close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tevbe Sûresi 72. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve’ada(A)llâhu-lmu/minîne velmu/minâti cennâtin tecrî min tahtihâ-l-enhâru ḣâlidîne fîhâ vemesâkine tayyibeten fî cennâti ‘adn(in)(c) veridvânun mina(A)llâhi ekber(u)(c) żâlike huve-lfevzu-l’azîm(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Allah, inanan erkek ve kadınlara, kıyılarından ırmaklar akan cennetler, içlerinde tertemiz zevk ve sefalar edilecek olan ebedi Adn cennetlerinde bulunan meskenler vaadetmiştir. Allah'ın razılığıysa daha da büyüktür. İşte budur en büyük kurtuluş ve murada eriş.
Adn kelimesinin Süryaniceden geldiği söylenmiştir. Oturma ve ebedîlik anlamlarına gelir. Aynı zamanda adnin cennette bir şehir olduğunu, peygamberlerle şehitlerin orada oturacaklarını, diğer cennetlerin, adn cennetinin çevresinde bulunduğunu, burada inciden, yakuttan, altından köşkler olduğunu Arş altından esen bir yelin buraya vurduğunu, misk gibi koktuğunu söyleyenler olmuştur (Mecma, 1, 512-513).  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Allah, mü’min erkeklere ve mü’min kadınlara içinde ebedi kalmak üzere, altından ırmaklar (ve havuzlu şelaleler) akan cennetler ve Adn cennetlerinde güzel meskenler (ve çok özel ve mükemmel malikâneler) va’ad etmiştir. Allah’tan olan hoşnutluk (O’nun rıdvanı ve rızası) ise en büyük (derecedir). İşte bu, büyük kurtuluş ve mutluluk (saadetidir).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah inanan erkeklere ve kadınlara içinde yerleşip kalacakları, içlerinde derelerin, ırmakların çağıldadığı cennetleri vaadetmiştir. Ayrıca Adn cennetlerinde güzel, gönül çekici konaklar da vaadetmiştir. O gün orada Allah'ın razı olması ise hepsinden büyük bir nimet. İşte budur en büyük ve en yüce bahtiyarlık.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara, altlarından ırmaklar akan Cennet konakları va'detti. Orada ebedî yaşarlar. Adn Cennet'inde güzel köşkler va'detti. Allah'ın rızası, rızasına ulaşma mertebesi ise hepsinden daha büyük bir lütuftur. İşte asıl büyük mutluluk da budur.
bk. Kur’an-ı Kerim, 10/26; 48/5; 57/12.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara, altlarından ırmaklar akan, içlerinde sonsuza kadar kalacakları cennetler ve Adn cennetinde güzel meskenler vaadetmiştir. Allah'ın hoşnutluğuysa hepsinden daha büyüktür. Büyük kurtuluş işte budur.
Ali Bulaç
swap_vert close
Allah, mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara içinde ebedi kalmak üzere, altından ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde güzel meskenler vaadetmiştir. Allah'tan olan hoşnutluk ise en büyüktür. İşte büyük kurtuluş ve mutluluk budur.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Allah, müminlerin erkeğine ve dişisine, ağaçları altından ırmaklar akar cennetler vaad buyurdu, içlerinde ebedî olarak kalacaklar; hem Adn cennetlerinde güzel meskenler... Allah'ın bir rızası ise daha büyüktür. İşte bu, en büyük saadettir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Allah, mümin erkeklerle mümin kadınlara, altlarında nehirler akan, içlerinde ebedî kalacakları Cennetler ve o ebedî ikamet Cennetlerinde güzel meskenler vaadetmiştir. Allah’ın (onlardan) razı olması ise, bunlardan daha büyüktür. İşte en büyük kazanç budur.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah inanmış erkeklere ve inanmış kadınlara, içlerinden ırmaklar akan, içinde süreli kalacakları cennetler ve Adn cennetlerinde hoş meskenler söz vermiştir. Allah'ın rızası hepsinden büyüktür. İşte büyük kurtuluş budur.[178]
[178] Müminlerin davranışları ve ödülleri hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, VIII, 266-270.  
Besim Atalay
swap_vert close
Erkek, kadın, Allah inananlara altından ırmaklar akan cennetler vadediyor, orda sonsuz kalırlar, Aden cennetleri var, tertemiz konaklar var, Allahın hoşnutluğun bunlardan daha büyük, işte budur ulu onunç
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Allah mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara, içinde kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde tertemiz barınaklar vaat etmiştir. (Ancak) Allah'ın rızası (hoşnutluğu) ise bunların hepsinden daha büyüktür. İşte bu, en büyük kurtuluştur ve en yüce bahtiyarlıktır.
Bkz. 10/26, 48/5, 57/12Kur’an’da birçok kez bahis konusu edilen “adn cennetleri” Allah’ın murad ettiği şekilde ömrünü tamamlayarak rıza-i ilahiye mazhar olmuş erdemli kişilerin ahiret âleminde gidecekleri müstesna yerlerdir. Sınırsız ilahi nimetlerin bulunduğu Adn ve Firdevs cennetleri gibi yerlerin mahiyeti konusunda çok fazla detaya girmek doğru olmaz. Zira dünya algısıyla cenneti ve cennetteki nimetleri anlamaya çalışmak sadece nefsin iğreti istekleri doğrultusunda cılız tasvirler ortaya çıkarır ki bunlar cenneti anlamak için yeterli olmaz. Yaptıklarına karşılık olarak, onlar için nice sevindirici ve göz kamaştırıcı nimetlerin saklı olduğunu hiç kimse bilmez. (Secde 32/17)  
Cemil Said
swap_vert close
Allâh erkek ve kadın mü’minlere nehirler ile iskâ idilmiş cennetler va’d itdi. Orada ilelebed kalırlar ’Adn bağçelerinde güzel meskenlere ve Allâh’ın rızâsına nâil olacaklardır, bu ’azîm bir sa’âdetdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah mümin erkeklere ve mümin kadınlara, temelli kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetler, Adn cennetlerinde hoş meskenler vadetmiştir. Allah'ın hoşnut olması en büyük şeydir. İşte büyük kurtuluş budur.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah, mü’min erkeklere ve mü’min kadınlara, ebedî olarak kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde çok güzel köşkler va’detti. Allah’ın rızası ise, bunların hepsinden daha büyüktür. İşte bu büyük başarıdır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah mümin erkeklere ve mümin kadınlara içinde ebedî olarak kalmak üzere altından ırmaklar akan cennetler ve adn cennetlerinde güzel meskenler vaad etmiştir. Allah’ın rızâsı ise hepsinden büyüktür, işte büyük bahtiyarlık da odur.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah, mümin erkeklere ve mümin kadınlara, içinde ebedî kalmak üzere altından ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde güzel meskenler vâdetti. Allah'ın rızası ise hepsinden büyüktür. İşte büyük kurtuluş da budur.  
 Allah Teâlâ, iman edip güzel ameller işleyenlere, yukarıdaki âyette ve daha birçok başka âyetlerde çeşitli cennet nimetleri va’detmiştir. Fakat bu âyet Allah rızâsının, bütün mükâfatlardan daha üstün olduğunu bildirmekte ve böylece dinî ve ahlâkî vazifelerin en yüksek gâyesinin «Allah rızası» olduğunu ortaya koymaktadır. Çünkü, diğer cennet nimetleri daha ziyade bedenî ve hissî taleplerimiz olduğu halde Allah rızası rûhumuzun talebi ve özlemidir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH, inanan erkeklere ve inanan kadınlara içinden ırmaklar akan ebedi kalacakları cennetler ve Adn cennetlerinde güzel evler söz vermiştir. ALLAH'ın hoşnud olması ise hepsinden daha büyük bir şeydir. İşte en büyük kurtuluş budur.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah mümin erkeklere ve mümin kadınlara, altlarından ırmaklar akan cennetler vaad buyurdu. Orada ebedi kalacaklardır. Hem de Adn cennetlerinde hoş meskenler vaad etmiştir. Allah'ın rızası ise hepsinden büyüktür. İşte asıl büyük kurtuluş da budur.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Allah, mü'minlerin erkeğine, dişisine altından ırmaklar akar Cennetler va'd buyurdu, içlerinde muhalled kalacaklar hem Adin Cennetlerinde hoş hoş meskenler, Allahın bir rıdvanı ise hepsinden büyük, işte asıl fevzi azîm de budur
Emrah Demiryent
swap_vert close
Allah, mü’min erkeklere ve mü’min kadınlara, içinde ebedî kalmak üzere altlarından ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde güzel meskenler vadetmiştir. Allah’ın rızası ise hepsinden daha büyük bir nimettir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Allah, mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara, içinden ırmaklar akan, içinde sürekli kalacakları Cennetler ve Adn Cennetlerinde temiz yerleşim yerleri söz verdi. Allah'ın razı olması ise daha büyüktür.¹ İşte büyük başarı budur.
1- Daha büyük ödüldür.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Allah, mü'min erkeklere de, mü'min kadınlara da — kendileri içinde ebedî kalıcı olmak üzere — altından ırmaklar akan Adn cennetlerini ve çok güzel meskenler va'detdi. Allahın bir rıdvaanı (rızaası) ise daha büyükdür. İşte bu, asıl bu, en büyük seadetdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Allah, mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara, altlarından ırmaklar akan, içinde ebedî olarak kalıcı oldukları Cennetler ve Adn Cennetlerinde güzel meskenler va'd etti.(2)Allah'ın rıdvânı (râzı olması) ise daha büyüktür! İşte büyük kurtuluş budur!
(2)“Hiç mümkün müdür ki, o Rahmân-ı Rahîm’in kendini tanıttırmasına mukābil, îmân ile tanımakla ve sevdirmesine mukābil, ibâdetle sevmek ve sevdirmekle ve rahmetine mukābil, şükür ile hürmet etmekle mukābele eden mü’minlere bir dâr-ı mükâfâtı (bir mükâfât yerini), bir saâdet-i ebediyeyi vermesin?” (Zülfikār, 10. Söz, 18)“Saâdet-i ebediye iki kısımdır: Birincisi ve en yüksek kısmı: Allah’ın rızâsıyla, lütfuna, tecellîsine, kurbiyetine (yakınlığına) mazhar olmaktır. İkinci kısmı ise, saâdet-i cismâniyedir (bedenle olan saâdettir). Bunun esasları ise, süknâ (mesken), ekl (yeme), nikâh (evlenme) olmak üzere üçtür. Ve bu üç esâsın derecelerine göre saâdet-i cismâniye tebeddül eder (değişir). Ve bu kısım saâdeti ikmâl ve itmâm eden(tamamlayan), hulûd ve devamdır. Çünki saâdet devâm etmezse, zıddına inkılâb eder (döner).” (İşârâtü’l-İ‘câz, 196)Ayrıca Cennet hayâtı hakkında, bakınız; (Sözler, 28. Söz, 169-175)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Allah, inanan erkeklere ve inanan kadınlara içinde yerleşip kalacakları ve altlarından (içlerinden) ırmaklar akan cennetleri ve (ebedi huzur ve mutluluk diyarı olan) Adn cennettlerinde tertemiz barınaklar vaat etmiştir. (Ancak) Allah’ın rızası (hoşnutluğu) ise bunların hepsinden daha büyüktür. İşte bu, büyük başarıdır.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah, inanan erkeklerle inanan kadınlara, içlerinde sürekli kalacakları, altlarından ırmakların aktığı bahçeleri vaat etmiş, o bahçeler içerisinde tertemiz evler, nimet bahçeleri ve hepsinden daha büyüğü, Allah’ın onlardan hoşnutluğu var. İşte en büyük kurtuluş odur.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Allah inanan erkeklere de, inanan kadınlara da içinden ırmaklar akan cennetler, Adin cennetlerindeki güzel barınaklar için söz verdi. Onlar hep orada kalacaklardır. Allah’ın dileği daha büyüktür. Ulu erim işte budur.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah, mü/min erkekler ile mü/min kadınlara ağaçları altından ırmaklar akar uçmakları, orada daim kalmak üzere vaadetmiştir. Aden [²] uçmaklarında, temiz, pâk meskenler de vaad buyurmuştur. Allah tarafından bir hoşnutluk her şeyden büyüktür. İşte büyük fevz ve necat budur.
[2] Veya ikamet olunacak uçmaklarda.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Allah inanan erkeklere ve inanan kadınlara, altlarından ırmaklar akan, içinde sürekli kalacakları [hâlidîn] cennetler ve Adn cennetlerinde tertemiz meskenler vaat etmiştir. Allah’ın onlardan razı olması hepsinden daha büyüktür. İşte büyük kurtuluş/mutluluk [fevz] budur.
Kadri Çelik
swap_vert close
Allah, mümin erkeklere ve mümin kadınlara içinde temelli kalıcılar oldukları, altından ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde güzel meskenler vaat etmiştir. Allah'tan olan hoşnutluk ise (bütün bu nimetlerden) daha büyüktür. İşte büyük kurtuluş budur.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Allah, iman edenerkeklere ve iman eden kadınlara, ağaçlarının altından ırmaklar çağlayan ve içinde sonsuza dek yaşayacakları cennet bahçeleri ve sınırsızmutluluk ve huzur kaynağı olan Adn bahçelerinde göz kamaştıran köşkler vaad etmiştir. Fakat bütün bunların ötesinde, öyle muhteşem bir nîmet var ki: Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak ve O’nun cemalini görmek, akla hayale gelebilecek tüm nîmetlerin en güzeli, en büyüğüdür! İşte büyük kurtuluş budur!Buraya kadar, ikiyüzlüleri tanımanızı sağlayacak ipuçları verilerek, yüzlerindeki maske düşürüldü ve gerçek müminlerin özellikleri ortaya kondu. O hâlde:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah erkek Müminler’e ve kadın Müminler’e, içinde sürekli kalacakları, altından Irmaklar akan cennetler, Adn cennetlerinde temiz meskenler vaad etti. Allah’tan bir rıza / hoşnutluk daha büyüktür. Bu, gerçekten Çok Büyük Başarı’dır / Kurtuluş’tur.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah, bay bayan inanan herkese çağlayanlı ve içinde sonsuza kadar kalacakları bahçeler sözü vermiştir. Güzelim köşkler, hem de Adin bahçelerinde. En önemlisi ise, Allah'ın beğeni ifadesi. İşte, zafer dediğin budur.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah Mümin erkeklere ve Mümin kadınlara ebedi kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde çok güzel köşkler vadetti. Allah’ın rızası ise bunların hepsinden daha büyüktür. İşte bu büyük başarıdır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Allah mümin erkeklere ve mümin kadınlara, içinde [ebedî] kalmak üzere altlarından ırmaklar akan cennetler ve durmaya değer cennetlerde [*] güzel meskenler vadetmiştir. Allah’ın rızası ise (hepsinden) büyüktür. Asıl büyük kurtuluş işte budur.
“Durulmaya değer cennetler” anlamı verdiğimiz “‘Adn cennetleri” ifadesi Kur’an’da 11 kez yer almaktadır. Bkz. Tevbe 9:72; Ra‘d 13:23; Nahl 16:31; Kehf 18:31; Meryem 19:61; Tâhâ 20:76; Fâtır 35:33; Sâd 38:50; Mü’min 40:8; Saff 61:12; Beyyine 98:8.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Allah erkek ve kadın bütün mü’min-lere; içerisinde ebedî olarak kalacakları, zemîninden ırmaklar akan cennetleri, Adn cennetlerindeki güzel konakları ve hepsinden daha da büyüğü olan Allah’ın rızasını vâdetmiştir.¹ İşte, en büyük kurtuluş da budur.
1 Allahu Teâlâ, cennet ehline: “Razı oldunuz mu? Hoşnut musunuz?” buyuracak, onlar da: “Ey Rabbimiz! Nasıl olmayız ki, bize başka kullarından hiç birine vermediğin nimeti verdin.” diyecekler. Bunun üzerine Allahu Teâlâ: “Size bundan da büyüğünü vereceğim” buyuracak. Onlar: “Bundan daha üstün ne olabilir?” diyecekler. İşte o zaman Allah; “Size rızamı helâl kılacağım ve artık size sonsuza kadar hiç gazap etmeyeceğim.” buyuracak. (Elmalılı)  
Muhammed Esed
swap_vert close
İnanan erkeklere ve kadınlara, içinde yerleşip kalacakları, içlerinde derelerin, ırmakların çağıldadığı hasbahçeler vaad etmiştir O; ve o esenlik dolu ebedî bahçelerde güzel ve ferah evler: ¹⁰⁰ Ve hepsinden daha üstünü de: Allah’ın hoşnutluğu, hoşça kabulü, işte budur, en büyük/en yüce bahtiyarlık!
100 İbranice’de “neşe/mutluluk” anlamına gelen edên sözcüğüyle akraba olduğu anlaşılan ‘adn sözcüğüne burada verilen karşılık için, terimin Kur’ânî vahyin nüzul sırasına göre ilk defa geçtiği 38:50 ile ilgili olarak verilen açıklayıcı 45. nota bkz.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Allah mümin erkeklere ve mümin kadınlara, tabanından ırmakların çağladığı ve içinde kalacakları cennetler ve Adn cennetlerinde de hoş ve güzel meskenler vaat etmiştir. Allah’ın hoşnutluğu ise her şeyden daha büyüktür. İşte muhteşem zafer budur. 2/5, 3/195, 4/57, 5/119, 11/108, 58/22, 98/8
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Allah, inanan erkeklere ve inanan kadınlara zemininden ırmaklar akan cennetler vaad etti; orada daimî kalıcıdırlar; dahası, o mutluluk diyarı olan cennetlerde göz kamaştırıcı konutlar vardır; hele[¹⁴⁸⁸] bir de Allah’tan gelen tarifi imkânsız hoşnutluk, bu (mutlulukların) en büyüğü olacaktır; bu, işte budur muhteşem başarı.
[1488] Buradaki ve bağlacının bu bağlamdaki en makul vurgusu.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Allah, mümin erkeklerle mümin kadınlara, -içinde sonsuza dek kalacakları- (ağaçlarının) altından ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde çok güzel eşsiz meskenler vadetti. Allah katından bir rıdvan (Onun kulundan razı olması) ise, elbetteki (cennet nimetlerinin hapsinden de) büyüktür. İşte asıl murada ermek -bu nimeti- elde etmektir.
Osman Fırat
swap_vert close
Allah, mü’min erkeklere ve mü’min kadınlara, devamlı olarak kalacakları altından ırmaklar akan cennetler va’detti. Ve Adn cennetlerinde çok güzel köşkler de. Ve Allah’ın rızası ise, bunların hepsinden daha büyüktür. İşte bu büyük başarıdır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Allah Teâlâ imân sahibi olan erkeklere ve kadınlara içinde ebedîyen kalıcılar olmak üzere altlarından ırmaklar akar cennetler ve Adn cennetlerinde pâk ikâmetgâhlar vaad buyurmuştur. Ve Allah Teâlâ tarafından olan bir rıza ise, daha büyüktür. İşte en büyük necât da budur.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah mümin erkeklere de, mümin kadınlara da, ebedî kalmak üzere girecekleri, içinden ırmaklar akan cennetler vaad etti. Hem Adn cennetlerinde hoş hoş konaklar! Hepsinden âlâsı ise Allah'ın kendilerinden razı olmasıdır. İşte en büyük mutluluk, en büyük başarı budur. [10, 26; 48, 5; 57, 12] {KM, I Pier 3, 7; Tekvin 2, 8-10}
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah inanan erkeklere ve inanan kadınlara, altlarından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetler ve Adn cennetlerinde güzel meskenler va'detmiştir. Allah'ın (onlardan) razı olması ise hepsinden büyüktür. İşte büyük başarı budur.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh erkek ve kadın mü'minlere orada ebedî kalmak üzere ağaçları altından nehirler akan cennetleri, cennât-ı 'adnden de güzel meskenleri va'd itdi. Allâh'ın rızâsına mazhar olmak ni'meti daha büyükdür ve bu da 'azîm fevz ve felâhdır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah mümin erkeklerle mümin kadınlara söz vermiştir; içinden ırmaklar akan cennetler, kalıcı cennetlerdeki güzel konaklar onlarındır. Orada ölümsüz olacaklardır. Hepsinden önemlisi Allah’ın rızasıdır. Büyük kurtuluş işte budur.
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah mümin erkeklere ve mümin kadınlara, temelli kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetler, Adn cennetlerinde hoş meskenler vaat etmiştir. Allah'ın hoşnutluğu ise en büyük şeydir. İşte büyük kurtuluş budur.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Allah, mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara, içlerinde ebediyen kalmak üzere, altlarından ırmaklar akan Cennetler ile Adn Cennetlerinde hoş meskenler vaad etmiştir. Allah'ın rızası ise hepsinden büyük bir ödüldür. En büyük bahtiyarlık da işte budur.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah, mümin erkeklerle mümin kadınlara, altından ırmaklar akan cennetler vaat etmiştir. Sürekli kalacaklardır orada. Adn cennetlerinde de tertemiz barınaklar vaat etmiştir. Allah'ın bir hoşnutluğu ise hepsinden büyüktür. İşte budur o büyük başarı/o büyük kurtuluş.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı va'de eyledi Tañrı mü’minlere daħı mü’min ne 'avratlara uçmaķlar aķar altından ırmaķlar ebed ķalıcılar-iken anlaruñ içinde daħı ŧaraķ yirleri aru 'adn uçmaķları içinde. daħı ħoşnūdlıķ Tañrı’dan uluraķdur şol oldur žafer bulmaķ
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Va‘de eyledi Tañrı Ta‘ālā mü’min erlere, daḫı mü’min ‘avratlara uçmaḳlar ki aḳar altlarından dürlü ırmaḳlar. Ebedī ḳalurlar anda, daḫı yaḫşı güzel köşk‐ler bostānlar içinde ‘Adn cennetinüñ. Daḫı Tañrı Ta‘ālā rāżılıġı andan ulumenzildür. Ol ulu sa‘ādete yitişmekdür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Allah mö’min kişilərə və qadınlara (ağacları) altından çaylar axan cənnətlər və Ədn cənnətlərində gözəl məskənlər və’d buyurmuşdur. Onlar orada əbədi qalacaqlar. Allahdan olan bir razılıq isə (bunların hamısından) daha böyükdür. Bu, böyük qurtuluşdur (uğurdur)!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Allah promiseth to the believers, men and women, Gardens underneath which rivers flow, wherein they will abide blessed dwellings in Gardens of Eden. And greater (far)! acceptance from Allah. That is the supreme triumph.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Allah hath promised to Believers, men and women, gardens under which rivers flow, to dwell therein, and beautiful mansions in gardens of everlasting bliss. But the greatest bliss is the good pleasure of Allah. that is the supreme felicity.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَعَدَ
vaad etti
اللّٰهُ
Allah
الْمُؤْمِن۪ينَ
mü'min erkeklere
وَالْمُؤْمِنَاتِ
ve mü'min kadınlara
جَنَّاتٍ
cennetler
تَجْر۪ي
akar
مِنْ تَحْتِهَا
altlarından
الْاَنْهَارُ
ırmaklar
خَالِد۪ينَ
ebedi kalı- cılar olarak
ف۪يهَا
içinde
وَمَسَاكِنَ
ve meskenler
طَيِّبَةً
temiz
ف۪ي جَنَّاتِ
cennetlerinde
عَدْنٍۜ
Adn
وَرِضْوَانٌ
ve bir rıza ise
مِنَ اللّٰهِ
Allah'tan
اَكْبَرُۜ
daha büyüktür
ذٰلِكَ
işte bu
هُوَ
odur
الْفَوْزُ
kurtuluş
الْعَظ۪يمُ۟
büyük
Allah, mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara, içinde ebedi kalacakları, altlarından ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde temiz (ve güzel) meskenler vaad etti. Allah'ın rızası ise (bunların) hepsinden daha büyüktür. İşte büyük kurtuluş (ve saadet) budur.
وَعَدَ
Fiil-I
و ع د
Telkin etti, vaad etti, tehdit etti, söz verdi, uyardı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan
مُؤْمِنَات
Etken fiil-IV
ا م ن
Mü'min kadınlar, iman eden kadınlar
جَنَّة
İsim
ج ن ن
Cennet, bahçe, bağ (üzüm bağı gibi)
جَرَي
Fiil-I
ج ر ي
Aktı, akıp gitti, alıp götürdü
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
تَحْت
İsim
ت ح ت
Altında
نَهَر
İsim
ن ه ر
Irmak, nehir
خَالِدٌ
Etken fiil
خ ل د
Ebedi kalıcı, devamlı kalıcı, ölümsüz
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
مَسْكَن
İsim
س ك ن
Mesken, yurt, ev, yuva, oturulan yer
طَيِّبَة
Sıfat
ط ي ب
Temiz, hoş, tertemiz
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
جَنَّة
İsim
ج ن ن
Cennet, bahçe, bağ (üzüm bağı gibi)
عَدْن
Özel isim
عَدْن
Adn (cenneti)
رِضْوَانٌ
İsim
ر ض و
Razı olma, rıza
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَكْبَر
İsim
ك ب ر
Daha büyük, ekber
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
فَوْز
İsim
ف و ز
Kurtuluş, kazanmak
عَظِيم
İsim
ع ظ م
Azîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. Anlaşılamayacak kadar azamete ve büyüklüğe sahip olan demektir), çok büyük, azametli, kocaman, muazzam