet ve hayr olan demektir), hikmet dolu, hikmetli